Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı:Din Garip, Dindarlar Öteki!

Her dinin mensupları arasında ‘dindar’ olarak tanımlanan insanlar vardır. İslam’da, ölçüsü ‘Takva’ olan dindarlık; Allah’a, kâinata ve insanlığa karşı duyarlılık ve sorumluluk bilinci ile ahlaklı bir yaşam tercihi demektir.

YAZARLAR 28.03.2021, 15:32 28.03.2021, 16:21
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı:Din Garip, Dindarlar Öteki!

Din Garip, Dindarlar Öteki!

Her dinin mensupları arasında ‘dindar’ olarak tanımlanan insanlar vardır. İslam’da, ölçüsü ‘Takva’ olan dindarlık; Allah’a, kâinata ve insanlığa karşı duyarlılık ve sorumluluk bilinci ile ahlaklı bir yaşam tercihi demektir. Bu bilinç, dindar insanın hayatının her alanına nüfuz eder.

Bu durumda akletmeyen, sorgulamayan, okumayan, öğrenmeyen, araştırmayan, sorumluluk duymayan, dürüst-ahlaklı-güvenilir-adil olmayan elbette dindar olamaz.

Buna göre; duyarsızlık-sorumsuzluk-haksızlık-hukuksuzluk-yolsuzluk-hırsızlık-adaletsizlik-ahlaksızlık-cehalet-bilgisizlik-yobazlık-dinbazlık gibi ilahi ve insani olmayan özelliklerle dindarlığı/dindarı birleştirmek gerçekçi değildir.

Daha açık bir ifade ile ‘Takva’ tanımına uymayan ve sadece bir Müslümanlık kültürüne dönüşen “ibadet” diye yerine getirilen ritüellerle “dindarlığı/dindarı” tanımlamak İslam’a aykırı olduğu kadar dindarlığa ve dindarlara da haksızlık ve zulüm olur.

Asırlardır Müslümanların hayatına hâkim olan ‘İslam dindarlığı’ değil, ‘Müslümanlık’ kültürü olmuştur. Müslümanlık da İslam demek değildir. Doğal olarak ‘İslam dindarlığı’ anlayışı da İslam’a göre değil, Müslümanlık kültürüne göre şekillenmiştir.

Müslümanlık ise din adamları aracılığıyla öğrenilen ve egemenlere göre şekil alan, din adamları tarafından coğrafi ve konjonktürel koşullara uydurulan, kutsallarla toplumu kuşatan bir kültür halini aldı. Bu kültürde dinbazlık da “dindarlık!” olarak benimsenmiş oldu. Böylece kutsalların pazara açılması “dindarlık” özellikleri olarak görülmeye ve karşılık bulmaya başladı.

Dinbazlık; egemenler, politikacılar, yöneticiler, zenginler tarafından kabul gördükçe toplumda da meşruiyet kazandı ve dinbazlar da saygın ve etkin hale geldiler. Artık makbul Müslümanlık ölçüsü ‘dinbazlık’ oldu. Dindarlık ve dindarlar ise yabancılaştı ve “Öteki!” durumuna düştüler.

Aradaki farkı fark etmek ve birbirinden ayırmak artık hiç de kolay değil. Dindarlar, ibadetlerini sırf Allah için ve Allah’ın rızasını kazanmak için gösterişten ve riyadan uzak, sade ve doğal yaşarken, dinbazlar riyakârlığı, gösterişi dinin bir ritüeli haline getirdiler.

Dindarlar, yeryüzünü ‘mescit’ (Namaz kılmaya uygun yer) olarak kabul ettikleri için gösterişli ve ihtişamlı camiler inşa etmeyi israf sayıp ihtiyaç halinde mescitler inşa ederken egemenler, politikacılar, zenginler dinbazlar marifetiyle ihtişamlı camiler, türbeler, minareler inşa etmeyi ibadet saydılar.

Dindarlar için israf olan; dinbazlar için itibar ve hayır-hasenat oldu!

Adalet, yüce ahlak, güvenilirlik ve dürüstlük gibi ‘İslam şiarı’ yerine Müslümanlığın şiarı olan debdebeli camiler, ihtişamlı ibadethaneler, gösterişli külliyeler tesis edilmektedir.

Artık özel ayinler, disipline edilmiş ritüeller, cübbeli-sarıklı-sakallı hoca efendiler, müftüler, vaizler, ğayıptan haber veren yobazlar, cennet pazarlayan ve parselleyen sahtekârlar ve şarlatan din adamları rehber ve kılavuz oldular.

Böylece efsanelerle, yalan tarihle, ecdat güzellemeleriyle, uydurulmuş hadislerle, menkıbe ve rüyalarla topluma dini istikamet verilmeye çalışılmaktadır.

Politikacısından iş adamına, bürokrattan müteahhidine, cemaatten din adamına kadar ellerinde Kur’an olduğu halde içeriğinden habersiz ve gafil, dillerinde Muhammed Mustafa olduğu halde yüceahlaktan yoksun bir “dinbazlık” ve “istismar” kültü ve düzeni oluştu.

Öylesine bir “Müslümanlık” gelişti ki tam da Ömer Hayyam’ın tanımladığı gibi:

Bir elinizde kötülük,

Bir elinizde Kur’an.

Bir helaldir işiniz, bir haram.

Şu yarım yamalak dünyada;

Ne tam kâfirsiniz,

Ne tam Müslüman

--

Biliyoruz ki, ihtişamlı camiler, yüksek minareler, altın kubbeli türbeler, şaheser kiliseler, havralar, sanat eseri devasa tapınaklar gibi ibadet mekânların hiçbiri din ve dindarlık gereği değil, güç ve sömürü araçları ve sembolleridir.

Din, bu mekânların tamamında garip, yabancı ve din adamlarının elinde rehin durumdadır. Bu nedenle dindarları; camilerde, cemaatlerde, tarikatlarda, Kur’an Kurslarında, Tekke ve medreselerde, İmam Hatip Okullarında, Diyanet ve dini kurumlarda, vakıf-dernek-cemiyet-parti gibi örgütlü yapılarda, cübbe-sarık-sakal-başörtüsü gibi giyim ve biçimde aramak, oralarda olduğunu düşünmek yanlıştır.

Elbette bu kesimler arasında da dindarlar vardır ancak dindarlık bireyseldir. Görüntüde, gösterişte değil, yaşam alanında kendini gösterir.

Aklı, ilmi, irfanı, Kur’an’ı, Muazzez peygamberi ve insanlığı önceleyen dindarlar makbul ve muteber insanlardır. Varlıkları insanlığın yararınadır. Dinbazlar için en büyük tehdit ve tehlike de dindarlardır. Bu nedenle dindarları “Öteki” olarak tanımlıyorum.

Dinbaz; ticaretinde, siyasetinde, ilişkilerinde dini söylemler ve ritüeller kullanır, dindar ise dindarlığın ve iyi insan olmanın da gereği olan dürüstlüğü, doğruluğu, güvenirliliği ve adaleti esas alır ve öyle davranır.

Dindar, ibadeti yarışmak için, gösteriş ve çıkar için yapmaz. İyilikte yarışmayı, iyilikte dayanışmayı ve yardımlaşmayı amaçlar.

Dindar, dinini ve ibadetlerini mevki-makam, mal-mülk, ticaret ve siyaset için referans vermez. Dindarın referansı ahlaktır, adalettir, bilgidir, dürüstlük, doğruluk, güven, ehliyet ve liyakattir.

Son yüz yılda Dinbazlık; din ile adaletin, din ile ahlakın ayrışması ve din ile siyaset ve iktidarın bütünleşmesiyle zirve yapmıştır. Bu anlayışta artık din garip oldu ve bize yabancılaştı. Siyasal dinbazlığın öncelikle ötekileştirdiği ve düşmanlaştırdığı kesimler de dindarlardır.

Bu nedenle dindar “çoğunluk” değil, azınlıktır ve “Öteki”dir.

Müslümanlar olarak asırlardır düştüğümüz hazin durumun özetini şöyle ifade edebilirim: Din bize yabancı, biz dine yabancılaştık. Din diye inandığımız İslam değil, İslam diye yaşadıklarımız da din değildir…

Dini “garip” olarak nitelendirirken ülkemizin en güzel ‘Gazelhan ve Mevlithan’ isimlerinden olan güzel ve billur sesli Abdullah Babur’u, nam-ı diğer Mevlithan Mustafa’yı anmadan geçmek eksiklik olur.

Diyarbakır’da yaşayan ve “Diyarbekir üzerine” sohbet edilebilecek çok az sayıda insanlardan biridir. Mevlithan Mustafa’yı sadece güzel sesi ile ve seslendirdiği gazellerle değil, mertliği, cömertliği, kimseye “Eyvallah” etmeyen dik duruşu ile Diyarbekirli karakterini yansıtan kimliği ve tarih bilgisiyle hatırlatmak isterim

Mevlithan Mustafa’yı, Diyarbakır’ın ‘Yaşayan Tarihi’ olarak adlandırmak hiç de mübalağa değildir.

Her vaktin makamına göre ezan okuyan Mevlithan Mustafa’nın Ulu Camii minareden yükselen gür-yakıcı sesine hayranlıkla kulak kabartmayan yok denecek kadar azdır.

Ben de her denk geldiğimde durup, ezanın bitimine kadar o güzel sesi hayranlıkla dinler ve etkisinde kalarak yoluma devam ederdim. Sadece okuduğu ezanla değil, okuduğu mevlit ve gazellerle mest olmamak imkânsızdır.

Şöhretini Diyarbakır veya Şarkla sınırlandırmak eksiklik olabilir. Çünkü O Türkiye’nin en güzel ‘gazel’ okuyan gazelhanlarından biridir, kanaatime göre en iyisidir. Umarım, kendisini ‘Gazel Bülbülü’ olarak tanımlamamdan incinmez.!

Yazıma da ilham veren şu güzel mısralar kendisine aittir:

Ey gönül buradan gidelim

Yanalım din garip oldu

Bu fenada biz nidelim

Yanalım din garip oldu

Ne âlim kaldı âlemde

Ne insaf kaldı zalimde

Hüküm kalmadı hâkimde

Yanalım din garip oldu

limler ilmini gizler

Yanında çalınır sazlar

Ferah buldu bênamazlar

Yanalım din garip oldu

--

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
25
az bulutlu
Namaz Vakti 26 Temmuz 2021
İmsak 03:58
Güneş 05:46
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:35
Yatsı 22:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü