Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı:Devletçilik ve Demokratik Devlet!

Devlet, farklı biçimlerde ortaya çıksa da tarihsel bir gerçekliktir ve öncelikle egemenlerin ve sermaye sahiplerinin çıkarını koruyan bir organizasyondur.

YAZARLAR 14.03.2021, 19:00
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı:Devletçilik ve Demokratik Devlet!

Devletçilik ve Demokratik Devlet!

Devlet, farklı biçimlerde ortaya çıksa da tarihsel bir gerçekliktir ve öncelikle egemenlerin ve sermaye sahiplerinin çıkarını koruyan bir organizasyondur. Siyasal, sosyal, güvenlik gibi zorunlu ihtiyaçların gerekçe yapılması, devletin egemen sınıflıların bir dayatması olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. 

Mısırlılar, Yunanlılar, Makedonlar, Romalılar, İspanyollar, Prusyalılar, İngilizler, Araplar, Selçuklular, Osmanlılar, Çinliler, Japonlar, Müslüman-Gayur-i Müslim birçok unsur kurdukları devlet ile genişleyerek, başka topraklarda hâkimiyet kurarak krallıklar, imparatorluklar oluşturdular ve meşruiyetlerini güçten aldılar. Bu gücü din ve inançlarla da kutsayarak tebaanın itaatini “kulluk” üzerinden tanrılara dayandırarak zorunlu hale getirdiler.

Dönemine göre farklılık gösterse de Müslümanların devlet anlayışı, söz konusu “kutsallık” ve “itaat” üzerinden günümüze kadar devam etmektedir.

Kendilerinden olmayanların iktidarını zulüm ve ülkeyi de” dar’ul-harp” gören Müslüman çoğunluk, aynı ülkeyi kendilerinden olanların yönetiminde “dar’ul-İslam” ve yöneticilerini de “zalim ve fasık” da olsa “itaat” edilmesini vacip/gerekli görürler!

Oysa her devlet, öncelikle kendi kurucu varlığını korumayı amaç edinir. Kurucu varlık da egemen güç olduğuna göre devletin öncelikli amacı egemenlerin çıkarlarını korumaktır. “Devletçilik” ile kutsanmış anlayışın arka planında da bu gerçeklik yatmaktadır.

Çünkü devletçilik, “otoriter ve totaliter bir ideoloji” olarak egemen iradenin, yönetici ve zengin sınıfın ideolojisidir. Halk kesimleri ise bu ideolojiye hizmet için ancak vardır.

İktidar olmak, yönetmek iddiası gücü elinde bulundurmayı gerektirir. “güç” olgusunu içermeyen bir iktidar söz konusu değildir. Esas itibariyle iktidar olmak, “toplumu, insanları yönetme gücünü, bir davranışı yönlendirme kabiliyetini elinde bulundurma imkânına sahip olmak” demektir.

Bu durumda sistem, parti, dini-la dini ideoloji veya kişi olsun iktidar olduğunda öncelikle kendi varlığını korumayı amaç edineceği açıktır. Rejimin korunması da bu amaçlar arasında yer almaktadır.

Kutsanmış devlet, başka bir ifade ile devletçilik, “Tebaa” ve “kral/padişaha kul” olmanın modern versiyonudur..! Böyle bir devlette “vatandaşlık” kimliği ile tanımlansa da insanlar, tanrısal kutsiyet arz eden devletin modern köleleri ve kullarından başka bir değer ifade etmezler.

“Allah şirk, devlet şerik kabul etmez” söylemi, devlete yüklenen “Tanrısal” anlamı ifade etmektedir. Bu durumda devlet kutsaldır ve kendisine sadakat ile bağlanmak ibadettir! Aynı anlayış, devleti temsil eden başkan, ordu komutanları gibi devlet gücünü doğrudan kullanan üst yöneticiler için de geçerlidir.

Türkiye örneğinde olduğu gibi “itaat zorunluğu” sadece sıradan vatandaşları değil, örgütlü siyasi kurumları ve partileri de kapsam alanına dâhil etmiştir. Bu anlayışa göre cumhurbaşkanı/yürütme gücü, yasama ve yargı dâhil bütün otoritelerin üzerindedir.

Bu anlayışın gereği olarak cumhurbaşkanı sıfatıyla kazanılan otorite, devletle özdeşleşerek, bütün otoritelerin üzerinde bir güç olarak kabul görmektedir. Bu yönüyle “devletçi” anlayışın gereği olarak artık Tanrının yeryüzündeki otoritesini kullanma yetkisini de kazanmaktadır.

Genel olarak Müslümanlarda siyasal ideoloji, “yukarda Tanrı, aşağıda devlet/siyasi otorite” anlayışıyla şekillenmiştir. Tanrıyı göklerin, halifeyi/devleti de yeryüzünün hükümranı olarak görmektedirler. Ülkemizde bu geleneğin siyasal temsilcilerinin, Sezai Karakoç’un şiirinden sık sık okudukları şu mısralar da bu çağrışımı açıkça yapmaktadır:

“Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır”

--

Modern devlet ideolojisi olarak ortaya çıkan ulusçu, milliyetçi, dinci, sosyalist gibi ideolojilerin tamamında “devletçilik” esastır. Bu bağlamda muhafazakâr ve mukaddesatçı olmak, lider ve devleti de içine alan kutsal bir anlayışa sahip olmak demektir. Bu durumda Tanrı ile eşdeğer sayıldığı için devletin sorgulanması, karşı çıkılması suç ve günah sayılmaktadır.

Ulusçuluk, milliyetçilik, dincilik gibi ideolojilerin farklı söylem ve iddialarla ortaya çıkması, mensuplarının birbirleriyle çatışma veya savaş içinde olmaları “devlet” konusundaki anlayış farkından değil, egemenlik iddialarındandır. Hepsi de iddialarını “kutsanmış liderler” ve “kutsal devlet” üzerinden yürütmektedirler.

Kanaatime göre dini veya la-dini devletçi ideolojilerin tamamı, açıkça ifade edilmese de devleti; “Tanrının yeryüzündeki kudreti” olarak yüceltmektedirler.

Bu anlayışın kaçınılmaz sonucu olarak; “devleti o kadar yücelttiler, o kadar kutsadılar ki artık onu sadece Tanrı yönetebilirdi. Ama Tanrı’nın yeryüzüne inmek gibi bir niyeti yoktu. Böylece devlet tanrılığını ilan etti.”

“Kutsal devlet” veya “devletçilik” anlayışı kadar hak ve hürriyetlerin, eşitlik ve adaletin önündeki en büyük engellerden biri egemen sınıf ideolojisinin halk tarafından kabullenmesi ve içselleştirilmesidir. Hukuksuzluğa, haksızlığa, adaletsizliğe, yoksulluk ve yoksunluğa rağmen devlete itaat etmeyi ve boyun eğmeyi sağlayan bu anlayış ve inançtır.

Batı’da tarihsel ve modern devlet ideolojisinin aşınması, halkın daha çok özgürlük ve hak taleplerinin örgütlü olarak ortaya çıkmasıyla başlar. Demokratik devlet ihtiyacı da bu talepler sonucu doğmuştur. Böylece egemenler, yetkilerinin bir bölümünü halkla paylaşarak uzlaşmayı sağlamaya çalışmışlardır.

Demokratik devlet modeli, mükemmel bir siyasal sistem ortaya koymuş olmasa da, diğer devlet modellerinden farklı olarak halkın iradesini yönetime aksettirmek ve özgürlüklerin yolunu açmak bakımından çok önemli gelişmeler kaydetmiştir.

Devletin; Kral-Padişah-Sultan-Başkan-Cumhurbaşkanı veya egemenler yerine “kamu yararına iş gören bir kurum” olması, demokrasi ile öğrenilmiş gelişmelerdir. Devleti toplumdan koruyan değil, toplumu devletten koruyan, devlete karşı toplumun haklarını savunan ve devlete de istikamet veren siyasi anlayışı demokrasi ile kazanılmıştır.

Bizim ve Müslüman coğrafyasının da çağın ruhuna ve insanlığın beklentilerine cevap verecek akıl-bilgi-adalet-hürriyet-hukuk temelinde yeni bir siyaset ve devlet tasavvuruna ihtiyacı vardır. Bunun da yöntemi; eşit, çoğulcu, demokratik hukuk devletidir.

Demokrasilerde en üst mahkeme veya bizdeki gibi Anayasa; demokratik ilkelere ve hukukun üstünlüğüne dayalı, devleti ve iktidar gücünü hukuk ile sınırlandırarak bu gücü toplumun bütün kesimlerine ve bireylere eşit şekilde dağıtmayı amaç edinmektedir.

Buna göre hiç kimsenin, kurum veya devletin kutsallığı, dokunulmazlığı, sorumsuzluğu ve tanrısal özelliği yoktur. Bu durumda, dini ve milli gömlek giydirilerek kutsanmış devlet ve liderlerin demokrasi ve hukuk iddiaları gerçekçi olabilir mi?

Bu gerçekleri “vatan-bayrak-din-devlet-millet-ümmet” gibi hamasi söylemlerle örtmek ancak geri toplumlarda egemenlerin ve politikacıların başvurduğu hile ve istismardan başka bir şey değildir!

Kutsanmış liderlerden ve “devletçilik” şirkinden kurtulmak, beka, bölünme, dağılma kaygılarını yok etmek için çoğulcu bir demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dayalı ‘medeni bir devlet’ ortak paydasında yeni ve ortak bir aidiyet duygusu geliştirmek zorundayız..!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
28
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 24 Temmuz 2021
İmsak 03:55
Güneş 05:45
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:37
Yatsı 22:18
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü