Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Tekçi Yönetimler Felaketlere Yol Açar!

Devlet eliyle yukardan aşağıya doğru baskı, dayatma ile ancak mümkün olabilirdi.

YAZARLAR 26.12.2021, 11:10
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Tekçi Yönetimler Felaketlere Yol Açar!

Türkiye’de “ulus devlet” inşasıyla birlikte çoğulculuk bir tehdit olarak kabul edilmiştir. Çoğulcu Osmanlı bakiyesi, önce “tekçi” bir devlet yönetimine, daha sonra da “tekçi” toplumsal bir yapıya dönüştürüldü.

Kuşkusuz bu dönüşüm hiç de kolay olmadı. Ulus-devlet inşasının şekillendiği dönemde “milliyetçilik” de resmi bir ideoloji olarak yerini aldı. Ancak ulusçuluk ve milliyetçilik devlet ideolojisi olarak bu topraklara yabancıydı. Rıza ile toplumsal kabul görmesi mümkün değildi.

Devlet eliyle yukardan aşağıya doğru baskı, dayatma ile ancak mümkün olabilirdi. Öyle de yapıldı. Bunun gereği olarak önce dini çoğulculuk, sonra da etnik çoğulculuk hedef alındı.

Gayr-i Müslim topluluklara yönelik baskılar ve tehcir politikaları geliştirilmiş, direnenlere de şiddet uygulanarak sonuca gidilmiştir. Milyonlarca Gayr-i Müslim bu yöntemle tehcire zorlanmış veya katledilmiştir.

Farklı inanç ve mezheplere mensup Müslüman ahali de “Sünni” kalıp içine alınarak tekleştirilmeye çalışıldı. Bu alanda aykırı görülen Alevilik, Bektaşilik, Ocak, Dergâh ve Tarikatlar da yasaklandı.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile de kültürel çoğulculuk etnik temelde tekleştirildi. Türkçeden başka diller yasaklanarak dil birliğine gidildi. Türk Dil Kurumu ile de Türklerin dili olan Türkçe dahi değiştirilerek yeni bir dil oluşturuldu.

Yeni “bir ulus yaratma” adına ortak değerler ve ortak paydalar yerine “milli” kurumlar oluşturulmuş, bin yıllık ortak tarih ve ortak din dahi “tekçilik” temelinde millileştirilerek Türkler dahil toplumsal kesimlerin tamamı geçmişlerinden koparıldı.

Kürtler gibi itiraz eden unsurlar da etnik kıyıma maruz kaldılar. Dilleri, kültürleri, tarih, sanat ve ait oldukları medeniyetin izleri dahi silinmeye çalışıldı.

Esas olarak ulus devlet, sadece Kürtleri değil, tekçiliğe itiraz eden Türkleri de dışlamış, onları da düşman unsur olarak tanımlamıştır. Bu bağlamda Tekçi sistemin zulmünden nasibini almayan hiçbir etnik, dini, inanç ve ideolojik kesim söz konusu değildir.

Bugün de KHK; Türk-Kürt ayırımı yapılmaksızın bütün muhaliflere karşı en sert biçimiyle uygulanmaktadır. Türk ve diğer etnik unsurlardan farklı olarak Kürtler; asimilasyona, ırkçılığa, ayırımcılığa, tekçiliğe direndikleri için baskıcı uygulamalara aralıksız maruz kalmışlardır.

Bugün de Kürtler, çoğulcu siyasi bir direniş ve mücadele ortaya koydukları için düşmanlaştırılmakta, terörize edilerek siyasetin dışına itilmektedirler.

Ne yazık ki 20. Yüzyılın başından itibaren yaklaşık 100 yıldır Tekçi politikalara aralıksız devam edilmektedir. Tekçilik adeta kronik bir hastalık olarak kurumsal, siyasal, dinsel ve toplumsal bünyeye yerleşmiş durumdadır.

Askeri darbeler, müdahaleler, vesayet ve OHAL uygulamalarına rağmen sonuç alınmadığı halde aynı sisteme ısrar ve inatla devam edilmektedir. Trilyonlarca dolar harcanarak Türkiye’nin kaynakları heder edilmektedir.

Gelişmiş ülkelerden ve dünyadaki gelişmelerden dersler çıkarması beklenen Türkiye’nin hala tekçi politikalarda ısrar etmesi, artık ülkemizin geleceği için bir “beka sorunu” haline gelmiştir. Daha vahim ve korkunç olanı; sorunların nedeni olan Tekçi sistem yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile “Tek Adam” yönetimine geçilmesidir.     

Yaşanmış gerçeklerden biliyoruz ki “Milliyetçilik-Tekçilik” ve “Tek Adam Yönetimi” iç çatışmaların, bölünme ve parçalanmaların, bölgesel ve dünya savaşlarının en önemli nedenlerindendir.

Birinci ve İkinci dünya savaşları hiç yaşanmamış gibi ibret ve ders alınmadan “tekçilik dayatması” ile yola devam etmek hakikatleri görmemektir veya hakikatle savaşmaktır.

Ham madde ve sömürge arayışı, Almanya ile İngiltere arasında yaşanan ekonomik rekabet, Rusya ile Avusturya’nın Balkanlar üzerinde çıkar çatışmasına girmesi gibi sebepleri olsa da asıl nedeninin “milletçilik” olduğu açık olan Birinci dünya savaşında (1914-1918) yaklaşık 20 milyon insan hayatını yitirmiştir.

Bu savaş nedeniyle Avrupa’nın siyasi haritası ve güç dengeleri tamamıyla değişmiş, Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Rus Çarlığı gibi köklü devletler dağılmaya başlamıştır. Kurulan yeni devletlerle yeni bir siyasi harita oluşmuştur.

En dramatik olaylardan biri de Tekçilik-Milliyetçilik-Turancılık ve Kızıl Elma ütopyaları uğruna yaklaşık 60 bin evladımız Sarıkamış Allahuekber dağlarında (1914), kar, tipi ve soğuk hava nedeniyle donarak feda edilmiştir.

Yine benzer nedenlerle ortaya çıkan İkinci Dünya Savaşı (1939 – 1945), en büyük yıkım ve kıyım olarak tarihe geçmiştir. Yaklaşık 60 milyon insan ölmüş, şehirler ve devletler tarih olmuştur.

Tekçi sistemlerin veya “Tek Adam” yönetimlerinin neden olduğu tahribat ve yıkımların örnekleri çoktur. Hitler, Franco, Mussolini, Stalin veya yakın tarihte coğrafyamızı cehenneme çeviren Saddam gibi örnekler verilebilir.

2. Dünya Savaşı'nda “Tek Adam” Hitler yönetiminde sadece Almanya, cephelerde 5 milyon, toplama kamplarında 4 Milyon insan kaybetti.

2. Dünya savaşı bittiğinde Alman aydınlar ve siyaset insanları, “bir taraftan molozlar arasında ölmüş at eti yerken bir yandan da yeni bir sistem” hakkında düşünüyorlardı.

Alman devlet adamı, şansölye Konrad Adenauer, Hitler’in yerle bir ettiği Almanya’nın yıkım nedenini bugüne de ışık tutacak şu sözle ifade etmişti:

“Umarım bir daha İsa bile gelse tüm yetkiyi tek kişiye verecek kadar aptal olmayız.”

Gerçekten de çoğulculuk sadece coğrafyamızın değil, insanlığın kaderidir. Bunu değiştirmeye kalkışmak kadere isyandır ve büyük felaketlere yol açmaktır.

Bu bağlamda Konrad Adenauer’in tarihi sözü karşısında şunu belirtmekten kendimi alamıyorum:

 “Adalet mülkün temelidir” demekle kalmamış, bütün insanlık için Adalet timsali olmuş Halife Ömer (r) için Müslümanlar da “Hz. Ömer bile gelse tüm yetkiyi tek kişiye verecek kadar aptal olmayacağız” demedikçe bu coğrafyada hukukun üstünlüğü, barış ve adalet tesis edilemez!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
7
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 18 Ocak 2022
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 20 39
3. Hatayspor 21 35
4. Başakşehir 20 34
5. Adana Demirspor 21 34
6. Fenerbahçe 21 33
7. Beşiktaş 21 32
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 21 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 22 43
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 20 28
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 20 34
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 20 17
19. Cadiz 20 14
20. Levante 20 11
Günün Karikatürü Tümü