Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Şiddet Karşı Şiddeti Meşrulaştırır!

“Askeri öğrencilerden, polis memurundan, öğretmenden, esnaftan, ev hanımı, memur ve işçiden darbeci olur mu” diye sorguluyor muyuz?

YAZARLAR 16.08.2020, 13:53 16.08.2020, 13:56
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Şiddet Karşı Şiddeti Meşrulaştırır!

Şiddet, adaletin tesisinde meşru, bazen de gereklidir. Bu nedenle Adaleti sembolize eden “Terazi”,  hakların dengeli şekilde dağıtılmasını, “Kitap”, hukuku ve hukuka uygunluğu, “Kılıç” ise adalete uyulmaması durumunda zorla adaletin icra edileceğini anlatır. Bu durumda kılıç, adalete karşı gelenlere yönelik uygulanacak şiddetin meşruluğunu da göstermektedir.

Bu bağlamda meşru şiddetin gerekçesi mutlaka adaletin tesisi veya adaletsizliğe karşı olmak zorundadır. Hangi gerekçe ile olursa olsun şiddet, adaletin silahı olmaktan çıktığında gayr-i meşru bir silaha döneceğini belirtmek istiyorum.

Adalet tesisi dışında her türlü şiddet, karşı şiddeti de besler ve toplum nezdinde meşrulaştırır. Adaletsiz yönetimlere karşı Terörün dahi bir hak arama yöntemi olarak kabul görmesi bu nedenledir. Özellikle küresel işgallere, vahşet ve yıkıma karşı “Terör” dışında karşılık imkanı bulamayan toplumlarda, meşruiyeti olmasa da “işgal terörüne karşı terör” ile karşılık vermek büyük ölçüde toplumsal kabul görmektedir.!

 Toplumsal kabul, sadece işgale maruz kalan kesimler için değil, şiddet uygulayan devletlerin, modern silahlarla başvurdukları savaş, terör, katliam, hatta soykırımların dahi kabul gördüğü gerçeği ortadadır. Bunun en belirgin örneklerini insanlık olarak hep birlikte görüyoruz.

Az bir kitle dışında ABD vatandaşlarının ABD’nin Ortadoğu’da işlediği katliam ve yıkımı sorguladığını söyleyebilir miyiz? Aynı soru, İngiltere, Rusya ve diğer kamuoyları için de geçerlidir.

Vicdan sahibi Yahudiler dışında İsrail vahşetini bütün Yahudilerin sorguladığını iddia edebilir miyiz? Şiddet politikalarını savunan partilerin devamlı iktidar olması, Filistin halkına yönelik katliam ve yıkımın İsrail toplumu (çoğunluk) tarafından meşru görüldüğünü açıkça göstermektedir.

Başkalarını sorgularken dönüp kendimize bakıyorum. Bizler farklı mıyız?

Farklı olsaydık Türkiye’nin Suriye’de, Irak’ta, Libya’da işlenen katliamlarda rol almasını sorgulamamız gerekmez mi? Bütün bu ülkelerde terör örgütleriyle, yağmacılarla işbirliği yapılması bir utanç değil midir? Türkiye’nin Ortadoğu’nun yıkımında, yakılmasında, parçalanmasında ve yağmalanmasında büyük pay sahibi olmasından neden utanç duymuyoruz ve İktidarı sorgulamıyoruz?

Sadece dışarda değil, içerde de şiddetin suç ortakları değil miyiz? Bu coğrafyanın özünü oluşturan Süryaniler, Keldaniler ve diğerleri neredeler? Mallarını, miraslarını paymal ederken onlara uygulanan şiddeti hiç düşündük mü?

 40 yıldır Kürtlere yönelik şiddet uygulamalarını sorgulayabiliyor muyuz? Bölgenin bombalara, füze ve roketlere maruz kalmayan bir tek yerleşim yeri kaldı mı? Bombalanmayan tek bir dağ, yakılmayan orman, zarar görmeyen insan kaldı mı? Tarihi SUR kenti ve CİZRE yıkımı bir tarafa, yıkımın altında kalan çocuk, genç, yaşlı, kadın hangi meşru gerekçe ile öldü?

40 yıldır, asker, güvenlik görevlisi, örgüt militanı, sivil-resmi öldürülen 50 bin gence yazık değil mi? Bu kadar yıkım ve cinayetin gerekçesi adalet olabilir mi? Vicdan ehli dışında hangi toplumsal kesim, olup bitenleri sorguluyor? Dindarlar mı? Laikler mi? Solcular, Sağcılar, Demokratlar, İslamcılar mı? Hangileri ve hangimiz?

Peki, PKK’yi gereği gibi sorgulayabiliyor muyuz? SUR ve CİZRE başta olmak üzere birçok tarihi ve kimlik kentlerimizin yıkımında payı ve rolü yok mudur? Adaletsizliğe karşı şiddetin uluslararası meşruiyeti olsa da terör eylemleri meşru olabilir mi? Öldürülen bunca insanın, yakılan, yıkılan yerlerin, viran olmuş yurtların, bombalanan, kurşunlanan masum çocukların hakkını, hukukunu sorabiliyor muyuz?

Hangi sebeple olursa olsun çocuk yaşta gençleri örgüt saflarına katmak, silahlandırmak, çatışmalara dâhil etmek insanlık vicdanıyla bağdaşır mı? Uluslararası hukuka ve insanlık değerlerine aykırı değil mi? Bu sorgulamayı adalet ve vicdan temelinde en başta Kürt aydınlarının ve Kürt siyasetçilerinin yapması gerekmez mi? Bilmeliyiz ki, sorgulanmayan şiddet, daha büyük yıkımlara yol açar!

Ne yazık ki hiçbir tarafın şiddet politikasını sorgulayamıyoruz. Çünkü sorgulamanın en sıradan bedeli taraflarca “hain” ilan edilmektir. Ayrıca Kürtlere yönelik inkârcı, ayırımcı, ırkçı uygulamaları sorgulamayanların PKK şiddetini sorgulamaları ne kadar inandırıcı olabilir ki?

12 Eylül döneminin Mamak ve Diyarbakır cezaevlerindeki işkenceleri, binlerce faili meçhul cinayetleri, Başbağlar katliamını, Bingöl yolunda otobüsten indirilip acımasızca öldürülen silahsız askerleri, Gezi ve Gazi Osman Paşa olayları, Suruç ve Ankara Garda patlayan bombaları, Roboski katliamı gibi karanlık olayları sorgulamayanların PKK’yi sorgulamaları yeterli olur mu? Sorgulansa dahi Kürtlerde karşılık buluyor mu?

Şengal ve Rojava’da katliam düzenleyen, Ezidi kadınlarını kurdukları köle pazarlarında cariye olarak satan DAİŞ ve diğer çetelerin saldırısına maruz kalan Kobani için “Kobani düştü düşecek” diye “zafer müjdesi” verenleri sorgulamadan Suriye’de PKK varlığını sorgulamanın kıymeti harbiyesi olur mu?

Vahşet ve barbarlığına rağmen DAİŞ’e milyonlarca insanın destek verdiğini biliyor muyuz? DAİŞ ve destekçilerinin kustuğu bu nefretin, öfke ve intikam duygularının arka planını hiç sorguladık mı? “Terör Örgütü” demekle yetinmenin akıl ve siyasetle ilgisi var mı?

Güncelliğini koruyan ve can yakan sorunlardan biri olarak, KHK ve OHAL ile mağdur edilen on binlerce birlikte yaşadığımız insanımızın hakkını hukukunu savunabiliyor muyuz?

“Askeri öğrencilerden, polis memurundan, öğretmenden, esnaftan, ev hanımı, memur ve işçiden darbeci olur mu” diye sorguluyor muyuz? Bu uygulamaların şiddet içerdiğini ve bu nedenle de karşı şiddet doğurabileceğini hiç düşündük mü? Soruları ve sorgulama gerekçelerini çoğaltmak mümkündür..!

En vahim olanı da, dini ve milli hamaset ile hipnotize edilmiş bir toplum olarak şiddeti kanıksar hale geldik. Masum insanlara yönelik şiddete, katliamlara, bebek ölümlerine dahi tepki veremez derecede uyuşturulduğumuzun artık farkına varmamız gerekir!..

Türkiye’nin “Yurtta Savaş, Cihanda Savaş!” merkezli şiddet politikalarının, yurtta ve dünyada nasıl bir felakete yol açacağını bilmek için dinbaz ve milliyetçi olmamak yeterlidir.!

Şiddet karşıtlığı bir erdemdir. Kimden ve hangi taraftan gelirse gelsin şiddeti reddederek ancak bu erdeme ulaşılır. Hakkı, hukuku ve adaleti yüceltelim ki, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik şiddetle birlikte tarihe gömülsün. Çözüm ve hayır ancak sulhtadır.!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 15 Mayıs 2021
İmsak 03:53
Güneş 05:39
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:22
Yatsı 22:00
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü