Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Ermeniler Nerede?

1915 yılı, Ermenilere yönelik tehciri ve katliamların trajediye dönüştüğü bir dönemi tanımlar. 1 Milyonu aşkın Osmanlı yurttaşı Ermeni’nin bu katliamlarda hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

YAZARLAR 25.04.2021, 14:46
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Ermeniler Nerede?

Ermeniler Nerede?

1915 yılı, Ermenilere yönelik tehciri ve katliamların trajediye dönüştüğü bir dönemi tanımlar. 1 Milyonu aşkın Osmanlı yurttaşı Ermeni’nin bu katliamlarda hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

Yol güvenliği, içecek, yiyecek, barınma yoksunluğu, soygun, cinayet ve taciz gibi çok ağır şartlarda tehcire maruz bırakılan Ermenilerin yaşadığı dramları her vicdan sahibi insan yüreğinde büyük bir acı olarak hisseder.

Katliam öncesi gelişmeler dikkate alındığında, Türkiye’de gelişen olayları da Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaşanan büyük travmalardan ayırmak pek gerçekçi değildir.

Dünya savaşlarının gerçekleştiği, imparatorlukların yıkıldığı, sınırların değiştiği, neredeyse dünyanın tamamında birçok katliam ve trajedilerin yaşandığı ve siyasal açıdan büyük değişim ve dönüşümlerin olduğu bir dönemden söz ediyoruz.

Savaşların tarafları olan bütün ülkelerde birbirine benzer olaylar, trajediler ve travmalar yaşanmıştır. Bu bağlamda Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma ve dağılma sürecinde yaşanan bu olayları dünyanın diğer bölgelerinden ayrı değerlendirmek, olayların doğru anlaşılmasını engelleyecektir.

Rus ordularının Doğu Anadolu Bölgesi’ni işgali sırasında yaptığı katliamlar, bu örneklerden birisi olarak verilebilir. Rusya’nın “Bağımsız Ermenistan” taahhüdüne güvenip Osmanlı ordusuna saldıran Ermeni milis güçlerinin Doğu’da katliamlar yaptığı da bir gerçektir. 

Doğu Anadolu’da yaşanan bu çatışmalar sırasında Türk-Kürt ve Ermeni güçlerden binlerce insanın hayatını kaybettiği bilinmektedir.

Ermeni halkına yönelik planlı saldırılar, taşınır-taşınmaz mallarına el konulması ve insanlık dışı uygulamalara maruz kalmaları, daha çok Rus ordularının geri çekilmesinden sonra başlamıştır. Büyük felaket veya trajedi olarak tanımladığımız katliam ve tehcir olaylarının başlangıcı da bu döneme denk gelmektedir.

Türkiye açısından yaşanan olayların siyasi sorumlularını tanımlamak önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle yaşananları “soykırım” olarak tanımlayan uluslararası topluma ve parlamentolarına karşı kendisini savunmakta yetersiz kalmaktadır.

Yaşanan felaketten Osmanlı’yı ve Doğu Anadolu halkını sorumlu tutmak gibi politikalar, bütün çabalara rağmen karşılık bulmamaktadır. Objektif ve adil olacaksak, katliamların siyasi sorumluluğunu Osmanlı yönetimine ve halka yüklememizin gerçekçi olmadığını ifade etmek istiyorum.

Osmanlı yönetimi ve tarihi sicili, katliam ve tehcirler konusunda hiç de temiz değildir. Tersine tarihleri katliamlarla doludur ancak Ermeni katliamlarının sorumluluğunu Osmanlı’ya yüklemek büyük bir haksızlık olur kanaatindeyim.

1912-1913 yılları arasında Osmanlı Hariciye Nazırı (Dışişleri Bakanı) Ermeni Gabriel Noradunkyan olduğu halde, Ermeniler aleyhine bir katliam ve tehcir planının yapılmış olması düşünülebilir mi?

Yine aynı dönemde Osmanlı mutasarrıfı (Büyük Elçi) olarak görev yapan Ohannes Kuyumciyan Paşa ve diğer Ermeni bürokratların varlığını unutmamak gerekir.

Hariciye Nazırı Gabriel Noradunkyan’ın daha sonra Paris Barış Konferansı ve Lozan Barış Konferansı'nda Ermenileri temsil etmiş olması, tezimizi güçlendirdiğini düşünüyorum.

İttihat ve Terakki zihniyetiyle Jön Türklerin planlayıp uygulamaya koyduğu bir katliamın sorumlusu ne Osmanlı’dır, ne de Türk ve Kürt halkıdır. Dönemin yönetim ve güç unsurları olduğu açıktır.

Osmanlı otoritesini de tanımayan bu güç merkezlerinin desteklediği milis ve çetelerin yaptığı katliamlardan Türk ve Kürt halkı veya Osmanlı neden sorumlu olsun? İnsani ve ahlaki sorumluluğu olsa da siyasi sorumluluğu yönetime değil de halka yüklemek haksızlık değil midir?

Taşınır malların yağmalanması ve talan edilmesi karşılığında halktan çapulcu kesimler teşvik edilmiş ancak köşkler, saraylar, hanlar, dükkânlar, araziler gibi taşınmaz malların hiçbiri çapulculara bırakılmamış, tamamına devlet, görevli bürokratlar, dönemin paşa, bey, ağa ve aşiret liderleri el koymuştur.

Suça iştirak etmedikleri halde Türk ve Kürt halkının payına katliam, cinayet, yağma, talan düşerken yönetici ve feodal kesime mülk ve zenginlik düşmüştür.

Bu gerçekliğe rağmen yaşanan katliamlardan dolayı, durumdan vazife çıkaran bazı Kürt siyasetçilerin, çıkıp Kürtler adına özür dilemelerini anlamakta zorlanıyorum.

Olaylar sırasında ortada bir Kürt devleti veya Kürt yönetimi yokken, Kürtler adına özür dilemek bugünün politikacılarına mı düşer?

Çapulcuların, milis ve çetelerin işlediği cinayet, yağma ve talandan dolayı bir halkı sorumlu tutmak ve halk adına özür dilemek neden Kürt siyasetçilerine düşsün?

Bu tarz özür dilemeler; Ermenilere yönelik işlenen katliamların faturasını Kürtlere kesmenin alt yapısını hazırlamaktadır. Bilinçli yapılıyorsa Kürtlere ihanet, bilinçsiz yapılıyorsa gaflet olacağı unutulmamalıdır.

Ermenilerin acılarını, trajedilerini anlamak, paylaşmak hepimizin ahlaki ve insani sorumluluğudur ancak özür dilemesi gerekenler bellidir ve Kürtler adına siyaset yaptığını iddia eden politikacıların durumdan vazife çıkarmaları kabul edilemez.

Kürt politikacılarının anlaşılmaz bu tutumları, katliamlar ve tehcir olaylarının yalnız Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşandığı algısını da oluşturmaktadır. Oysa gerçekler hiç de öyle değil.

Sivas, Kayseri, Yozgat ve Adana gibi bölgelerde yaşananlar neydi? Nerede buraların Ermenileri? Tehcir sırasında en büyük vahşet, Ermenilerin Toroslar geçişinde yaşanmadı mı?

Ayrıca katledilenler, mal ve mülklerine el konulup tehcire maruz bırakılanlar sadece Ermeniler mi? Nerede Süryaniler, Keldaniler, Ezidiler, Rumlar, Pontuslular? 

Yine, Gayr-i Müslim unsurların katliamlarından hemen sonra Kürtlere yönelik başlatılan kanlı saldırılar ve etnik temizlik uygulamalarının nedeni söz konusu zihniyet iken, Ermeni katliamlarında Kürt halkını sorumlu tutmak doğru mudur?

Osmanlı yönetimini sorumlu ve suçlu ilan edenlere sormak istiyorum: Sadece Ermeni katliamlarının sorumluları mı ortada yok? Rum ve Pontuslular katliamlarını da Osmanlı mı yaptı?

1921 yılından itibaren başlatılan Kürtlere yönelik etnik temizlik uygulamalarını Osmanlı yönetimi mi başlattı? Dersim katliamını kimler planladı? Şark Islahat Planlarını kimler hazırladı? 

Yakın tarihte, hem de mevcut iktidar döneminde yaşanan Roboski, Diyarbakır/Sur, Cizre olayları, aynı geleneğin devamı değil midir?

Türkler ve Kürtler arasında bir savaş yaşanmadığı gibi, Türklerle Ermeniler veya Kürtlerle Ermeniler arasında da bir savaş yaşanmamıştır. Gayr-i Müslim unsurlara da, Kürtlere de uygulanan katliamlar, tehcir ve asimilasyonlar, İttihat ve Terakki zihniyetinin bir sonucudur. Sorgulanması ve yüzleşilmesi gereken; hala aralıksız devam eden bu karanlık ve çağdışı zihniyettir.

Kim nasıl tanımlarsa tanımlasın değişmeyen gerçek şu ki; bu topraklarda Ermeni katliamları ve tehciri yaşanmış ve bu halk insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmıştır. Yüz yıl sonra aynı zihniyet ve uygulamalar söz konusu olduğuna göre, sorumlularını da bu zihniyette aramak ve adını buna göre koymak gerektiğini düşünüyorum.

Ve sormaya devam etmeliyiz: Bunca insana nasıl kıyılabilir? Yurtlarından, vatanlarından zorla çıkarılmaları nasıl hoş karşılanabilir? Gasp edilmiş mallarıyla, mülkleriyle nasıl abad oluna bilir?

‘Ermeniler nerede’ sorusuna ve bu yok oluş tablosu karşısında verilecek cevabımız var mı? Devlet ve yönetimler hukuk dışı uygulamalarıyla, bizler de suçlarımızla, günahlarımızla, yanlışlarımızla yüzleşmeden insanlık ailesine dâhil olabilmemiz mümkün değildir.

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
19
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:46
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü