Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Din Sömürü Aracı Değil mi?

“Din” adına yapılan hizmetlerin devlete, iktidarlara, partilere, cemaatlere, ideolojik gruplara yarar sağladığı açık değil midir?

YAZARLAR 18.07.2021, 14:28
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Din Sömürü Aracı Değil mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14.07.2021 günü partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda F. Gülen Cemaatini hedef alarak "Din kisvesi altında bu milleti sömürenlere prim vermeyeceğiz" diyerek din sömürüsüne dikkat çekmişti.

Kimlerin dini sömürdüğünü sıralamak yerine “kimlerin sömürmediğini” sorarak cevap bulmanın daha kolay ve gerçekçi olduğunu düşünüyorum.

Gülen cemaati veya cemaatler dini sömürüyor da partiler, politikacılar, siyaset, hatta devlet sömürmüyor mu?

Kuşkusuz bu kesimlerin bir kısmı din kisvesi altında, bir kısmı da doğrudan sömürmeyi tercih etmektedir.

Din-hayat ilişkisi üzerinden adalet-ahlak-sevgi-merhamet-hikmet ile yaşamayı seçenlerin ‘hidayet-takva-marifet” prensipleriyle ‘ortak iyi’ etrafında birleştiklerini biliyoruz.

Bütün dinlerin ortak amacı da budur; birbirlerine tahakküm etmeden, üstünlük taslamadan, ayırımcılık ve bozgunculuk yapmadan ‘Taaruf’ yoluyla insanların iyilikte, barışta, adalette buluşarak hayatı anlamlı kılmalarıdır.

Din, bu boyutuyla insanlık ideallerinin gerçekleşmesine rehberlik eder. Peygamberler de böyle bir dinin muallimleri ve öncüleri olmuşlardır.

Din-hayat yerine din-devlet, din-siyaset, din-cemaat, din-ticaret, din-hukuk, din-eğitim, din-egemenlik, din-otorite gibi ilişkiler üzerinden yürütülen faaliyetlerin tamamı din sömürüsü kapsamına girer. Bunun da muallimleri ve öncüleri yöneticiler, politikacılar ve din adamlarıdır.

Buna göre; “Din” adına devlet yönetenlerin veya dini temsilen devlet kurumlarında yer alanların, resmi merasim ve törenlere, saray sofralarına, parti toplantılarına din adamı sıfatıyla veya din kisvesiyle katılanların hangi amaçla rol aldıklarını sorgulamak gerekir.

Hangi amaçla olursa olsun bu alanların tamamında din bir sömürü ve aldatma aracıdır.

Tarihte ve günümüzde yaşanan işgallerin, yayılmacı savaşların, talan ve yağmanın, tehcir ve katliamların tamamında bu kesimlerin rolü ve görüntüsü vardır.

Özü itibariyle hiçbir dinin bu kesimlerle ilahi anlamda bir bağı yoktur, olamaz da. Böyle bir dinin; Allah’ın insanlık için bir “hidayet rehberi” olarak gönderilmiş olması mümkün değildir. Böyle bir din ancak istismar ve sömürü düzeni için egemenler tarafından şekillendirilmiş ve kurumsallaştırılmıştır.

Açıkça belirtmeliyim ki, sadece din değil, istismar edilen her değer sömürüye hizmet eder.

Bu bağlamda, ülkemizde istismar edilmeyen, sömürülmeyen tek bir kutsalımız, tek bir değerimiz kaldı mı?

Yoksulluk, açlık, işsizlik, cehalet, geri kalmışlık, ayrımcılık, kayırmacılık, partizanlık, yandaşlık, haksızlık, hukuksuzluk gibi politikalar, hangi değer üzerinden meşrulaştırıldığına bakılmaksızın ‘adaletsizlik’ olarak kabul edilmesi gerekir.

Söz konusu politikaların dini değerlerle savunulması, temsilcilerinin dindarlık görüntüsü vermesi, din adamları, Diyanet veya cemaatler tarafından desteklenmesi, adaletsizliğini ortadan kaldırmaz. Tersine din istismarı ve sömürüsünün derinliğini ve tehlike derecesi gösterir.

Yoksulluk, sefalet ve işsizlik içinde kıvranan ülkemizin genel bir manzarasına bakalım:

Fabrika bacaları yerine ihtiyaç olmadığı halde bu kadar minarenin yükselmesi istismar değil de nedir?

Çamlıca tepesine yapılan cami dahil, görünür olması için bulvarlara, yüksek yerleşkelere, hatta dağ başlarına inşa edilmiş birçok cami ve külliyeler hangi ihtiyaçtan dolayıdır? Bunların hangisi manevi boşluğu dolduruyor?

Birkaç bakanlığın toplam bütçesini aşan ve on binlerce personeli ile “din hizmetleri” gerekçesiyle yurtiçi ve yurt dışı faaliyetlerde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı, gerçekte kime ve neye hizmet ediyor?

Bir din, neden bir kurumun, grup-cemaat-parti veya kişinin uhdesinde olsun? Adına “din kisvesi” denilen kılık ve kıyafetin gerçekte din ile nasıl bir ilgisi olabilir?

Sadece bu kıyafetin neden olduğu sömürü ve istismarın, elde edilen menfaat ve itibarın haddi ve hesabı yoktur.

Toplanan kurbanlar, yardımlar, bağışlar, zekât ve sadaka nereye harcanıyor? Bir devletin veya kurumlarının din adına yardım ve bağış toplaması; büyük bir sahtekarlık ve sömürü örneği değil mi?

Din’in hizmete ihtiyacı olmadığına göre, “din” adına yapılan hizmetlerin devlete, iktidarlara, partilere, cemaatlere veya ideolojik gruplara yarar sağladığı açık değil midir?

Bunların hepsine veya sadece birine hizmet etmesi bir sömürü ve istismar değil mi?

Ne yazık ki din, geçmişte Firavunların, Karunların, kahinlerin, putperestliğin, hilafet ve saltanatın, imparatorlukların, kralların bir “sömürü” aracı olduğu gibi günümüzde de devletlerin, siyasetin, siyasal düzenin, devlet başkanlarının, politikacıların, partilerin, din adamlarının, cemaat-ideoloji ve dini grupların bir “sömürü” aracıdır.

Dini, bir hayat rehberi olarak değil de bir hizmet ve siyaset alanı seçenler, bu faaliyetlerini ister “din kisvesi” ile ister “dini söylemlerle” yapsınlar, araçları ilkel veya modern olsun, temsilcileri cübbeli veya papyonlu olsun, sakallı, sarıklı veya kravatlı ve bıyıksız olsun, medreseli veya üniversiteli olsun sömürü gerçeğinin örtbas edilmesine artık imkân yoktur.

Siyasal, ekonomik veya teknolojik geri kalmışlığın, terör, barbarlık ve cehaletin nedeni olarak dini görmek kadar, siyasal sorunların çözümünü de Din’de aramak İlahi dinlere yapılmış en büyük haksızlıktır.

Sömürünün nedeni de mimarları da politikacılar, yöneticiler ve din adamlarıdır.

“Din kisvesi” veya “Din söylemi” ile milleti sömürenler de yine bu kesimlerdir.

Akla, bilime, irfana, hikmete, adalete dolayısıyla İslam’a sırtını dönen yönetici/siyasetçi ve din adamlarının ellerinde ve dillerinde Kur’an olması açık bir sömürü ve istismar değil midir?

Kur’an; cehaletin değil hikmetin, siyasetin değil hidayetin, sömürünün değil adaletin, aldatma ve istismarın değil Sırat-ı Müstakim ’in kitabıdır.

Medeni dünyanın tamamında ‘özgür ve eşit yurttaşlık’ tesis edilirken, ülkemizde siyasal ve kamusal alanda “eşitlik” yerine “Din’de Kardeşlik” iddiası, açıkça “Kur’an ve din ile aldatmak” değil de nedir?

“Din kardeşliği”, hangi siyasal sorunun çözümü olabilmiştir? Bu iddianın gerçek dışılığı bir tarafa, din kardeşliğini de zayıflatmıyor mu, hatta kirletmiyor mu? Bundan daha açık bir din sömürüsü olabilir mi?

Altını çizerek belirtmeliyim ki, Din kisvesi altına milletin sömürülmesine izin vermekle yetinilmiyor, bizzat iktidar/devlet ve siyaset, din adamları ve Diyanet dini bir sömürü aracı olarak kullanıyor.

M.Akif Ersoy:

Derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın

Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatin!

Hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut

Bunların dilinde Hak; ama kalbi dolu put!

--

Psikanaliz dalında önemli çalışmaları olan ve Virginia Üniversitesi Blue Ridge Hastanesi’nin Tıbbi Yöneticiliği ve Zihin Ve İnsan Etkileşimleri Araştırma Merkezi’nin başkanlığını yapmış Dr. Vamık D. Volkan’ın Türkçe ’ye çevrilen “Körü Körüne İnanç” adlı kitabında şu tespiti yapar:

“Dinler insanlık ideallerini ateşleyebilir, bireylerin olumlu eylemler yapmasına destek olabilir ve yaratıcı dürtüleri ve sanatsal yaratıcılığı kamçılayabilir. Ancak aynı zamanda tarih boyunca insanlar, din adına, sözle ifade edilemez acılara yol açmıştır. Şu hâlde kendi başına din, yansız bir tutum içindedir. Dinler, özgül ruhsal yapıya ve grup etkisine bağlı olarak bireyleri ıslah edebilir ya da zehirleyebilir. Bu nedenle bazı köktendinci grupların barışçı ve uygar, bazılarınınsa vahşete eğilimli olduğunu görüyoruz.” (Sh:162)

Ne yazık ki ülkemizde devlet ve iktidar/siyaset, en az dinbaz gruplar ve din adamları kadar bireyleri zehirliyor ve aydınlanmanın önünü din istismarı ve sömürüsü ile kesiyor.

Hatırlatmak isterim ki Din; ihlaslı ve ahlaklı bir hayatı esas alır. Dini; kişisel, grupsal veya kurumsal olarak temsil etmeye kalkmak, istismar ve sömürü aracı yapmak ahlaksızlık ve zulümdür.

Abdulbaki Erdoğmuş

(18-08-2021)

Yorumlar (0)
6
az bulutlu
Namaz Vakti 01 Aralık 2021
İmsak 06:32
Güneş 08:02
Öğle 12:58
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 13 14
17. Watford 13 13
18. Norwich City 14 10
19. Burnley 12 9
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
Günün Karikatürü Tümü