Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Demokratik Siyaset Mümkün mü?

Sağ-Sol ayırımı yapmadan bu süreçte demokrasiye ve demokratik siyasete katkı vermiş bütün kesimleri önemsemek, saygı duymak durumundayız.

YAZARLAR 20.09.2020, 15:27
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Demokratik Siyaset Mümkün mü?

Ülkemizde, demokratik siyasetin yolu 1946’da sınırlı, kontrollü olmak üzere açılmış ancak hep baskı altında tutulmuştur. Buna rağmen bu dönemi önemsiyorum ve demokratikleşme sürecinin miladı olarak görüyorum.

Ne yazık ki demokratikleşme sürecini siyasal ve toplumsal olarak diri tutamadığımız için demokrasi istikametinden erken dönemde savrulduk. Şüphesiz demokrasi bilincinin, sivil düşünce ve kültürün ve dahi demokratik siyasetin gelenekselleşmesi ve kurumsallaşması için bir devamlılık gerekir. Bunun öncüleri de darbeciler yerine hiç tartışmasız siyasi partiler ve siyasetçiler olmalıydı.

Siyasi partiler, demokrasi yerine İsmet İnönü ve Adnan Menderes gibi dönemin siyasi aktörlerine bağlılık üzerinden bir siyasi gelenek oluşturdular. Daha sonra da, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel ve Turgut Özal gibi karizmatik liderler gölgesinde devam edildi.

Bu geleneğin temsilcileri olarak CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) ve AP (Adalet Partisi), politika inşasında kin, öfke, düşmanlık, hatta intikam duyguları barındırdığı için uzlaşma ve diyalog yerine iktidar mücadelesini gerilim, kutuplaşma ve çatışma temelinde sürdürdüler. İki taraf da siyaseti, “Yassıada” sürecine kilitlemişlerdi. Yaşanan trajediden siyaset üretmek kolaydı ancak demokrasi imkânsız hale gelmişti. Böyle bir rekabet içinde demokratikleşme çabaları da hep sonuçsuz kalmıştır.

İki ana akım arasındaki rekabeti, “demokrasi mücadelesi” olarak tanımlayanlar olsa da, kişisel olarak uzlaşma ve diyaloğun olmadığı hiçbir siyasi rekabeti “demokrasi” mücadelesi olarak tanımlamadığımı belirtmeliyim. Bugünkü siyasi partiler için de aynı durum geçerlidir. Seçmen ve oy mülahazasıyla da olsa diyalog ve uzlaşmaktan çekinen parti ve liderlerin demokrasi inşa etmeleri düşünülemez.!

Türkiye’nin demokrasi serüveninde siyasal sistem ve siyasi partiler demokratikleşemeyince, üniversiteler başta olmak üzere resmi-yarı resmi ve sivil yapılanmaların tamamı dolaylı veya dolaysız resmi ideolojinin yönlendirilmesine mahkûm oldu. Kontrolden çıkma ihtimalleri dahi düşünüldüğünde, doğrudan askeri müdahale ve muhtıralara muhatap olmuşlardır.

Esas itibariyle Türkiye’nin demokrasi iddiası ve mücadelesi çok karmaşık, karışık ve kuşku vericidir. Sadece Ordu’nun değil, üniversitelerin, sendikaların, siyasi partilerin ve karizmatik liderlerin demokrasiye ilişkin samimiyetlerine inanmak oldukça zordur.

Bu kesimlerin darbecilerle işbirliği veya en azından darbelere karşı pasif duruşları, askeri müdahaleleri sıradanlaştırmış ve vesayete devamlılık kazandırmıştır. Vesayet ile sadece siyasal sistem ve bürokrasi değil, siyasi partiler de kontrol altında tutulmuş ve siyasetin demokratik bir gelenek oluşturması engellenmiştir.

Demokrasi iddiasıyla kurulduğu halde demokratik siyaseti temel alan tek bir parti örneği yoktur. Demokrasi iddiasıyla yola çıkıp bir şekilde iktidar olmuş partilerin totaliter, otoriter ve oligarşik bir yapıya nasıl dönüştüğünün somut örneği AK Parti’dir.

Değişim iddiasıyla gelen AK Parti’nin nasıl değiştiği, sadece hukuksuzluk, adaletsizlik, yolsuzluk, yağma ve talan ile değil, statükocu ve düzenbaz vesayetin aracı olarak nasıl kirlendiği görülmüyor mu? Başka bir örneğe gerek bırakmayacak ve kuşkuya mahal vermeyecek kadar açık değil midir?

Vesayet ve müdahaleler dışında, doğrudan siyasetçilerden kaynaklı nedenler de vardır. Bunların başında, demokrasiyi içselleştirmemiş siyasetçilerin sahte demokrasi iddialarıdır. Bu nedenle hiçbir parti, demokrasinin kurumsal bir unsuru olamamıştır.

Oysa kurumsal, sosyal ve siyasal alanların tümünde, içselleştirilmiş bir demokrasi kültürü ile ancak demokrasi gelenekselleşir ve kurumsallaşır. Ülkemizde bunu gerçekleştirmiş tek bir lider ve tek bir parti dahi yoktur.

Demokrasiyi inşa etmek için demokratik siyasete, diyalog, uzlaşma ve demokratik bilince ihtiyacımız vardır. Kuşkusuz toplumsal bilinç ve demokratik refleksler de demokratik siyaset ile gelişir ve güçlenir. Bu bilinçsizlik ve kültür yoksunluğu nedeniyledir ki, iktidarı ve bireysel çıkarlarımızı hukuka, insan hak ve hürriyetlerine, insanlık onur-haysiyet ve şerefine çok kolayca feda edebiliyoruz. Sırf bu nedenle, geçmişte olduğu gibi bugün de, vesayete ve statükoya boyun eğmeğe devam ediyoruz.

Türkiye’nin demokrasi mücadelesini 1946 süreci birlikte değerlendirmek ve bu süreçle bağlantısını yeniden kurmak gerekir, diye düşünüyorum. Sağ-Sol ayırımı yapmadan bu süreçte demokrasiye ve demokratik siyasete katkı vermiş bütün kesimleri önemsemek, saygı duymak durumundayız.

Bu süreci ve verilen demokrasi mücadelesini yok sayarak bir demokrasi kültürü oluşturmak mümkün değildir. Bu süreci önemsememin nedeni; geçmişte kalmış partilere yeniden hayat vermek değildir ancak demokratik siyaseti bu kökler üzerinden sürdürmenin gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum.  Çünkü demokrasiyi yeşertecek olan fidan ancak o köklerde filizlenebilir.!

Bugün için demokratik siyasetten söz etmek anlamlı olmayacağı için öncelikle ceberut yönetime ve hukuksuzluğa karşı muhalefet zemininde bir araya gelmenin zorunlu olduğu açıktır. Sanal kahvaltıları aşıp kol kola yürümek zamanıdır!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
11°
hafif yağmur
Namaz Vakti 24 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:54
Akşam 18:18
Yatsı 19:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Bursaspor 18 30
7. Tuzlaspor 17 30
8. Ankara Keçiörengücü 17 28
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 19 28
8. Real Betis 20 27
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 20 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü