Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Çalınmış Özgürlüğüm!

Çok çarpıcı bulduğum “Çalınmış Özgürlüğüm!” ifadesini, özgürlük mahrumlarının tamamını kuşattığını düşündüğüm için kullandım.

YAZARLAR 04.04.2021, 11:09
Abdulbaki Erdoğmuş Yazdı: Çalınmış Özgürlüğüm!

Çok çarpıcı bulduğum “Çalınmış Özgürlüğüm!” ifadesini, özgürlük mahrumlarının tamamını kuşattığını düşündüğüm için kullandım.

Dikkatimi çeken bu ifade, İran’da yasal olarak kamusal alanda zorunlu olan ve kadınlara sadece kamusal alanlarda değil, çarşı-pazar dâhil sosyal alanların tamamında “başörtüsü” takmayı dayatan resmi ideolojiye karşı mücadele veren sembol isimlerden Masih Alinejad’a aittir.

Nevşin Mengü’nün Masih Alinejad ile Face Time üzerinden gerçekleştirdiği söyleşiden alıntı yaptım. Bu vesileyle başörtü zorunluluğunu konu alan çalışmalarını “Herkes İstediği Gibi Yaşasın” kitabıyla yayınlayan gazeteciler Büşra Cebeci ve Nevşin Mengü’yü kutluyorum.

Türkiye’de bir dönem, başörtüsünün “laikliğe aykırılığı” ve “dini sembol/simge” sayıldığı gerekçesiyle kanunlarla yasaklanmış, sadece kamusal alanda değil, özerk olması gereken üniversitelerde dahi başörtüsüyle derslere girilmesi engellenmişti. Yüzlerce kız öğrence sırf bu nedenle okullarından hukuksuz olarak uzaklaştırılmış ve aileler mağdur edilmişti.

Başını örten kadınlar için Belediye toplu ulaşım araçlarının dahi kamusal alan sayılıp sayılmayacağı gibi trajikomik hikâyeleri üzüntüyle hatırlıyoruz.

Ülkemizdeki uygulamaların bir benzeri ancak tam tersine bir durum İran’da uygulanmaya devam edilmektedir. Kadınlar, kamusal ve özel alan ayırımı olmaksızın “dinin emri!” gereğince başlarını örtmek zorundadırlar.

Laikçi Türkiye gibi dinci İran da “varlığını, başörtüsünün varlığı ve yokluğu meselesine teslim etmiş” durumdadır.

Türkiye’deki uygulamalara karşı direnişin bir benzeri de İran’da görülmektedir. Her iki ülkenin uygulaması da özgürlükler ve insan haklarına aykırı olduğu gerçeği dikkate alındığında, iki kesimin de –amaçları farklı da olsa-verdiği özgürlük mücadelesinin anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyorum.

Her iki kesimin de özgürlüğünü “çalınmış özgürlük” olarak tanımlamak mümkündür. Farklı biçimlerde de olsa “özgürlüklerin çalınması” kuşkusuz hırsızlıktan öte bir hak gaspıdır.

Baskı, dayatma ve ağır cezalara rağmen gasp edilmiş hakların mücadelesini vermek hiç kuşkusuz bir erdem ve insan onurunun bir gereğidir. lgnazio Silone takma adıyla eserler yazan İtalyan yazar Secondo Tranqulli’nin ifadesiyle; “İnsan özgürlüğü başkasından dilenemez, özgürlüğü kazanmasını bilmesi gerekir.”

Belki de kazanmayı bilmediğimiz için özgürlüklerden mahrum bırakılıyoruz. Veya mücadele etmediğimiz için çalınmış özgürlüklerimizi geri alamıyoruz!

OHAL ve KHK ile milyonlarca insanın özgürlüğü çalınmadı mı?

Milyonlarca insanımızın diline pranga vurularak özgürlükleri çalınmadı mı?

Yüzlerce tutuklu aydın, yazar ve siyasetçinin özgürlükleri çalınmadı mı?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 83 milyon yurttaşın özgürlüğü ve geleceği çalınmadı mı?

Ya da şöyle sormalıyım: çalınmayan hangi özgürlüğümüz kaldı?

İktidar, devletçilik, dincilik, milliyetçilik boyasıyla boyanmış kesimler fark etmeyebilir ancak özgürlüğüne ve onuruna düşkün insanlarımızın çoğu hak ve özgürlük gaspının farkındadır. Ayrıca bu durum, ilgili uluslararası raporlarda da yer almaktadır.

Yayımlanan raporlarda; 21. Yüzyılda siyasi haklar ve sivil özgürlüklerin en çok gerilediği ülkelerin başında Afrika ve Müslüman ülkeler gelmektedir.

Freedom House kuruluşunun 2020 yılı raporunda, “son 10 yılda özgürlüklerde en fazla gerilemenin olduğu üç ülke; Burundi, Türkiye ve Mali” olarak sıralanmaktadır.

Bu utanç bize yeterliyken, yönetici ve siyasetçilerimizin Müslümanlık referansı ile var saydıkları hak ve özgürlük iddiaları utancımızı kat kat artırmakta ve vicdanlarımızı kanatmaktadır.

Türkiye ve İran örneğinde olduğu gibi baskı ve zulüm sadece başörtüsü özgürlüğünde değil, düşünce ve fikir hürriyeti dâhil, özellikle siyasal yaşamın her alanında kendisini göstermektedir.

Koyun postuna bürünmüş Kurt gibi sinsice ‘Hak’ örtüsüne gizlenmiş batıl, Adalet iddiasıyla yapılan zulüm, milli birlik ve kardeşlik söylemi üzerinden uygulanan ayırımcılık, din-diyanet ile de yaygınlaşan dilbazlık sonucu sadece özgürlüklerimiz çalınmadı, özgürlük bilinci dahi topluca katledilmiştir.

Türkiye örneğinde olduğu gibi Adaletsizlik, hukuksuzluk, haksızlık ve ayırımcılığın egemen olduğu ve kanıksandığı bir ülkede özgürlük arayışlarının karşılık bulması neredeyse toplumda dahi imkânsız hale gelmiştir.

Totaliter, otoriter sistemlerin ve ceberut yönetimlerin egemen olmasının doğal sonucu olarak öncelikle adalet ve özgürlükler devre dışı kalır, zulüm, zorbalık, keyfilik yaygın hale gelir. Adalet mülkün (evren ve hayatın) temelidir. Adalet yoksa özgürlük de yok demektir.

Fransız düşünür Joseph Joubert (1754-1824): “Ey özgürlük! Adalet varsa sen de varsın” demiştir.

Gerçekten de Adalet olmadığı için özgürlüklerimiz çalınıyor, yönetimler tarafından gasp ediliyor!

Adalet-eşitlik-özgürlük-ahlak gibi ilkeler birbirilerini tamamlayan unsurlardır. Birinin yokluğu veya eksikliği diğerlerini de tahrip eder ve ortadan kaldırır.

Ahlak ve adaletin yaygın, etkin ve hâkim olmadığı ülkelerde, özgürlüklerin, hiçbir sözleşmenin, anlaşma ve mutabakatın güvencesi yoktur, olamaz da!

Özlü bir ifadeyle söyleyebilirim ki Özgürlük, sınırsız ve sorumsuzluk değildir. Sınırı eşitliktir. Sınırlarını koruyan da adalettir. Sorumlu davranmasını sağlayan da yüce ahlaktır ve iyi insan olmaktır.

Bunun için de çalınmış özgürlüğümüzü istiyoruz!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
11
açık
Namaz Vakti 21 Nisan 2021
İmsak 04:35
Güneş 06:09
Öğle 13:08
İkindi 16:54
Akşam 19:57
Yatsı 21:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Başakşehir 33 33
19. Gençlerbirliği 34 32
20. Erzurumspor 34 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü