Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden:PKK ve Şiddeti Sorgulamak

Kanaatime göre 21. Yüz yılda etnik-sınıfsal-dini-la dini silahlı hiçbir örgütün ve şiddetin egemenlere hizmet dışında toplumsal bir yararı yoktur. Bu nedenle meşruiyeti de söz konusu olamaz.

YAZARLAR 05.05.2022, 16:38
Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden:PKK ve Şiddeti Sorgulamak

PKK ve Şiddeti Sorgulamak

Kanaatime göre 21. Yüz yılda etnik-sınıfsal-dini-la dini silahlı hiçbir örgütün ve şiddetin egemenlere hizmet dışında toplumsal bir yararı yoktur. Bu nedenle meşruiyeti de söz konusu olamaz.

Şiddet artık modern devletlerin tekelindedir. Modern devlet, ölüm kusan silahları, düzenli ordusu, operasyonel timleri, polis ve milisleri ile bir bütün olarak şiddeti yönlendirebilmektedir. Gerektiğinde hukuk ve siyaset dahil sivil gücünü de şiddetin araçları olarak kullanmaktadır.

Ulus devletlerin tamamı benzer politikalar ve stratejiler uygulamaktadır.

İnsanlarımızı silahlı mücadeleye zorlayan, din-cihad, hak ve özgürlük mücadeleleri için şiddeti bir yöntem olarak dayatan, gençlerimizi silahlandırıp örgütleyen de ne yazık ki küresel güçler ve onların işbirlikçisi ulus devletlerin kendileridir.

Böyle devasa bir güce karşı küresel himaye olmadan mücadele etmek mümkün değildir. Himayeye mecbur olanın inisiyatif kullanma imkânı da doğal olarak mümkün olmaz.

Ayrıca modern devletin araçlarıyla savaşanlar asla bir halkı özgürleştiremezler. Gıdası şiddet olanların varlığı da şiddetle mümkündür. Bu durumda savaşın kazananı halk ve hak olmayacaktır.

Şiddet, sadece öldürmüyor, yakıp yıkmıyor. Şiddet, uygulayıcılarını canavarlaştırıyor. Taraflar birbirlerini “yok edilmesi gereken düşmanlar” olarak görüyor. Taraflar, şiddete boyun eğmeyen halkı da “hain” olarak tanımlıyor ve “pasif düşman” sınıfında konumlandırıyor.

Bu durumda modern devlet de hukuku/yasaları ve halkın haklarını ihlal etmeyi yönetimin bekası için zorunlu görüyor. Artık halkın insanlık onuru, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenliği, sosyal yaşamı şiddet politikalarına kolayca feda edilebiliyor.

Örgütlerle savaş stratejisini, yoğunluk derecesini, zamanlamasını, süresini belirleyen de modern devletin kendisidir.

Bu uygulamaları yaklaşık kırk yıldır Türkiye’de devletin yönetim politikalarında ve PKK uygulamalarında görüyoruz. En kötüsü de toplum olarak bu politikaları ve uygulamaları kanıksamış durumdayız.

Oysa 40 yıldır devam eden kirli savaşın ağır bedelini ülkemiz ve insanlarımız ödüyor. PKK sadece bir gerekçe ve neden. Esas olan, otoriter ve ceberut sistemin bekasıdır.

Ulusa/millil talebi olmayan ve bunu her fırsatta açıklayan bir örgüt üzerinden Kürtleri “bölücülük” ve “ayrılıkçılıkla” suçlamak, modern devletin ‘mühendislik projesi’ ve stratejik/politik bir tezgahı değil midir?

Peki, PKK’nin bu strateji dışında kaldığını iddia etmek gerçekçi olur mu?

Millî mücadele vermeyen bir örgütü “halkın temsilcisi”, liderini de “halkın önderi” olarak tanımlamak Türkiye dışında dünyanın neresinde kabul görmüştür?

Yeryüzünde iradesini tek kişiye bağlayarak özgürleşen bir halk var mıdır?

PKK, Türkiye için bir tehdit unsuru olmaktan çıkmasına rağmen hem içerde hem de sınır ötesi operasyonlar için bir gerekçe ve neden oluşturmaya devam etmektedir. Nedenini sorgulamamız gerekmez mi?

PKK gerekçe yapılarak Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürtlerin ve diğer farklı unsurların hak ve özgürlük talepleri baskılanmakta, nitelikli kadrolar bürokrasi ve üniversitelerden uzaklaştırılmakta, yüzlerce Kürt siyasetçi, aydın, yazar ve sanatçı cezalandırılmaktadır.

Kürtleri silahlı mücadeleye yöneltenlerin, hak talepleri için şiddeti bir yöntem olarak dayatanların küresel tezgâhtan ve ceberut sistemin sinsi planlarından habersiz olmaları düşünülemez.

Bu tezgâhın bir tarafında devlet/siyasal sistem varsa, diğer tarafta da PKK vardır.

Biliyoruz ki PKK, başlangıçta “Bağımsız Kürdistan” hedefiyle silahlı Kürt hareketi olarak ortaya çıkmış olsa da zaman içerisinde evirilip anti-Kürdistan bir harekete dönüşmüştür. 

En azından “Kürdistan” iddiasından vaz geçtiği, en üst seviyede defalarca ifade edilmiştir. 

Cemil Bayık "PKK Türk demokrasi hareketinin motorudur. Türkiye halkını Apo kadar, PKK kadar düşünen ne bir parti ne bir önder daha yoktur" diyerek bu gerçeğin altını çimiştir.

Sormak gerekmez mi?

“Madem Kürdistan veya federasyon iddianız yok, neden silahlı mücadeleyi sürdürüyorsunuz? Kimlerle ve niçin savaşıyorsunuz?”

“Türk demokrasi hareketi” için neden Kürtler ölüyor?

Demokrasi mücadelesi için silahlı mücadele meşru mudur?

Kişisel olarak meşru görmüyorum ancak meşru kabul edilse dahi bunun mücadelesi neden sadece Kürtlere düşmektedir? Türkler niye bu silahlı mücadele içinde yer almıyor?

“Bağımsız Kürdistan” mücadelesinin uluslararası bir meşruiyeti olduğu bilinmektedir. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke tarafından PKK’nin “Terör Örgütü” olarak tanımlanmamasının nedeni de buydu.

Zira bir ulusun başka bir ulus tarafından boyunduruk altına alınması, kimliği, tarihi, dil, kültür ve kendi kendini yönetmek gibi hakları yok sayılması durumunda şiddete başvurması bazı ülkeler tarafından meşru görülmektedir.

PKK’nin ulusal ve milli bir talebi olmadığına göre silahlı mücadelesi neden meşru kabul edilsin? 

Kürdistan iddiası kalmayan PKK’nin, silahlı varlığının bir gerekçesi de meşruiyeti de kalmaz. Peki, silahlı varlığını sürdürmekte neden ısrar ediyor?

TSK’nin Irak ve Suriye’deki varlığına uluslararası meşruiyet kazandıran PKK olduğuna göre, varlığını sürdürmesinin nedeni de bu mudur?

Türkiye’nin otoriter rejimini ayakta tutmak, Koruculuk ve iş birliği sistemini ve OHAL koşullarını sürekli kılmak, demokratik-sivil çoğulculuğu ve özgür siyaseti önlemek ve TSK’nin (Türk Silahlı Kuvvetleri) Irak ve Suriye’deki varlığına gerekçe olmak gibi dolaylı-dolaysız katkıları olan PKK’nin Kürtler ve Kürdistan için nasıl bir yararı olabilir?

21. yüzyılın hak ve özgürlük mücadelelerinde şiddet ve silahın seçilmesi bir toplum için sadece yıkım ve yok oluştur.

Devletin ceberut sistemini ve PKK’yi sorgulamaktan ve yüzleşmekten korkuyor olabiliriz ancak kendimizle ve şiddetle yüzleşmekten korkmanın bir mazereti yoktur.

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 29 Kasım 2022
İmsak 06:30
Güneş 08:00
Öğle 12:57
İkindi 15:23
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü
GazetelerTümü