Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden: Savaş Siyaseti mi Gelişiyor!

Gerginlik, gerilim, kutuplaştırma ve düşmanlaştırma siyasetinin iktidar devamı için yetersiz kalacağı endişesiyle yeni bir savaş stratejisinin sahneye konulacağı tartışılıyor.

YAZARLAR 23.10.2021, 16:41
Abdulbaki Erdoğmuş'un Kaleminden: Savaş Siyaseti mi Gelişiyor!

Savaş Siyaseti mi Gelişiyor!

Gerginlik, gerilim, kutuplaştırma ve düşmanlaştırma siyasetinin iktidar devamı için yetersiz kalacağı endişesiyle yeni bir savaş stratejisinin sahneye konulacağı tartışılıyor.

Özellikle son beş yılını gerilim ve husumetle yürüten iktidarın, bu yolda dur-durak bilmez bir hırsla yeni arayışlara girmesi Türkiye açısından yeni tehdit ve tehlikeleri haber vermektedir.

Ulusal ve uluslararası her başarısızlığın bedelini PKK ve Terör gerekçe yapılarak Kürtlere ödettiren bir anlayışın, yeni dönemde de iktidarını sürdürmeyi aynı yöntemle devam ettireceğini ön görmek için ortalama bir zekâ yeterlidir.

Kuşkusuz Kürtlere düşmanlık bugünün meselesi değildir ancak 1950’den sonra darbe dönemleri hariç hiçbir dönemde “kimlikleri kabul edilerek” bu kadar açık bir dışlanma örneği sergilenmemiştir. Türkiye’de, PKK’ye ipotek edilerek hak ve özgürlüklerden mahrum bırakılan Kürtler, siyasal alanda da HDP ile özdeşleştirilerek ötekileştirilmişlerdir. Aynı yaklaşım, Kürt kimliği ile farklı partilerde siyaset yapanlara da gösterilmektedir. 

Bu bağlamda, HDP’nin yalnızlaştırılması ve baskı altında tutulması, kendi hata ve yanlışları kadar iktidar ve muhalefetiyle siyasal sistemin bir uygulaması olarak ortaya çıkmaktadır.

HDP’nin, radikal bir ideoloji ile bu sorunu aşması mümkün görünmemektedir. Bu baskının HDP’yi var eden sebeplerden biri olduğu düşünüldüğünde, HDP’nin de bu durumdan pek şikayetçi olmadığını düşünenler de az değildir.

Esas sorun, PKK ve HDP üzerinden Kürtlerin içerde ve dışarda mağdur edilmesidir. İçerde hak-hukuk-demokrasi talepleri dahi PKK ve HDP’ye havale edilerek ötelenmektedir.

Dışarda da yine PKK gerekçe gösterilerek Kürtlerin çok ağır bedeller ödeyerek Irak ve Suriye’de elde ettikleri kazanımları yok etmek için her yola ve yönteme başvurulmaktadır. Ne yazık ki siyasal iktidar, neredeyse bütün enerjisini ve zamanını bu kazanımları yok etmek için harcamaktadır.

Hakkaniyetin ve Makuliyetin esas alınmadığı bu politikaların en ağır faturasını öncelikle Türkiye’nin ödediğini belirtmek isterim. Yaşanan ekonomik ve siyasi krizlerin birinci nedeni yönetememe ve yönetimsizlik ise ikincisinin Kürt meselesinde izlenen ikircil ve ayırımcı tutum olduğunu düşünüyorum.

30 ve 31 Ekim tarihlerinde Roma’da düzenlenecek G-20 zirvesinde üye ülkelerin gündemini ekonomi ve dünyanın yeni düzeni oluştururken Türkiye’nin gündemini Kürtler ve Suriye’nin oluşturması ülkemiz adına bir kayıp ve hüsran değil midir?

Dünya, yeni dönemde ABD-Çin rekabetini ve olası savaşı tartışırken, ülkemizde Suriye’ye yönelik askeri harekatın konuşulması mahcup olmamız için yeterli değil midir?

ABD-Çin gerginliğinin dünyayı da olumsuz olarak etkileyeceği ortadadır. Ülkeler bu yönde politikalar geliştirmeye çalışırken bizim gündemimizde “komşularımızla savaş” olmasını nasıl izah edebiliriz?

Seçim kazanmanın bir yöntemi olarak savaş hazırlığı yapmak, Cumhur ittifakı için normal bir durum görülse de ülkemiz açısından bir itibar ve saygınlık sorunu oluşturduğu muhakkaktır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni bir harekât için hazırlandığının işaretleri verilmektedir. Olası bir savaşın tarafları da çok net değil. TSK’nin karşısında sadece silahlı Kürt gruplar olmayacaktır. ABD ikna edilse dahi Suriye ordusunun karşılık vermeyeceğinin garantisi yoktur. 

Savaşın neden olacağı katliamlardan ve insan hayatından söz etmiyorum. Çünkü tarafların insan hayatı diye bir derdi yok. Her gün çocuklarımız ölüyor, ölenin Türk-Arap veya Kürt olması kimin umurunda? Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor.

Gerçekleşmesi durumunda böyle bir harekât, Suriye topraklarını işgal etmek demek olmayacak mı?  

Türk Silahlı gücünün Suriye’de varlığını onaylayan dünyada kaç ülke var? 

Rusya-İran ve Suriye kadar ABD-Avrupa ve bölge ülkelerinin de rahatsız olduğunu biliyoruz. ABD başkanı Joe Biden, “Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonlarının IŞİD ile mücadeleye zarar verdiğini” söylemedi mi?

Suriye’nin yeniden Arap Birliğine dönmesi durumunda Arap ülkelerinin Türkiye karşısındaki tutumunun çok daha sert olacağı açıktır. Bu tutumun ABD ve Avrupa ülkelerini de Türkiye’nin aleyhine yönlendireceği kesin.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın askerî harekât için hedef gösterdiği Tel Rıfat kenti için Suriye ordusu tarafından da drone ile "Kentimiz PYD/PKK'dan alınacak. Çok geç olmadan güçlerimizle iş birliği yapın” yazılı broşürler atıldı. Aynı kentte Rusya'nın da varlığı bilinmektedir.

Bir seçim kazanmak veya siyasal iktidarını devam ettirmek için ülkemizi böyle bir bataklığa sürüklemek nasıl bir vatanseverliktir?

Komşu bir devlete savaş açarak seçmen kitlesini konsolide etmeye çalışmanın ülkemize hiçbir yarar sağlamayacağı gibi yeni felaketlere yol açacağını da kabul etmek zorundayız. 

Türkiye kaybedecekse seçimi veya iktidarı korumanın ne önemi var?

Irak ve Suriye, Türkiye’nin arka bahçesi olmadığı gibi, Kürtler de her ihtiyaç duyulduğunda dövülecek, katledilecek, sürülecek “mazlum” pozisyonunda değildir. Kürtler, çoban-sürü misali tek kişi tarafından güdülen bir halk değildir, hiç olmamıştır da…! Bu oyunların farkında olacak kadar da bir bilinç düzeyine ulaştıklarına inanıyorum.

Savaş planlarına da düşmanlık politikalarına da son verilmesi, her şeyden önce ülkemizin bütünlüğü, barışı, istikrarı için zorunlu bir tercihtir. Yeni siyasetin tercihi de bu yönde olmalıdır.

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
15
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 04 Aralık 2021
İmsak 06:34
Güneş 08:05
Öğle 12:59
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
Günün Karikatürü Tümü