Abdulbaki Erdoğmuş: Irkçılık Tehdit Etmeye Devam Ediyor!

Irkçılık karanlık bir iddiadır, bu iddiayı aydınlatacak bir ışık hiç kimse tarafından henüz keşfedilmemiştir.

YAZARLAR 13.12.2020, 11:02
Abdulbaki Erdoğmuş: Irkçılık Tehdit Etmeye Devam Ediyor!

9 Aralık PSG-Medipol Başakşehir UEFA Ligi maçında Yardımcı Antrenörü Pierre Webo'nun, kenarda bir pozisyona itiraz etmesinin ardından maçın dördüncü hakemi tarafından ırkçı söyleme maruz kalması ve orta hakem tarafından kırmızı kartla cezalandırılması ülkemizde olduğu kadar dünya basınında da geniş yankı buldu.

Medipol Başakşehir’in yönetici, teknik kadrosu ve futbolcularının yerinde tepkileri ve maça çıkmama kararları onurlu bir duruş olarak tarihe geçti. Ben de kendilerini tebrik ediyorum.

Son yıllarda özellikle spor müsabakalarında sık sık rastlanan ırkçı söylem ve tezahüratların tehlikeli boyutlara ulaştığı gözlemlenmektedir. Daha çok siyahi sporculara yönelik bu çirkin davranışların insanlık için büyük bir utanç oluşturduğu da açıktır.

Söz konusu maçta da benzer bir olay yaşandı. Maçın 4. hakemi, Webo'nun bir pozisyona itirazı üzerine orta hakeme "Şuradaki siyah (Negro) olan. Git ve onun kim olduğuna bak. Şu siyah olanın böyle davranmasına izin vermemiz mümkün değil" demişti.

Siyah anlamına gelen “Negro”, kullanım açısından ırkçı bir söylemdir. Ayrıca beyazlardan söz edilirken “insan” kelimesi tek başına kullanılırken, siyah bir insandan söz ederken ona “siyah insan” denmesi de ırkçı bir yaklaşımın ifadesidir. Webo da bu ırkçı söyleme muhatap olduğu için haklı olarak itiraz etti, bizler de yanında olduğumuzu ve ırkçılığın her türlüsünü lanetlediğimizi ifade ettik.

Peki, bu tepkiler yeterli mi?

Irkçı söylemler ve uygulamalar sadece siyahi insanlara yönelik midir?

Elbette hayır!

En basit tanımıyla ırkçılık, insanın kendi ırkını diğer ırklardan daha üstün sayması, özellikle de siyasal anlayışını ırk temeline dayandırmasıdır. Bu üstünlük iddiası etnik aidiyet ile yapıldığı gibi beyaz, siyah, sarı gibi renk farklılığı üzerinden de yapılmaktadır.

Irkçılık, modern çağda Batı dünyasında ortaya çıkmış bir olgudur. Daha çok Afrika ve Asya’da sömürgeciliğe meşruiyet kazandırmak için geliştirilmiş bir ideolojidir. Benzer durum Amerika’da Kızılderililere karşı ortaya çıkmıştır. Soykırımın gerekçeleri, kendilerini üstün gören bir anlayışın “öteki”yi kendisine “hizmet etmekle yükümlü” görmesi ve buna boyun eğdirmeğe kalkışmasıdır.

1550 yılında “Kızılderililer'in aşağılık bir ırk olduğunu ve bunların beyazlara hizmet etmek üzere yaratıldıklarını” ileri süren İspanyol Rahip Gaines’in ırkçı tezinin Amerika’da karşılık bulduğu ve soykırımı meşrulaştırdığı bilinmektedir.

Doğu toplumlarında kabilecilik, soy, nesep, aile veya Hindistan’da kurumsallaşmış kast sistemi gibi insanlık tanımına ve değerlerine aykırı olgular olsa da Yahudiler dışında diğer unsurların hiç birisinde ırkçılık gibi bir anlayışın 19. Yüzyıla kadar olmadığını söyleyebiliriz.

Yahudiliğin ırka bağlı bir din olması nedeniyle kendilerini insanlığın tüm unsurlarından üstün gördüklerini biliyoruz. Bu sebeple de diğer milletleri yönetme hakkının sadece kendilerinde olduğunu ileri sürmüşlerdir:

"Bütün göklerin altında olan kavimler üzerine bugün senin dehşetini ve korkunu koymaya çalışacağım, onlar senin haberini işitecekler ve senin yüzünden titreyip kıvranacaklar" (Tevrat-Tesniye, 2/25)

19 ve 20. yüzyıldan itibaren Müslüman dünyasında da başlayan “milli devlet”, “milliyetçilik” gibi akımların zamanla ırkçılığa dönüştüğü ve Türkiye örneğinde olduğu gibi kurumsal kimlik dahi kazandığı görülmektedir.

Ne yazık ki yaklaşık yüz yıldır Türkiye olarak” kurumsal ırkçılık” ile yönetiliyor ve yönlendiriliyoruz. Anayasa’nın 66. Maddesi aynen şöyle diyor:

“Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarda kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkartılamaz...”

Bu maddeye göre herhangi bir vatandaşın kendisini Kürt, Arap, Gürcü veya Laz olarak tanımlaması yasaktır. Ülke nüfusunun yarısının Türk olmadığı halde tamamını zorunlu olarak “Türk” saymak “kurumsal ırkçılık” değil midir?

Pierre Webo’ya yönelik ırkçı saldırıdan daha mı az insanlık suçu içermektedir?

Diyarbakırsporlu futbolcuların, teknik kadronun ve yöneticilerinin rakip sahalarda maruz kaldıkları sözlü hakaret, küfür ve fiili saldırılar ırkçılık değil midir?

Tarım işçilerinin, fındık, pamuk toplayıcılarının, inşaat emekçilerinin “Kürtlük” gerekçesiyle dövülmeleri, linç edilmeleri, kovulmaları ırkçılık değil midir?

Ait olduğu etnisiteyi necip-üstün-ayrıcalıklı ve yönetmeye tek hak sahibi görmenin Yahudi ırkçılığından ne farkı vardır?

“Bir Türk dünyaya bedeldir!” saçmalığı bir tarafa, Diyarbakır başta olmak üzere şehir merkezlerine, Karacadağ gibi yüksek yerlerin eteklerine, yol güzergâhlarına “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazmak ırkçılık değil de nedir?

Kürtçe dilin yasaklanması, mahkeme kayıtlarına ve TBMM tutanaklarına “bilinmeyen dil” olarak geçmesi ırkçı bir tutum ve ayırımcı bir uygulama değil midir?

Hiç kuşkusuz Türk halkını “ırkçı” olarak tanımlamak haksızlıktır. Irkçı olan düzendir, yani kurumlar, kuruluşlar, partiler ve ideolojik gruplardır. En kötüsü de ırkçılık, anayasa ve yasalarla teminat altına alınmasıdır.

Bu uygulamalar karşısında sessiz, tepkisiz davrananların, sağduyu ve duyarlılık ortaya koymayanların Pierre Webo’ya sahip çıkmaları, ırkçılığı telin etmeleri hiçte gerçekçi ve inandırıcı görünmüyor!

Irkçılık karanlık bir iddiadır, bu iddiayı aydınlatacak bir ışık hiç kimse tarafından henüz keşfedilmemiştir. Karanlığın peşine takılanlar aydınlıktan korkar hale geldikleri için ışık veren her şeyden de korkarlar.

Çağımızda etnik aidiyetini gurur vesilesi yapmak,  ait olduğu milleti necip-üstün, ayrıcalıklı görmek, din, ırk, ecdat milliyetçiliği yapmak, devlet-millet-bayrak edebiyatı yapmak bir cehalet hamasetidir, aklın, ilmin, teknolojik gelişmelerin, ekonomik ve sosyal yaşamın reddettiği ilkel bir anlayış ve hastalıklı bir zihin halidir.!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
-1
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 19 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:49
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü