<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Meridyen Haber | Haberler, Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.meridyenhaber.com</link>
    <description>Meridyen Haber | Haberler, Son Dakika Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.meridyenhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 19:15:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Eurovision’u 'Yumuşak Güç' Aracına Çevirdi: 'Halk Oylamasını Satın Almışlar']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/israil-eurovisionu-yumusak-guc-aracina-cevirdi-halk-oylamasini-satin-almislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/israil-eurovisionu-yumusak-guc-aracina-cevirdi-halk-oylamasini-satin-almislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New York Times, İsrail hükümetinin Eurovision’u uluslararası imajını güçlendirmek için bir “yumuşak güç” aracı olarak kullandığını yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York Times, İsrail hükümetinin Eurovision’u uluslararası imajını güçlendirmek için bir “yumuşak güç” aracı olarak kullandığını yazdı. Gazetenin araştırmasına göre Netanyahu hükümeti, Eurovision’daki halk oylamasını etkilemeye dönük tanıtım kampanyalarına en az 1 milyon dolar harcadı. İsrail’in 2024 ve 2025 yarışmalarında beklenmedik biçimde yüksek halk oyu alması, Avrupa’daki yayıncılar arasında kriz yarattı.</p>

<p>ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times (NYT), İsrail'in dünyanın en çok izlenen kültürel etkinliklerinden biri olan Eurovision Şarkı Yarışması'nı nasıl bir "yumuşak güç" aracına dönüştürdüğünü gözler önüne seren çarpıcı bir araştırmaya imza attı. Habere göre İsrail hükümeti, Gazze'deki savaşın gölgesinde zedelenen uluslararası imajını düzeltmek için Eurovision'daki halk oylamalarını manipüle etmek amacıyla 1 milyon dolardan fazla para harcadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<article>
<p>50'den fazla kişiyle görüşülerek ve Avrupa Yayın Birliği'nin (EBU) sızdırılan iç yazışmalarını inceleyerek hazırlanan haberde, İsrail'in Eurovision'a yönelik benzeri görülmemiş devlet destekli müdahalesini ortaya çıkardı. Gazeteye göre yarışma, İsrail için sadece bir müzik şöleni değil, Birleşmiş Milletler'in soykırım suçlamalarına ve Filistin devletinin tanınmasına karşı uluslararası desteği toplama fırsatı olarak görüldü.</p>

<p></p>

<figure><img alt="photo-2026-05-12-10-00-50-001.jpg" height="1035" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/photo-2026-05-12-10-00-50-001.jpg" width="600" />
<figcaption>“Yuval Rafael, Birkaç dakika içinde Eurovision’un büyük sahnesine çıkacak ve İsrail Devleti’ni temsil edeceksin.”</figcaption>
</figure>

<h4>BAŞBAKANLIK PROPAGANDA OFİSİ DEVREDE</h4>

<p>NYT'nin ulaştığı finansal kayıtlar, oylama tartışmaları patlak vermeden önce bile İsrail'in Eurovision pazarlamasına en az 1 milyon dolar harcadığını gösteriyor. Bütçenin büyük bir kısmı İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan gelirken, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yurt dışı propaganda faaliyetlerini yürüten "hasbara" ofisinden de "oy teşviki" adı altında özel fonlar aktarıldığı tespit edildi.</p>

<p>Kampanyanın en belirgin ayağı, dijital reklamlardı. İsrail hükümeti, Avrupa'nın dört bir yanında farklı dillerde YouTube ve Google reklamları satın alarak, izleyicileri İsrailli yarışmacıya sistemin izin verdiği maksimum sınır olan "20 kez oy vermeye" çağırdı. Bizzat Başbakan Netanyahu ve Avrupa'daki İsrail yanlısı gruplar bu kampanyayı sosyal medyadan koordine etti.</p>

<h4>BİRKAÇ YÜZ OY SONUCU DEĞİŞTİRDİ</h4>

<p>Karar'dan Feyza Nur Çalıkoğlu'nun haberine göre, Gazetenin oylama verileri üzerinde yaptığı analiz, bu kampanyanın yarışma sonuçlarını doğrudan etkilediğini kanıtladı. İsrail'in, anketlerde kendisine yönelik tepkilerin en yüksek olduğu ülkelerde bile halk oylamasını (televote) kazanması dikkat çekmişti. Analize göre, bazı ülkelerde Eurovision için oy kullanan kişi sayısı o kadar azdı ki, sadece birkaç yüz kişinin organize bir şekilde defalarca oy kullanması o ülkenin puanlarını İsrail lehine çevirmeye yetti.</p>

<p></p>

<p><img alt="photo-2026-05-12-10-01-45.jpg" height="933" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/photo-2026-05-12-10-01-45.jpg" width="1116" /></p>

<h4>EUROVİSİON YÖNETİMİ VERİLERİ GİZLEDİ, 5 ÜLKE BOYKOT ETTİ</h4>

<p>İsrail'in bu agresif stratejisi, Eurovision'un 70 yıllık tarihindeki en büyük krizi tetikledi. Aralarında Slovenya ve İspanya'nın da bulunduğu birçok ülke oylama verilerinin açıklanmasını ve şeffaf bir soruşturma yapılmasını talep etti. Ancak yarışmayı düzenleyen EBU, verileri yayıncılardan bile gizledi ve iddiaları küçümseme yoluna gitti.</p>

<p>Yayıncılar arasında çıkan krizin ardından EBU, İsrail'in ihracı için acil bir oylama planladı ancak bunu da iptal etti. Krizin sonunda, kurum İsrail'in katılımını oylamak yerine, bir kişinin verebileceği maksimum oy sayısını 10'a düşüren ve "orantısız tanıtım kampanyalarını" yasaklayan bir kural değişikliğini oylattı. İsrail'in yarışmada kalmasına olanak tanıyan bu manevra, büyük bir tepki çekti.</p>

<p>EBU'nun bu tutumu sonrası İzlanda, İrlanda, Hollanda, İspanya ve Slovenya ulusal yayıncıları yarışmayı boykot etme kararı aldı. Boykotların, kar amacı gütmeyen kuruma yüz binlerce dolar zarar vereceği tahmin ediliyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/israil-eurovisionu-yumusak-guc-aracina-cevirdi-halk-oylamasini-satin-almislar</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/1911467.jpg" type="image/jpeg" length="57978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davasında İfade Veren Emekli Emniyet Müdüründen 'Kumpas' İddiası: "İftira Atmamı İstediler"]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/ibb-davasinda-ifade-veren-emekli-emniyet-mudurunden-kumpas-iddiasi-iftira-atmami-istediler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/ibb-davasinda-ifade-veren-emekli-emniyet-mudurunden-kumpas-iddiasi-iftira-atmami-istediler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı "İBB Davası"nın 36’ncı oturumunda Emekli Emniyet Müdürü Yener Torunler'in savunması damga vurdu. Torunler, avukat Mehmet Yıldırım’ın kendisini Cem Çelik ile aynı yönde ifade vermeye zorladığını....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı "İBB Davası"nın 36’ncı oturumunda Emekli Emniyet Müdürü Yener Torunler'in savunması damga vurdu. Torunler, avukat Mehmet Yıldırım’ın kendisini Cem Çelik ile aynı yönde ifade vermeye zorladığını, bu ifadeyi vermesi halinde serbest bırakılacağı mesajı aldığını öne sürdü.</p>

<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen 414 sanıklı İBB Davası devam ediyor. Dünkü "casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın ardından bugün bu davanın duruşmasına da katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, salona girişinde izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Duruşmanın 36. gününde savunma yapan eski Emniyet Müdürü Yener Torunler, hem "örgüt üyeliği" suçlamalarına sert çıktı hem de kamuoyunda "İBB Borsası" olarak bilinen iddiaların arka planına dair kan donduran iddialarda bulundu.</p>

<article>
<h4>"LİDERİMİZ ATATÜRK'TÜR, KİMSEDEN TALİMAT ALMAYIZ"</h4>

<p>7 Temmuz 2025'te İBB ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve firari şüpheli Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket eden bir "örgüt üyesi" olmakla suçlanan Yener Torunler, 29 yıllık emniyet geçmişini hatırlatarak suçlamaları reddetti. CHP üyesi olduğunu vurgulayan Torunler, savunmasında şunları kaydetti:</p>

<p>"İsmini dahi bilmediğim bir örgüte nasıl üye olabilirim? Bu yaştan sonra benim irademi kim teslim alabilir? CHP üyesiyim, başka örgüte üye olmam mümkün değildir. Ekrem İmamoğlu seçilmeden önce Kadir Topbaş örgüt üyesi midir? Buraya nasıl dahil edildim anlamıyorum. Murat Gülibrahimoğlu ile sadece şirketin işleyişini konuşurduk, siyasi konuşmazdık. Partimizin lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür. Peşinden ayrılmayacağımız tek lider de odur. Biz başka hiç kimseden talimat almayız. İrademizi de kimseye teslim etmeyiz. Bana bu yönde bir örgüt kurmak, talimat verebilecek adam anasının karnından doğmamıştır."</p>

<p><img alt="b4743c55-daa1-429a-bc17-a1a9c35de509.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/b4743c55-daa1-429a-bc17-a1a9c35de509.jpg" width="1200" /><br />
<em><strong>Yener Torunler</strong></em></p>

<h4>AVUKAT VE SAVCI ÜÇGENİNDE "İTİRAFÇI OL" BASKISI İDDİASI</h4>

<p>Savunmanın en çarpıcı ve sarsıcı bölümü ise Torunler'in, kendisine "iftira atması" yönünde baskı yapıldığını iddia ettiği anlar oldu. İtirafçı Cem Çelik’in avukatı olan ve yakın zamanda yurt dışına kaçarken yakalanan Mehmet Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirten Torunler, kendisine nasıl kumpas kurulmaya çalışıldığını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Cem Çelik ile aynı ifadeyi vermem için beni zorladılar ancak vermedim. Avukat Mehmet Yıldırım bana 'Fatih ve Zafer Keleş’e para götürdüğünü söylemeden bırakmazlar seni' dedi. Hatta 'Savcı Cihat Sarı ile konuştum' dedi. Telefonda savcı bana 'Seni ayın 7’sinde bırakacağım, Mehmet Yıldırım’la... Senin hiçbir suçun yok, ben biliyorum ama şu an böyle olması gerekiyor' dedi."</p>

<h4>"MERAK ETME, İNANDIRICI OLACAKTIR"</h4>

<p>Avukat Yıldırım'ın kendisinden ek ifade vermesini istediğini belirten Torunler, "Yıldırım bana 'Ufak değişiklik yapacağım ifadende. Ek ifade vereceksin, Cihat (Savcı) seni serbest bırakacak. Zaten Fatih Keleş itirafçı olacak, ondan önce davranman lazım' dedi. Ben de ona 'Kendimi kurtarmak için onlara para götürdüm dersem nasıl ispatlayacağım?' diye sorduğumda, 'Merak etme, Cem Çelik’in ifadesiyle inandırıcı olacaktır' yanıtını verdi. Cem Çelik’in beni suçlamasının tek sebebi Mehmet Yıldırım’dır" iddialarında bulundu.</p>

<h4>"ÇOCUKLARIM BABALARINI İFTİRACI OLARAK BİLMESİN"</h4>

<p>Özgürlüğüne kavuşmak için yalan söylemeyi ve başkalarına iftira atmayı reddettiğini belirten Torunler, savunmasını duygusal sözlerle tamamladı: "Çocuklarımın babalarını iftiracı olarak değil, doğruları söyleyen biri olarak bilmelerini istiyorum. Oğlumu da aldılar, adli kontrolle serbest kaldı, her gün imza atıyor. Buna rağmen bana bir kere bile ‘Baba sen de ifadeye imza at, çıkalım’ demedi. İrademi ve onurumu kimseye teslim etmedim."</p>

<h4>İŞTE TORUNLER'İN SAVUNMASININ TAMAMI:</h4>

<p>Sayın Başkan, değerli üyeler; öncelikle bir duygu rahatsızlığım var. Bir aksaklık çıkarsa şimdiden özür dilerim, kusura bakmayın. Sayın Başkanım, ben 29 yıl bu devlete, Devlet Büyüklerini Koruma Şubesi'nde polis memuru olarak hizmet ettim ve emekli oldum. Bu süre içerisinde bırakın adliyi, idari soruşturma dahi geçirmiş birisi değilim. Tertemiz bir sicile sahiptim. Yaptığım başarılı çalışmalardan dolayı başarı belgeleri almış birisiydim. Devletin üst kademesindeki pek çok yöneticiye koruma görevliliği yaptım. Ancak bana önemli devlet görevlilerini emanet eden devletim; emekli olduktan sonra çalıştığım birimde benim para çekmemi, para çekmeyi bana emanet eden işverene şaşırıyor ve bunun işçi-işveren ilişkisinin ötesinde olduğunu belirtiyor. Bu duruma ben de şaşırıyorum. Hayatım boyunca dürüstlükten sapmamış, değerlerine bağlı bir insan olarak yaşadım. Laik, demokrat, Cumhuriyet değerlerine bağlı, Atatürk ilkelerini benimsemiş bir yurttaşım. Aslında her aşamada bildiğim her şeyi anlattım ama bana kimse kulak vermedi. Duymak istediklerini duydular, duymak istemediklerini duymadılar.</p>

<p>Bilmenizi isterim ki çalıştığım süre boyunca şirkette suç işlendiğine veya örgütsel faaliyetler yürütüldüğüne dair hiçbir olayla karşılaşmadım. Eğer böyle bir durumla karşılaşsaydım, bir gün dahi burada çalışmazdım. Size öncelikle bu şirkette nasıl işe başladığımı ve Murat Gülibrahimoğlu ile nasıl tanıştığımı anlatmak isterim. Biz Koruma Şubesi'nde çalışırken,devlet büyüklerinin yanı sıra iş adamlarının da korumalarını yapmıştık. Bu esnada hangi iş adamının bir korumaya, hangi iş adamının bir güvenlik hizmetine ihtiyacı olduğunu da biliriz. Bu da bizim şubemizde bir gelenek halini almıştır; emekliliği gelen arkadaşlarımıza bu durumlar tavsiye edilir veya önerilir. Şu anda Koruma Şubesi'nde emekliliği gelen arkadaşlara da bu tür tekliflerin geldiğini biliyorum. Bu kapsamda bana da emekliliğime yakın bir sürede Kutman isimli şirkette çalışana ihtiyaç olduğu söylenmişti. Ben de o sırada emekli olduğumda; kızım ve oğlum üniversitede okuyor, diğer kızım liseye hazırlanıyordu. Emekli olduktan sonra çalışmaya ihtiyacım olduğunu biliyordum. Bu kapsamda 2014 yılında Kutman isimli şirkette yönetim kurulu ile görüşmeler yaptım. Bu görüşme sonucunda Sirtepe İdari İşler Müdürü ve o dönem yönetim kurulu başkanı olan Levent Doğan'ın koruma görevi üzerime alındı. 2014 yılında işe başladım. İşe başladıktan 1,5 yıl sonra şirket tasfiye oldu. Tasfiye olunca, Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu Kuzey İstanbul Modern adlı şirkete geçiş yaptım.</p>

<p>Şirkete geçiş yaptıktan sonra, Levent Doğan'ın koruma görevini bırakınca, Kuzey İstanbul Modern şirketinde hem idari işler hem de güvenlik müdürü olarak görevlendirildim. Yani oradaki koruma görevimi bıraktım ve her iki tarafta idari işler ve güvenlik müdürü olarak görevlendirildim. Şimdi ben size kısaca bu güvenlik müdürlüğü ile koruma arasındaki farkı anlatacağım. Çünkü genelde sanki ben Murat Bey'i koruyormuşum gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa ki ben güvenlik müdürü oldum; bulunduğum mekanın korunmasını sağladım. Güvenlik müdürü olunca birkaç değişiklik yaptım. Orada o zaman 2014-2015 yıllarıydı. Güvenlikçi arkadaşlarda telsiz falan yoktu; onlara telsiz verdim. Girişte danışma olarak kullandığımız yere danışma defteri koyduk. Telsiz verince arkadaşların, işverenin işe gelişinde trafiği yönlendirmesini sağladık. Girişe danışma defteri koyunca gelen misafirleri orada karşıladık, kayıtlarını aldık ve işverenin onayını aldıktan sonra makamına çıkardık. Bu tür şeyler şirkette sanki resmiyetmiş gibi algılandı. Oysa ki ben hiçbir dönem Murat Gülibrahimoğlu'nun korumalığını yapmış birisi değilim. Oradaki almış olduğum tedbirler şirkette koruma görevi gibi algılanarak insanlarda koruma hissiyatı oluşturdu.</p>

<p>Karar'dan Yeşim Gökçe'nin haberine göre, Bunun dışında güvenlik görevi dışında bir de idari işler müdürlüğü yapıyordum. İdari işler müdürlüğü... Pardon özür dilerim; Murat Bey bu süre içerisinde koruma ve şoför kullanmadı. Son bir yıla varıncaya kadar koruması ve şoförü hiç olmadı. Son bir yılda ise emniyetten kendisine bir bilgi geliyor (bundan benim haberim yoktu, sonradan kendisi söyledi). Kendisine ve ailesine ait tehdit olduğuna dair bilgi geliyor. Yalnız devletin koruma tahsis edebilmesi için en az 3-4 aylık bir süre, yani komisyon kararı gerekiyor. Devletin koruma verebilmesi ve komisyonun toplanması için de 3-4 ay süre gerekiyor. Murat Bey de bu etapta "Mademki devlet bana 3-4 ay koruma veremiyor, ben kendi koruma ekibimi oluşturayım" diyerek bize "Etrafınıza haber verin, biz koruma ekibini oluşturalım" dedi. Biz de bu süreçte etrafımıza haber verirken, Ulus Yatırım'da çalışan uzman çavuş arkadaşların görevlerinden ayrılacaklarını öğrendik. Bunlar da irtibat kurdu. İsmet Kural, Samet İnci, Emre Gökçel ve Halil isimli arkadaşlar geldiler. Görüşme yapıldı ve kendileri de anlaşmaya vardılar. Yalnız şöyle bir şey istendi; arkadaşlar dediler ki: "Birimlerimizle irtibatı ve ilişiği kesebilmek için bize 1, 1,5 ay süre lazım." Murat Bey de "Olmaz, hemen başlayacaksanız başlayın. İzne ayrılın, izin süresince dilekçenizi verin, ilişiği kesin, ondan sonra da sigortaları başlatın" dedi. Arkadaşlar da bunu kabul ettiler ve göreve başladılar. Murat Bey, koruma ve şoförü bu tarihten itibaren kullanmaya başlamış; o zamana kadar koruma ve şoför kullanmadı. Arkadaşlar da bu 3 aylık süre içerisinde maaşlarını elden aldılar; ilişiği kestikten sonra da sigortalı ve maaşlı olarak işe başladılar. Ondan sonra da maaşları bankadan ödenmiş oldu.</p>

<p>İdari işler görevinde ise şöyle bir durum var: İdari işler olarak şirketteki hizmetliler, şoförler ve güvenlikçiler bana bağlı olarak çalışır. Bunun yanında şirketteki binek araçların bakımı, onarımı, muayenesi ve ayrıca diğer birimlerle ilgili lojistik destek veririm. Finans, muhasebe işlerinde ya da Cebeci maden sahasında herhangi bir görevim, sorumluluğum veya yetkim yoktur. Size şirketteki bir günlük mesainin nasıl geçtiğini anlatmak istiyorum. Sayın Başkanım, ben mesainin tamamını merkezdeki şirkette geçiririm; sabah saat 9'da işe başlarım. Bana bağlı olan personel günlük iş çizelgesini getirir, bu çizelgeye bakarız. Örnek veriyorum: Sabah hizmetliler binanın temizliğini kim yapacak, çayı kim hazırlayacak; onun çizelgesini hazırlarım. Arızalı bir araç varsa veya bakıma gidecek bir araç varsa, bunun şoförlüğünü kim yapıp tamirini yaptıracaksa onların çizelgesini hazırlarım. O günkü bu tür işlerim biter. Onun dışında şirket adına harcadığım masraflar ve faturalar muhasebeye iletilir. Faturaya bakar, bana danışır: "Bu fatura sana mı ait?" diye sorar. Örnek veriyorum; ben bir aracı bakıma gönderirsem, bakım bittikten sonra fatura e-fatura olarak muhasebeye iletilir. Muhasebeye düşen fatura bana döner; "Aracı bakıma siz mi gönderdiniz?" diye sorarlar. Ben de "Evet, ben gönderdim" derim. Faturayı işleme alırlar; işleme aldıktan sonra da finans birimine yönlendirirler. Finans da faturanın ödemesini yapar. Bunun dışında bana bağlı personele ait masraf formu vardır. Günlük yaptıkları masrafların formlarını hazırlarlar; yemek bedeli veya nakit çıkışı gibi kalemleri toplarlar. Masraf formunu hazırlayıp bana getirirler. Ben bu masraf formunun şirket giderlerine uygun olup olmadığına bakarım ve bunu muhasebeye iletirim. Muhasebe kayıtlarını alır ve finansa iletir; finans da bunların ödemesini yapar.</p>

<p>Bunun dışında diğer birimlere lojistik destek sağlarız. Noter evrakları; vergi dairesi, ticaret odası, kaymakamlık, valilik, belediye gibi birimlere evrak gönderilmesi gerekir. Bunun için arkadaşlarımızı görevlendiririm. Bu evrakların teknik içerikli bir durumu yoksa, arkadaşlarımız ilgili birimden evrakı alır; gideceği yer neresiyse, hangi kuruma gidecekse oraya götürür, bırakır ve döner. Oradan alınacak evrakları alır getirir. Ancak herhangi bir teknik bilgi gerekiyorsa, bizim birimimizden ilgili teknik arkadaşı yanına alır; ilgili kuruma götürür ve teknik işlemler bittikten sonra onun nezaretinde beraber döner. Yani arkadaşımız, teknik işlemi yürütecek kişinin ulaşımını sağlar. Biz, yapılan işin arka planını bilemeyiz. Örneğin bir araç alınacaksa; bu araç niye alınacak, nerede kullanılacak, nasıl ödenecek, biz içeriğini bilmeyiz. Ancak biz aracı aldıktan sonra aracın tescil işlemlerini ve noter evraklarını kendi tarafımızda takip ederiz. Ben evrakların resmi dairelere götürülmesini sağlarım. Bankadan çekilen paranın güvenli bir şekilde şirkete nakledilmesini sağlarım. Araçta veya binada herhangi bir sorun ya da arıza varsa bunların giderilmesini sağlarım. Finans birimi tarafından bankadan para çekilmiş; bu işlemlerin de gerekçesini ya da arka planını bilemeyiz. Ancak bankadan para çekme ve para yatırma işlemleri görevlerimizin arasındadır. Benim yaptığım iş; işin gereği bankadan para çekmekle herhangi bir yerden bir evrak alıp getirmekle aynı mahiyettedir. Açıkladığım görev tanımı, yetki sınırları ve işveren ile olan sınırlı ilişkim dikkate alındığında, iddianamedeki suçlamaların bana yöneltilmesi mümkün değildir. Şirket faaliyetlerinin planlanması, yönlendirilmesi veya mali içerikli kararların alınması gibi süreçlerde herhangi bir yetkim, bilgim ya da dahlim yoktur.</p>

<p>Sayın Başkanım, bana yöneltilen suçlamalar Cebeci Maden Sahası, finans ve muhasebe birimine ilişkindir. Cebeci Maden Sahası ile ilgili herhangi bir yetkim ve bilgim yoktur. Muhasebe ve finans birimi ise son 1 güne kadar bizimle aynı binada dahi çalışmıyordu; bunlarla ilgili herhangi bir fikir yürütmem de mümkün değildir. Sayın Başkanım, açıklayacağım nedenlerle "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçundan beraatimi talep ediyorum. Böyle bir suçtan bahsedebilmemiz için önce ortada gerçekten örgüt denilebilecek bir yapının somut halinin ortaya konulması lazım. Çünkü insan, varlığından bile haberi olmadığı bir örgüte nasıl üye olabilir? Diğer taraftan bir kişinin böyle bir yapıya üye sayılabilmesi için o yapının amacını benimsemesi, hiyerarşisine dahil olması ve verilen emirleri sorgulamadan, tam bir teslimiyetle yerine getirmesi gerekir. Sayın Başkan, ben bu örgütün varlığını ilk kez savcılık sorgusu esnasında öğrendim. Öncesinde böyle bir örgütten haberdar değildim. İsmini dahi bilmediğim bir örgüte nasıl üye olabilirim?</p>

<p>Benim bu örgüte üye olmamı gerektiren sebep nedir? Allah aşkına söyleyin; bu yaştan sonra benim irademi kim teslim alabilir? Ben Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim; başka hiçbir örgüte üye olmam mümkün değildir. 2014 yılında bu şirkette işe başladım. İşe başladığımda şirketin belediyeyle iş yaptığını gördüm ve işveren, işinin gereği AK Partili belediyelerle görüşme halindeydi. 2019 yılında belediye CHP'ye geçti; yine işveren, işinin gereği CHP'li belediye ile de görüşme halindeydi. Ben ne o dönem bir örgüt olabileceğini düşündüm ne de 2019'dan sonraki süreçte bir örgüt olabileceğini düşündüm. Çünkü benim 2014 yılındaki işim, işleyişim ve görevim neyse; tutuklandığım tarihe kadar işim, işleyişim ve görevim aynıdır. Şimdi ben bilmeden 11 yıl boyunca örgüt üyesi mi olmuşum? Ekrem İmamoğlu seçilmeden önce Kadir Topbaş örgüt üyesi midir? Ya da şirketteki bütün çalışanlar örgüt üyesi midir? Ben maaşımı hak etmek için görevimi yerine getirmekten başka hiçbir şey yapmadım. Bu kapsamda buraya nasıl dahil edildim, anlamıyorum.</p>

<p>Sayın Başkanım, iddianameye göre benim üyesi olduğum iddia edilen örgütün amacı CHP'yi ele geçirmektir. Ben zaten eskiden beri CHP üyesiyim. Patronun AK Parti ile çok yakın olmasına rağmen ben yine CHP üyesiyim. Eşim daha önceden Cumhuriyet Halk Partisi Küçükçekmece İlçe Örgütü yönetiminde yer aldı; ayrıca Şavşat Dernekler Federasyonu yöneticisiydi. Yani hemşehrilerimizin arasında sevilen, sayılan birisiydi. Bir an için benim bahsi geçen örgüte üye olduğumu varsayalım. Bu örgütün amacı CHP'yi ele geçirmek olduğuna göre, bana partimden veya parti yönetiminden delege olmam yönünde talimat gelirdi. Kurultay öncesi bırakın kurultay delegeliğini, il veya ilçe delegeliğine dahi hiçbir yere aday olmadım. Buradan, benim bu hususta Murat Gülibrahimoğlu dahil olmak üzere hiç kimseyle amaç birliği içerisinde hareket etmediğim kolaylıkla anlaşılabilir.</p>

<p>Sayın Başkanım, ben çalışan olarak sadece mesaimi ve emeğimi işverene kullandırıyorum. Murat Gülibrahimoğlu, Cumhuriyet Halk Partili değildir. Çalışıyoruz ve karşılığında 3 kuruş maaş alıyoruz diye partimizi ve irademizi partili olmayan bir patrona teslim edecek değiliz; asla etmeyiz. Konu partimiz olunca, partinin resmi yöneticileri dışında kimseden talimat almayız. Benim partime ilişkin herhangi bir konuda Murat Gülibrahimoğlu'ndan talimat almam beklenebilir mi? Ben çalışma hayatım boyunca Murat Gülibrahimoğlu ile hiçbir zaman siyasi konular konuşmadım; zaten konuşacak bir yakınlığımız da yoktur. Diyaloğumuz son derece sınırlıydı ve sadece şirketin görev ve işleyişiyle ilgili konularda konuşurduk. Ayrıca partimize yönelik böyle bir plan içerisinde kim olursa olsun, babamın oğlu bile olsa bir partili olarak gereğini yapmasını bilirim. İddianamede ismi geçen kişilerin çoğunun CHP ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ben bu kişilerin çoğunun CHP'ye üye olmasına dahi karşı çıkarım. Cumhuriyet Halk Partili olmanın gerekleri vardır. Burada savunma yapan bazı insanlar ceza almaktan korktukları için özellikle CHP'li olmadıklarını belirtiyorlar. Demek ki CHP'li oldukları kanaatine varılırsa daha fazla ceza alacaklarından korkuyorlar. Bu hissiyat gerçekten ölçüşse de ölçüşmese de demokratik siyasi hayata zarar verir. Benim için Cumhuriyet Halk Partili olmak bir övünç kaynağıdır.</p>

<p>Mahkeme tavrımı sandıkta nasıl koyuyorsam, mahkeme huzurunda da aynı şekilde koyarım. Sayın Başkanım, bizim partimizde nice başkanlar, nice yöneticiler gördük. Hepsine saygı duyduk ama biliriz ki hepsi gelip geçicidir. Partimizin lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür; peşinden ayrılmayacağımız tek lider de odur. Biz başka hiç kimseden talimat almayız, irademizi de kimseye teslim etmeyiz. Bana bu yönde bir örgüt kurma talimatını verebilecek adam anasının karnından doğmuş mudur? Partimizi kendi çıkarları için kullanmak isteyen biri bana gelip böyle bir teklif yapamaz; yaparsa da alacağı cevabı hayatı boyunca unutamaz. Dışarıdan tezgah kurmak suretiyle benim partimi ele geçirmeye çalışan kişilerle iş birliği yapmam mümkün mü? Biz bu partiye, partinin ilkelerini tam olarak benimsemeyen insanların üye olmasına dahi karşı çıkarken; benim dışarıdan birileriyle birlikte partimi ele geçirmeye çalıştığım iddia ediliyor. Siz beni bu iddialar gereği mi yargılıyorsunuz? Sayın Başkanım, ben bu iddiayı hayatım boyunca şahsıma yapılan en hileli operasyon olarak tanıyorum ve bu konuda başka bir şey söylemek istemiyorum.</p>

<p>Sayın Başkanım, benim mallarım bellidir. Bugüne kadar bir lokma haram para boğazımdan geçmedi, Allah bundan sonra da geçirmeyi nasip etmesin. Ben 1996 yılında bir kooperatiften bir daire sahibi oldum. Bundan sonraki bütün kazancım çocuklarımın eğitimi üzerine oldu, bir de aracım vardı. 2017 yılında oğlum üniversiteden mezun oldu ve hemen işe başladı. 3-4 yıl çalıştıktan sonra "Baba, bir daire alalım" dedi. Ben de "Tamam oğlum; nakit param yok ama aracımı satarım, sana peşinat desteği oluruz. Gerisini de bankadan kredi çekeriz, taksit taksit öderiz" dedim. Sefaköy’de ara sokakta, 40-50 yaşlarında bir bina buldum. Yani lüks bir sitede falan değil; şu andaki değeri 2-2,5 milyon civarında. Anlaştık, aracı sattım, peşinatını ödedim. Oğlumla beraber bankaya gittik. Banka, oğlumun puanı yetersiz olduğu için ona kredi çıkamayacağını açıkladı. "Peki, bana kredi çıkar mı?" diye sorduğumda, "Evet, sana çıkabilir" dediler. Ben de daireyi kendi üzerime aldım, krediyi çektik. Kredi, dairenin tamamına çıktı; gelip parayı ödedik. Aracın parasıyla da daha düşük model bir araç aldık. Zaten aracı satın alış tarihimle daireyi alış tarihim birbirine denk gelir. Evi kiraya verince, gelen kira ile dairenin taksitini ödemeye başladık. Yani 9.800 lira taksitimiz vardı, onu da kira ile ödedik, bitti.</p>

<p>Bunun dışında kızım da 2022 yılında üniversiteden mezun oldu ve çalışma hayatına başladı. Böylece üzerimden hem eğitim masrafları kalktı hem de çocuklarım işe atılınca elimiz rahatladı; bir miktar para biriktirdik. Kızım da "Baba, bana da bir daire alalım" dedi. "Tamam" dedik, zaten öteki daire kendi kirasıyla kendini ödüyordu. Yine Sefaköy'de 40-50 yaşlarında bir bina bulduk. Toplamda üç tane dairem olmuş oldu; biri kooperatiften, diğerleri ise bu şekilde. Bunların üçü birden lüks bir sitedeki tek bir daire etmez. Orada bir daire versinler, üçünü birden veririm; üçünün fiyatı toplamda 10.000.000 lira etmez, herhalde lüks sitelerde daire fiyatları o civardadır. Gittik, elimizdeki 3-5 kuruşu peşinat olarak verdik, gerisini bankadan kredi çekerek taksite bağladık. Onun taksiti de 8.000 liraydı. Benim çalışma hayatımdaki kazancımla edindiğim mallarım bunlardır. Ayrıca Artvin’de babamdan kalan tarlalarım var; bunlar miras yoluyla gelmiştir, kardeşlerim de hissedardır. Benim bütün mal varlığım bundan ibarettir. Yine diyorum; bugüne kadar boğazımdan bir kuruş haram geçmemiştir, Allah nasip de etmesin.</p>

<p>Sayın Başkanım, para çekme ve yatırma işlemleri üzerinde özellikle duruyorum. Öncelikle belirtmek isterim ki savcılık sevk yazısında MASAK raporuna dayanılarak şirket hesaplarından para çektiğim iddia ediliyor. Benim hatırladığım kadarıyla nakit para çekim işlemleri şirket hesaplarından değil, Murat Bey’in şahsi hesaplarından yapılıyor. Bankadan para çekmek, benim görev alanımın dışında yaptığım bir işlem değildir; aksine uzun yıllardır şirkette çalışmam ve fiilen üstlendiğim görevler kapsamında, zaman zaman finans birimi tarafından verilen bilgiler doğrultusunda bu işlemleri gerçekleştiriyorum. Görev tanımımı anlatırken belirttiğim üzere; para çekilmesine ilişkin bilgiler bana finans bölümünden gelir. Şirkette uygulanan usule göre işlemler şu şekilde gerçekleşir:</p>

<p>Öncelikle finans birimi, benim de dahil olduğum personelden o sırada müsait olan kişiyi arayarak bankadan para çekilmesi gerektiğini bildirir. Ardından finans birimi, ilgili bankaya mail yoluyla bilgi vererek çekilecek paranın miktarını ve parayı teslim alacak personelin bilgilerini iletir. Personel bu bilgiler üzerine bankaya gider. Banka hazırlıklarını tamamladıktan sonra, hesap şahsi olduğu için Murat Gülibrahimoğlu’nu arayarak onay alır. Onay aldıktan sonra parayı teslim eder. Son dönemlerde bu onay işlemleri mobil bankacılık üzerinden yapılıyor. Murat Gülibrahimoğlu bu çekim işlemlerini genellikle kendisi şirkette olduğunda yaptırıyor. Bankadan para çekilir, şirkete getirilir ve Murat Gülibrahimoğlu’na teslim edilir. Kendisinin şirket dışında olması halinde ise para getirildiğinde bana teslim edilir; ben bu parayı dekontuyla beraber kasaya koyarım. Murat Bey geldiğinde kontrol eder ve dekontu kendi defterlerine işler. Dolayısıyla ben para çekilmesine karar veren, miktarı belirleyen ya da işi yöneten kişi değilim; sadece verilen talimatı yerine getiririm. Parayı bankadan alır, Murat Gülibrahimoğlu’na teslim ederim. Bu para niçin çekiliyor, nerede harcanıyor konusunda hiçbir tasarruf yetkim yoktur. Ayrıca bahsedilen para, Murat Gülibrahimoğlu’nun serveti ve yaptığı ticaret gözetildiğinde beni şaşırtacak ya da "bu para suç geliridir" diye düşündürecek bir miktar değildir.</p>

<p>Bu durum Ekrem İmamoğlu başkan olmadan önce de aynıydı. Benim ya da çalışma arkadaşlarımın Murat Gülibrahimoğlu’nun nakit para bulundurmasından şüphelenmemiz ya da bu çekimlerden yola çıkarak onun örgüte dahil olduğu kanaatine varmamız mümkün değildir. İddia makamı beni 41.000.000 TL çekmekle suçlamıştır. Öncelikle bu bir suç değil, işimin bir parçasıdır. Bu çekim işlemlerinin yıllara yayıldığını da özellikle belirtmek isterim. Bana 11 yıl boyunca toplam ne kadar para çektiğimi sorarsanız bilemem; ama ne sıklıkla bankaya gittiğimi sorarsanız cevap vermeye çalışırım. Dosyada belirtildiği gibi sürekli ve sık sık nakit çekim işlemi yapmadım. Aslında bu işlem, mesaimin çok düşük bir bölümünü kapsar. Ayrıca 41.000.000 liralık çekimi 11 yıllık bir süreçte yaptığımı görmelerine rağmen, sanki ben bu parayı aynı gün çekip yok etmişim gibi bir imaj oluşturulmaya çalışılıyor. Söz konusu işlemler kişisel ve ticari mahiyettedir. Bu sebeple bunların suç delili veya örgütlü bir faaliyet gibi değerlendirilerek hakkımda suç ispatı sayılmasını kabul etmiyorum.</p>

<p>Yine döviz çekim işlemlerine ilişkin de cevap vermek istiyorum. Aslında işleyiş aynı, bu nedenle savunmam biraz tekrara düşecek, kusura bakmayın. Gerçekle hiçbir bağı olmayan bu iddiaya ayrıntılı cevap vermek isterim. Öncelikle, döviz çekim işlemlerine ilişkin iddia sanki ben bu parayı tek seferde çekmişim gibi bir izlenim oluşturuyor. Oysa ben çalıştığım süre boyunca hiçbir zaman tek seferde 4.500.000 dolar çekmedim; bu rakama yakın bir parayı da tek seferde çekmedim. Ve Murat Gülibrahimoğlu'na teslim ettiğim paranın miktarını bilemezdim. Çalıştığım sürenin uzunluğu, Murat Gülibrahimoğlu'nun ekonomik durumu ve şirket kapasitesi bellidir. Ben bu nakit para çekimlerinden bir örgüt kurulduğuna veya paranın örgüt faaliyetlerine gittiğine dair bir şüphe duymadım. Yukarıda açıkladığım üzere; para çekim işlemleri görev tanımım içerisindedir ve finans birimi tarafından yapılan bilgilendirmeler doğrultusunda yerine getirilmiştir. Ayrıca bu işlemlerde bir gizem veya bir sır yoktur. Bu kadar yüksek miktarda para transferi fiziki olarak yapılacaksa bankaya yalnız gidilmez. Ben bankaya giderken yanıma her zaman birisini alırım ki bu işlemler tek başına yapılmasın.</p>

<p>Sayın Başkan, çekilen paraların akıbetini öğrenmek isterseniz size elimden geldiğince yardımcı olmak isterim. Aslında bu konuda savcılık aşamasında da yardımcı olmak istedim; ancak onlar sürekli olarak bana duymak istediklerini söyletmeye çalıştılar. Anlattım ama kulak vermediler. Benim gördüğüm kadarıyla, Murat Gülibrahimoğlu'nun şahsi hesaplarından çekilen paralar Cebeci maden sahasındaki gecekondu sahiplerine dağıtılmıştır. 2021 yılından sonra Sultangazi Cebeci Mahallesi'nde bulunan maden sahasında yaşayan vatandaşların mağdur olmaması amacıyla bu kişilere çeşitli ödemelerin yapıldığını biliyorum. Bu yerler tek seferde alınmıyor, süreç uzun bir süreye yayılıyor. Ben nakit paraların genelde bu işler için kullanıldığını biliyorum. Hatta bu süreç kapsamında yaklaşık 150 civarında evin alındığını duyduğumu savcılık ifademde de belirtmiştim. Bir gün bankadan para çekip şirkete geldikten sonra Murat Gülibrahimoğlu beni arayarak şirkete gelemeyeceğini, kendisinin Cebeci maden sahasında bulunduğunu ve çekilen paraların buraya getirilmesini istedi. Ben de bunun üzerine söz konusu parayı alarak Cebeci maden sahasına gittim. Oraya vardığımda paraları Murat Gülibrahimoğlu'na teslim ettim. Yanında Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Bey ve dışarıda bekleyen yaklaşık 8-10 tane hak sahibinin olduğunu gördüm. Bu paraların gecekonduculara ilişkin ödemeler kapsamında kullanıldığını biliyorum; verilen paraların makbuzlarının da şirkette olduğunu biliyorum.</p>

<p>Ayrıca Murat Gülibrahimoğlu'nun Göktürk'te yaptırdığı villa için ciddi harcamalar yaptığını da biliyorum. Oradaki inşaatı mühendisler ve mimarlar yürütüyor; bu kişiler ücretlerini nakit döviz olarak alıyorlar ve malzemeleri de yurt dışından getiriyorlar. Bu kişilerin ustalarıyla birlikte, mimar ve ekibinin havaalanından karşılanma işlemlerini benim görevlendirdiğim personel yapardı. Benim bu konuyla ilgili bilgi sahibi olmam bahsettiğim bu sebeplerden kaynaklıdır. Bunun dışında Murat Gülibrahimoğlu'nun lüks bir yaşam tarzı olduğunu da herkes bilir. Çektiğim paraların bir kısmını da bu tür kişisel harcamalar için kullanmış olabileceğini düşünüyorum. Kısacası ben bahsi geçen paraların başta Sultangazi'deki yıkılan yapı sahipleri, sonra villa inşaatı ve ayrıca Murat Bey'in lüks yaşam tarzı için kullanıldığını düşünüyorum. Bu işlemler benim görev tanımım kapsamında, bana verilen talimatla zorunlu olarak yaptığım olağan işlemlerdir. Buna rağmen savcılık makamı bu para çekimlerini örgütsel bir faaliyetle ilişkilendirmeye çalışmaktadır. Oysa ortada bunu destekleyecek somut ve kesin bir delil bulunmamaktadır. Bende ne Murat Gülibrahimoğlu'nun bir örgüt lideri olduğu yönünde ne de paraların örgüt faaliyeti kapsamında kullanıldığına dair hiçbir şüphe oluşmamıştır.</p>

<p>Hakkımdaki iddialar yalnızca HTS ve BAZ kayıtları ile Cem Çelik'in beyanlarına dayanmaktadır. Ortak BAZ kayıtlarına ilişkin değerlendirmeyi avukatlarımız yapacaktır. Belirtmek isterim ki delil olarak sunulan bu kayıtlarda yer alan tespitler gerçeği yansıtmamaktadır. Kayıtlar incelendiğinde; savcılığın HTS kayıtlarını aleyhime olacak şekilde değerlendirdiğini siz de göreceksiniz. Ayrıca avukatlarımın bu hususta da ayrıntılı cevap vereceğini biliyorum. Dosyadaki Fatih Keleş ve Murat Keleş ile ilgili HTS kayıtlarının neden oluştuğunu size anlatmak isterim. Fatih Keleş şirketin yönetim kurulu üyesidir ve her gün şirkete gelip gitmez. Şirkete gelmediği zamanlarda kendisinin imzasını gerektiren karar defteri veya noter evrakları olur. Kendisini bulamadığımız zamanlarda telefonla arar, bulunduğu yere götürür, imzalattırıp getiririz. Ama bazen öyle bir durum oluyor ki (bu çok nadirdir, 1 veya 2 defadır) kendisinin imzalamaya müsait olmadığını söyler. Bu sefer bize "Florya'da Murat Keleş'e evrakı bırakın, ben imzaladıktan sonra alırım" der. Genelde bu işlemleri de ben yaparım. Evim güzergah üzerinde olduğu için akşamdan götürüp bırakırım. Fatih Bey imzaladıktan sonra bana bilgi verirler; ben de evrakı tekrar alır getiririm. Murat Keleş ile olan bütün telefon ve BAZ kayıtları bundan ibarettir; bir tane bile özel görüşmemiz yoktur. Ayrıca Fatih Keleş aracılığıyla evrak götürdüğüm zamanlarda Zafer Keleş ile de bu şekilde karşılaştık. Meslektaş olmamızdan kaynaklı bir sohbetimiz oluştu. Kendisiyle yakın bir arkadaşlığımız veya sosyal vakit geçirme gibi bir durumumuz olmamıştır. Yalnızca orada karşılaştık ve bir meslek büyüğü olarak kendisiyle sohbet ettik. Belki 1-2 sefer de telefonla görüşmüşüzdür. Bunun dışında kendisiyle bir arkadaşlığımız veya beraber vakit geçirmişliğimiz yoktur. Yani benim HTS ve BAZ kayıtlarım tamamen bundan ibarettir; özel bir yerde buluşma veya görüşme birliğimiz olmamıştır.</p>

<p>Ayrıca Cem Çelik'in beyanları tutuklama kararına dayanak yapılan ana hususlardan biridir; bu nedenle savunmamın bu kısmı önemlidir. Cem Çelik şirketin mali müşaviridir. Şirkete her gün gelip gitmez; haftada bir, 1-2 saatliğine gelir ve geldiğinde de benim yanıma uğramaz. Şahsım hakkında bir tespitte bulunması hem mantıken hem de hayatın olağan akışı içerisinde imkansızdır. Ancak kendisi zaten itirafçı olmuş ve iftiralarına beni de eklemiştir. 10 Temmuz 2025 tarihindeki ifadesinde; "Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinden birkaç defa çantalar halinde paraların genel sorumlular tarafından Fatih Keleş ve Zafer Keleş'e götürüldüğünü biliyorum; ancak ayrıntısına vakıf değilim" demiştir. Nereden bildiğini sormak lazım ama sağ olsunlar bugüne kadar kimse sormamış. Ayrıntısına vakıf değilmiş ama ben sadece Cem'in bu beyanına dayanarak burada tutukluyum. Bu ifadenin neye dayandığı açık değildir; bunu bizzat görerek mi söylüyor yoksa başkalarından duyduğunu mu anlatıyor, belli değildir. Kaldı ki kendisi de ayrıntısını bilmediğini açıkça ifade etmektedir. Bu iddiayı hiçbir şekilde kabul etmiyorum.</p>

<p>Cem Çelik'in avukatlığını üstlenen Mehmet Yıldırım, soruşturma aşamasında benim de avukatlığımı yapıyordu. Geldi ve Cem Çelik'i beni yönlendirdiği şekilde yönlendiriyordu. Hatta Cem Çelik'in yeğeni Berfin Hanım, Mehmet Yıldırım ile birlikte avukat olarak çalışıyormuş. Bu nedenle savunmamız için Mehmet Yıldırım'ı Cem Çelik'in getirdiğini düşünüyorum. Cem ile benim ifademizin aynı yönde olması için beni ciddi şekilde zorladılar. Bu baskıyla başa çıkamayınca Mehmet Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım. Size bu süreci daha ayrıntılı anlatmak isterim: Cem Çelik, Murat Gülibrahimoğlu'nun 8 Mart 2025 tarihinde yurt dışına çıkmasının ardından mali konularda tek yetkili hale geldi. 19 Mart 2025 tarihinde basına yansıyan operasyonlardan sonra Cem Çelik şirkete gelerek bu işlerin şirketi de etkileyebileceğini fakat bu iş için iyi bir avukatla anlaştıklarını söyledi. "Adliye çok büyük, merak etme." diyorlardı. Cem Çelik, Mehmet Yıldırım'ın şirketin tüm süreçleriyle ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olduğunu ve tüm çalışanların aynı avukat tarafından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Benim zaten kendime ilişkin bir kaygım yoktu; operasyonların biz çalışanlara yansıyacağını dahi düşünmüyordum.</p>

<p>4 Temmuz 2025 tarihinde savcılık tarafından ifadeye çağırıldım. Durumu Cem Çelik'e haber verdim. Kendisinin yönlendirmesiyle 6 Temmuz 2025 gecesi Halkalı Şahiser Tatlıcısı'nda Mehmet Yıldırım ile buluştuk. Avukat Mehmet Yıldırım bana Cihat Sarı ile yakın arkadaş olduğunu söyledi. Yanımda, duyacağım şekilde savcı olduğunu iddia ettiği kişiyi arayarak "Savcım, yarın yanınızdayız." dedi. Ben Mehmet Yıldırım'ın telefonunda bu kişinin iki büyük harfle kayıtlı olduğunu ekranda gördüm. Savcıyla yaptığı iddia edilen WhatsApp yazışmalarının fotoğraflarını da bana gösteriyordu. İfadeye gittiğimizde savcının odasına Mehmet Yıldırım girdi, ben dışarıda bekledim. Sonra dışarı çıkarak bana; Fatih Keleş ve Zafer Keleş'e para götürdüğümü söylemeden serbest kalmamın mümkün olmadığını belirtti. Ben böyle bir parayı götürmediğimi, olmayan bir şeyi söyleyemeyeceğimi ilk defa orada belirttim. İfadeye girdiğimde Mehmet Yıldırım benimle beraber girmedi, tek başıma ifade verdim. Sonra geldi ve "Aynen katılıyorum." diyerek ifadeyi imzalamamı söyledi. Ardından tutuklamaya sevk edildim.</p>

<p>Mehmet Yıldırım başsavcıyla görüşeceğini söyleyerek adliyenin alt katındaki karakoldan ayrıldı ve yarım saat sonra yanıma geldi. Bana savcı Cihat Sarı ile konuştuğunu söyledi. Elindeki telefonu bana uzattı; telefondaki savcı olduğunu iddia ettiği kişi bana "Sana namusum üzerine söz veriyorum; seni ayın 5'inde değil, 7'sinde değil, 6'sında burada Mehmet ile birlikte serbest bırakacağım. Senin hiçbir suçunun olmadığını biliyorum fakat bu seferlik böyle olması gerekiyor." dedi. Ben cezaevine girdikten sonra Avukat Mehmet Yıldırım ile Avukat Berfin Çevik yanıma geldiler. "Seni buradan çıkaracağız ama yeni bir ifade vermen gerekecek. İfadende ufak bir değişiklik yapacağım, buna mecburum. Sen benim yazdıracağım evrakı savcının önünde imzala, buradan çık git." dediler. "Ufak bir değişiklikle buradan nasıl çıkacağım?" diye sorduğumda, "Benim arkadaşım olan savcı Cihat şu anda izinde. Seni tutuklayan savcı zaten buradan gönderilecek. Cihat izinden gelince randevu alarak ek ifadeye gideceğiz ve serbest kalacaksın. Zaten Fatih Keleş itirafçı oluyor, ondan önce davranmamız lazım." dedi. Yapılacak değişikliğin ne olduğunu sorduğumda ise "Fatih Keleş veya Zafer Keleş'e para götürdüm." şeklinde ek beyanda bulunmam gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ona; kendimi kurtarmak için bu insanlara çantalar veya zarflar halinde paralar götürdüğümü söylersem bunu nasıl ispatlayacağımı sordum. Mehmet Yıldırım bana "Merak etme, senin ifaden Cem'in söyleyecekleriyle birlikte inandırıcı hale gelecektir." şeklinde yanıt verdi. Ben bu şekilde ifade vermeyi kabul etmeyince; "Çoluğun çocuğun var, buradan çıkmak istemiyor musun? Sırf benim hatırıma ve savcı arkadaşım olduğu için senin ailenle ve çevrenle uğraşmıyorlar. Sen de yazılı ifadeye imzanı atıp çıkacaksın, atmazsan yapabileceğim bir şey yok." dedi. Bu yaşananlardan anlıyorum ki; Mehmet Yıldırım, Cem Çelik ve benim ifadelerimi aynı şekilde yönlendirerek birbirini desteklemek suretiyle etkin pişmanlıktan faydalanmamızı sağlamaya çalışıyordu. Cem Çelik'in hakkımda böyle bir beyanda bulunmasının başka bir sebebi olamaz. 4 Ağustos 2025 tarihinde ifade vermeye gitmedim ancak Cem Çelik gitmiş. Ben bu yönde ifade vermeyi reddettim. Cem Çelik içeriden çıkamadı, bu yüzden defalarca etkin pişmanlık ifadesi vermek zorunda kaldı. Hatta plan tutmadığı için sonradan verdiği ifadelerde benden hiç bahsetmemiş. Cem Çelik'in beni suçlama amacı taşımadığına, Mehmet Yıldırım'ın planına göre kurtulmak amacıyla hareket ettiğine inanıyorum.</p>

<p>Cem ile tutukluluk incelemesinde denk geldik; bana "İnat etme, milleti korumak sana mı kaldı? Mehmet Yıldırım'ın söylediği şekilde ifade ver, buradan birlikte çıkalım." dedi. Oysa benim kimseyi koruduğum falan yoktu; sadece ispat edemeyeceğim şeyleri söyleyip kendimi yakmak istemedim. Cem Çelik'in beyanı; neye dayandığı belli olmayan, yer, zaman ve olayın nasıl gerçekleştiğine dair hiçbir somut ayrıntı içermeyen ve kurtulmak için verdiği açıkça belli olan bir ifadedir. Kaldı ki "kamu görevlilerine para götürdüğüm" iddia ediliyor. Fatih Keleş'e, yani şirketin yönetim kurulu üyesine para götürdüğüm söyleniyor. Buradan bana bir suç isnat edilemez. Hakkımda bir suçlama yokken, bu iddialar doğru olsa neden reddedeyim? Bana "Fatih Keleş'e para götür" denirse zaten götürürüm; patronumun Fatih Keleş'e para vermesi bende bir suç işlendiğine dair kanaat oluşturmazdı. Ancak bana böyle bir talimat verilmedi. Bu nedenle de olmayan bir şeyi söylemeyi kabul etmedim. Ben buradan suçsuzluğumu ispatlayarak başım dik çıkacağım. Çocuklarım; babalarının yalancı veya iftiracı olarak değil, doğru bildiğini söyleyen, onurlu bir şekilde kendini savunan biri olarak yanlarına dönmesini istiyorlar. Ben bu yüzden buradayım. Mehmet Yıldırım, oğlum Doğukan hakkında asılsız bir şikayette bulunmuş. Bu nedenle evladım 4 gün gözaltında kaldı, sonrasında adli kontrolle serbest bırakıldı ve hâlâ imza atmaya gitmek zorunda kalıyor. Buna rağmen oğlum bir kez bile bana "Sen de birilerine iftira at, buradan çık." demedi. Onlarla gurur duyuyorum. Biz bu süreçte kurulan tüm baskılara ve tezgahlara rağmen doğru bildiğimizden vazgeçmedik, direndik. Doğruları anlattığım için bu kadar şüpheci yaklaşıldı; ancak tek bir yalan söylemedim.</p>

<p>Sayın Başkanım, Semih Bilgin'in ifadesi var. Semih Bilgin ifadesinde benimle birlikte gittiği bazı yerleri anlatırken, bu işlemlerin gizli yapıldığı ve olağanüstü olduğu yönünde bir izlenim oluşturmaya çalışıyor. Ancak bu değerlendirme doğru değildir; birkaç açıklama yapmak istiyorum: Semih Bilgin, Murat Bey'in aile dostudur; 8 yıl sonra Semih'i şirkete aldık. Şirkete alınca Murat Bey, "Bunu burada bir dakika boş tutmayacaksınız, tabiri caizse yere sürteceksiniz. Ankara'daki bütün işleri hallettireceksiniz. Şoförlük yaptığını görmeyeceğim, görürsem canınızı okurum." dedi. Ben de bu doğrultuda onu sürekli çalıştırıyordum. Bankaya veya başka bir yere giderken, Murat Bey onu boşta veya şoförlük yaparken görseydi bana kızardı. Semih'i bir yere götürdüğümde, "Murat Bey bizi görürse canınızı okur, söylemeyin." dememin sebebi budur; gizli bir iş çevirdiğimizden değil, Murat Bey ile olan o problemden dolayıdır. Bunun içeriğini açıklayalım ki gizli bir durum varmış gibi algılanmasın.</p>

<p>Semih Bilgin ifadesinde; iki kez camları filmli, tabelası olmayan bir kuyumcuya gittiğimizi ve benim oradan siyah poşetler içerisinde külçe altınla çıktığımı anlatıyor. Sayın Başkanım, işin aslı şöyledir: Murat Bey bizi Kapalıçarşı’ya gönderdi ve oradan külçe altın alınacağını söyledi. Ben de Semih ile beraber oraya gittim. Kuyumcunun, depo olarak kullandıkları bir yeri varmış, bunu oraya gidince öğrendim. Depoya girdik; depo gerçekten camları filmli ve tabelasız bir yerdi. Oradan altınları aldık, getirip şirketteki kasaya koyduk. Tahminen 1 hafta 10 gün sonra da yine Murat Bey’in talimatıyla bu altınları Levent Vakıfbank Ticari Şubesi’ndeki Murat Bey’in hesabına yatırdık. Bu işlemin mahiyeti böyledir; yani herhangi bir şahsi veya gizli durum yoktur. Bunun dışında Semih Bilgin yine "Nezih Dönerci"nin karşısındaki dövizciden döviz bozdurulduğunu söylüyor. Bizim şirkete en yakın döviz bürosu orasıdır. Döviz ihtiyaçlarımız oluyor; pasaport harcı ve diğer giderler gibi sebeplerle sürekli oradan işlem yaptırırdık. Yani burada şüpheli bir durum yok. Semih benim günlüğümü tutmuş; bana savcılıkta da bunlar sorulsaydı aynı açık yüreklilikle cevap verebilirdim. Hiçbir gizlimiz saklımız yok.</p>

<p>Rafine Döviz’i ben bilmiyorum. Rafine Döviz, Murat Bey'in arkadaşı olduğu için uygun kur verilirdi; döviz biraz yüksek olduğu zamanlarda işlemler oradan yaptırılırdı. Bu da doğrudur, yani burada herhangi bir şey yok. Ayrıca Semih Bilgin, yine 29 Nisan 2025 tarihinde Rafine Döviz’den 30.000 dolar alarak Yalova'da Aşkın Kaptan'a teslim ettiğini söylemiş. Bu da doğrudur. Murat Bey yurt dışına çıkmıştı ama henüz kayyum atanmamıştı; kendisi halen bizim işverenimizdi. Ben de idari işler müdürü olarak, işimin gereği kendisiyle görüşüyordum. Bana "Rafine Döviz’den 30.000 doları alın, Aşkın Kaptan'a teslim edin" dedi. Aşkın Kaptan'ın Yalova'da bir teknenin (ben tekneyi görmedim ama bir teknenin tamiratıyla ilgilendiğini biliyorum) başında olduğunu biliyorum. Kendisi bizde sigortalı, maaşlı çalışan bir personeldir; ben de sigortalı ve maaşlı çalışan bir personelim. Kalktım, aldım 30.000 doları, götürdüm; tersanenin kapısında Semih ile beraber Aşkın Kaptan'a teslim ettim ve döndük. Yani burada herhangi bir sıkıntı görmedim; çünkü o da bizim sigortalımız, ben de sigortalıyım. Götürdüğüm paranın da teknenin tadilatı için olduğunu düşünüyorum. Meblağ biraz daha yüksek olsaydı belki aklımdan "Bu parayı niye götürüyoruz?" diye geçebilirdi; ancak bu paranın o teknenin tadilatı için olduğunu bildiğimden götürüp verdim.</p>

<p>Yine aynı şekilde Murat Bey, Kapalıçarşı'dan döviz alınmasını ve bu dövizin Vakıfbank Göktürk şubesine yatırılmasını istedi. Biz Semih ile beraber Kapalıçarşı'ya gittik ve dövizi aldık. Döviz aldıktan sonra vakit akşamüzeriydi. Semih'in evi Baltalimanı'ndadır; hatta yolda kendisi bana, "Eğer mümkünse ben buradan toplu taşımayla gideyim" dedi. Ben de "Uygundur, sen git; ben götürür yatırırım, oradan da eve geçerim" dedim. Semih'i yolda indirdim. Semih ifadesinde "Beni indirdi, kendisi gitti" diyerek şüpheli bir hava oluşturuyor; oysa ki Semih oraya gideceğimizi biliyordu. Ben Semih'i en yakın metro durağında indirdim, o Baltalimanı'na doğru gitti; ben de dövizi Vakıfbank Göktürk şubesine (pardon, Vakıfbank'a) götürüp yatırdım. Oradan da Kuzey Marmara Otoyolu üzerinden Küçükçekmece'ye geçtim. Olay bundan ibarettir; yani Semih'i yolda indirip gizli bir yere gitmiş değilim. Tamamen zaman tasarrufu açısındandı. Bunun dışında, bir zırhlı araçla şirkete para geldiğini ve bu parayı kendisinin aldığını söylüyor. Murat Bey beni aradı; "Şirkete para gelecek, bu parayı Rafine Döviz’de bozdur" dedi. Şimdi ismini vermeyeceğim (bu dosyayla hiçbir ilgisi yok ama bir beton santrali sahibi iş insanı, isminin burada geçmesi uygun olmaz; Semih de zaten kim olduğunu bilmiyor) kişiye parayı bozdurup teslim etmemi istedi. Ben o gün dışarıdaydım ve geç kaldım; Semih'e "Parayı al ve muhafaza et" dedim. Semih parayı alıp muhafaza etmiş. Sonra parayı Rafine Döviz’de bozdurduktan sonra 2. Boğaz Köprüsü'nün Avrupa yakasında Semih indi. Semih, Baltalimanı tarafında olduğu için oradan ayrıldı; ben de gidip parayı o iş insanına teslim ettim ve devam ettim.</p>

<p>Yine iddiaya göre Murat Gülibrahimoğlu yurt dışına çıktıktan sonra telefonla görüşmelerimiz devam etmiş. Bununla ilgili de açıklama yapmak istiyorum: Murat Bey'in yurt dışına çıkışı ilk etapta bizi şüphelendirecek bir durum değildi; zaten zaman zaman yurt dışına çıkardı. Bu etapta henüz bir soruşturma veya kısıtlama olmadığı için kendisi resmen benim patronum ve işverenimdi. Ben de idari işler sorumlusu olarak işimin gereği kendisiyle görüşmek mecburiyetindeydim. Zaten özel bir görüşmemiz hiç olmamıştır; ben çalışanlarla mesafeli birisiyimdir. Bir araç kaza yaptığı zaman veya işle ilgili bir durum olduğunda bilgi vermem gerekiyordu. Ancak kayyum atandıktan sonra; başlarında İsmail Bey vardı, mali polisle beraber geldiler. Şirketteki bilgisayarları ve evrakları incelediler, arama yaptılar. Bilgisayarların imajları alındıktan sonra kayyum heyeti bizimle bir tanışma toplantısı yaptı. Aradan bir gün geçtikten sonra herkesi tek tek çağırıp "Siz ne iş yapıyorsunuz?" diye sordular. Beni de çağırdılar; İsmail Bey, Erkan Bey ve Bilal Bey gibi kayyum yöneticileri oradaydı. Görevimle ilgili ayrıntılı bilgi aldılar.</p>

<p>Ayrıldıktan sonra CEO olarak atanan Erkan Bey, bir-iki gün sonra beni odasına çağırdı. Bana, şirkete ait 5 tane lojmanın kullanıldığını ve bu lojmanların hemen boşaltılmasını istediğini söyledi. Ben de kendisine; İstanbul'da ev bulmanın çok zor olduğunu, arkadaşları hemen boşaltırsak zor durumda kalacaklarını söyledim. Ayrıca "Korumaları da işten çıkaracağım" dedi. Ben de emniyetten gelen yazıda ailenin tehdit edildiğine dair bilgi olduğunu, arkadaşları hem lojmandan çıkarıp hem de işten çıkarırsak işi bırakabileceklerini ve evde bir güvenlik zafiyeti oluşacağını belirttim. "Bu sorumluluğu hiçbirimiz alamayız, Allah korusun bir durum olursa ne yaparız?" dedim. O da bana, "15 gün süren var; arkadaşlarla ve Murat Bey ile görüş, tedbirini alsınlar ve hemen lojmanları boşaltsınlar" dedi. Ben de bu talimat doğrultusunda Murat Bey ile görüştüm. Yalnız bu görüşme çok gergin geçti; "Boşaltıyorlar, ne yapacaklarmış?" gibi tepkiler verdi. Bunu gelip Erkan Bey'e söyledim. Ertesi gün yemekhanede Erkan Bey tekrar bana "Lojmanları boşaltıyor musun?" diye sordu. Ben de ona telefondaki gerginliği aynen iletecek değildim, "İlgileniyorum" dedim. Tekrar Murat Bey'i aradım, lojmanların boşaltılmasının istendiğini yineledim. O da bana "Tamam, ne haliniz varsa görün" dedi. Ben de lojmanları boşalttım, anahtarları teslim ettim.</p>

<p>Bundan bir-iki gün sonra Erkan Bey beni tekrar çağırdı ve şirkete bağlı tüm araçların merkez ofiste toplatılmasını istediğini söyledi. "Özellikle ailenin kullandığı 2 araç ve babasının kullandığı aracın hemen gelmesini istiyorum, Murat Bey ile görüş" dedi. Tekrar görüştüm; bu görüşmeler de yine çok gergin geçiyordu. Murat Bey, "O 2 aracı aldırırım ama babamın aracı Trabzon'dadır, o ne zaman gelirse o zaman alınır" dedi. Bu durumu Erkan Bey'e ilettim. Erkan Bey, evdeki araçları hemen aldırdı ama diğer aracın yarın akşama kadar gelmemesi durumunda aracı bağlatacağını söyledi. Tekrar Murat Bey ile görüştüm, "Araç gelmezse bağlatacaklar" dedim. "Tamam, gönderiyorum" dedi. Gece ben şirkette değilken araç gelmiş; anahtarı güvenliğe teslim edip aracı ofiste bırakmışlar. Benim telefon görüşmelerimin içeriği bundan ibarettir. Kayyum atanıncaya kadar şirket işlerinin yürütülmesi için, kayyum atandıktan sonra ise şirketin (yeni yönetimin) talimatları doğrultusunda görüşme yapmıştım. Bu talimatlar dışındaki bir görüşmem olmamıştır; zaten görüşmeyi de çok istiyor değildim.</p>

<p>Bunun dışında, kasanın anahtarlarından birinin bende olduğunu söyleyerek işçi-işveren ilişkisinin ötesinde bir ilişki olduğunu söylüyorlar. Oysa ben ifade vermeye gittiğimde savcı bana ne kasayı sordu ne anahtarı sordu. Ben orada bütün bildiklerimi açık yüreklilikle anlatmak istedim ama savcı muhtemelen bundan bir şeyler çıkarıp beni suçlamaya çalışmış. Sayın Başkanım, ben sabah 09:00 akşam 17:00 sürekli merkez ofiste dururum. Az önce de belirttiğim gibi, işverenimin şirkette olmadığı zamanlarda gelen bir para olursa, o parayı alıp kasaya koyarım. Şunu da belirteyim; illa Murat Gülibrahimoğlu olması gerekmez, bir ülkede ahlak, dürüstlük ve namus bu kadar mı ucuzladı? Bir anahtarın bende olması suç olabilir mi? Bununla suçlanmayı kabul edemiyorum. Anahtar bende, ben bırakın o kasayı; o kasada para dolu olsa bir lirasına zeval gelmeyeceğini Murat Gülibrahimoğlu da bilir, diğer herkes de bilir. Yine diyorum; Allah bir lira haram parayı bana nasip etmesin.</p>

<p>Murat Bey’le ilişkimizin genel durumu şöyledir: Murat Bey burada olduğu dönemde herhangi bir konuda kendisini bilgilendirmem gerekirse odasına gider, ayaküstü bilgiyi verir çıkarım. Kendisiyle oturup sohbet etmişliğimiz, karşılıklı çalışmışlığımız, yemek yemişliğimiz ne şirket içerisinde ne de şirket dışında hiç olmamıştır. Şirkette çalışan diğer personelle de böyle bir ilişkisi olmamıştır; zaten çalışan personel çok mesafeli bir grup. Yani benim patronumla aramdaki ilişkinin çok iyi olduğu yönünde bir söylem mümkün değildir. Bilakis, son 7 yılda şirkette yeni bir yapılanmaya girdik. Bu yapılanma içerisinde beyaz yakalılara ve yeni şirketin üyelerine ücret artışları yapıldı ama ben kapsam dışında tutuldum. Bunun yanında benim yardımcım olan, bana bağlı çalışan personele başkan tarafından yeni müdürlükler atanınca, ben zaten işten ayrılma arifesindeyim. Eğer bu olayları yaşamamış olsaydım zaten işten ayrılacaktım. Şimdi 'işçi işveren arası çok kuvvetli' diyorlar ya; aksine kopma noktasındaydı. Son 4-5 aydır arkadaşlara sesli olarak işi bırakacağımı söylemiştim. Aramızdaki ilişki kopma noktasındaydı, arası en kötü olan kişi bendim.</p>

<p>Şimdi yine aslında çok da benimle ilgisi yok ama 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' suçuyla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Bana isnat edilen konular; sahada yapılan teknik bilgi gerektiren sevkiyat ve kamu kurumları ile doğrudan temas kurulan işlerdir. Ben ne sahadaki teknik süreçleri yöneten biriydim ne de kamu kurumlarıyla yapılan sevkiyatı ayarlayan biriydim. Cebeci Maden sahası ile ilgili bildiğim şey şudur; Cebeci Maden sahasında Valilik denetim raporları ve denetim defterleri ile ilgili benden şoför istendi; bunun dışında Maden Genel Müdürlüğü’nden gelen denetçiler için yine benden şoför istenir. O denetçiler havalimanından alınır, ihtiyaçları karşılanır. Benim gördüğüm kadarıyla maden sahası sürekli ve sıkı şekilde denetlenen bir yerdir. Sahada yürütülen teknik işlerle ilgili herhangi bir söz hakkım ya da müdahalem olduğu söylenemez. Bu nedenle üzerime atılan bu suçlamaları kabul etmiyorum, benim saha ile hiçbir işim ve görevim yoktur.</p>

<p>Sahte fatura iddialarıyla ilgili olarak; iddianamede benim sahte faturalar düzenlediğim veya piyasadan sahte fatura temin ederek Murat Bey'e yardım ettiğim ileri sürülmektedir. Bu iddialar gerçeğe aykırı ve somut delillerden yoksundur. Sayın Başkanım, bana burada iki tane fatura getirin; 'hangisi sahte hangisi doğru bulun, sizi tahliye edeceğiz' deyin, inanın ben sahtesini bulup buradan tahliye olmayı başaramam. Ben şirkette faturaya elini sürmemiş birisiyim. Hatta sonradan öğrendim; muhasebe bölümünde şifreyle giriş yapılan bir sistem varmış. Ben ne öyle bir şifre bilirim ne de bir fatura kesmişliğim vardır. Ben fatura düzenleyen, muhasebe kayıtlarını tutan, e-fatura veya e-defter sistemlerini kullanan kişi değilim. Sahte fatura temin eden bir ağın parçası da değilim. Bu tür faaliyetlerden herhangi bir menfaat veya komisyon elde etmiş de değilim. Bu iddialar şirkette yaptığım işin tanımıyla örtüşmüyor.</p>

<p>Sayın Başkanım, birçok suçlama var ama içimi acıtan bir husus var ki değinmeden geçemeyeceğim. İddianame beni çevreye, ormana ve maden kanununa muhalefetle suçlamış. İddia makamı benimle ilgili biraz araştırma yapsaydı, benim hayatımın nasıl geçtiğini görebilseydi bunlarla beni asla yan yana getirmezdi; gerçekten incindim. Ben hayatım boyunca devletin kurumlarını, çıkarlarını korumak ve doğanın talanına karşı çıkmak için mücadele vermiş biriyim. Kazdağları'ndaki orman katliamına karşı, Ordu’daki maden ocağında siyanürlü altının insan sağlığına etkilerine karşı ve Artvinli olmamdan kaynaklı Artvin’deki HES projeleri adı altında doğanın katledilmesine karşı mücadele ettim. Artvin’in kalbine hançer gibi saplanan Cerattepe maden ocağına karşı vermiş olduğum mücadele ile bilinen birisiyimdir. Beni şimdi bu suçla suçlamak benim için züldür. İnanın 86 milyon içerisinde belki en son suçlanacak kişi benimdir. Böyle bir suçlamayı asla kabul etmiyorum.</p>

<p>(salonda alkış sesleri)</p>

<p>Sayın Başkanım, adalet ve kanun önünde eşitlik bir lütuf değil anayasal bir haktır. Doğru ve güvenilir yargılanma, adil yargılanma hakkının ta kendisidir. İnsan onuru, özgürlük, adil yargılanma; bunlar yalnızca anayasada yazılı süslü kelimeler değildir, sistemi ayakta tutan sutunur. Unutulmamalı ki hukuk kişileri tutuklamak için değil, korumak için vardır. Hakkımdaki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu ortadadır. Bu itibarla; adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun. Başıma gelen tüm bu olaylardan sonra adalete susamış bir yurttaş olarak heyetinize güvenmek ve sizden adalet beklediğimi bilmenizi istiyorum. Sayın Başkanım, bu kovuşturma sürecinde hakkımda 'örgüt yöneticiliği' iddiası yoktur; buna rağmen eylemlerin tümünden ceza isteniyor. Bunun mümkün olmadığını siz de iyi biliyorsunuz. Bu nedenle tutuklu kalmaya devam etmem ölçülülük ilkesine uygun değildir. Hakkımda kaçma şüphesi veya delil karartma şüphesi yoktur.</p>

<p>Ben bir aile babasıyım. Ben tutuklandığımda kızım nişanlıydı; düğün tarihi 30 Ağustos 2025'ti. Şu anda 2026 Mayıs ayının ortasındayız. Kızım düğün yapabilmek için beni bekliyor. Babam her aradığımda 'Oğlum gel bizi toprağa göm, ondan sonra nereye gitmek istiyorsan oraya git' diyor. Bu tutuklama tedbiri tedbir olmaktan çıktı; hiçbir suçu olmayan, evini geçindirmekten başka amacı olmayan ve yasa dışı işe bulaşma ihtimali bulunmayan bir yurttaş için cezaya dönüştü. Sağlık sorunları herkeste var, sizin de bu konuda zorlandığınızı hissediyorum; çünkü herkes bir sağlık sorunu söylüyor. Bende Behçet hastalığı var, aynı zamanda kalp rahatsızlığım var. Behçet hastalığı ciddi anlamda sıkıntılı bir hastalıktır. Cezaevi koşullarını çok anlatıp insanları endişelendirmek istemiyorum. Öyle veya böyle devletimiz bize baktığında koşullar budur. Sayın Başkanım, beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum.</p>

<h4><strong>EKREM İMAMOĞLU'NUN YENER TORUNLER’E SORDUĞU SORULAR VE CEVAPLARI:</strong></h4>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Sayın Başkan, Sayın Heyet… Yener Bey, sizi dinledik. Ben, dikkatle dinledim ama şu kısmı ıskalamış olabilirim. Siz de galiba “suç örgütü üyesi” diye tanımlandınız değil mi? Yanlış mı bilmiyorsam?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Evet, evet.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Yener Bey sizinle biz daha önce tanışıyor muyduk buradan önce?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Hayır.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Yani biz sizinle burada tanıştık. Bugün de sizi dinledim. Sizinle tanıştığımdan da onur duyduğumu belirtmek isterim. Şimdi, Yener Bey, geçen hafta vergi inceleme raporunda bayağı bir kendimce baktım ve incelediğim bazı hususlar var. Burada tespit ettiğim, özellikle... 2024 yerel seçimleri öncesine de denk gelen bir rakam var. Tabii 2023'te de gördüm aslında ama özellikle 2024'te, yaklaşık, bu üç harfli marketler diye söylüyorum isim olmasın diye, 44 milyon liraya yakın bir market kartı alışverişini görüyorum ve böyle bir tespit var. Bunu normalde savcılık gördüğünde, genelde bir suç isnadına dönüştürüyor. Bizim dosyada oldukça var. Birçok arkadaşım da bu konuda savunma yapmak durumunda kaldı. Bu hususla ilgili size şunu sormak istiyorum Yener Bey, yani idari müdür olduğunuz için sizin de bir gözleminiz olmuştur. Ya da size dair bir ilişkisi olmuştur bu alışverişin, kartların diye ifade ediyorum. Ne yazık ki burada işte size, daha önce Yağmur Hanım'a, Cansu Hanım'a bunları sorarken de söyledim hani kusura bakmayın tabii muhatapları siz de olmayabilirsiniz bu arada. Bu kartlarla ilgili, siz bu kartları, satın alınmış bu kartların nerede kullanıldığını, kime, bir kuruma mı, bir siyasi partiye mi veya bir kamu kurumuna mı, kimlere verildiği hususunda bir bilginiz varsa lütfen bunu Sayın Başkan ve Sayın Heyeti huzurunda paylaşmanızı isterim.</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Biz, şirket olaraktan kart alırdık. Kamu kurumlarına, belediyeye, AK Parti teşkilatını da verirdik. Yıllar içerisinde, yani sürekli aldığımız, son yılların aracılığında aldığımız kartlardır.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Ak Parti teşkilatı derken, kurum olarak söyleyebilir misiniz? Yani AK Parti il başkanlığı mı, ilçe başkanlıkları mı?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Şimdi valiliğe verirdik. Valilik, valilik sosyal yardımlaşma da altında fakirlere dağıttığını biliyorum. AK Parti il teşkilatına…</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> AK Parti İl Başkanlığı’na. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’na verdiniz mi Yener Bey?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Vallahi işin açıkçası şunu söyleyelim: Gönlümden geçmiyor değil; keşke de verseydik. Ama vermedik. Olmadı.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Yener Bey, bir saniye. Başkan uyarı yapıyor da alkışın doğru olmadığını, bizi de sıkıntıya soktuğunu söylüyor. Evet. Yani bu konuda AK Parti İl Başkanlığı ve İstanbul Valiliği’ne teslim ettiğinizi ifade ettiniz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne verilmediğini söylediniz az önce…</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Şimdi belediye olarak yani Üsküdar, Kartal, Sultangazi, Eyüp belediyelerine verdik.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Peki. Bu cevabı almış olduk. Özellikle AK Parti İl Başkanlığı'nın da dikkatle hem Sayın Başkan ve heyetinin hem de kamuoyunun takdirlerine bunu sunalım. Bir başka, devam edeyim mi Sayın Başkan? Bir başka hususu daha sormak istiyorum Yener Bey. Şimdi iddianamede benim dikkatimi çeken bir husus var. Yani ben tabii iddianame okuma meraklısı değilim, okumuyorum da. Hakkımdaki bütün davalarla ilgili iddianameleri hiç okumadım desem yeridir ama dikkat çekici hususlara özellikle değiniyorum, avukatlarım önüme getiriyor ve bakıyorum. Burada da ilginç bir şekilde Sayın Başkan, Sayın Heyet şu söyleniyor; bu firma 2019-20 yıllarında batmış, 2022'den sonra da benim usulsüz, hukuka aykırı birtakım iş ve işlemlerle birlikte iş ve işlemlerle birlikte bu firmayı zengin ettiğim söyleniyor. Burada bir soru sormak istiyorum Yener Bey'e. O da ki bilmiyorum bu evraklar sizde var mıdır ama bu evraklara da sorumun sonrasında sunacağım ama Yener Bey belki konuda bilgi sahibidir. Yener Bey, 2019'un sonunda Eyüpsultan Belediyesi'ne yani AK Parti döneminde, Deniz Köken başkanlığında ki imzaları var, yine bu firma Kuzey İstanbul Modern -az önce kartları alan firma da bu firma, Kuzey İstanbul Modern- yine Kuzey İstanbul Modern Eyüpsultan Belediyesi'yle bir protokol yapıyor ve cami inşaatı ve kültür tesisi diye oldukça kapsamlı bir proje protokolü yaptığı söyleniyor ve bu protokol, bu protokol çerçevesinde de bu binanın tamamlandığı ifade ediliyor. Bu protokole siz şahit misiniz? Yani böyle bir protokolün varlığından ya da böyle bir işlemin yapıldığından haberdar mısınız, biliyor musunuz?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Sayın Başkan öncelikle şunu söyleyeyim; biz şirket olarak 2019 yılından sonra ekonomik olarak zor duruma düşmedik. Önce bunu belirtelim. Burada şöyle bir algı oluştu; bizim Cebeci ve Çiftalan bölgesinde projelerimiz vardı. Bu projeler bitince orada personel çıkışı yapıldı. Bu personel çıkışı algısı şöyle oluştu; şirket ekonomik olarak güçüldü. Proje bittiği için şirkette personel azaltılıdı ve ekonomik durum zor duruma düştü gibi oldu, öyle değil. Ve orada bir projenin yapıldığını biliyorum. İçerik olarak bilmiyorum ama büyük bir proje yapıldığını, orada bir yatırım yapıldığını da biliyorum.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Yani şöyle ifade edelim: 2020'nin sonundaki anlaşılan o ki daha öncesinden başlayan ruhsatlandırma süreçleri de var protokolde; yani Eylül 2020'de. Ve bizim edindiğimiz kanaate göre de yani böyle birkaç 100.000.000 liralık bir yatırımla hatta Hadiye Ersoy Camii ismi verilmiş, galiba Murat Bey'in akrabası olduğu söyleniyor. Hadiye Ersoy isminin kim olduğunu bilmiyorum ama siz biliyor musunuz?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Hayır, ben de bilmiyorum.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Evet, bir akrabası ya da bir büyüğü; anneanne, babaanne neyse. Hadiye Ersoy adına bir cami ve bir kültür alanı yapıldı Eyüpsultan Belediyesi'ne. Sayın Başkan bunlar çok önemli çünkü bizim isnatların içinde yani bir bağış yapılan paradan da suçlanıyoruz, yapılan iş ve işlemlerden onlarcasından da burada yüzlerce yıl suçlanıyoruz. Burada bir Ak Partili belediyeye zor duruma düştüğü diye ifade edilen bir süreçte böylesi bir protokolün yapıldığı da kayıtlara geçsin. Bu protokol muhtemelen avukatlarda da vardır ama ben bendekini veririm, arkadaşlarım dosyaya da sunabilirler. Umarım size faydası olur. Yener Bey, bildiğim kadarıyla Sultangazi çevresinde de okul inşaatlarına destek olduğunu, yani bu tabii duyum ama hani bu tür sosyal amaçlı desteklerin olduğu Cebeci Köyü'nde ve diğer noktalarda olduğunu yine farklı kaynaklardan duydum ama sizin de bu tür destekleri yaptığınızı biliyor musunuz? Ki kayıtlı olarak da bazı kulüp, derneklere de resmi olarak para gönderdiğini de zaten hesaplardan görmüştüm ama bu tür faaliyetlerde de bulunduğunu biliyor musunuz?</p>

<p><strong>Yener Torunler:</strong> Biliyorum ama içeriği hakkında bilgi sahibi değildim.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>: Yani bunu da şunun için söylüyorum: Burada gördüğüm kadarıyla Murat Bey ve firmasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle Sayın Başkan ve özellikle de Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle neredeyse yok denecek kadar az bir diyalogla ve özellikle o bölgede, yani başta valilik olmak üzere AK Parti İl Başkanlığı olmak üzere, ki 2020 yılına kadar AK Parti İl Başkanının da ifadesine göre şirkette ortaklığı olduğunu kendi ifade ettiğini basından öğrendiğime göre böyle bir diyalog çerçevesinde bir şirketten bahsediyoruz. Ve 2024 yılına kadar operasyona kadar hatta operasyondan sonra da kamu kurumu valilik başta olmak üzere kart vermek ve bunun gibi diyaloglarla birlikte belediyelere olabildiğince katkı sunan ve iş birliği yapan bir firmayla kişiyle karşı karşıyayız. Ben nasıl bir örgüt lideriyim ve buradaki beyefendi yani sadece işini yapan bir beyefendiden nasıl bir örgüt üyesi gerçekten tariflemenin güç olduğunu ifade ederek dikkatinize sunmayı çok önemsiyorum.</p>

<p>Sayın Başkan, fazla vaktinizi almayacağım ama iki hususu da belirtmek istiyorum tam bu esnada. Daha önce Cansu Hanım da ifade etmiştim. Bunun da çok çok çok önemli olduğunu söylüyorum çünkü Cebeci meselesi Sayın Başkan, yani 110 milyar liralık, yani 160 milyarlık yolsuzluk diye ifade edilen dosyada 110 milyar liralık saçma sapan iddialarla içinde ifade ediyorum ve iddia ediyorum ki tek bir delil olmayan bir dosyada yani biz burada kantarın başındaki çöpü taşıyan ne bileyim taşeronluk yapan muhasebeci şu bu dinliyoruz. Ancak sayın başkan sizden ifade ederek talep etmiştim avukatlarım da etti diğer avukatlarımız da ediyor ve sürekli edilmesini de önemsiyorum.</p>

<p>Yani siz buraya Enerji Bakanını, MAPEG Genel Müdürünü, İstanbul’un iki valisini isimlerini vermiyorum bunlar herkes biliyor. TEİAŞ Genel Müdürünü, Vakıflar Bankası Yönetim Kurulunu milyarlarca lira kredi vermiş. Bu ve buna benzer kurumları çağırıp bunu sorgulamadığınız sürece inanın bu madde yok hükmündedir ve bu zavallı ve özür diliyorum masum insanların burada kalması gerçekten büyük bir acıdır Türk yargısı adına bunun altını çizmek istiyorum Sayın Başkan.</p>

<p>Son olarak şunu söylemek isterim: Bu da benim için çok önemli çünkü bu da yeni gelişen bir husus ama can yakıcı bir husus. Sayın Bakanın, bu mahkemeyi etki altında tuttuğunu düşünüyorum ve bu mahkemeye dair Sayın Başkan, aynen şu ifadeleri söyledi: “İmamoğlu suç örgütü” dedi. Bir bakan bunu diyemez. Artı, rüşvet ve yolsuzluk havuzu oluşturdular dedi. Bakın televizyonda söyledi bir yani HSK Başkanı ve bir Bakan Sayın Başkan. Bunları söyledi, bunun üstüne daha bir sürü laf etti ve ben tabii bu rüşvet havuzu, yolsuzluk havuzu, asrın yolsuzluğu gibi hususları ben aynen toplu bir şekilde kendine iade ediyorum. Onu ifade edeyim çünkü bunların hepsi şahsıma söylendi, ismimi kullandı Sayın Başkan.</p>

<p>Niye söylüyorum? Siz bu mahkemeyi yönetiyorsunuz, sizi etki altında tutmaya çalışan bir Adalet Bakanıyla karşı karşıyayız, siz de karşı karşıyasınız. Acilen tedbir almanızı diliyorum, bu konuda uyarı mekanizması nedir bilmem, ben yargıç değilim ama kendini yargıç zanneden Adalet Bakanına haddini bildirmek zorundasınız. Haddini bildirmezseniz bu tür tutum ve tavırların bu mahkemeyi sakatlayacağını düşünüyorum, sizi zor duruma düşüreceğini düşünüyorum. Ben buradan Türkiye’nin beka sorunu haline gelen bu bakana dair de Sayın Cumhurbaşkanı’nı uyarıyorum, Sayın Devlet Bahçeli’yi uyarıyorum. Bunu size ifade etmek istedim, teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>EKREM İMAMOĞLU MÜDAFİ AVUKAT TORA PEKİN, YENER TORUNLER’E SORUYOR</strong></p>

<p>Tora Pekin: Efendim müvekkilimin az önce bahsettiği Cemevi Kültür Merkezi protokolünü ve içindeki sosyal medya çıktılarını 8 sayfa olarak sunuyorum. UYAP'tan takip ederiz, daha sonra gerekirse üst başlıkla tekrar sunum yaparız eğer bir karışıklık olursa. Sayın Başkan öncelikle "avukatlık avukatlık" diyoruz, demin Yener Bey'in anlattığı avukatlık hikayesinin bizi son derece utandırdığını maalesef böyle meslektaşlarımızın da olduğunu vurgulamak lazım, söylemek lazım. Azınlıkta olduklarını umuyorum. Yener Bey, hem hapsiniz için hem de sağlık durumunuz için iki kere geçmiş olsun diliyorum size. İkisi de umarım geçer. Görebildiğim kadarıyla sadece Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde çalıştığınız için hakkınızda suçlamalar yöneltilmiş. Hatta siz sorgunuzun başında dediniz ki, şöyle nasıldı değil mi öyle, tamam. Hatta siz sorgunuzun başında dediniz ki "Ben çalıştığım şirkette örgütsel faaliyetle karşılaşmadım, karşılaşsam bir gün bile çalışmazdım." Sonra da işinizi güvenlik müdürü ve idari işler müdürü olarak tanımladınız. Buraya kadar doğru mudur?</p>

<p>Yener Torunler: Evet.</p>

<p>Tora Pekin: Not aldım çünkü, ola ki yanlış duymuşumdur. İşinizi tarif ederken de özellikle binek araçlarla ilgili hizmet veririm, bütün masraflarına da ben bakarım dediniz. Bu da doğru mudur?</p>

<p>Yener Torunler: Doğrudur.</p>

<p>Tora Pekin: Tamam. Çünkü sorum tam bununla ilgili olacak. Sorum şu: İşvereniniz adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ücretsiz araç teslim edildiğine ilişkin bir bilginiz var mı?</p>

<p>Yener Torunler: Var.</p>

<p>Tora Pekin: Biraz detay verir misiniz acaba? Ne zaman yapıldı? Böyle bir iş sözleşmeyle mi yapıldı? Ne araç verildi? Araçlar mı verildi, tek bir araç mı verildi?</p>

<p>Yener Torunler: Şöyle oldu, Murat Bey beni aradı, bir telefon numarası verdi. Çağlayan Adliyesi'nin İdari İşler'e bakan bir arkadaşmış oradaki. Bununla beraber 49. Noter'e, Levent'teki 49. Noter'e oraya gidin, bir araç sözleşmesi yapılacak dedi. Ben de arkadaşla beraber gittik oraya, araç sözleşmesi yaptık. Dört tane Süper B alındığını söylediler. Ben o sözleşmelerin bir nüshasını kendime aldım, diğerini onlara verdim. Süreç içerisinde de Esenyurt Doğuş Oto'dan beni aradılar. "Sizin şirket adına araç alınmış teslim ediyoruz" diye. Ben de ilk önce o araçlar olduğunu anlamadım. Araştırdığımda ha adliyeye verilen o dört sözleşmeden kaynaklı olduğunu öğrendim. İki aracı önce aldılar, sonradan da iki aracı da alarak dört araç gitti ama bunun içeriğinde kiralık mı, nasıl ödendi, nasıl gittiğini bilmiyorum.</p>

<p>Tora Pekin: Bir tarih söylemediniz kaçırmadıysam eğer. Zaman aralığı nedir acaba? Yanlış bir tarih olmasın.</p>

<p>Yener Torunler: Yani 2024 yılının yaz veya sonbahar ayları olabilir.</p>

<p>Tora Pekin: 2024 yani. Sayın Başkan, benim duyduğum kadarıyla noterlik bilgisi yanlış oldu ama sanığı yönlendirmemek için ben sormayacağım soruyu. Farklı bir noter olduğunu düşünüyorum. Bu araçların, şimdi siz dediniz ya "araçları ben gönderirim ben getiririm, şoförleri ben tayin ederim" filan, tam kavrayamadım ben. Dört araç dediniz, Süper B dediniz, Süper B nedir acaba? Süper B diye bir marka mı var? Hiç anlamam araçtan.</p>

<p>Yener Torunler: Skoda, Skoda.</p>

<p>Tora Pekin: Bunlar yeni miydi yoksa ikinci el araçlar mıydı?</p>

<p>Yener Torunler: Yok sıfır araç. Esenyurt Oto'dan, Doğuş Oto'dan sıfır olarak alınan araçlar.</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Peki şimdi araçlar teslim edildi. Siz tutuklandığınız sırada araçlar hala daha İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kullanımında mıydı yoksa iade mi alınmıştı? Yani belki geçici bir süre...</p>

<p>Yener Torunler: Hayır, hayır. Kayyum geldiği zaman benden araç listesini isteyince ben o araçların listesini de çıkardım. Kayyum da biliyordu bu araçların adliyede olduğunu ama geri talep etmediler.</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Anladım. Peki araçların masraflarıyla ilgileniyorum dediniz demin sorgunuz sırasında. Bu araçların masraflarından, örneğin işte HGS'sinden, benzininden yine iş yeriniz mi sorumluydu, şirket mi ödüyordu yoksa Başsavcılık mı ödüyordu? Size yansıyan bir masraf var mıydı hatırlıyor musunuz onu?</p>

<p>Yener Torunler: Yakıt masrafları Başsavcılık tarafından ödeniyordu ama bakım masrafları bizim tarafımızdan ödeniyordu.</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Peki. Yani bilmeniz zordur bunu ama bakım masraflarına ben şüphecilikle yaklaşıyorum tabii eğer onun ötesinde HGS gibi bir durum da varsa araç var mıydı?</p>

<p>Yener Torunler: Hayır, HGS değil de trafik cezaları gelirdi. Trafik cezalarını bize geldiği zaman biz adliyeye iletirdik trafik cezalarını, oradan iptal ettirirlerdi.</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Tamam, peki o zaman yine aynı şey, HGS için geçerli olan burası bu iş için de geçerli trafik cezaları netice itibariyle hangi şehirden verildiği belli. İstanbul için miydi, İstanbul dışı mıydı ona ilişkin bir bilginiz var mı? Araçlar İstanbul'da mı kullanılıyordu yoksa...</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Avukat bey, bu sorularla nereye ulaşacağız?</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Şimdi bitiriyorum, son sorum zaten. Tam da bir yere bağlıyorum.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Zaten alışılmış şöyle zaten, yani bu adliye birçok yerden zaten kiralama yapıyor yani bunun usulü de o ceza iptalleri de zaten koruma kararları oluyor araçların üzerinde ondan dolayı yapılıyor. Bu sorulardan nereye varacağız, sanıkla ilgisi ne bu soruların?</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Şu son soruyu, Sayın Başkan son soruyu yanıtlasın, nereye bağladığımı çok kısa iki üç cümleyle özetleyip oturayım yerime. Bir fikriniz var mı acaba? İstanbul mu, İstanbul dışı mı trafik cezalarının geldiği yer?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yener Torunler: Valla iki araç için Ankara'dan trafik cezası gelmişti, iki araç için de İstanbul'dan trafik cezası gelmişti.</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Çok teşekkür ederim. Sayın Başkan hikaye şu: Şimdi burası bir araç kiralama firması değil. Belli ki bu araçlar kiralanmamış oraya, bir karşılığında para alınmamış. Ama hikayemiz şu: Şimdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024 senesinde Murat Gülibrahimoğlu'ndan karşılıksız araç alıyor. Bu ilişki normal, hiçbir sorun yok ama Sayın Ekrem İmamoğlu, Murat Gülibrahimoğlu'yla bir suç örgütünün lideri ve yöneticisi olarak sizin huzurunuzda yargılanıyorlar. Yan salonda bir dava daha sürüyor, oranın sanık yapılanları da burada aynen yine karşınızda sanık. Orada da İbrahim Kalın, bu dosyanın sanığı Hüseyin Gün'le fotoğraf çektiriyor. İbrahim Kalın MİT Başkanı, Sayın Ekrem İmamoğlu huzurumuzda örgüt lideri olarak yargılanıyor. Bu bağlamı görmeden sorularım hakikaten anlamsız gelebilir ama tam da talebim bu. Bu bağlamı görmeniz. Maalesef bu iddianameyi yazan savcılar, 7 savcı, artı başsavcı bu işlemlerle sizi aldatmaya teşebbüs ediyorlar. Sadece kamuoyunu değil sayın mahkemenizi de maalesef bu işlemlerle...</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Başka sorunuz var mı?</p>

<p>Avukat Tora Pekin: Başka sorum yok, bunu tespit ediniz ve nesnel yaklaşınız Sayın Başkan olaylara. Başka sorumuz yok.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/ibb-davasinda-ifade-veren-emekli-emniyet-mudurunden-kumpas-iddiasi-iftira-atmami-istediler</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/1911527.jpg" type="image/jpeg" length="25342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel Akın Gürlek'in Peşini Bırakmıyor:''Murat Gülibrahimoğlu, Akın Gürlek'e Araç Tahsis Etti'']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/ozgur-ozel-akin-gurlekin-pesini-birakmiyormurat-gulibrahimoglu-akin-gurleke-arac-tahsis-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/ozgur-ozel-akin-gurlekin-pesini-birakmiyormurat-gulibrahimoglu-akin-gurleke-arac-tahsis-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirket tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek’e araç tahsis edildiğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirket tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek’e araç tahsis edildiğini öne sürdü. Elindeki belgeyi göstererek konuşan Özel, “Araçların 2’si İstanbul’da, 2’si Ankara’da kullanıldı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>CHP lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, İBB davasında adı geçen Murat Gülibrahimoğlu isimli şahsın şirketinin Akın Gürlek'e 4 tane araç tahsis ettiğini söyledi. Belgesini gösteren Özel, "Murat Gülibrahimoğlu'nun firması, Kuzey İstanbul şirketi Kasım 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 4 araç tahsis etmiş. Soruyorlar "Kime verdiniz?" diye, "Akın Gürlek'e verdik" diyorlar. Araçların 2'si İstanbul'da, 2'si Ankara'da kullanılmış." ifadelerini kullandı.</p>

<article>
<p><img alt="basliksiz-4.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/basliksiz-4.jpg" width="1200" /></p>

<p>Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;</p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, bu hafta Engelliler Haftası, Hemşireler Günü, Eczacılık Günü ve Çiftçiler Günü olduğunu anımsatarak, geçen hafta SAHA 2026 Fuarı'nı ziyaret ettiğini belirtti. Özel, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aselsan'dan Havelsan'a, TUSAŞ'ımızdan TÜBİTAK'ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendis gözleri pırıl pırıl, gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Ve elbette savunma sanayini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973'te kurulan TUSAŞ'ı Cumhuriyet'in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten başlayarak TUSAŞ'taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği varsa katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk. Şöyle karşılaşmalar oldu 2-3 standda bir, 'Beni tanıdın mı?' 'Tanıyor gibiyim.' 'Ben Balyoz'dan içeride yattım. Siz ziyaretimize gelmiştiniz.' 'Beni tanıdın mı?' 'Tanıyor gibiyim.' 'İzmir Askeri Casusluk siz olmasaydınız ortaya çıkmazdı. Bizi o iftiradan mecliste siz anlattınız. Veli Ağbaba anlattı. CHP milletvekilleri anlattı.' 'Ergenekon'da siz yanımızdaydınız.' O dönemler pırıl pırıl pırıl pırıl Türkiye için çalışan Cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi subayları birileri özellikle bir başsavcının, Zekeriya Öz'ün patronajında 'Arkanda ben varım' diyen Tayyip Erdoğan'ın haberi, bilgisi dahilinde övüne övüne 'Darbecileri temizliyoruz' diye. O gün biz bu taraftaydık, doğrusunu söylüyorduk. Sayın Erdoğan öbür taraftaydı ve cellatları savunuyordu. Biz cellatların elinden Ergenekon, Balyoz ve çeşitli kumpaslarla katledilmeye çalışılanları savunduk ve kurtardık. Gün oldu o cellatlar Erdoğan'ın karşısına çıkıp darbeye karıştılar. Orada bile parlamentoyu savunduk. Yapılan zulümleri gördük ama sandığa sahip çıktık.</p>

<p><img alt="obasliksiz-1.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/obasliksiz-1.jpg" width="1200" /></p>

<h4>"BURADAN TARİHİN ÖNÜNE ŞERH DÜŞÜYORUM"</h4>

<p>Bugün yeni cellatlar, yine Erdoğan arkasında, yine bu ülkenin yarınları için çalışmak isteyen pırıl pırıl insanlar o gün nasıl o günkü Genelkurmay Başkanı'na da, Ahmet Tatar'a da, Askeri Casusluk'taki prırıl pırıl subaylara da sahip çıkarken ne kadar eminsek aynı inançla aynı karaklılıkla o gün FETÖ'nün saldırısında doğru tarafta duranlar olarak bugün 19 Mart darbesi ve Akın Gürlek'in yargı çetesine karşı dimdik aynı yerde, aynı tarafta duruyoruz. Biz o gün doğruları savunurken 'Ateş olmaya yerden duman çıkmaz' diye bağıranlar, sonra önlerine baktılar, gözlerini kaçırdılar bizden o kürsülerde. Biz bir gün gelecek ve haklılığımız ortaya çıkacak demiştik. Bugün bir daha söylüyorum bu kürsüden değil çünkü o gün bu kürsüde olmayacağız, muhalefet kürsüsünden değil ama iktidar kürsüsünden, bir kez daha sizlerin ve milletimizin karşısına çıkıp 'Biz yine doğru tarafta durduk. Dürüst insanları savunduk. Suçsuzları savunduk. İftiracılara karşı baş eğmedik, gerekirse baş verdik ama eğilmedik' diyeceğimiz güne kadar buradan tarihin önüne şerh düşüyorum. Bir daha çıkacağım ve bugünü hatırlatacağım.</p>

<h4>"SANDIĞA, SEÇME HAKKINA SAHİP ÇIKANLARA HELAL OLSUN"</h4>

<p>Cezaevinde evladından ayrılmış Onursal'ı, tarihin en büyük iftirasına kurban gitmiş Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret edersin, Balyozdakiler gibi o dönemde kendi dertlerine yanmayıp bizimkiler 'İnfaz koruma memurlarının sorunlarını söyleyin' der. İçeride yatmışlar çıkmışlar. Fuarda gezdik. En çok su mesajı verdiler: 'Özgür Bey siz söyleyince etkili oluyor. Aman söyleyin. Aman tekrar edin. Askeri sağlık sistemini lağvettiler. Askeriyeleri kaldırdılar. Asker vuruluyor. Harp cerrahisi bilen kimse yok. Boşu boşuna uzuvlar kaybediliyor. Evlatlar kaybediliyor. Yarın bir savaş olur bedelini ağır öderiz. Askeri hastaneleri açsınlar. Askeri sağlık sistemini kursunlar.' Ne diyeyim? Öylesi iyi insanlar ki, içlerinde kin değil yine bu ülke için sorumluluk biriktirmişler. Cumartesi Rize tarihinin en büyük mitinglerinden birini gerçekleştirdik. Adalet ve demokrasi için 108'inci eylemde Rize'de bulunduk. Partimize yönelik saldırılara en güzel cevabı Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketinde Rize'de yıllardır o boyutta dolduramadığı meydanı dolduran kendi hemşehrileri verdi. Teşekkür ediyorum Rizelilere, Karadeniz'in yiğit insanlarına. Bugünkü karşılamanız her hafta sonu bir başka şehirde eski deyimiyle AK Parti'nin ama yeni haliyle milletin kalelerinde meydan meydan demokrasi büyütenlere, dosta güven, olmayana kaygı verenlere ve Atatürk'ten emanet Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandığa, seçme hakkına ve seçtiklerine sahip çıkanlara helal olsun, selam olsun.</p>

<p><img alt="basliksiz-5.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/basliksiz-5.jpg" width="1200" /></p>

<h4>"ASGARİ ÜCRETTEN 4 BİN LİRA GİTTİ"</h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Özel, CHP'nin saha çalışmalarından kesitleri grup toplantısında izleterek "Sizler sahaya gittikçe, milleti dinledikçe, millet söyledikçe onların sesini Türkiye'ye duyurmak ve onların derdini bildiğimiz gibi çözümlerini söylemek ve onlar için iktidara yürümek, iktidar olup bu haksızlıkları sona erdirmek boynumuzun borcudur. Görev bizdedir. Sorumluluğumuzun farkındayız" dedi.</p>

<p>Özel şöyle devam etti:</p>

<p>"Artık ne yazık ki vatandaşlarımız bayramı umutla karşılamıyor. Hatta 'Bayram gelmiş neyime' sözü bayramla ilgili umut söyleyen cümlelerin yerine geçmiş durumda. Yıllık enflasyon yüzde 32,4'e yükseldi. Dört ay önce 30'un biraz altındayken yıl sonunda 16'ya düşecek demişlerdi. 30'dan 16'ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık 32,4'e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Geçen sene bir miktar enflasyonda bu seneyle kıyaslandığında daha fazla düşüş olduğu için bir yıllık enflasyona yüzde 2,5 olarak yansındı. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16'lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Bir aylık enflasyonumuz, nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. 'Enflasyon bütün dünyada sorun' diyorlar, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Açlık sınırının 35 bin yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir ülkede 28 bin liraya ev geçindirmeye çalışan emekçilerin, 20 bin liraya hayatta kalmaya çalışan emeklilerin ülkesindeyiz. Ve bu enflasyon dört ay önce verilen emekli aylığından 20 bin liradan 3 binlirayı aldı götürdü bile. Bu enflasyon 28 bin lira olarak ilan edilen asgari ücret 4 bin lirayı aldı götürdü bile.</p>

<h4>"100 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ CHP TÜRKİYE'NİN BİRİNCİ PARTİSİ"</h4>

<p>Ve iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Gelmeye devam ediyor. En önemli sorunlardan bir tanesi gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonuyla boğuşmak durumundayız. Bu ülkede eğer anneden ve babadan miras kalmıyorsa artık kendi emeğiyle çalışan bir gencin mesleği ne olursa olsun çok istisnai durumlar ya da yurt dışına gidenler hariç mesleği ne olursa olsun öğretmen, memur, asgari ücretli, uzman çavuş, özel sektör çalışan biri, mavi yakalı, beyaz yakalı olsun çalışan birinin çalışarak bir araba alması, bir ev alması mümkün değil. Onların anneleri, babaları ikisi de çalışıyorsa beş yılda arabayı alıyorlardı, 10 yılda bir ev, bir araba sahibi oluyorlar. Hiç olamayan emekli ikramiyesiyle alamadığı evi alıyordu, başını sıkıyordu. Öyle bir dönemdeyiz ki anneden babadan miras değilse ev hayal, araba hayal. Öyle bir dönemdeyiz ki hepimizin evlatları kendinden daha uzun boylu, babalardan daha yakışıklı annelerden daha güzel ama ilk kez yaşıyoruz ki herkesin evladı kendinden daha fakir. Herkesin evladının geleceği kendi geleceğinden daha karanlık. İşte bu karanlığı yırtıp atmak, bu umutsuzluktan gençleri kurtarmak, dünyadaki gençler nasıl umutla bakıyorsa yarınlarına, öyle bir Türkiye'yi inşa etmek, evlatlarına dünyanın öbür ucunda değil öz vatanlarında hayal kurmak için bir kez daha iktidara talibiz. 47 yıl sonra bir kez daha ve 100 yıl önce olduğu gibi CHP Türkiye'nin birinci partisi."</p>

<p><img alt="basliksiz-3.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/basliksiz-3.jpg" width="1200" /></p>

<h4>"44 MİLYON LİRALIK KARTLARI AK PARTİLİ BELEDİYELERE VERDİK' DİYOR"</h4>

<p>"Cebeci hafriyat. Orası Enerji Bakanlığının yeri. Denetimi onun sınırları içinde olan AK Partili belediye yapıyor. Ayrıca bir protokol var, yüzde 20 bize olacakken yüzde 10 valiliğe verilmiş. İddianame çıktı, durdu, bugüne geldi. Cebeci hafriyat alanına döküm yapan kişi, Murat Gülibrahimoğlu, seçim günü il başkanı olan kişinin ortağı. Buz gibi AK Partili arkadaş. Bu işten bir iftira atacaksın ve etkin pişmanlıktan yararlanacaksın demişler. Biz buraya kaçak döküm yapıyorduk, günde 5 bin fazladan kamyon... Adam bu iftiraları atmak yerine doğruları söylemeye başlıyor. Adam ne yaptıysam Ekrem'e değil AK Parti'ye yaptım diyor. Bugün yurt dışında olduğu için itirafçı yapılamamış ama şirketindeki birini alıp itirafçı yapmaya çalışmışlar ama bakın ne çıktı. Ekrem İmamoğlu muhasebeci Toruner'e soruyor: Vergi inceleme raporunuzda 44 milyon liraya yakın market kartı alışverişi görüyorum, üç harfliler. Savcı bizim arkadaşlarımız market kartı dağıtıyoruz diye suçluyor, siz 44 milyon liralık kartları nerede kullandınız diyor. Yener Toruner, kamu kurumlarına, AK Partili belediyelere ve teşkilata verdik. Soru: Teşkilat derken, cevap: AK Parti İstanbul İl Başkanlığına verdik. Soru: CHP'ye verdiniz mi? Cevap: Gönlümden geçti ama vermedik...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>"AKIN GÜRLEK'E 4 ARAÇ TAHSİS ETTİLER"</h4>

<p>Murat Gülibrahimoğlu'nun firması, Kuzey İstanbul şirketi Kasım 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 4 araç tahsis etmiş. Soruyorlar "Kime verdiniz?" diye, "Akın Gürlek'e verdik" diyorlar. Araçların 2'si İstanbul'da, 2'si Ankara'da kullanılmış.</p>

<p><img alt="3b86e226-30c0-45b6-a677-3d7db95bae76.jpg" height="1766" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/3b86e226-30c0-45b6-a677-3d7db95bae76.jpg" width="1200" /></p>

<h4>"MUHİTTİN BÖCEK'E 'İMZA AT KURTUL' DİYORLAR"</h4>

<p>Örnek bir vaka üzerinden bir kişi nasıl itirafçı yapılır görelim. 16 tapuyu açıkladığımız gün bir şey söyle dediler. 4 tane tapuyu gösteriyor. Son üç ayda edinilmiş. İzmir'dekilerden birinden topuklayan efenin ismi çıkarsa şaşırmayın. Göze bakamadan, basına bakamadan, 'Özgür Özel bu tapuları açıklarken kendisinin bir işi var, Muhittin Böcek itirafçı olacak' diyor. '15 Ocak'ta Manisa'da baz çakışması var, onu itiraf edecek' diyor. Muhittin Böcek baz vermiş, biri daha baz verir, o kişiye para verdi diyecekler. O gün söylediği tutar 50 milyon avro çantayla taşınacak gibi anlatıyor. Sonra 20 milyona düşürüyorlar. İmza at kurtul diyorlar. Böcek atmıyor, kendisini ziyaret eden bütün milletvekillerimize o belgeyi gösterdi. Bir savcının imzası var. Oradaki koruma polisinin cep telefonuna bir adres atıldı. O adresi atanın rahmetli Ferdi Zeyrek olduğu ortaya çıktı. Ferdi kendi ekibiyle geliyor. Bir yemek yiyip dağılıyorlar. Ferdi'ye iftira atacak zihniyet, tak diye kaldı. Devlete emanet cep telefonundan Böcek'in oğluyla eşinin mahrem görüntülerini verdiler. Gelininin aslında Muhittin Böcek'in sevgilisi olduğunu iddia ettiler. Gökhan Böcek'in sinir krizi geçirdiği, tamam getirin ne istiyorsunuz dediği ortaya çıktı. Antalya Cumhuriyet Savcısı demiş ki bizim böyle bir usulümüz yok, biliyorsan anlatırsın. Sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından bir şans veriliyor. Ama Allah şaşırtacak ya, uzaktan bağlanamayınca soruları bir normal savcı soruyor. Ben gittim bu paraları CHP'nin 6. katında birine verdim diyor. Savcı 'Parayı nereden çektin' diye soruyor. 'Para çekmedim, eşten dosttan topladım' diyor. 'Uçağa kim bindirdi, uçaktan kim aldı, genel merkeze ne zaman gittin? Nasıl gittin, 6. kata, kime verdin?' Hatırlamıyorum, bilmiyorum diyor. Bu kadar parayı verdiğin kişinin adını almadın mı? Almadım diyor. Sonra Muhittin Böcek'in ifadesi alınıyor. Böcek 'adaylığımla ilgisi yok partiye bağışlarımdır, geniş zamanlı talimatım vardı, almış götürmüş' diyor. Böcek'in mal varlığına çökünce, oğlunun ifadesini doğrula mallarını geri al diyorlar. Zuhal Böcek'ten ifade alıyorlar. 'Kocamı uçaktan ben aldım' diyor. Eşi onu alır genel merkeze götürür de hatırlamaz mı? Zuhal Böcek'in ifadesiyle Antalya'da alınan ifadenin eksiklikleri giderilmeye çalışılıyor. Bu kişinin iftiracılığa itirafçılığa itilen bir örnek."</p>

<h4>"ZEKERİYA ÖZ KAÇTI, BEN KAÇMAM DİYEN BİR HADSİZ BAŞINIZIN BELASIDIR"</h4>

<p>İlk gün Özkan Yalım için dedik, affetmeyiz, ilk toplantıda partiden attık. Onun firmasına çöktüler, itirafçı olursan veririz dediler. Ben Özgür Özel'e 9 yıl önce kadın çantası verdim diyor, iftira çıkarmaya çalışıyorlar. Partiye araç alırken önce araba aldık dedi, sonra aksesuar almış... İş ki Özkan Yalım'dan almışız almışız, arabanın iç dizaynını almışız... Özkan Yalım'ın iftiralarını yalanlamadılar diyor bir gazeteci... Numan bey genel başkan vekiliyken 56 isme 56 arabayı, Binali Yıldırım'a da 20 araç tahsis etmişler. Bunların birine bir gün bir şey dedin mi? Yarın yazacak mısın? Belediyelerin kör kuruşuna tenezzüle etmedik etmeyiz. Belediyeleri yağma Hasan'ın böreği gibi kullanlara sesleniyorum. CHP'yi yalanlarla susturacaklar... Günün güncel Zekeriya Öz'üne diyorum; başsavcıyken Cumhurbaşkanı ile arasında kriptolu hat var. Dinleyemiyorsun ama küçük bir şey var, istediğinde kaydedebiliyorsun. Görüşmeleri hep kaydettim, bana bir şey olmaz diyormuş. Sayın Erdoğan o kırmızı ışığı fark etmemiş. Ekrem Başkanın bahçesinde 20 kasa altın bulduğunu yalanını atmış, Erdoğan'ı kandırmış. AK Parti siyaseti, Erdoğan'ın ailesi tehdit altındadır. Zekeriya Öz kaçtı, ben kaçmam diyen bir hadsiz başınızın belasıdır."</p>

<p>O videoları yayınlayan kişi Akın Gürlek'in sosyal medya yüzüdür. Hepsi arkadaşlarımızın namusuna karşı bir deliyi çıkarıp o videoları çektirmektedirler. Cep telefonun vergisi milli güvenlik sorunu diyenler o siteleri kapatmıyorlar. Ak Partililere sesleniyorum, bunlar normaldir diyenler varsa, Allah onların belasını versin ama vicdan kırıntısı olanlara söylüyorum, bu milletvekillerinin namusu, haysiyeti size emanet."</p>

<p><img alt="basliksiz-2-001.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/basliksiz-2-001.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>
</article>

<section></section></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/ozgur-ozel-akin-gurlekin-pesini-birakmiyormurat-gulibrahimoglu-akin-gurleke-arac-tahsis-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/1911573.jpg" type="image/jpeg" length="44345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin Aile Yapısı Dönüşüyor: Her 5 Haneden Biri Artık 'Tek Kişilik']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/turkiyenin-aile-yapisi-donusuyor-her-5-haneden-biri-artik-tek-kisilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/turkiyenin-aile-yapisi-donusuyor-her-5-haneden-biri-artik-tek-kisilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel aile yapısını temsil eden "tek çekirdek aile" (eşler ve çocuklardan oluşan) ve "geniş aile" oranlarında gerileme yaşandı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜİK tarafından yayımlanan "İstatistiklerle Aile 2025" raporu, Türkiye’deki hanehalkı yapısının son 11 yılda yaşadığı radikal dönüşümü ortaya koydu. Veriler, geleneksel aile yapısının yerini hızla "tek kişilik hanehalkı" modeline bıraktığını gösterirken; Gümüşhane, tek başına yaşayanların en yoğun olduğu il olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), toplumun en küçük birimi olan aileye dair güncel verileri içeren kapsamlı bültenini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına dayanan rapor, yalnız yaşayan bireylerin oranındaki çarpıcı artışı ve akraba evliliklerindeki istikrarlı düşüşü gözler önüne seriyor.</p>

<article>
<h4>TEK KİŞİLİK HANELERDE REKOR ARTIŞ</h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Raporun en dikkat çekici verisi, yalnız yaşayan fertlerin oranındaki yükseliş oldu. 2014 yılında <strong>yüzde 13,9</strong> olan tek kişilik hanehalkı oranı, 2025 yılı itibarıyla <strong>yüzde 20,5</strong>’e ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İllere Göre Dağılım:</strong></p>

<p><strong>Zirvede Gümüşhane Var:</strong> Tek başına yaşayanların oranının en yüksek olduğu il <strong>yüzde 32,7</strong> ile Gümüşhane oldu. Bu ili Tunceli (%30,8) ve Giresun (%30,5) takip etti.</p>

<p><strong>En Düşük Oran Güneydoğu'da:</strong> Yalnız yaşam modelinin en az tercih edildiği il ise <strong>yüzde 11,5</strong> ile Batman olurken, Diyarbakır ve Van da benzer oranlarla listenin sonunda yer aldı.</p>

<h4>ÇEKİRDEK VE GENİŞ AİLE MODELİ KAN KAYBEDİYOR</h4>

<p>Geleneksel aile yapısını temsil eden "tek çekirdek aile" (eşler ve çocuklardan oluşan) ve "geniş aile" oranlarında gerileme yaşandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Çekirdek Aile:</strong> 2014’te %67,4 olan oran, 2025’te <strong>%62,7</strong>’ye düştü.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geniş Aile:</strong> Akrabaların bir arada yaşadığı hane oranı %16,7’den <strong>%13,5</strong>’e geriledi.</p>
 </li>
</ul>

<h4>AKRABA EVLİLİKLERİ TARİHİ DİP SEVİYEDE</h4>

<p>Türkiye'de sosyal yapının değişimi evlilik tercihlerine de yansıdı. 2010 yılında %5,9 olan akraba evliliği oranı, 2025 yılında <strong>yüzde 3</strong>’e kadar gerileyerek rekor düşük seviyeye ulaştı. Mardin (%19,7) ve Şanlıurfa (%18,8) bu alanda en yüksek oranlara sahip iller olurken; Edirne ve Kırklareli bu tür evliliklerin en nadir görüldüğü iller olarak öne çıktı.</p>

<h3>MUTLULUĞUN KAYNAĞI HÂLÂ AİLE</h3>

<p>Ekonomik ve yapısal değişimlere rağmen Türk insanı için mutluluğun adresi değişmedi. Yaşam Memnuniyeti Araştırması'na göre:</p>

<p>Bireylerin <strong>yüzde 69</strong>’u kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini beyan etti.</p>

<p>Aileyi, yüzde 15,6 ile çocuklar takip etti.</p>

<h4>SOSYO-EKONOMİK GÖSTERGELER: KONUT VE YOKSULLUK</h4>

<p>Raporun ekonomik verileri, barınma ve geçim şartlarına dair önemli ipuçları veriyor:</p>

<p><strong>Mülkiyet Durumu:</strong> Vatandaşların yüzde 57,1'i kendi konutunda otururken, kiracıların oranı <strong>yüzde 27</strong> olarak belirlendi.</p>

<p><strong>Yoksulluk Sınırı:</strong> Türkiye genelinde yoksulluk oranı yüzde 20,6 olarak hesaplandı. Hane tipine göre bakıldığında, yoksulluk riskinin en yüksek olduğu grubun <strong>geniş aileler (%27,1)</strong> olduğu görüldü.</p>

<p><strong>Konut Sorunları:</strong> Nüfusun yaklaşık yüzde 29'u sızdıran çatı ve nemli duvarlar gibi fiziksel konut sorunlarıyla, yüzde 28'i ise ısınma problemleriyle karşı karşıya.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/turkiyenin-aile-yapisi-donusuyor-her-5-haneden-biri-artik-tek-kisilik</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/0x0-turkiyenin-beste-biri-tek-yasiyor-yalnizlik-artiyor-1738953182521.webp" type="image/jpeg" length="57390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'ın Yeniden Seçilme Planının Ayrıntıları Ortaya Çıktı: AK Partili Kaynak Tek Tek Anlattı]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/erdoganin-yeniden-secilme-planinin-ayrintilari-ortaya-cikti-ak-partili-kaynak-tek-tek-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/erdoganin-yeniden-secilme-planinin-ayrintilari-ortaya-cikti-ak-partili-kaynak-tek-tek-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Barış Pehlivan bugünkü yazısında AK Partili kaynaktan aldığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Yeniden seçilme planı" nı duyurdu. Pehlivan'ın iddiası sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Barış Pehlivan bugünkü yazısında AK Partili kaynaktan aldığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Yeniden seçilme planı" nı duyurdu. Pehlivan'ın iddiası sosyal medyada gündem oldu.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni anayasa çağrıları ve "siyasi matematik"</strong> vurgusu, başkent kulislerini hareketlendirdi. İktidarın 400 delegeye ulaşma stratejileri, DEM Parti’nin<strong> "yasal güvence"</strong> talebi ve CHP’nin erken seçim takvimi siyasetin ana gündemi haline geldi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Danıştay töreninde dile getirdiği "yeni anayasa boyun borcumuzdur" açıklaması, siyasetin öncelikli maddesi olan "adaylık ve seçim" tartışmalarını alevlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><a href="https://www.yenicaggazetesi.com/gazeteci-baris-pehlivan-haberleri.htm" rel="nofollow" target="_blank" title="Gazeteci Barış Pehlivan Haberleri">Gazeteci Barış Pehlivan</a></strong>'ın Cumhuriyet'teki yazısında aktardığı AK Parti kulis bilgilerine göre, iktidar kanadı anayasa değişikliğiyle Erdoğan’ın yeniden adaylığını garantilemek isterken, muhalefet cephesi bu hamleleri "oyalama taktiği" olarak nitelendirdi.</p>

<h4>İKTİDARIN "400 OY" DENKLEMİ VE YENİ YOL ARAYIŞLARI</h4>

<p>Mevcut aritmetikte Cumhur İttifakı’nın anayasayı referandumsuz değiştirmek için ihtiyaç duyduğu 400 oya ulaşması (şu anki sayı 325) zor görünüyor. AK Parti kulislerinde, bu eşiği aşmak içi<strong>n " Mutlan butlan davası"</strong> gibi hukuki süreçlerin sonuçları üzerinden bazı CHP’li milletvekillerinin desteğinin alınabileceği senaryoları konuşuluyor.</p>

<p>Pehlivan'ın <strong>"Önemli bir AKP’li kaynak, “Mutlak butlan davasına bakmak lazım” diye söze başladı. Ve hemen ardından ekledi: “Acaba o davanın sonucunda, Kılıçdaroğlu’na yakın milletvekillerinin desteğiyle bir anayasa yapılabilir mi?” Duyduğum, bir sorudan ziyade masadaki senaryolardan biriydi."</strong> ifadeleri dikkat çekti.</p>

<p>Öte yandan, anayasa değişikliğinin gerçekleşmemesi durumunda, 2027 başında uygulanacak bir "seçim ekonomisi" ile bahar aylarında erken seçime gidilmesi de masadaki güçlü alternatifler arasında yer alıyor.</p>

<h4>DEM PARTİ: SÜREÇ YASASI OLMADAN SİLAH BIRAKILMAZ</h4>

<p>Anayasa tartışmalarının "çözüm süreci" iddialarıyla birleştiği noktada, DEM Parti cephesinden temkinli açıklamalar geliyor. Parti kaynakları, anayasa değişikliği teklifini "süreci yıllarca uzatacak bir taktik" olarak değerlendiriyor. Devletin "PKK silah bırakmadı" tespitine karşılık DEM Partili yetkililer, yasal bir güvence ve kapsamlı bir "süreç yasası" olmadan bu durumun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını savunuyor. Kulis bilgilerine göre, örgütün sürece dahil olmak için "Öcalan’ın İmralı’da bir eve geçmesi" ve "yasal statü" şartlarını ilettiği iddia ediliyor.</p>

<h4>CHP’DEN ERKEN SEÇİM TAKVİMİ: 2027 SONBAHARI DEĞERLENDİRİLEBİLİR</h4>

<p>CHP'nin hem süreç komisyonunda olan hem de hukukçu olan kurmaylarıyla konuştuğunu ifade eden Pahlivan'ın aktardığına göre, Ana muhalefet partisi CHP, anayasa değişikliği üzerinden kurulacak bir pazarlık masasına oturmayacağını net bir dille ifade ediyor. Özgür Özel liderliğindeki parti yönetimi, "yumuşama" adı altında yargı kararlarının takas konusu edilmesini reddediyor. Ancak anayasa kapısını tamamen kapatmayan kurmaylar,<strong> "Ne yapmak istediklerini görmemiz lazım"</strong> şerhini düşüyor. Erken seçim konusunda ise CHP’nin stratejisi netleşiyor:</p>

<p><strong>"Erdoğan’ı tekrar aday yapmak için seçime sadece aylar kala yapılacak bir 'erken seçim' oyununa destek vermeyiz. Ancak 2027 sonbaharı gibi bir tarih değerlendirilebilir."</strong></p>

<h4>2026 MAYIS İTİBARIYLA SİYASİ GÖRÜNÜM</h4>

<p>Barış Pehlivan, yazısını kaleme aldığı Mayıs 2026 itibarıyla, normal seçim takvimine iki yıl kala Ankara’da tüm hesapların "sayıların gücü" üzerine kurulmuş durumda olduğuna dikkat çekti. İktidarın anayasa hamlesi ile muhalefetin seçim takvimi arasındaki bu bilek güreşinin, Türkiye'nin önümüzdeki iki yılını şekillendirmesi bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/erdoganin-yeniden-secilme-planinin-ayrintilari-ortaya-cikti-ak-partili-kaynak-tek-tek-anlatti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/eb4db416-932e-4bba-a7e2-0fe322704aa0.jpg" type="image/jpeg" length="78395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas’ın Yakaladığı Ajanlar Gündem Oldu: MOSSAD’ın Gazze Planı Deşifre Edildi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/hamasin-yakaladigi-ajanlar-gundem-oldu-mossadin-gazze-plani-desifre-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/hamasin-yakaladigi-ajanlar-gundem-oldu-mossadin-gazze-plani-desifre-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de ateşkes sonrası İsrail’in içeriden devşirilen kişilerle suikast operasyonları yürüttüğü öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze’de ateşkes sonrası İsrail’in içeriden devşirilen kişilerle suikast operasyonları yürüttüğü öne sürüldü. El Cezire’de yayımlanan görüntülerde, İsrail adına çalıştığı iddia edilen bazı kişilerin Hamas tarafından yakalandığı belirtildi.</p>

<p>Gazze’de 15 Ocak 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğü belirtilirken, İsrail’in içeriden devşirilen kişiler aracılığıyla suikast operasyonları yürüttüğü iddia edildi. El Cezire’de yayımlanan görüntülerde, İsrail adına çalıştığı öne sürülen bazı kişilerin  Hamas tarafından yakalandığı öne sürüldü.</p>

<p>CNN TÜRK Muhabiri Mehmet Şimşek’in aktardığı görüntüleri değerlendiren Terör ve güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ, MOSSAD’ın Gazze’de farklı yöntemlerle operasyon yürüttüğünü savundu.</p>

<p></p>

<p><img alt="Hamas’ın yakaladığı ajanlar gündem oldu: MOSSAD’ın Gazze planı deşifre edildi - Resim : 1" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/05/12/yeni-proje-9tzb.jpg" width="820" /></p>

<h4>“İSRAİL KİRLİ GEÇMİŞE SAHİP KİŞİLERİ DEVŞİRİYOR”</h4>

<p>Başbuğ, istihbarat servislerinin geçmişte suç bağlantısı bulunan kişileri hedef aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: <strong>“Temel taktiktir. Sisteme küs veya işte bir şekilde geçmişte böyle kirli işlere bulaşmış insanlar istihbarat örgütlerinin temel hedefidir. MOSSAD da onu yapmış. Hamas içerisinde epeydir bazı çeteler örgütlediği bazı kişilere de böyle kendini angaje etmek üzere kanca attı. Hamas tarafından takip edilen bilinen bir husustu. Şimdi bazen yol verirsiniz karşıya ne yapmak istediğini anlamak adına da bile bile ladese gidersiniz. Hamas aslında bunu yapmış."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>“SUÇÜSTÜ YAKALANDILAR, İTİRAF GELDİ”</h4>

<p>Yakalanan kişilerin operasyon sırasında suçüstü yakalandığını öne süren Başbuğ, şu değerlendirmede bulundu:<strong> “Bu kişi Hamas tarafından tespit ediliyor, yakalanıyor, suç üstü yapılıyor ve şu an bu kişinin itiraflarını biz dinliyoruz. İsrail tarafından, MOSSAD tarafından nasıl devşiriliyor, nerelerde kullanıldığı tek tek anlatıyor.”</strong></p>

<p><strong><img alt="Hamas’ın yakaladığı ajanlar gündem oldu: MOSSAD’ın Gazze planı deşifre edildi - Resim : 2" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/05/12/yeni-proje-2-cw4i.jpg" width="820" /></strong></p>

<h4>“GAZZE İÇİNDE ÖZEL EĞİTİM VERİLDİ”</h4>

<p>Yeniçağ'ın haberine göre, Başbuğ, devşirilen kişilerin Gazze içerisinde belirli bölgelerde eğitildiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: <strong>“Bu kişiler Gazze’de İsrail’in kontrolünde olan bölgede silah eğitimi alıyor, farklı eğitimler görerek yeniden Gazze içerisine gönderiliyor. MOSSAD’ın amacı kaos yaratmak, Hamas içinde bölünme oluşturmak ve isyan algısı yaratmaktı.”</strong></p>

<h4>“SUİKAST OPERASYONU İÇİN ÖZEL PLANLAMA YAPILDI”</h4>

<p>Operasyonların teknik detaylarına ilişkin konuşan Başbuğ, kişilerin suikast amacıyla kullanıldığını söyledi: <strong>“Bu kişiler suikast maksadıyla kullanıldı. Daha önce İsrail’in dron operasyonlarıyla sonuç alamadığı için bu yöntem devreye sokuldu. Bu kişilere suikast eğitimi verildi, sesli komut ve dronlarla yönlendirme yapıldı.”</strong></p>

<p><strong><img alt="Hamas’ın yakaladığı ajanlar gündem oldu: MOSSAD’ın Gazze planı deşifre edildi - Resim : 3" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/05/12/yeni-proje-4-8u0g.jpg" width="820" /></strong></p>

<h4>“HAMAS KARŞI OPERASYONLA PLANI BOZDU”</h4>

<p>Başbuğ, Hamas’ın operasyonu önceden tespit ederek planı bozduğunu savunarak şunları söyledi:<strong> “Eğer MOSSAD başarılı bir istihbarat teşkilatı olsaydı operasyon kusursuz giderdi. Ancak daha ilk aşamada yakalandılar. Hamas istihbarat karşı koymada başarılı bir operasyonla bu planı bozdu.”</strong></p>

<p>Yakalanan kişilerin sorgularının sürdüğü belirtilirken, olayın daha geniş bir operasyon ağına ilişkin yeni bilgileri ortaya çıkarabileceği öne sürüldü.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/hamasin-yakaladigi-ajanlar-gundem-oldu-mossadin-gazze-plani-desifre-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/yeni-proje-4-8u0gjpg.webp" type="image/jpeg" length="87869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esfender Korkmaz: ''Yoksulluk Toplum Vicdanını Kanatıyor'']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/esfender-korkmaz-yoksulluk-toplum-vicdanini-kanatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/esfender-korkmaz-yoksulluk-toplum-vicdanini-kanatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Bankası, 2026 Mart kalkınma raporuna göre, Türkiye Dünyada gelir dağılımının en bozuk olduğu ülkeler içindedir. Raporda yer alan aşağıdaki haritada Gelir dağılımında adaleti gösteren gini katsayısı ülkeler itibariyle verilmektedir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeniçağ yazarı Esfender Korkmaz ''Yoksulluk toplum vicdanını kanatıyor'' başlıklı makalesinde ekonomiyi ve yoksulluğu gündem yaparak şunları yazdı:</p>

<p>Dünya Bankası, 2026 Mart kalkınma raporuna göre, Türkiye Dünyada gelir dağılımının en bozuk olduğu ülkeler içindedir. Raporda yer alan aşağıdaki haritada Gelir dağılımında adaleti gösteren gini katsayısı ülkeler itibariyle verilmektedir. Gini katsayısı 0,40 üzerinde ise, gelir dağılımı aşırı bozuk demektir. Bu ülkeler mor renkle gösterilmiştir. Türkiye de mor renklidir.</p>

<p>Gini katsayısı, <strong>gelir veya servet dağılımındaki eşitsizliği ölçen</strong> bir göstergedir.</p>

<p>Değeri <strong>0 ile 1</strong> arasındadır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>0</strong>: Tam eşitlik; herkes aynı gelire sahiptir.</li>
 <li><strong>1</strong>: Tam eşitsizlik; tüm gelir tek kişidedir.</li>
</ul>

<p>Katsayı sıfıra göre büyüdükçe gelir dağılımı bozuluyor demektir.</p>

<p><img alt="Yoksulluk toplum vicdanını kanatıyor - Resim : 1" height="592" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h592q95gm/storage/files/images/2026/05/12/1-cvs4.png" width="820" /></p>

<p>Haritada yer alan bazı ülkelerde gini katsayısına bakarsak, gelir dağılımının en bozuk olduğu ülkeler içinde Türkiye (Gini 43,7) de yer alıyor. (Aşağıdaki Tablo) TÜİK verileri de Türkiye de gelir dağılımında bozulma olduğunu gösteriyor.</p>

<p><img alt="Yoksulluk toplum vicdanını kanatıyor - Resim : 2" height="674" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw530h674q95gm/storage/files/images/2026/05/12/2-d4mu.png" width="530" /></p>

<p>Öte yandan, yine Dünya Bankası Dünya eşitsizlik raporuna (World Inequality Report ) göre;</p>

<ul>
 <li>Dünya nüfusunun en zengin yüzde 10 nüfus, küresel toplam gelirin yüzde 52’sini, en yoksul yüzde 50 nüfus ise küresel gelirin yalnızca yüzde 8,5’ini alıyor.</li>
 <li>Servette ise tablo daha da kötüdür. En yoksul yüzde 50 nüfus toplam servetin sadece yüzde 2’sine, en zengin yüzde 10 ise yüzde 76’sına sahiptir.</li>
</ul>

<p><strong>Dünyada dikkat çeken bir husus, Avrupa ülkelerinde piyasa ekonomisi ve kapitalist sistem olduğu halde, gelir dağılımı aşırı bozuk değildir. Bunun nedeni Avrupa’da, demokrasi, hukuk ve insan haklarının gelişmiş olmasıdır.</strong></p>

<p><strong>Türkiye’de </strong>de gelir dağılımı ve servet dağılımı dramatik biçimde bozulmuş durumdadır. Türkiye’de de son yıllarda ilan edilen ve çalışanların ücret ve maaş artışlarına temel olan TÜİK TÜFE’nin, geçinme endekslerinin çok altında kalması, Güven sorunu nedeni ile talebi ve fiyatı enflasyonun çok üstünde artan konut ve kira fiyatları, dolaylı vergilerin artması etkili oldu. Elbette kamu ile iş yapanlarda ani zenginleşme de gelir ve servet dağılımda etkili oldu.</p>

<p><strong>Kısaca</strong>, <strong>Türkiye de gelir dağılımının bu kadar adaletsiz- bozuk olması toplum vicdanının kabul edemeyeceği bir durumdur. Toplum vicdanını rahatsız etmektedir.</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/esfender-korkmaz-yoksulluk-toplum-vicdanini-kanatiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/yoksulluk-toplum-vicdanini-kanatiyor-iql4jpg.webp" type="image/jpeg" length="72383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['' Ekonomik Kriz Vuruyor Geniş Aileler Dağılıyor'']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/ekonomik-kriz-vuruyor-genis-aileler-dagiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/ekonomik-kriz-vuruyor-genis-aileler-dagiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre de eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2025 yılında yüzde 20,6 olarak gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜİK’in araştırmasına göre, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 27,1'i yoksulluk sınırının altında kaldı. Kalabalık aileler azalırken, çekirdek aileler katlandı. Hanehalkı büyüklüğü 3,08’e kadar düştü</p>

<h4>Yeniçağ Gazetesi bugün, '‘Ekonomik kriz vuruyor geniş aileler dağılıyor!’' başlığıyla çıktı.</h4>

<p></p>

<p>Yeniçağ Gazetesi'nin bugünkü manşeti...</p>

<p><img alt="Yeniçağ Gazetesi: Ekonomik kriz vuruyor geniş aileler dağılıyor - Resim : 1" height="1343" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h1343q95gm/storage/files/images/2026/05/13/13-05-26-01-yc-8fp8.jpg" width="820" /></p>

<p></p>

<p>TÜİK’in araştırmasına göre, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 27,1'i yoksulluk sınırının altında kaldı. Kalabalık aileler azalırken, çekirdek aileler katlandı. Hanehalkı büyüklüğü 3,08’e kadar düştü</p>

<p>+++++++++</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>BEKARLAR BABAOCAĞINDA</h4>

<p>TÜİK, 2025 yılı "İstatistiklerle Aile" raporuna göre, Türkiye'de ortalama hanehalkı büyüklüğü 2025 yılında ortalama 3,08 kişiye düştü. Hanehalkı büyüklüğü en yüksek il 4,84 kişi ile Şırnak, en düşük olduğu iller ise 2,49 kişi ile Tunceli, 2,50 kişi ile Giresun ve 2,51 kişi ile Çanakkale oldu. 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2025 yılında yüzde 20,5'e yükseldiği görüldü. 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş olup ebeveynleri ile yaşayanların oranı toplamda yüzde 70 oldu.</p>

<h4>YOKSULLUK ORANI ARTIYOR</h4>

<p>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre de eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2025 yılında yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hanehalklarının yüzde 9,8'sinin, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yüzde 20,4'ünün, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 27,1'inin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının ise yüzde 14,3'ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı gözlendi.</p>

<h4>ÇATILAR SIZIYOR, DUVARLAR NEMLİ</h4>

<p>TÜİK’in açıkladığı rapora göre, fertlerin yüzde 57,1'inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 27'sinin ise kiracı olduğu görüldü. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 olarak kaydedildi. Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında nüfusun yüzde 28,8'i konutunda sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi sorunla karşılaştı. Nüfusun yüzde 27,9'u da izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/ekonomik-kriz-vuruyor-genis-aileler-dagiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/cb1dc107-c660-4025-8052-662a8935210b.jpg" type="image/jpeg" length="64418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP’li Başkan Aslantaş İstifa Etti: “Türbanlı ve Giyimim Nedeniyle İstenmedim İstifaya Zorlandım”]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/akpli-baskan-aslantas-istifa-etti-turbanli-ve-giyimim-nedeniyle-istenmedim-istifaya-zorlandim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/akpli-baskan-aslantas-istifa-etti-turbanli-ve-giyimim-nedeniyle-istenmedim-istifaya-zorlandim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Bozdoğan Kadın Kolları Başkanlığı görevinden ayrılan Arslantaş, parti içinde türbanı ve giyimi nedeniyle hedef alındığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKP Bozdoğan Kadın Kolları Başkanlığı görevinden ayrılan Arslantaş, parti içinde türbanı ve giyimi nedeniyle hedef alındığını öne sürdü. Arslantaş, istifaya zorlandığını ve yönetimindeki kadınların tehdit edildiğini iddia etti.</p>

<p>AKP Bozdoğan Kadın Kolları Başkanlığı görevinden ayrılan Arslantaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla parti yönetimine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>28 Şubat sürecinde türban  yasağı nedeniyle eğitim hayatının yarım kaldığını belirten Arslantaş, AKP’ye kuruluşundan bu yana gönül verdiğini ve 2 Aralık 2024’ten itibaren kadın kolları başkanlığı görevini sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h4>“TÜRBANIMDAN DOLAYI BENİ İSTEMEDİLER”</h4>

<p>Arslantaş açıklamasında, bazı parti yöneticilerinin kendisini türbanı nedeniyle istemediğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: <strong>“Göreve geldikleri günden bugüne kadar sırf türbanımdan dolayı beni istemediklerini söylediklerine dair elimde belgeler bulunmaktadır. Ayrıca giyimimle AK Parti’nin misyonuna uymadığımı ve daha liberal birini istediklerini söylediler.”</strong></p>

<p><meta charset="UTF-8" /><img alt="AKP’li başkan istifa etti: “Türbanlı olduğum için istenmedim”" height="720" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw1280h720q95gc/storage/files/images/2026/05/13/akpli-baskan-istifa-etti-turbanli-oldugum-icin-istenmedim-9tdb.jpg" width="1280" /></p>

<h4>“İSTİFAYA ZORLANDIM”</h4>

<p>Yeniçağ'ın haberine göre, Parti yönetimiyle uyumsuz çalıştığı gerekçesiyle il yönetimine alınmak istendiğini ancak bunu kabul etmediğini belirten Arslantaş, daha sonra istifaya zorlandığını iddia etti.</p>

<p>Yönetim kurulundaki kadınların ve eşlerinin işleriyle tehdit edildiğini öne süren Arslantaş, 8 kişinin istifa ettirildiğini ve başkanlığının düşürülmeye çalışıldığını savundu.</p>

<p>Arslantaş, İl Kadın Kolları Başkanı Şahika Edremit tarafından il binasına çağrıldığını belirterek, “Ya istifa edersin ya da görevden alırım” sözleri sonrası istifa dilekçesi yazmak zorunda kaldığını ileri sürdü.</p>

<h4>“CUMHURBAŞKANINA SESLENİYORUM”</h4>

<p>Bugüne kadar partisinin zarar görmemesi için sessiz kaldığını söyleyen Arslantaş, bazı yakınları üzerinden tehdit edilerek susturulmaya çalışıldığını da iddia etti.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Arslantaş, yaşadığı haksızlıkları doğrudan anlatmak istediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="AKP’li başkan istifa etti: “Türbanlı olduğum için istenmedim” - Resim : 1" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/05/13/85599780-890d-4c70-a10a-498571a4973-a0yb.jpg" width="820" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/akpli-baskan-aslantas-istifa-etti-turbanli-ve-giyimim-nedeniyle-istenmedim-istifaya-zorlandim</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/d8cd403f506ad4aeb87ae9dafab4446a8jpg-b-fbrn-l-w-tb-ea-ykb-ht-c-l-r-nb-qjpg.webp" type="image/jpeg" length="23645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazetecinin Kızı Çakarlı Araçla Görüntülenmişti! Emniyet Açıklama Yaptı! Emin Pazarcı Gazeteden....]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/gazetecinin-kizi-cakarli-aracla-goruntulenmisti-emniyet-aciklama-yapti-emin-pazarci-gazeteden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/gazetecinin-kizi-cakarli-aracla-goruntulenmisti-emniyet-aciklama-yapti-emin-pazarci-gazeteden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşam Gazetesi yazarı Emin Pazarcı'nın avukat kızı Begüm Ece Pazarcı'nın Galatasaray maçına çakarlı lüks araçla gitmesi infiale sebep olurken, Emniyet'in kestiği 173 bin liralık ceza ve aracın trafikten men edilmesi gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Emin Pazarcı’nın kızının çakarlı araç paylaşımı ile başlayan tartışma sonucunda dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Emniyet, araç ile ilgili ceza üstüne ceza yazarken, olaya tepki gösterenlere ağır ifadeler kullanan Emin Pazarcı, Akşam gazetesi tarafından 3 ay zorunlu izne çıkartıldı.</p>

<p><img alt="Çakarlı araç tartışmasında cezalar kesildi! Akşam Gazetesi Pazarcı’yı gazeteden uzaklaştırdı" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/emniyet-ten-gazeteci-emin-pazarci-nin-kizinin-kullandigi-aracla-ilgili-aciklama-1778443582-486-large.webp" /></p>

<p>Çakarlı araç tartışması zorunlu izin getirdi! Gazeteci Emin Pazarcı, kızı Begüm Ece Pazarcı’nın çakarlı bir araçta çekilen görüntülerinin sosyal medyada gündem olmasının ardından kendi sosyal medya hesabından ağır ifadelerle paylaşım yapmıştı.</p>

<p><strong>İKTİDAR KANADI DA RAHATSIZ OLMUŞ</strong></p>

<p>Yaşanan bu durum kamuoyunda tepki toplarken, edinilen bilgilere göre iktidar kanadının da durumdan rahatsız olduğunu öğrenildi. Tüm bu gelişmeler sonrası Akşam Gazetesi kendi içinde yaptığı değerlendirme sonucunda Emin Pazarcı’yı 3 aylık zorunlu izne çıkarma kararı aldı.</p>

<p><strong>ÇAKARLI ARAÇ PAYLAŞIMI TARTIŞMALARI BAŞLATTI</strong></p>

<p>Tartışmalar, Begüm Ece Pazarcı’nın Galatasaray maçına giderken çakarlı bir araç içerisinden yaptığı sosyal medya paylaşımıyla başladı. Kısa sürede yayılan görüntüler, özellikle “geçiş üstünlüğü” ve kamuya tahsis edilen çakarlı araçların kullanımına ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Tepkilerin büyümesi üzerine paylaşım kaldırıldı.</p>

<p><strong>EMİN PAZARCI’NIN İFADELERİ DE TEPKİ TOPLADI</strong></p>

<p>Süreç boyunca yalnızca görüntüler değil, Emin Pazarcı’nın sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamalar da dikkat çekip tepki topladı. Pazarcı, kızına yönelik eleştirilerde bulunan bazı sosyal medya kullanıcılarına ağır ifadelerle yanıt verdi. Hakaret ve küfür içeren paylaşımlar sosyal medyada yeniden paylaşılırken, tartışmalar daha da büyüdü. Tepkilerin odağındaki açıklamalar, kamuoyunda “basın etiği” ve “üslup” tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p>

<p><strong>EMNİYET CEZA KESTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı. Yapılan değerlendirmede, görüntülerde yer alan araç için yüksek miktarda idari para cezası uygulandığı, aracın trafikten men edildiği ve sürücü hakkında işlem yapıldığı bildirildi. Açıklamada, araç için herhangi bir resmi geçiş üstünlüğü yetkisi bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Akşam Gazetesi yazarı Emin Pazarcı'nın avukat kızı Begüm Ece Pazarcı'nın Galatasaray maçına çakarlı lüks araçla gitmesi infiale sebep olurken, Emniyet'in kestiği 173 bin liralık ceza ve aracın trafikten men edilmesi gündem oldu.</p>

<p>Milyonlarca vatandaş trafikte çile çekerken, sadece belirli kamu görevlilerine tanınan geçiş üstünlüğünün bir futbol coşkusu uğruna kullanılması bardağı taşıran son damla oldu.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/s-b462ca5f34a2c65ef5f41967d2dc35fab29713c4.jpg" rel="nofollow" title="S B462Ca5F34A2C65Ef5F41967D2Dc35Fab29713C4"><img alt="S B462Ca5F34A2C65Ef5F41967D2Dc35Fab29713C4" height="1585" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/s-b462ca5f34a2c65ef5f41967d2dc35fab29713c4.jpg" width="1200" /></a></p>

<p>Galatasaray'ın şampiyonluk gecesine damga vuran ve saniyeler içinde sosyal medyada yayılan lüks araç içindeki o keyifli anlar, yerini polis tutanaklarına ve ağır yaptırımlara bıraktı.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-11-6a009ecd16612.jpg" rel="nofollow" title="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 11 6A009Ecd16612"><img alt="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 11 6A009Ecd16612" height="330" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-11-6a009ecd16612.jpg" width="645" /></a></p>

<p>Hak arayışındaki vatandaşın adalete olan inancını zedeleyen bu görüntüler sonrası babanın eleştirilere yönelik sarf ettiği ağır sözler ise tansiyonu daha da zirveye taşıdı.</p>

<h4>Şampiyonluk Gecesinde Büyük Skandal</h4>

<p>Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Galatasaray'ın Antalyaspor’u 4-2 mağlup edip 26. şampiyonluğunu ilan ettiği o tarihi gecede, saha dışındaki bir görüntü tüm kutlamaları gölgede bıraktı.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-111-6a009eb6ea1b5.jpg" rel="nofollow" title="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 111 6A009Eb6Ea1B5"><img alt="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 111 6A009Eb6Ea1B5" height="385" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-111-6a009eb6ea1b5.jpg" width="750" /></a></p>

<p>Akşam Gazetesi yazarı Emin Pazarcı’nın 5 Kasım 1987 Ankara doğumlu bekar kızı avukat Begüm Ece Pazarcı, RAMS Park'a giderken lüks bir araçtan <strong>"Bugün günlerden Galatasaray" </strong>notuyla video paylaştı.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-6a009eea37b88.webp" rel="nofollow" title="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 6A009Eea37B88"><img alt="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 6A009Eea37B88" height="720" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-6a009eea37b88.webp" width="1280" /></a></p>

<p>Kadraja giren<strong> "çakar"</strong> sistemi, vatandaşın adeta sinir uçlarına dokundu. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından söz konusu paylaşımın apar topar silindiği kaydedildi.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/140124696-begum.webp" rel="nofollow" title="140124696 Begum"><img alt="140124696 Begum" height="2267" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/140124696-begum.webp" width="1700" /></a></p>

<h4>Çelişkili İfadeler ve Ağır Hakaretler</h4>

<p>Olayın yankıları aralıksız sürerken, eleştirilerin hedefindeki baba Emin Pazarcı'nın <strong>"İt kopuk" </strong>şeklindeki ağza alınmayacak ifadelerle savurduğu hakaretler ateşe benzin döktü.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-1-6a009ee09d367.jpg" rel="nofollow" title="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 1 6A009Ee09D367"><img alt="Begum Ece Pazarci Kimdir Ne Is Yapiyor Emin Pazarcinin Kizi Kac Yasinda Evli Mi 1 6A009Ee09D367" height="675" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/begum-ece-pazarci-kimdir-ne-is-yapiyor-emin-pazarcinin-kizi-kac-yasinda-evli-mi-1-6a009ee09d367.jpg" width="1200" /></a></p>

<p>At biniciliği sporuyla da ilgilenen 38 yaşındaki avukat, sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlayarak<strong> "İstediğiniz yerden araştırmayı yapabilirsiniz, benim bir çakarlı aracım yok. Zannettiğiniz rakamları da kazanmıyorum. Ofisimde kiracıyım" </strong>diyerek kendini savundu. Aracın maç günü yasal olarak bu tahsise sahip bir yakınına ait olduğunu ve İstanbul'a arkadaşlarının aracıyla geldiğini ifade etti.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/kapak-yandas-gazetecinin-avukat-kizi-cakarli-aractan-paylasim-yapti-tepkilerden-sonra-sildi-959867.webp" rel="nofollow" title="Kapak Yandas Gazetecinin Avukat Kizi Cakarli Aractan Paylasim Yapti Tepkilerden Sonra Sildi 959867"><img alt="Kapak Yandas Gazetecinin Avukat Kizi Cakarli Aractan Paylasim Yapti Tepkilerden Sonra Sildi 959867" height="1000" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/kapak-yandas-gazetecinin-avukat-kizi-cakarli-aractan-paylasim-yapti-tepkilerden-sonra-sildi-959867.webp" width="1700" /></a></p>

<p>Babası Emin Pazarcı'nın sonrasında çakarlı aracın kendisine ait olduğunu söylemesi kafaları iyice karıştırdı.</p>

<h4>Emniyet Affetmedi: 173 Bin Liralık Fatura</h4>

<p>Krizin ayyuka çıkması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü anında düğmeye bastı.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/s-1b7dd7a953b3936aeddbd8b27ed27fdeca77f3a1.jpg" rel="nofollow" title="S 1B7Dd7A953B3936Aeddbd8B27Ed27Fdeca77F3A1"><img alt="S 1B7Dd7A953B3936Aeddbd8B27Ed27Fdeca77F3A1" height="2111" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/s-1b7dd7a953b3936aeddbd8b27ed27fdeca77f3a1.jpg" width="1200" /></a></p>

<p>Yapılan resmi açıklamada, Koruma Hizmetleri Yönetmeliği hatırlatılarak şahıs adına herhangi bir koruma kararı bulunmadığı vurgulandı.</p>

<p>Kimsenin gözünün yaşına bakmayan ekipler, 173 bin 392 lira idari para cezası uygulandığını, aracın 30 gün süreyle trafikten men edildiğini ve sürücü belgesinin 30 gün süreyle geri alındığını kamuoyuna duyurdu.</p>

<p><strong>"Mevzuata aykırı hiçbir kullanıma müsamaha gösterilmemektedir" </strong>denilerek kararlılık mesajı verildi.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/a91b4d5d-d99c-4061-aa7c-b880f362547b.webp" rel="nofollow" title="A91B4D5D D99C 4061 Aa7C B880F362547B"><img alt="A91B4D5D D99C 4061 Aa7C B880F362547B" height="1200" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/a91b4d5d-d99c-4061-aa7c-b880f362547b.webp" width="1127" /></a></p>

<h4>Çakarlı Avukat Kimdir, Dosyasında Neler Var?</h4>

<p>Olayın merkezindeki isim olan ve liseden birincilikle mezun olup 2009'da Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitiren Pazarcı'nın; 2018'den beri Hedef Hukuk Bürosu'nda çalıştığı, CNN Türk, TVnet, TV100, TRT Haber ve A Haber gibi kanallarda hukuki yorumlar yaptığı belirtildi. Türk Hukuk Enstitüsü Genel Başkan Danışmanı unvanını da taşıyan ismin, daha önce Adalet Bakanı Akın Gürlek'i makamında ziyaret ettiği fotoğraflar tartışmalar alevlenince yeniden dolaşıma sokuldu.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/asas.jpg" rel="nofollow" title="Asas"><img alt="Asas" height="720" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/asas.jpg" width="672" /></a></p>

<p>Madalyonun diğer yüzünde ise Gazeteci Muhammed Vefa'nın sarsıcı iddiaları gündeme taşındı. Vefa'nın, Begüm Ece Pazarcı'nın Türk Hava Kurumu dolandırıcılık dosyasında Ünsal Ban ile birlikte ağır ceza mahkemesinde yargılandığını ve annesinin Mamak Belediyesi'nden Beştepe bağlantılı Kültür Bakanlığı'na geçirildiğini öne sürdüğü o iddialara yeniden dikkat çekildi.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/95bf97cc-38d0-491c-bfa6-2b5746f39da5.webp" rel="nofollow" title="95Bf97Cc 38D0 491C Bfa6 2B5746F39Da5"><img alt="95Bf97Cc 38D0 491C Bfa6 2B5746F39Da5" height="720" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/95bf97cc-38d0-491c-bfa6-2b5746f39da5.webp" width="1280" /></a></p>

<p>Emniyet'in kestiği bu ağır cezanın ardından taraflardan gelecek yeni itirazlar ve lüks aracın trafikten men süresi sonrasındaki akıbeti merak ediliyor.</p>

<p><strong>Kaynak: Milli Gazete </strong>Haber Merkezi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/gazetecinin-kizi-cakarli-aracla-goruntulenmisti-emniyet-aciklama-yapti-emin-pazarci-gazeteden</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/emniyet-ten-gazeteci-emin-pazarci-nin-kizinin-kullandigi-aracla-ilgili-aciklama-1778443582-486-large-1.webp" type="image/jpeg" length="88752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet Partisi Lideri Arıkan Baskın Seçim Tarihini Açıkladı: İktidarın Planını Deşifre Etti]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/saadet-partisi-lideri-arikan-baskin-secim-tarihini-acikladi-iktidarin-planini-desifre-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/saadet-partisi-lideri-arikan-baskin-secim-tarihini-acikladi-iktidarin-planini-desifre-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilirken verilen "erken seçim tartışmalarının biteceği" vaadinin gerçekleşmediğini kaydeden Arıkan, Türkiye'de bir yönetim krizi yaşandığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, 'Oh be' dedirtecek aday çıkışından sonra iktidarın baskın seçim hazırlığında olduğunu söyledi. Rahatlama paketlerinin tek tek açıklandığını söyleyen Arıkan, "İktidar 2026 sonbaharında baskın seçime gidecek dedi.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, AK Parti'nin Türkiye'yi baskın seçime götüreceğini söyledi.</p>

<p><strong>Arıkan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong></p>

<h4>"GELİŞMELER BASKIN SEÇİMİ İŞARET EDİYOR</h4>

<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilirken verilen "erken seçim tartışmalarının biteceği" vaadinin gerçekleşmediğini kaydeden Arıkan, Türkiye'de bir yönetim krizi yaşandığını vurguladı. Muhalefetin olası bir seçimden kaçmayacağını ve en güzel şekilde mücadelesini vereceğini belirten Arıkan, iktidarın ısrarla seçime ihtiyaç olmadığını söylemesine rağmen, merceği büyüterek bakıldığında gelişmelerin erken seçimden ziyade bir "baskın seçimi" işaret ettiğini söyledi.</p>

<h4>"SEÇİM EKONOMİSİ HAZIRLANIYOR"</h4>

<p>Arıkan, "Yurt dışından gelecek olan paranın, altının 'nereden aldın' diye sorulmadan kayıt altına alınması ve uzun bir dönem gelir vergisinden muaf tutulması planlanıyor. Bu düzenlemeyle dışarıdan gelecek parayla Türkiye'de bir sıcak para bolluğu oluşacağı ve ülkenin paraya boğulacağı hesabı yapılıyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h4>FİNK ZİYARETİNİN DETAYINI PAYLAŞTI</h4>

<p>Sürecin işaret fişeğinin Larry Fink'in Türkiye ziyaretinde ateşlendiğini savunan Arıkan, Fink'in Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası başladığına dikkati çekti. Yıllardır esnafın, iş adamlarının ve çalışanların taleplerinin yerine getirilmediğini ifade eden Arıkan, Fink'in taleplerinin ise anında yerine getirilerek Meclis'e taşındığını ve çıkacak bu uygulamayla piyasada rahatlama sağlanacağını dile getirdi.</p>

<h4>"AK PARTİ BUNU HEP YAPIYOR"</h4>

<p>AK Parti'nin her seçim öncesi uyguladığı "pansuman tedavilerle" ekonomiyi rahatlattığına şahit olduklarını belirten Saadet Partisi lideri, 2018-2023 seçimleri öncesi yüzde 8,5'a düşürülen faizin, seçim sonrasında yüzde 50'lere, enflasyonun ise yüzde 31-32 bandına çıkıp düşürülemediğini hatırlattı.</p>

<p><strong>Aynı senaryonun tekrarlandığını vurgulayan Arıkan, şunları kaydetti:</strong></p>

<blockquote>Madencilerimiz sadece maaşlarını alabilmek için günlerce eylem yapıp Ankara'da gösteri yaptıktan sonra haklarına kavuşurken, kayıt dışı olan ve tırnak içinde 'kara para' girişinin önünü açacak uygulamaların TBMM'ye getirilmesini doğru bulmuyoruz. Yurt dışından para getirmenin kuralları ve uygulanması gereken maddeleri varken, bu maddelerin hepsi bypass edilerek yeni bir yol açılıyor. Önceki uygulamada gelmeyen paranın yeni yasayla Türkiye'ye girmesinin planlanması akıllarda soru işaretleri yaratıyor</blockquote>

<p>Arıkan, söz konusu metotla piyasada yapay bir parasal rahatlama sağlanarak, Türkiye'nin 2026 senesinin sonbaharında bir baskın seçime hazırlandığını ileri sürdü.</p>

<p>Saadet lideri Arıkan’dan dikkat çeken seçim çıkışı geldi. Katıldığı bir televizyon programında konuşan Arıkan, iktidarın 2026 sonbaharında bir “baskın seçime” gitmeye hazırlandıklarını kaydetti.</p>

<p><img alt="Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan seçim tarihini verdi: “Gidişat baskın seçimi gösteriyor!”" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-secim-tarihini-verdi-gidisat-baskin-secimi-gosteriyors.webp" /></p>

<p><strong>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan</strong>, Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Adnan Türkkan ve Aydınlık Gazetesi Ankara Haber Müdürü Aykut Diş’in hazırlayıp sunduğu <strong>“Liderler Özel”</strong> programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Türkiye'nin 2026 yılının sonbaharında bir <strong>"baskın seçime"</strong> gideceğini söyleyen Arıkan, meclise gelecek varlık barışı düzenlemelerin de bu sürecin altyapısını oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<h4><strong>- “GİDİŞAT BASKIN SEÇİMİ GÖSTERİYOR!”</strong></h4>

<p>Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilirken verilen <strong>"erken seçim tartışmalarının biteceği"</strong> vaadinin gerçekleşmediğini hatırlatan Arıkan, Türkiye'de bir yönetilememe krizi yaşandığını vurguladı.</p>

<p>Muhalefetin olası bir seçimden kaçmayacağını ve en güzel şekilde mücadelesini vereceğini belirten Arıkan, iktidarın ısrarla seçime ihtiyaç olmadığını söylemesine rağmen, merceği büyüterek bakıldığında gelişmelerin erken seçimden ziyade bir <strong>"baskın seçimi"</strong> işaret ettiğini belirtti.</p>

<h4><strong>- "KAYIT DIŞI SERMAYE İLE SEÇİM EKONOMİSİ HAZIRLIĞI!"</strong></h4>

<p>Baskın seçim öngörüsünü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gelmesi beklenen yeni bir yasa teklifine dayandıran Arıkan, şu uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Yurt dışından gelecek olan para, altın hiçbir kurala tabi nerden aldın diye sorulmadan kayıt altına alınması ve uzun bir dönem gelir vergisinden muaf tutulması planlanıyor. Bu düzenlemeyle dışarıdan gelecek parayla Türkiye'de bir sıcak para bolluğu oluşacağı ve ülkenin paraya boğulacağı hesabı yapılıyor.”</p>
</blockquote>

<p>Sürecin işaret fişeğinin küresel siyonist sermayenin en önemli isimlerinden Larry Fink'in Türkiye ziyaretinde ateşlendiğini belirten Arıkan, Fink'in Cumhurbaşkanı gerçekleştirdiği görüşme sonrası başladığına dikkat çekti.</p>

<p>Yıllardır esnafın, iş adamlarının ve çalışanların taleplerinin yerine getirilmediğini ifade eden Arıkan, Fink'in taleplerinin anında yerine getirilerek meclise taşındığını ve çıkacak bu uygulamayla piyasada rahatlama sağlanacağını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>- GEÇMİŞ SEÇİMLERE GÖNDERME!</strong></h4>

<p>AK Parti'nin her seçim öncesi uyguladığı <strong>“pansuman tedavilerle”</strong> ekonomiyi rahatlattığına şahit olduklarını belirten Saadet Partisi lideri, 2018-2023 seçimleri öncesi yüzde 8,5'a düşürülen faizin, seçim sonrasında yüzde 50'lere, enflasyonun ise yüzde 31-32 bandına çıkıp düşürülemediğini hatırlattı.</p>

<p>Aynı senaryonun tekrarlandığını vurgulayan Arıkan, iktidarı şu ifadelerle eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p>“Madencilerimiz sadece maaşlarını alabilmek için günlerce eylem yapıp Ankara'da gösteri yaptıktan sonra haklarına kavuşurken, kayıt dışı olan ve tırnak içinde ‘kara para’ girişinin önünü açacak uygulamaların TBMM’ye getirilmesini doğru bulmuyoruz. Yurt dışından para getirmenin kuralları ve uygulanması gereken maddeleri varken, bu maddelerin hepsi bypass edilerek yeni bir yol açılıyor. Önceki uygulamada gelmeyen paranın yeni yasayla Türkiye'ye girmesinin planlanması akıllarda soru işaretlerine neden oluyor.”</p>
</blockquote>

<p>Arıkan, söz konusu metotla piyasada yapay bir parasal rahatlama sağlanarak Türkiye'nin 2026 senesinin sonbaharında bir baskın seçime hazırlandığının altını çizdi.</p>

<p><strong>Kaynak: Milli Gazete </strong>Haber Merkezi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/saadet-partisi-lideri-arikan-baskin-secim-tarihini-acikladi-iktidarin-planini-desifre-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/image-870x-69cec6ad3dc7d.webp" type="image/jpeg" length="15784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadının Asıl Yeri ve Görevi Nedir? 6284 Sayılı Yasa Neleri İhtiva Ediyor? Ağır İşler Aile Düzenini Tehdit Ediyor mu?]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/kadinin-asil-yeri-ve-gorevi-nedir-6284-sayili-yasa-neleri-ihtiva-ediyor-agir-isler-aile-duzenini-tehdit-ediyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/kadinin-asil-yeri-ve-gorevi-nedir-6284-sayili-yasa-neleri-ihtiva-ediyor-agir-isler-aile-duzenini-tehdit-ediyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile, Türk toplumunun temelidir (Anayasa 40 m. f. 1). Yeni Medeni Kanun ve 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplinini sağlanamaz hale getirmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Kocatepe Camii Vaizi Adnan Üstün’ün kadın istihdamına yönelik eleştirileri, Türkiye’de “çalışan kadın” ve “geleneksel aile yapısı” arasındaki denge tartışmalarını yeniden alevlendirdi.</p>

<p>Üstün’ün kadın istihdamına yönelik eleştirileri, Türkiye’de “çalışan kadın” ve “geleneksel aile yapısı” arasındaki denge tartışmalarını yeniden alevlendirdi.</p>

<p>Üstün, kadınların ağır iş kollarında çalıştırılmasının toplumsal düzen ve nesil ihyası üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Çok ses getiren değerlendirme! Kadının asıl yeri ve görevi nedir? 6284 sayılı yasa neleri ihtiva ediyor? Ağır işler aile düzenini tehdit ediyor mu?" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/milligazete-com-tr/uploads/2025/11/aile-destegi-crop.jpg" /></p>

<p>Kocatepe Camii Vaizi “Aile” konusunda neler söyledi?</p>

<p>Ankara Kocatepe Camii Vaizi Adnan Üstün…</p>

<p>Üstün’ün kadın istihdamına yönelik eleştirileri, Türkiye’de “çalışan kadın” ve “geleneksel aile yapısı” arasındaki denge tartışmalarını yeniden alevlendirdi.</p>

<p>Üstün, kadınların ağır iş kollarında çalıştırılmasının toplumsal düzen ve nesil ihyası üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.</p>

<h4><strong>“AĞIR İŞLER AİLE DÜZENİNİ TEHDİT EDİYOR”</strong></h4>

<p>Vaiz Adnan Üstün, özellikle tır ve otobüs şoförlüğü gibi ağır mesleklerin kadın doğasına ve aile içindeki sorumluluklarına uygun olmadığını savunarak şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Kadını tır şoförü yapmak meziyet mi Allah aşkına? Aile yılı deniliyor. Peki, ne yaptık? Kadını otobüs şoförü yaparak mı nesli ihya edeceğiz? Ev hanımlığı ödüllendirilmeli, teşvik edilmelidir.”</p>
</blockquote>

<h4><strong>KADININ ÇALIŞMASININ TEŞVİKİ NE MANAYA GELİYOR!</strong></h4>

<p>Merhum yazar  Mehmed Şevket Eygi 06.11.2018 tarihli Milli Gazetede “S.O.S Aile Çatırdıyor!” başlıklı yazısında son derece çarpıcı bir röportaja yer verdi. Röportajda kadının çalışmasının teşviki ile de ilgili satırlar var.</p>

<p>Peki, bu satırlarda neler ifade ediliyor? İşte o satırlar;</p>

<p>“Muhterem okuyucularım. Bugün sütunumu, kadim dostum değerli hukukçu avukat Ali Cahit Polat bey ile yaptığım röportaja tahsis ediyorum. Aile Türk toplumunun temel taşıdır edebiyatını yapıyoruz ama şu anda Türk ailesinin durumu nedir, nasıldır, bunun üzerinde pek durmuyoruz. Aşağıdaki satırlar size bu konuda ışık tutacaktır. (MŞE)</p>

<p>***</p>

<p><strong>1. Yeni Medenî Kanunumuz sizce sosyal ve kültürel yapımıza uygun millî bir kanun mudur, yoksa iktibas bir kanun mudur?</strong></p>

<p>Mecelle yürürlükte iken İsviçre Medeni Kanunu tercüme edilerek 4 Ekim 1926 tarihinde 743 sayılı Türk Medeni Kanunu adıyla yürürlüğe konulmuştur. 76 yıl yürürlükte kalan Medeni Kanun’dan sonra 1 Ocak 2002 tarihinde, yeni devrim yasası olarak adlandıracağımız 4721 sayılı Medeni Kanun yürürlüğe girmiştir. Devrim yasalarının en önemlisi olan Medeni Kanun Hıristiyan dinine mensup İsviçre’nin Medeni Kanunu’ndan iktibas edilmişti. İsviçre Medeni Kanunu’ndaki güncellemelere uygun olarak yapılan yeni yasada, eski Medeni Kanunu aratacak hükümler bulunmaktadır.</p>

<p><strong>2. Bu kanun, toplumun temel taşı olan aileyi korumakta, sağlamlaştırmakta, ayakta tutmakta mıdır?</strong></p>

<p>Aile, Türk toplumunun temelidir (Anayasa 40 m. f. 1). Yeni Medeni Kanun ve 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplinini sağlanamaz hale getirmiştir. Mahrem alan olması gereken ailenin içerisine kamu gücünün bu denli müdahalesini mümkün kılmıştır. Kralların bile giremediği kale olan aile günümüzde genel ve özel yasaların uygulamaları sonucu polis/jandarma, Hâkim, Savcı ve Avukatların kol gezdiği alana dönüştürülmüştür.</p>

<p><strong>3. Yeni kanunda niçin ailenin bir reisi yoktur?</strong></p>

<p>Eski Medeni kanunda “Ailenin reisi kocadır” ibaresi değiştirilerek</p>

<p>“... evlilik birliğini eşler beraber yönetirler” hükmü getirilmiştir. Ailenin temsili de eşlere birlikte verilmiştir. Konut seçimi, aile içi tasarruflar, çocukların eğitim tercihleri, harcama ve her türlü karar ve işlemlerde büyük sorunlar yaşanmaktadır. Her ne kadar hâkimin müdahalesi istenmesi mümkün ise de, pratik faydası olmamaktadır. Boşanma ile sonuçlanan yolların başlangıcı olduğu kanaatindeyiz.</p>

<p><strong>4. Reissiz bir aile olacağına, keşke kadın ailenin reisi olsaydı diyebilir miyiz?</strong></p>

<p>Kadının ailenin reisi olması iki başlı olmasından iyidir! Kaldı ki Avrupa uyum yasaları kapsamında tüm kanunlarımızda pozitif ayrımcılık ilkesi doğrultusunda yapılan değişikliklerle kadın fiilen ailenin reisi olmuştur. Bir köyde 2 muhtar olamayacağı gibi toplumun temelini oluşturan ailede iki başlılık doğru olmamıştır. Aile içinde huzur ve sükunu bozmaktadır. Aile Mahkemelerinin dava dosyaları ile savcılıklara yapılan müracaatlar incelendiğinde toplumumuzun temeli olan ailenin yıkılmaya başladığını söyleyebiliriz.</p>

<p><strong>5. Son yıllardaki boşanmalar normal midir, yoksa sayısı fazla mıdır ve anormal midir?</strong></p>

<p>Boşanmalarda ciddi artışlar olmaktadır. Günümüzde boşanma davaları çoğunlukla kadınlar tarafından açılmaktadır. Edinilmiş mallara katılma yasal rejimi, süresiz nafaka, maddi ve manevi tazminat, aile konutu ve kadını/aileyi koruma amacıyla çıkarılan, ancak aksi sonuçlar doğuran 6284 sayılı yasa boşanmayı kadınlar bakımından cazip hale getirmiştir.</p>

<p>Ülkemizde, evlilik yaşı kadınlarda ortalama 24, erkelerde 28 yaşına yükselmiştir. Yasal evlenme yaşı 2 yaş büyütülmüştür. Evlilik oranında azalma ve boşanma sayılarında artışla birlikte aile kurumu çökmektedir. Evliliklerin yıllar içerisinde azaldığını, boşanmaların arttığını ve evlilik yaşının yükseldiğini istatistik verileri doğrulamaktadır. 2017 yılında, önceki yıla oranla evlenen çift sayısı %4.2 oranında (25.034 çift) azalmıştır. Boşanmalarda ters orantıyla artmıştır. Evliliklerin 1-5 yıl aralığında boşanma oranı %35.5 seviyesine çıkmıştır.</p>

<p><strong>6. Kadın konusundaki pozitif ayırımcılık doğru mudur, yanlış mıdır, âdil midir?</strong></p>

<p>2010 yılında yapılan referandumla (Anayasa 10. m. f. ) pozitif ayrımcılık hükmü getirilmiştir. Yasalarda kadınlar lehine yapılan düzenlemelerde eşitlik ilkesine aykırılık iddiası dinlenmemektedir. Kamu istihdamında eşit şartlar olduğunda kadın tercihi yapılmaktadır. Siyasi irade kadının çalışmasını teşvik ederek kadın çalışan oranını yükseltmek amacıyla projeler üretmektedir. Kamuda kadın istihdamı %50 seviyelerine ulaşmıştır. Pozitif ayrımcılık; Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve özellikle 6284 sayılı aileyi ve kadını koruma amacıyla çıkarılan yasada karşımıza çıkmaktadır. Feminist STK’ların arzu ve talepleri sonucu çıkarılan yasaların uygulanmasının telafisi imkânsız sonuçları ile karşı karşıyayız.</p>

<p><strong>7. Aileleri yıkan, kocayı, babayı mahkeme kararıyla evden uzaklaştıran 6284 sayılı yasa hakkında bilgi verir misiniz.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN, Avrupa Konseyi (İstanbul ) sözleşmesi ve Anayasanın 10. maddesi ile kabul edilen pozitif ayrımcılık ilkesi dayanak tutularak hazırlanmıştır. Aileyi ve kadını şiddetten koruma amacıyla çıkarıldığı söylense de hakikatte aileyi yıkan, kadına şiddeti artıran sonuçlar doğurmuştur. Yılda 200.000 civarında koruma ve tedbir kararları verilmektedir. Aile birliği ve disiplini sarsılmıştır. Feministlerin talep, duygu ve düşüncelerini yansıtan 6284 sayılı yasanın dünyada EŞİ VE BENZERİ BULUNMAMAKTADIR. Bu yasal düzenleme ile DELİL VE BELGE ARANMAKSIZIN kadınlar sadece 155 veya 183 no’lu telefonları arayarak kocasını, babasını, oğlunu evden uzaklaştırabilmektedir. Sadece fiziksel şiddet aranmıyor, “psikolojik ve ekonomik şiddete uğradım veya uğrama tehlikem vardır” demesi yetmektedir. Ailede babanın/kocanın eşine ve kızına eve geç gelmesi halinde “..neredeydin?” veya telefonla ısrarla arayıp “..nerede kaldın?” demesi, arkadaş seçimine karışması, eve istenilen parayı bırakmaması, harcamalara müdahale etmesi, uzaklaştırma (sürgün) kararı alması için yeterlidir. Kısacası kadının canını sıkan veya sadece kocayı-babayı-oğlu evden uzaklaştırmak, tedbir kararı aldırmak istediğinde bir telefonla 6284 yasayı kullanarak amacına ulaşmaktadır. ARABULUCULUK VE UZLAŞMA HÜKÜMLERİNİNDE UYGULANMASI bu kanun kapsamında yasaklandığından ailelerin yıkılması, boşanmaların artması, çocukların mağduriyeti ile şiddetin boyut değiştirerek çoğalması sonuçları ortaya çıkmıştır.”</p>

<p><strong>Kaynak: Milli Gazete </strong>Haber Merkezi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/kadinin-asil-yeri-ve-gorevi-nedir-6284-sayili-yasa-neleri-ihtiva-ediyor-agir-isler-aile-duzenini-tehdit-ediyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/sule-kirisci-01-04-21-foto-78.jpg" type="image/jpeg" length="79069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den Varlık Barışına 'Kara Para' Şerhi: "18 Yılda Bir Kere Yoksullukla Savaşamadılar"]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/chpden-varlik-barisina-kara-para-serhi-18-yilda-bir-kere-yoksullukla-savasamadilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/chpden-varlik-barisina-kara-para-serhi-18-yilda-bir-kere-yoksullukla-savasamadilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP, "varlık barışı"nı içeren kanun teklifine muhalefet şerhi yazdı. Kaynağı belirsiz ve suç geliri olabilecek kazançların Türkiye’ye girişinin kolaylaştıracağı vurgulanan şerhe ilişkin konuşan....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP, "varlık barışı"nı içeren kanun teklifine muhalefet şerhi yazdı. Kaynağı belirsiz ve suç geliri olabilecek kazançların Türkiye’ye girişinin kolaylaştıracağı vurgulanan şerhe ilişkin konuşan CHP'li Özcan, "Dokuzuncu kere varlıkla barışacaklarına bir kere yoksullukla savaşmadılar" dedi.</p>

<p>AK Parti tarafından geçen hafta TBMM’ye sunulan ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen, muhalefetin tepkilerine neden olan " varlık barışı" düzenlemesini öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerine başlanıyor.</p>

<p>CHP  Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri, sert tepki gösterdikleri bu hafta görüşülmesi beklenen kanun teklifine  muhalefet  şerhi yazdı.</p>

<h4>"18 YILDA DOKUZUNCU KEZ VARKLIKLA BARIŞACAKLAR"</h4>

<p>Ak Parti'nin iktidar olduğundan bu yana son 18 yılda sekiz kez varlık barışı getirdiğini dile getiren CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan , "Bu on sekiz yılda sekiz kere varlıkla barışacaklarına bir kere yoksullukla savaşsalardı gerçekten bu memleket için bu bu memleketin emeklisi, emekçisi, işçisi, çiftçisi, kadını, genci için bir şey yapmış olacaklardı" dedi.</p>

<p>Özcan, iktidarın varlıklarla barışırken yoksullukla savaşmak yerine yokluğu ve yoksulluğu yönetmek üzerine bir politika geliştirdiğini ifade etti.</p>

<p>En önemli konularından birinin, kaynağın nereden geldiği ve nasıl elde edildiğinin şeffaf bir biçimde ortaya konabilme gerekliliği olduğunu söyleyen Özcan, "Şu anda en yüksek vergiyi veren bu ülkede çalışan asgari ücretliler bu ülkede maaşlı olarak çalışan memurlar bunlar derhal ve yerinde vergilerini daha ücretlerini almadan ödüyorlar. Durum böyleyken bir tarafta kaynağının nereden geldiği, nasıl geldiği sorgulanmadan böyle bir para girişinin yapılıyor olması, muhalefet şerhimizde de en önemli noktaları oluşturan konulardan birisi." ifadelerini kullandı.<br />
CHP'nin sürecin takipçisi olacağının altını çizen Özcan, "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti diyorsak, her şeyin şeffaf ve açıklanabilir bir biçimde ortaya konuyor olabilmesi gerekir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><br />
TORBA KANUN YÖNTEMİNE TEPKİ</h4>

<p>Muhalefet şerhinde, teklifin usul yönünden ciddi zaaflar barındırdığı vurgulanarak, birbiriyle ilgisiz konuların tek bir metinde birleştirilmesinin "hakim norm" haline geldiği belirtildi. Bu yöntemin vatandaş mağduriyetine yol açtığını ifade edilen şerhte, "Konu bütünlüğü ve iç tutarlılığı olmayan torba kanun düzenlemesi ile Meclis çalışmalarında komisyon düzleminde ihtisaslaşma anlamsızlaşmakta gerek milletvekillerinin gerekse komisyonların kapasitesinin çok gerisinde bir kanun yapım süreci ortaya çıkmakta ve bu durum parlamento çalışmalarının niteliğini zayıflatmaktadır" değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Ayrıca teklifin, tali komisyon olan Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda görüşülmemesi ve İçtüzüğün öngördüğü 48 saatlik bekleme süresine uyulmaması da "yasama kalitesini düşüren" unsurlar olarak sayıldı.<br />
"CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ NİTELİKLİ YASA YAPMAKTAN ALIKOYUYOR"</p>

<p>Şerhte, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin mevcut uygulamasının TBMM’yi işlevsizleştirdiği aktarılarak, tekliflerin milletvekilleri aracılığıyla Saray veya bakanlık bürokrasisi tarafından hazırlandığı kaydedildi. Yasa önerilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandıktan sonra Meclis’e gelmesinin, yasamanın özerkliğini yitirdiğinin kanıtı olduğu kaydedilen şerhte, "Yasa önerisi aşamasında başlayan yasama zaafı, TBMM’yi nitelikli yasa yapma hak ve yükümlülüğünden alıkoymaktadır" ifadelerine yer verildi.</p>

<h4>"KAYNAĞI SUÇ GELİRİ OLABİLECEK KAZANÇLARIN TÜRKİYE'YE GİRİŞİ KOLAYLAŞACAK"</h4>

<p>Yeniçağ'dan Eda Erdağı'nın haberine göre, Şerhte, teklifin geneli üzerine yapılan değerlendirmede, söz konusu düzenlemelerin görünüşte dış kaynak ihtiyacını giderici ve sıcak parayı teşvik etmek amacı taşıdığı, vergi avantajlarını sınırlı bir kesime sunarak aynı zamanda kaynağı suç geliri olabilecek kazaçların "sorgulanmadan ve denetlemeden" Türkiye’ye girişini kolaylaştıracağı vurgulandı.</p>

<p>Kanun teklifindeki düzenlemelerle Türkiye'nin "vergi cennetleri ile mücadele etmek" yerine kendisinin "vergi cenneti" olmaya karar verdiği kaydedilen şerhte, şöyle denildi:</p>

<p>"Bu düzenleme aynı zamanda Türkiye’de olmasına rağmen değişik yöntemlerle vergisiz ve kayıtsız bir şekilde yurtdışına transfer olunan kaynakların 'Sürekli ve kesintisiz Varlık Barışı uygulaması' denilebilecek yöntemlerle ülkeye vergisiz ve denetimsiz transferine neden olabilecektir.</p>

<p>AKP hükümetinin uyguladığı bir nevi sıcak para girişini amaçlayan kontrollü düşük kur politikası bazı sektörlerdeki üreticileri ve ihracatçıları zor duruma düşürmüştür. Yoğun iflas, konkardato ve işten çıkarmalar yaşanmaktadır."</p>

<h4>"KARA PARA" ELEŞTİRİSİ</h4>

<p>Varlık barışı düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, kaynağı belirsiz paraların denetimsiz girişine yol açacağı kaydedilen şerhte, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Bu kadar sık yeniden yapılandırma ve varlık barışı düzenlemesi yapan bir ülkede hiçbir vatandaş, hiçbir yurttaşın güven duyarak yurt dışındaki varlığını belli güvencelere rağmen yurt içine aktarması öngörülemez. Yurt dışına giden varlığın nedeni Türkiye’deki ekonomik istikrarsızlıktır, hukuk sistemindeki aksaklıklardır, siyasal istikrarsızlıktır, vergi silahının acımasız bir şekilde mükellefler üzerine bir tehdit unsuru olarak kullanılmasıdır."</p>

<p>Şerhte, düzenlemenin şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmamasını öngörmesinin "kara para ile mücadeleyi zorlaştıracağı" kaydedildi.</p>

<h4>"OVP HEDEFLERİ GERÇEKÇİ DEĞİL"</h4>

<p>Muhalefet şerhinde Türkiye ekonomisinin bütçe ve cari açık olarak "ikiz açık" kıskacında olduğu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2026 yılı enflasyon hedeflerinin tutmasının imkansız hale geldiği kaydedilerek, hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin gerçekçi olmadığı savunuldu.</p>

<h4>"VERGİ ADALETİ VE ANAYASA'YA AYKIRI"</h4>

<p>Teklifle İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) çalışan nitelikli personelin ücretlerine getirilen vergi istisnalarının "Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı" bulunduğu ifade edilen şerhte, İFM içindeki bir personelin ücretine brüt asgari ücretin 5 katı, dışındakilere ise 3 katı istisna uygulanmasının Anayasa'nın "vergi ödevi" ve "eşitlik" ilkelerine aykırı olduğu belirtildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/chpden-varlik-barisina-kara-para-serhi-18-yilda-bir-kere-yoksullukla-savasamadilar</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/muhalefetten-varlik-barisi-tepkisi-zsrrjpg.webp" type="image/jpeg" length="56663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Mehmet Şimşek'ten Esnaflara Kötü Haber]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/bakan-mehmet-simsekten-esnaflara-kotu-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/bakan-mehmet-simsekten-esnaflara-kotu-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılandırma sürecinde faizsiz veya enflasyonun altında faiz uygulanmayacağını ifade eden Şimşek, ödeme kapasitesi zayıf olan ancak ödeme niyeti bulunan mükellefler için taksitlendirme...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yeni düzenlemede ödeme gücü zayıflayan ancak yükümlülüklerini yerine getirme iradesi taşıyan mükelleflere belirli kolaylıklar sağlanabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 1" height="461" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h461q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-2-a3co.jpg" width="820" /></figure>

<p>Bakan Şimşek, kamu borçlarının yeniden yapılandırılmasının bir vergi affı niteliği taşımadığını vurgulayarak, düzenli ödeme yapan mükelleflerin haklarının korunacağını açıkladı.</p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 2" height="547" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h547q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-3-3apw.jpg" width="820" /></figure>

<p>Yapılandırma sürecinde faizsiz veya enflasyonun altında faiz uygulanmayacağını ifade eden Şimşek, ödeme kapasitesi zayıf olan ancak ödeme niyeti bulunan mükellefler için taksitlendirme, teminat ve faiz konusunda özel imkanlar sunulabileceğini dile getirdi.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 3" height="547" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h547q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-4-rprt.jpg" width="820" /></figure>

<p>Gelir ve kurumlar vergisi borçlarında daha uzun vadeli ödeme planları gündeme gelirken, KDV borçlarında daha sınırlı taksit seçenekleri uygulanacak.<br />
Faiz politikası enflasyonun altında olmayacak.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 4" height="547" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h547q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-5-rdyq.jpg" width="820" /></figure>

<p>Sabah Gazetesi'nden Dilek Güngör'ün sorularını yanıtlayan Bakan Şimşek, yapılandırmada uygulanacak faiz oranlarının gerçekleşen enflasyonun altında olmayacağını net şekilde ifade etti.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 5" height="483" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h483q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-6-p8kj.jpg" width="820" /></figure>

<p>Son yıllardaki yüksek enflasyon oranlarına dikkat çeken Bakan, vergi uyumunu bilinçli şekilde bozan mükelleflere herhangi bir kolaylık sağlanmayacağını belirtti.</p>

<p><br />
<strong>Teminat limitlerinde esneklik gündemde</strong></p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 6" height="461" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h461q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-7-klzv.jpg" width="820" /></figure>

<p>Mevcut uygulamada 250 bin TL’ye kadar olan borçlarda teminat aranmazken, yeni düzenlemeler kapsamında Cumhurbaşkanlığı yetkisiyle bu sınırın artırılabilmesi mümkün olacak.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 7" height="492" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h492q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-8-cg9i.jpg" width="820" /></figure>

<p>Böylece küçük ve orta ölçekli işletmeler için daha esnek ödeme koşulları oluşturulabilecek.<br />
<strong>Yeni teşvik paketinin maliyeti 90 milyar TL’ye ulaşıyor</strong></p>

<p><strong>Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kapsamı genişletilen teşvik paketinin bütçeye maliyetinin yaklaşık 90 milyar TL olması bekleniyor.</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 8" height="461" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h461q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-9-iaya.jpg" width="820" /></figure>

<p>Paket kapsamında sanayi sicil belgesine sahip üretim işletmeleri ve zirai üretim yapan kurumlara kurumlar vergisi indirimi sağlanacak.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 9" height="461" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h461q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-10-gwxq.jpg" width="820" /></figure>

<p>Genel kurumlar vergisi oranı yüzde 25 seviyesinden yüzde 12,5’e kadar düşürülebilecek. Bu adımın yatırım, üretim, istihdam ve ihracat üzerinde destekleyici etkiler oluşturması hedefleniyor.<br />
 </p>

<p><strong>Varlık barışı uygulamasında yüzde 5 vergi öne çıkıyor.</strong></p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 10" height="547" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h547q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-11-wy5c.jpg" width="820" /></figure>

<p>Yeni varlık barışı düzenlemesinde yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye kazandırılması amacıyla yüzde 5 vergi uygulanacak. Uzun vadeli finansal sistem içinde tutulacak varlıklarda ise kademeli vergi avantajları sağlanabilecek.</p>

<p></p>

<figure><img alt="Mehmet Şimşek'ten esnaflara kötü haber - Resim: 11" height="461" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h461q95gm/storage/files/images/2026/05/12/asgari-ucret-memur-12-mxl8.jpg" width="820" /></figure>

<p>Hedef, yalnızca beyan değil; sermayenin Türkiye finans sistemine dahil edilmesi ve ekonomik kaynak yapısının güçlendirilmesi olarak öne çıkıyor.<br />
<strong>“Nereden buldun” uygulaması gündemde değil</strong></p>

<p>Şimşek, kamuoyunda tartışılan “Nereden buldun” uygulamasının gündemlerinde olmadığını belirtti. Mevcut sistemde gelir ile harcamalar arasındaki ciddi uyumsuzluk durumlarında yalnızca mevzuatta yer alan “izaha davet” mekanizmasının kullanıldığını ifade etti.<br />
<strong>FATF standartlarına uyum </strong></p>

<p>Bakan Şimşek, hazırlanan paketin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede uluslararası FATF standartlarına uygun şekilde hazırlandığını belirtti.</p>

<p>Kaynak: Yeniçağ / Züleya Öncü </p></p>]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/bakan-mehmet-simsekten-esnaflara-kotu-haber</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/mehmet-simsek-zrbw-cover-gfp3-cover-mn29-coverjpg-1.webp" type="image/jpeg" length="28788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 Milyon Liralık Vurgun! Müdür Kayıp, Kayıtlar Eksik, Projeler Hayali...]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/tarim-ve-orman-mudurlugunde-600-milyon-liralik-vurgun-mudur-kayip-kayitlar-eksik-projeler-hayali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/tarim-ve-orman-mudurlugunde-600-milyon-liralik-vurgun-mudur-kayip-kayitlar-eksik-projeler-hayali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Dereli ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun’un Dereli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde yaklaşık 600 milyon liralık kamu zararı ortaya çıktı. Müdür Mustafa Uzun hakkında yürütülen soruşturmada, gerçekte bulunmayan projeler üzerinden işlem yapıldığı ve bazı kayıtların sisteme eksik işlendiği iddiaları araştırılırken, Uzun’un yurt dışına kaçtığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Giresun’un Dereli ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kurumda yapılan incelemelerde yaklaşık 600 milyon liralık kamu zararının oluştuğu değerlendirilirken, soruşturmanın odağındaki isim olan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Uzun’un yurt dışına kaçtığı iddia edildi.</p>

<article>
<p>Olayla ilgili hem adli hem de idari soruşturma başlatılırken, incelemelerin Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve bakanlık müfettişlerinin çalışmaları doğrultusunda sürdürüldüğü öğrenildi.</p>

<h4>HESAP HAREKETLERİ İNCELEMEYE ALINDI</h4>

<p>İddiaya göre, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görev yapan Mustafa Uzun’un hesap hareketleri üzerine başlatılan incelemelerde dikkat çeken para transferleri ve usulsüz işlemler tespit edildi. Yapılan ilk değerlendirmelerde, bazı bakanlık ödeneklerinin amacı dışında kullanıldığı ve farklı hesaplara aktarıldığı öne sürüldü.</p>

<p><img alt="basliksiz-7.jpg" height="675" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/12/basliksiz-7.jpg" width="1200" /></p>

<p>Soruşturma kapsamında özellikle gerçekte bulunmayan projeler üzerinden işlem yapıldığı ve bazı kayıtların sisteme eksik işlendiği yönündeki iddialar üzerinde yoğunlaşıldığı belirtildi. Müfettişlerin, evraklar ile dijital kayıtlar arasında uyumsuzluk olup olmadığını araştırdığı öğrenildi.</p>

<h4>KAMU ZARARI 600 MİLYON LİRAYA ULAŞMIŞ OLABİLİR</h4>

<p>İlk incelemelerde kamu zararının yaklaşık 600 milyon liraya ulaşmış olabileceği değerlendiriliyor. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte rakamın artabileceği de ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık kaynaklarının hangi yöntemlerle kullanıldığı, ödemelerin kimlere yapıldığı ve usulsüz işlemlerde başka kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılıyor. Özellikle son yıllarda gerçekleştirilen bazı proje ve destek ödemeleri inceleme altına alındı.</p>

<h4>“YURT DIŞINA KAÇTI” İDDİASI</h4>

<p>Hakkında inceleme yürütülen Mustafa Uzun’un bir süre önce izne ayrıldığı ve kendisine ulaşılamadığı ileri sürüldü. Şüphelinin yurt dışına çıkmış olabileceği yönündeki iddiaların da soruşturma dosyasına girdiği öğrenildi.</p>

<p>Güvenlik birimlerinin, Uzun’un yurt dışı giriş-çıkış kayıtları ile finansal hareketlerini mercek altına aldığı belirtildi.</p>

<h4>MAL VARLIĞI VE TİCARİ İLİŞKİLER İNCELENİYOR</h4>

<p>Soruşturma kapsamında Mustafa Uzun’un mal varlığı, banka hesapları, para transferleri ve ticari bağlantıları da detaylı şekilde inceleniyor. Bazı taşınır ve taşınmaz mallar ile ticari ilişkilerin MASAK tarafından araştırıldığı bildirildi.</p>

<p>Yetkililerin, şüpheliye ait olduğu öne sürülen şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gerçekleştirilen mali hareketleri de incelemeye aldığı öğrenildi.</p>

<h4>SPOR KULÜPLERİNE DESTEK İDDİASI DA ARAŞTIRILIYOR</h4>

<p>Dosyada dikkat çeken bir diğer iddia ise bazı spor kulüplerine maddi destek sağlandığı yönündeki bilgiler oldu. Söz konusu desteklerin kaynağı, resmi kayıtlara nasıl işlendiği ve kamu kaynaklarıyla bağlantısı olup olmadığı da soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>Olayla ilgili incelemelerin çok yönlü sürdüğü, müfettiş raporlarının tamamlanmasının ardından yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceği belirtildi.</p>

<p>Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA) ve Karar</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/tarim-ve-orman-mudurlugunde-600-milyon-liralik-vurgun-mudur-kayip-kayitlar-eksik-projeler-hayali</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/1911493.jpg" type="image/jpeg" length="99483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın İran'a Saldırısı Petrol Fiyatlarını Uçurup Herkesin Cebini Yakarken ABD Şirketleri Zenginleşti:Savaş Zenginleri]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/trumpin-irana-saldirisi-petrol-fiyatlarini-ucurup-herkesin-cebini-yakarken-abd-sirketleri-zenginlestisavas-zenginleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/trumpin-irana-saldirisi-petrol-fiyatlarini-ucurup-herkesin-cebini-yakarken-abd-sirketleri-zenginlestisavas-zenginleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan Orta Doğu'daki yangın küresel piyasaları alt üst etti. Artan enerji maliyetleri, yükselen enflasyon ve tedarik zincirindeki aksaklıklar dünyadaki her bireyi yediden yetmişe sıkıntıya soktu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD-İran arasındaki savaş dünya ekonomisini derinden sarstı. Enerjiden gıdaya durdurulamayan artışların faturası sıradan insanların omzuna yüklenirken, küresel 10 şirket savaşın gölgesinde parasına para kattı. Çoğu Amerikan teknoloji tekelleri olan, dünyanın en değerli 10 şirketi iki ayda 4,2 trilyon dolar büyüdü.</p>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan Orta Doğu'daki yangın küresel piyasaları alt üst etti. Artan enerji maliyetleri, yükselen enflasyon ve tedarik zincirindeki aksaklıklar dünyadaki her bireyi yediden yetmişe sıkıntıya soktu. Dar gelirli ile zengin arasındaki ekonomik eşitsizlik gözle görülür derecede arttı. Buna karşı çoğu Amerikan teknoloji devi olan, dünyanın en değerli 10 şirketinin toplam piyasa değeri savaş öncesine göre yüzde 17 artarak, 4 trilyon 183 milyar dolar büyüdü. Şirketlerin toplam gelir artışı 29 trilyon 240 milyar dolara ulaştı.</p>

<article>
<h4><strong>TEKNOLOJİ DEVLERİ ŞAŞIRTTI</strong></h4>

<p>ran’a 28 Şubat’ta başlayan saldırılar sonrası dünyanın en değerli 10 şirketi arasında yer alan Nvidia, 5 trilyon 229 milyar doları aşan büyümeyle rekor kırdı. En yakın takipçisi 4 trilyon 834 milyar dolarla Alphabet oldu. Onu 4 trilyon 309 milyar dolarla Apple izledi. Saudi Aramco 158, Tesla 98 milyar dolar artış sağladı. Değer kaybeden tek şirket Meta oldu. Uzmanlar, savaşın uzaması durumunda enerji, savunma ve teknoloji sektörlerinde rekor büyümeler olacağını ancak ekonomideki kırılganlığın da aynı ölçüde büyüyebileceğine dikkat çekti.</p>

<h4><strong>TRUMP CEBİNİ DOLDURDU</strong></h4>

<p>Her sözü piyasalarda deprem etkisi yaratan Trump’ın, kritik açıklamalarından hemen önce kendisine yakın bazı yatırımcıların milyonlarca dolarlık şüpheli işlem yaptığı öne sürülmüş, bu yöntemle elde edilen haksız kazançlar tartışma konusu olmuştu.</p>

<p><img alt="1205krt01a-tum.jpg" height="2092" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/05/11/1205krt01a-tum.jpg" width="1250" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>SAVAŞIN KAZANANI YİNE ZENGİNLER OLDU</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Orta Doğu’da savaşın başlamasının ardından geçen 73 günde dünyanın en büyük 10 şirketinin toplam piyasa değeri 4 trilyon dolardan fazla arttı. Yapay zekâ rüzgârı ve teknoloji hisselerindeki yükselişle şirketlerin toplam değeri yüzde 16,69 artışla 29 trilyon doları aşarken, en güçlü artışlar Nvidia, Alphabet ve Amazon’da görüldü. Jeopolitik krizlerin gölgesinde teknoloji devleri servetlerine servet kattı.</p>

<p>Küresel ekonomik sistemde savaş çıkaran güçler, bunu paraya çevirme konusunda da ‘başarılı’ oluyor. Kaos yaratıp, hisseler düşerken bile kazanmayı bilen küresel dev şirketler, vadeli işlemlerle parasına para kattı. Bu durumun en net örneği ise ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırı döneminde yaşandı. Savaşın başladığı süreçte dünyanın önde gelen şirketlerinin piyasa değerlerinde dalgalı bir seyir görüldü. Mart sonu itibarıyla piyasa değerine göre en büyük 10 şirketin toplam büyüklüğü gerilim öncesi piyasa kapanışına göre bakıldığında, bir aylık dönemde yüzde 4,30 ve 1 trilyon 77 milyar dolar azalışla 23 trilyon 980 milyar dolara geriledi. Büyük yatırım bankalarının ‘al’ tavsiyeleri, yapay zekâ yatırımlarına yönelik beklentiler ve jeopolitik risklerin azaldığına dair haber akışının etkisiyle söz konusu şirketlerin toplam piyasa değeri nisan sonu itibarıyla aylık bazda yüzde 16,19 ve 3 trilyon 882 milyar dolar artışla 27 trilyon 862 milyar dolara yükseldi. Şirketlerin değerinde en güncel piyasa kapanışı olan 8 Mayıs itibarıyla nisan sonuna göre yüzde 4,94 ve 1 trilyon 377,5 milyar dolarlık artış kaydedilirken, toplam değerleri 29 trilyon 240 milyar dolara ulaştı.En değerli 10 şirket arasında 5 trilyon 229 milyar dolarla başı çeken Nvidia, martta yaşadığı 67 milyar 797 milyon dolarlık kayba rağmen nisanda 5 trilyon dolar eşiğini aşarak rekor tazeledi. Nvidia’nın en yakın takipçisi 4 trilyon 834 milyar dolarla Alphabet oldu. Onu 4 trilyon 309 milyar dolarla Apple izledi. Böylece Alphabet ve Apple’ın piyasa değeri 4 trilyon doların üzerine çıktı. Listede dördüncü sırayı 3 trilyon 84 milyar dolarlık piyasa değeriyle Microsoft, beşinci sırayı ise 2 trilyon 933 milyar dolarla Amazon aldı. İlk 5’i 2 trilyon 36 milyar dolarla Broadcom, 1 trilyon 890 milyar dolarla TSMC, 1 trilyon 769 milyar dolarla Saudi Aramco, 1 trilyon 609 milyar dolarla Tesla, 1 trilyon 547,5 milyar dolarla Meta izledi.</p>

<h4><strong>ARADAN GEÇEN 73 GÜNDE SERVETLERİNE SERVET KATTILAR</strong></h4>

<p>Saldırıların başlangıcından bu yana geçen 73 günde şirketlerin performansları incelendiğinde, dolar bazında en güçlü artışı Alphabet gerçekleştirdi. Şirketin piyasa değeri söz konusu dönemde 1 trilyon 65 milyar dolar arttı. Değer artışında Alphabet’i 923,6 milyar dolarla Nvidia izlerken, Amazon’un değeri 679 milyar dolar, Broadcom’un 521 milyar dolar, Apple’ın yaklaşık 430 milyar dolar, TSMC’nin 234 milyar dolar, Microsoft’un ise yaklaşık 167 milyar dolar arttı. Aynı dönemde Saudi Aramco’nun piyasa değeri 158 milyar dolar yükselirken, Tesla’nın değer artışı 98 milyar 373 milyon dolar oldu. Bu dönemde piyasa değeri azalan tek şirket 92 milyar 627,63 milyon dolar kaybeden Meta oldu. Savaşın başlangıcından bu yana şirketler oransal değer artışlarına göre incelendiğinde ise başı yüzde 34,38 ile Broadcom çekerken, onu yüzde 30,12 ile Amazon, yüzde 28,24 ile Alphabet izledi. Yapay zekaya yönelik güçlü talep, küresel piyasalarda teknoloji devlerini tarihi bir yükselişin merkezine taşırken hızlı yükseliş, dot-com dönemine benzer bir balon endişesini de yeniden gündeme getirdi. Analistler talebin gerçek olduğunu kabul etse de, aşırı değerlemelere karşı uyarıda bulunuyor. Buna rağmen yatırımcılar, çip kıtlığının süreceğini ve yapay zekanın piyasalarda ana itici güç olmaya devam edeceğini düşünüyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/trumpin-irana-saldirisi-petrol-fiyatlarini-ucurup-herkesin-cebini-yakarken-abd-sirketleri-zenginlestisavas-zenginleri</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/h-i-gi-h-qk-w0-a-aib-h4.jpeg" type="image/jpeg" length="38746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin En Borçlu İlleri Belli Oldu: Hangi İl Ne Kadar Borçlu? Liste Başı Şaşırtmadı]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/turkiyenin-en-borclu-illeri-belli-oldu-hangi-il-ne-kadar-borclu-liste-basi-sasirtmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/turkiyenin-en-borclu-illeri-belli-oldu-hangi-il-ne-kadar-borclu-liste-basi-sasirtmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin kredi verilerini açıkladı. Ülke genelinde nakdi krediler 25,5 trilyon TL’yi aşarken, Türkiye’nin borç karnesinde...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin kredi verilerini açıkladı. Ülke genelinde nakdi krediler 25,5 trilyon TL’yi aşarken, Türkiye’nin borç karnesinde Ankara ve İstanbul zirveyi kimseye bırakmadı.</p>

<p>Ekonomik krizle boğuşan vatandaşın bankalara olan bağımlılığı rakamlara yansıdı. BDDK ’nın 2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, Türkiye'de kişi başına düşen ortalama kredi hacmi 297 bin TL olarak hesaplandı. Ancak iller arasındaki uçurum, gelir adaletsizliğini ve hayat pahalılığının bölgelere göre etkisini bir kez daha belgeledi.</p>

<h4>ANKARA ZİRVEDE: EN BORÇLU ŞEHİR BAŞKENT</h4>

<p>Toplam kredi hacminde İstanbul 8,6 trilyon TL ile lider olsa da, nüfusa oranlandığında tablonun rengi değişiyor. Kişi başına düşen borç miktarında Ankara 577 bin TL ile Türkiye'nin en borçlu ili oldu. Ankara’yı sırasıyla şu iller takip etti:</p>

<p></p>

<p>İstanbul: 551 bin TL<br />
Antalya: 373 bin TL<br />
Gaziantep: 356 bin TL</p>

<p><img alt="Türkiye'nin en borçlu illeri belli oldu: Hangi il ne kadar borçlu? Liste başı şaşırtmadı - Resim : 1" height="512" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw534h512q95gm/storage/files/images/2026/05/11/1-epyg.jpg" width="534" /></p>

<h4><br />
HAKKARİLİ BORÇTAN KAÇIYOR, BÜYÜKŞEHİR BATIYOR</h4>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken sonucu ise Batı ile Doğu arasındaki borç makası oldu. Listenin en sonunda yer alan Hakkâri’de kişi başı kredi hacmi sadece 56,7 bin TL seviyesinde kaldı. Bu rakam, bir Ankaralının Hakkâriliye göre 10 kat daha fazla borç yükü altında olduğunu gösteriyor.</p>

<p><img alt="Türkiye'nin en borçlu illeri belli oldu: Hangi il ne kadar borçlu? Liste başı şaşırtmadı - Resim : 2" height="493" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw526h493q95gm/storage/files/images/2026/05/11/2-opqx.jpg" width="526" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>KİŞİ BAŞINA EN AZ KREDİSİ OLAN İLLER:</h4>

<p></p>

<p>Hakkâri: 56,7 bin TL<br />
Ağrı: 57,3 bin TL<br />
Şırnak: 57,6 bin TL</p>

<p><img alt="Türkiye'nin en borçlu illeri belli oldu: Hangi il ne kadar borçlu? Liste başı şaşırtmadı - Resim : 3" height="507" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw540h507q95gm/storage/files/images/2026/05/11/3-9gae.jpg" width="540" /></p>

<h4><br />
SANAYİ VE TURİZM KENTLERİ BORÇLA DÖNÜYOR</h4>

<p>Yeniçağ'dan Züleyha Öncü'nün haberine göre, Toplam kredi hacminde İstanbul, Ankara ve İzmir başı çekerken; kredi kullanımının en düşük olduğu iller Bayburt (8,4 milyar TL), Tunceli (12,5 milyar TL) ve Gümüşhane (14,3 milyar TL) oldu. Kredi kullanımının yüksek olduğu illerin ortak özelliği; sanayi, turizm ve ticaretin merkezi olmaları. Ancak bu durum, üretimin ve tüketimin kredi kıskacında olduğunu da kanıtlıyor.</p>

<p><img alt="Türkiye'nin en borçlu illeri belli oldu: Hangi il ne kadar borçlu? Liste başı şaşırtmadı - Resim : 4" height="498" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw533h498q95gm/storage/files/images/2026/05/11/4-m9hi.jpg" width="533" /></p>

<h4>RAKAMLARIN ACI ÖZETİ</h4>

<p>Devasa Fark: Ankara’da yaşayan bir vatandaşın banka borcu, Hakkâri’dekinin 10 katı.<br />
Yalova Sürprizi: İlk 10 borçlu il arasına giren tek küçük ölçekli il Yalova oldu.<br />
Bölgesel Uçurum: Hem toplam hacimde hem kişi başı borçta en düşük illerin tamamı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/turkiyenin-en-borclu-illeri-belli-oldu-hangi-il-ne-kadar-borclu-liste-basi-sasirtmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/orig-2.webp" type="image/jpeg" length="89877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gübretaş’tan ‘Hissedar’ Şoku: Tarım Kredi’de ‘Altın Skandalı’ Cezası O Kişiye Kesildi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/gubretastan-hissedar-soku-tarim-kredide-altin-skandali-cezasi-o-kisiye-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/gubretastan-hissedar-soku-tarim-kredide-altin-skandali-cezasi-o-kisiye-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tarım sektörünün lokomotif şirketlerinden  Gübretaş, 8 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısında, sermaye piyasaları tarihinde eşine az rastlanır bir karara imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin dev çiftçi kuruluşu Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Genel Müdürü Hüseyin Aydın, yönetim kurulu başkanı olduğu Gübretaş’taki hissedarlar, “yanıltıcı bilgi” nedeniyle SPK’nın kestiği faturayı doğrudan Genel Müdür ve ekibine kesti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk tarım sektörünün lokomotif şirketlerinden Gübretaş, 8 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısında, sermaye piyasaları tarihinde eşine az rastlanır bir karara imza attı. Tarım Kredi Genel Müdürü ve Gübretaş Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın başkanlığındaki yönetimin aldığı usulsüzlük cezaları, hissedarların oylarıyla şahsi borç haline getirildi.</p>

<p>Tarımdan Haber’de yer alan habere göre; süreç, Söğüt Altın Madeni yatırımlarıyla ilgili yatırımcıyı yanıltan ve "bilmece" niteliği taşıyan açıklamalarla başladı. 24 Ocak 2023 tarihinde yaşanan olayda, Hüseyin Aydın yönetimindeki kurul sabah saatlerinde "özel bir durum olmadığını" beyan etmesine rağmen, yalnızca 79 dakika sonra "ilk altın külçesinin döküleceği" haberini paylaştı.</p>

<h4>SPK'DAN "YANILTICI BEYAN" CEZASI</h4>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bu hızlı geri dönüşü ve bilgi saklama girişimini "yatırımcıyı yanlış yönlendirme" olarak tescilledi. Kurul, Gübretaş'a toplamda 380 bin TL’yi aşan iki farklı idari para cezası kesti.</p>

<p><img alt="Gübretaş’tan ‘hissedar’ şoku: Tarım Kredi’de ‘Altın skandalı’ cezası o kişiye kesildi - Resim : 1" height="431" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h431q95gm/storage/files/images/2026/05/11/tarimdan-haber-6hwz.jpg" width="820" /></p>

<h4>"CEZAYI BİZ ÖDEMEYİZ"</h4>

<p>yeniçağ'dan Gülsüm Hülya Sundu'nun haberine göre, Normal şartlarda şirket kasasından ödenen bu tip cezalar için SPK, kritik bir şerh düştü: Cezanın sorumluluğu bulunan yönetim kurulu üyelerine rücu edilip edilmeyeceği (üyelerin kendi cebinden ödeyip ödemeyeceği) hususunda genel kurulda karar alınmasını istedi.</p>

<p>Oylama sırasında, cezadan sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri ve onlarla ilişkili kişilerin oy kullanması yasaklandı. Hüseyin Aydın ve ekibinin "cezayı şirket ödesin" yönündeki teklifi, bağımsız hissedarların oylarıyla reddedildi.</p>

<h4>EMSAL TEŞKİL EDEN KİŞİSEL SORUMLULUK</h4>

<p>Alınan bu tarihi karar neticesinde, 380 bin TL'lik ceza tutarı resmen Hüseyin Aydın ve beraberindeki 4 yöneticinin şahsi borcu haline geldi. Borsa tarihindeki "hatayı yönetim yapar, bedeli şirket öder" geleneği yıkıldı. Milyarlarca liralık çiftçi kaynağını yöneten bir ismin "yanıltıcı beyan" ile mahkum edilmesi, yönetim liyakatine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/gubretastan-hissedar-soku-tarim-kredide-altin-skandali-cezasi-o-kisiye-kesildi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/huseyin-aydin-gubretas-spk-cezajpg.webp" type="image/jpeg" length="37951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Casusluk Davasında Hüseyin Gün İfade Veriyor; FETÖ'yle Mücadelede Proje Yöneticisiydim, Devlet Adına Çalışıyor...]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/casusluk-davasinda-huseyin-gun-ifade-veriyor-fetoyle-mucadelede-proje-yoneticisiydim-devlet-adina-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/casusluk-davasinda-huseyin-gun-ifade-veriyor-fetoyle-mucadelede-proje-yoneticisiydim-devlet-adina-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Hüseyin Gün ve Necati Özkan'ın 'casusluk' iddiasıyla yargılandığı ve tutuklu bulunduğu dava bugün Silivri'de görülmeye başlandı. Casuslukla suçlanan Hüseyin Gün'ün devlet adına çalıştığı ve görevlendirildiği ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Hüseyin Gün ve Necati Özkan'ın 'casusluk' iddiasıyla yargılandığı ve tutuklu bulunduğu dava bugün Silivri'de görülmeye başlandı. Casuslukla suçlanan Hüseyin Gün'ün devlet adına çalıştığı ve görevlendirildiği ortaya çıktı.</p>

<p>İmamoğlu, Yanardağ, Hüseyin Gün ve  Necati Özkan , İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 2019 yılında tekrarlanan seçimlere ilişkin yürütülen seçim kampanyasında 'casusluk faaliyetlerinde bulunulduğu' iddiasıyla başlayan soruşturmada tutuklanmıştı. Sanıklar bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Hüseyin Gün'ün savunmasında çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktı.</p>

<p><time>12.00</time><strong>İBB VERİ TABANINI KOPYALAMADIM</strong></p>

<p>İBB veri tabanını kopyaladığı iddialarına ilişkin konuşan Gün şunları söyledi:</p>

<p>"Sosyal medya analizi için İBB veri tabanını kopyalamadım. Sosyal medya analizi için İBB verilerine gerek yok. Bu veriler açık kaynakta var. Bu iddia, fırında dağıtılan askıda ekmeğin çalınarak hırsızlık suçunun işlendiğinin iddia edilmesi gibidir"</p>

<p><time>11.30</time><strong>KİMSEYE CASUSLUK İFTİRASI ATMADIM</strong></p>

<p>Savunmasında "Çünkü ben ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım ve şunu da önemle söylemek isterim: Kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan biri, başka hiç kimseye casus iftirası atamaz." diyen Hüseyin Gün'ün sözlerinden öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>"Huzurunuzda görülmekte olan yargılamaya dayanak teşkil eden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bürosunca düzenlenen ve sizin de söylediğiniz gibi Sayın Başkan, 4 Şubat 2026 tarihli iddianame ile tarafıma yöneltilen TCK madde 328/1 uyarınca, siyasal veya askeri casusluk amacıyla bilgi temin ettiğim yönündeki iddialar tamamıyla mesnetsiz ve gerçek dışıdır. Ben, hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliğini, iç veya dış siyasal yararları açısından gizli kalması gereken siyasi ya da askeri casusluk maksadıyla temin etmedim. Etmediğim gibi, kesinlikle böyle bir teşebbüste de bulunmadım ve kimseyle de paylaşmadım. Nitekim ikinci ifademde, -İstanbul TEM'de vermiş olduğum- müsnet suçu işlediğime dair en küçük bir ikrarda da bulunmadım. Çünkü ben ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım ve şunu da önemle söylemek isterim: Kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan biri, başka hiç kimseye casus iftirası atamaz."</p>

<p>Eğitim ve meslek hayatında edindiği birikimlerle bir şirket kurduğunu ve çeşitli alanda yatırımlar yapan bir iş insanı olduğunu ifade eden Gün sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Sonra üniversiteden kalma bir alışkanlığım olarak siyasette ve siyasetin nerede nasıl pişirildiğini, bilhassa Anglosakson siyasetin hangi mutfakta pişirilip nasıl geliştiğini merak ettiğimden ötürü önde gelen çeşitli düşünce kuruluşlarına üye oldum, yönetim kurulunda bulundum. Bunların önde gelenlerinden bir tanesi Londra merkezli Global Strategy Forum'dur. Nitekim benim için esas olan hükümetler değil, devlettir. Bu şiarla; 2010 yılında Global Strategy Forum tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Yükselen Network Dünyasındaki Rolü ve Konumu" seminerinde -ki medyada ulu orta çok değişik şeyler söylendi, tabii ki ben de linçe maruz kaldım- Lordlar Kamarası'nın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde ilk kez kapılarını Türk Devleti'ne açmasına büyük katkı sağladım. O toplantıda dönemin Devlet Bakanı Sayın Egemen Bağış, eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, Türk İngiliz Parlamenterler Dostluk Grubu Başkanı Sayın Suat Kınıklıoğlu, eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, o tarihte Başbakanlık Başdanışmanı olarak görev yapan, bugün MİT Başkanı olan Sayın Profesör Doktor İbrahim Kalın, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi Nursuna Memecan ve Başbakanlık Müşaviri pardon Cemalettin Haşimi ve bazı iş insanları…"</p>

<p><time>11.15</time><strong>DEVLETİM ADINA YURTDIŞINDA AKTİF GÖREV YAPTIM</strong></p>

<p>"Diğer taraftan iddianamede eklerindeki yazışmalarda sayın mahkemenizce yaptırılan Türkçe tercümelere bakıldığında, İstanbul TEM'de ve Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgum sırasında ayrıntılı biçimde belirttiğim üzere 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ve Amerika'da firari olan önde gelen FETÖ'cülerin açık kimliklerini, adreslerini, oradaki ilişki ağlarını, mal varlıklarını Türkiye'den çalınan, tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir. Nitekim emniyet güçlerinin el koyduğu cep telefonumda avukatıma teslim edilen imajında da imajına bakıldığında yetki belgesinin ekimde, ekim 2016 yani darbenin sıcak günlerinde, 1 Mayıs 2017'ye kadar geçerli olan tam yetki, full yetki, dönemin 2016-2018 yılları arasında dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve 2018-2023 yılları arasında ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine ülke ilişkileri ve tanıtımı yönlendirme, yönetme ve idare etme konusunda Türk devleti adına tam yetkiye haiz olduğu açıkça görülmektedir ve avukatım da size bu yetki belgesinin kopyasını ve resmi tercüman Türkçe tercümesini de size takdim edecek."</p>

<p><time>11.00</time><strong>FETÖ'YE YÖNELİK OPERASYONLARDA PROJE YÖNETİCİSİYDİM</strong></p>

<p>"Dijital verilerimin üzerinde, soruşturma aşamasında yaptırılan Türkçe çevirilere ilaveten, Sayın Mahkemenizce re’sen seçilen bilirkişi Arman Işıtman tarafından yapılan 23 Mart 2026 tarihli çevirilere bakıldığında; bu şirketlerden birinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yetki verilen ve yurt dışında FETÖ ile mücadele için yapılan tüm çalışmalara dair ödenekleri gerçekleştiren şirket olduğu, Gplus'ın ise Türk Devleti adına yurt dışında lobi faaliyetini yürütmek için tam yetki verilen şirket olduğu açıkça görülmektedir. Nitekim soruşturma savcılığı talebine istinaden dosyaya ibraz edilen 19 Aralık 2025 tarihli MASAK raporuna göre, şahsi hesabımdan bu şirketlere yüklü miktarda döviz gönderilmiştir. Bunu da çok kolaylıkla, Sayın Başkan, tespit edebilirsiniz. Toplamda 1.500.000 avronun üzerinde olması gerek; ama detaylar sizde zaten mevcut. Bunun yanı sıra iddianamede tarafıma yöneltilen suçlamaya dayanak olarak gösterilen, yurt dışında FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele kapsamında düzenlenen -işin aslında trajikomik tarafı bu- ve devlet sırrı olduğu bilhassa iddia makamı tarafından belirtilen BC, yani Black Cell (Türkçesi Kara Hücre) başlıklı raporları ve FETÖ ile ilgili örgüt şemalarını, yurt dışındaki irtibatlarımdan faydalanmak suretiyle bizzat ben hazırladım ve devletimizin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. Nitekim iddianamenin eklerinde yer alan "Kodlamalar" başlıklı yazışmada da benim Türk Devleti adına yurt dışında FETÖ'ye karşı yürütülen mücadelede proje yöneticisi olduğum açıkça belirtilmiştir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><time>11.00</time><strong>KENDİMDEN EMİNİM, CASUS DEĞİLİM</strong></p>

<p>Duruşma Hüseyin Gün'ün savunmasıyla başladı.</p>

<p>Yeniçağ'dan Yunus Arıkan'ın haberine göre, Etkin pişmanlıktan faydalanarak ifade veren Hüseyin Gün sözlerine "Kendimden eminim casus değilim" diyerek başladı. Hüseyin Gün "Bunu ilk kez burada söylemek zorunda kalıyorum" diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yurt dışında üstlenmiş olduğum önemli görev ve sorumluluklar göz önünde bulundurulduğunda iddianamede isimlerine atıfta bulunulan yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli askerler ve istihbarat mensuplarıyla görüşmemde hayatın olağan akışına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığı kolaylıkla tespit edilebilir." dedi.</p>

<p>Gün sözlerinin devamında "Kendimi Jön Türk olarak tanımlıyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hüseyin Gün "Ekrem İmamoğlu’nu hayatımda bir defa gördüm. Bir de şimdi aynı yerdeyiz" dedi.</p>

<p><time>10.50</time><strong>DURUŞMA BAŞLADI</strong></p>

<p>Duruşma yaklaşık 50 dakikalık bir gecikmeyle başladı.</p>

<p>Davada önce Hüseyin Gün, ardından Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan savunma yapacak</p>

<p><time>10.30</time><strong>İMAMOĞLU, YANARDAĞ VE ÖZKAN SALONDA</strong></p>

<p>Merdan Yanardağ ve Necati Özkan alkışlarla salona girdi. Merdan Yanardağ izleyicileri yumruğunu havaya kaldırarak selamladı ve “Emperyalistlerin işbirlikçileri yurtseverleri casuslukla suçluyor” dedi.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu da salona alkışlarla geldi. İzleyicileri selamlayarak yerine oturdu.</p>

<p>Etkin pişmalıktan yararlanarak ifade veren Hüseyin Gün de salona girdi.<br />
Davayı takip etmek üzere salonda tutukluların aile yakınları, çok sayıda siyasi ve basın mensubu bulunuyor.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, CHP Milletvekilleri Bülent Tezcan, Mahmut Tanal, Aylin Nazlıaka; İBB Başkanvekili Nuri Aslan; CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve SOL Parti MYK üyesi Alper Taş salondaki izleyiciler arasında.</p>

<p>Merdan Yanardağ'ın tutuklanmasıyla birlikte kayyum atanan TELE 1 çalışanları da salonda.</p>

<p>Duruşma salonunun yetersizliği nedeniyle girişlerde sorun yaşanıyor. Bazı sanık yakınları salona girmeye çalışıyor.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ise salondaki sandalye yetersizliği nedeniyle ayakta kaldı.</p>

<h5>İDDİANAMEDEN</h5>

<h4>VERİ ANALİZİ CASUSLUK OLARAK ADLANDIRILDI</h4>

<p>Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün, Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı ancak YSK tarafından iptal edilen 31 Mart seçimlerinin ardından temas kurduğu ve iptal edilen seçimle yenilenen seçim arasında İmamoğlu'nun seçim kampanyasına destek vermek amacıyla iletişime geçtikleri iddianamede yer alıyor. "Casusluk" gibi büyük bir suçun isnat edilebilmesi için "Devlete ait gizli bilgilerin, yabancı ülkelere yasa dışı yollarla sızdırılması" gerekiyor; ancak Hüseyin Gün, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan "casusluk" iddianamesinde bu tanımda bir casusluk faaliyeti yer almıyor.</p>

<p>İddianame tam anlamıyla Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasını merkeze alıyor. Hüseyin Gün'ün ajansı PİIQ, özet olarak Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasını analiz ediyor, toplumda yaptığı hareketlerin nasıl karşılandığı Necati Özkan'a raporlanıyor. Yani Hüseyin Gün, aslında sosyal medyada İmamoğlu hakkında gelen tepkileri derliyor ve Özkan'a sunuyor. Yaptığı şey iddianamedeki ifadesinde de geçtiği gibi veri analizi.</p>

<h4>AGRESİF OLDUĞU UYARISI İDDİANAMEDE</h4>

<p>Hüseyin Gün ve Necati Özkan arasında geçen ve Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyası kapsamında agresif tavırlar sergilediğinin, bu konuda İmamoğlu'nun sakinliğini koruması gerektiğini içeren konuşma da casusluk faaliyetine ilişkin dayanak olarak gösterildi.</p>

<h4>İMAMOĞLU'NA 'AKTİF OL' DEMESİ DE CASUSLUK SAYILDI</h4>

<p>İddianame aslında İmamoğlu'nun seçim döneminde nasıl dijital saldırılarla mücadele ettiğini de gösteriyor. Hüseyin Gün'ün Necati Özkan'a gönderdiği mesajda Ekrem İmamoğlu'na "gerçek olmayan, montajlanmış videolar" aracılığıyla dijital bir saldırı olacağını, İmamoğlu'nun savunmada bırakılmak istendiğini ve savunmada kalmaması gerektiğini söylüyor. Gün ayrıca İmamoğlu'na daha aktif olması tavsiyesinde bulunuyor.</p>

<h4>İDDİANAMEDE İSMAİL KÜÇÜKKAYA DETAYI</h4>

<p>İptal edilen seçimler sonrası Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım arasında gerçekleşen canlı oturumu İsmail Küçükkaya yönetmişti. İddianamede Gün'ün Ekrem İmamoğlu'na İsmail Küçükkaya konusunda dikkatli olmasını istediği görüldü. O dönem tarafsız imajı çizen Küçükkaya'nın, Mahir Ünal ile görüştüğü ortaya çıktı. Hüseyin Gün'ün Ekrem İmamoğlu'na Necati Özkan aracılığıyla, İsmail Küçükkaya tarafından sorulacak olan "Kürt meselesi ile ilgili gelecek sorulara karşı dikkatli olması" gerektiğini söylediği mesaj da iddianamede tespit olarak yer alıyor.</p>

<h4>GAZETECİLİK FAALİYETLERİ DE CASUSLUK SAYILDI</h4>

<p>Merdan Yanardağ'ın TELE1'de Kemal Kılıçdaroğlu'na canlı yayında sorduğu sorular casusluk faaliyeti olarak belirtildi. İddianamede Merdan Yanardağ'a ait olan, "Tırnak içinde söylüyorum kirli bir kampanyaya tanık olduk. Yani yalan, iftira işte devlet baskısı kara propaganda montaj videolar ve yine sahte bildirilerle devam eden valilerin, kaymakamların doğrudan seçmene baskı yaptığı bir seçim dönemine tanık olduk, deyim uygunsa benim değerlendirmem bu seçimi çaldılar ve anti demokratik ve adil olmayan koşullarda seçim yapıldı bu da tartışılmıyor. İftira ve kara propaganda bu da tartışılmıyor. Halka karşı suç işlendi demokrasiye karşı suç işlendi" söylemleri suç unsuru sayıldı. Savcılık iddianamede bu söyleme ilişkin şunu isnat etti:</p>

<blockquote>Söylemleri ile seçmen kitlesine karşı bir algı yönetimini oluşturduğu, ve halkı kışkırtarak galeyana getirmeye yönelik söylemler olduğu anlaşılmıştır...</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/casusluk-davasinda-huseyin-gun-ifade-veriyor-fetoyle-mucadelede-proje-yoneticisiydim-devlet-adina-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/casusluk-davasinda-huseyin-gun-ifade-veriyor-fetoyle-mucadelede-proje-yoneticisiydim-gglmjpg.webp" type="image/jpeg" length="84240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş Dünyasının İki Ağır Topundan İktidara Sert Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/is-dunyasinin-iki-agir-topundan-iktidara-sert-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/is-dunyasinin-iki-agir-topundan-iktidara-sert-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Orta Doğu’daki jeopolitik krizlerin ve enerji fiyatlarındaki yüzde 60’lık artışın sanayiciyi sert vuracağını belirterek iktidara uyarıda bulundular.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Orta Doğu’daki jeopolitik krizlerin ve enerji fiyatlarındaki yüzde 60’lık artışın sanayiciyi sert vuracağını belirterek iktidara uyarıda bulundular.</p>

<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Orta Doğu’daki jeopolitik krizlerin ve enerji fiyatlarındaki yüzde 60’lık artışın sanayiciyi "nefes alamaz" hale getirdiğini sert bir dille vurguladı. Her iki başkan, enflasyonla mücadelenin üretim ve istihdamı "zayıflatmadan" yürütülmesi gerektiğini belirterek, reel sektörü güçlendirecek adımların atılmasının artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<h4>ARDINÇ: SANAYİCİNİN ÜRETİM MALİYETİNİ DOĞRUDAN VURUYOR</h4>

<p>ASO Başkanı Ardıç, Antalya’daki toplantıda yaptığı konuşmada, Orta Doğu’da yükselen gerilimin sanayicinin üzerine yüklediği ağır maliyetlere isyan etti. Ardıç, <strong>"ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilim enerji fiyatlarını yüzde 60 artırdı. Navlun, sigorta ve tedarik zincirleri bozuldu. Yarın ne olacağını bilmiyoruz. Bu durum, sanayicinin üretim maliyetini doğrudan vuruyor"</strong> diyerek tepki gösterdi. Ardıç, sorunun geçici bir fiyat artışı değil, küresel ekonominin güvenini kaybetmesi olduğunu vurgulayarak, bu durumun özellikle KOBİ'lerin nakit akışını felç ettiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeniçağ'ın haberine göre,  Ardıç, ekonomi programının reel sektör ayağının tamamlayıcı adımlarla desteklenmesinin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirtti ve "<strong>Bu salondaki ortak fikir şudur: Sanayisizleşme riskinin önünde duracağız"</strong> diyerek sert mesaj verdi. Yüksek teknolojili ürün ihracatının yıllardır yüzde 4 seviyesinde sabit kalmasına değinen Ardıç, orta-yüksek teknolojide güçlenilirken, yüksek teknoloji ligine sıçramanın yapılamamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.</p>

<h4>ŞEKİB AVDAGİÇ: MİKRO ADIMLAR HIZLA ATILMALI</h4>

<p>İTO Başkanı Avdagiç ise ithalat dengesinin bozulmasına ve makro kararların yanında günlük sorunlara hızlı çözümler üretilmemesine tepkili yaklaştı.</p>

<p><strong>"2024 ve 2025 yıllarında tüketim malları ithalatı ilk kez yatırım malları ithalatını geçti"</strong> diyen Avdagiç, bu durumun sürdürülemez olduğunu ve dengenin acilen sağlıklı hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı makro paketlerin her gün açıklanamayacağını belirten Avdagiç, sanayicinin önündeki günlük engelleri kaldıracak mikro adımların çok hızlı devreye alınması çağrısında bulundu.</p>

<p>Avdagiç, üretici ve ihracatçının maliyetini yükselten ve beklentilerini karşılamayan uygulamaların gözden geçirilerek Türkiye'nin rekabetçiliğinin düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/is-dunyasinin-iki-agir-topundan-iktidara-sert-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 22:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/5b74c4db-05c7-4b2b-b902-0991c5f6ade7.jpg" type="image/jpeg" length="24730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilal Erdoğan'a 'Halef' Sorusu: "Babanızın Yerine Geçecek misiniz?" Bilal Erdoğan: ''Annem Arap Kökenli'']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/bilal-erdogana-halef-sorusu-babanizin-yerine-gececek-misiniz-bilal-erdogan-annem-arap-kokenli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/bilal-erdogana-halef-sorusu-babanizin-yerine-gececek-misiniz-bilal-erdogan-annem-arap-kokenli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="headline">Bilal Erdoğan'a 'Halef' Sorusu: "Babanızın Yerine Geçecek misiniz?" Bilal Erdoğan: ''Annem Arap Kökenli''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p itemprop="description">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, Katar merkezli Atheer platformunda yayımlanan röportajın tanıtımında “Babanızın halefi olacak mısınız?” sorusuyla gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/bilal-erdogana-halef-sorusu-babanizin-yerine-gececek-misiniz-bilal-erdogan-annem-arap-kokenli</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/01/a-f-y-o-n-a-d-e-v-y-a-t-i-r-i-m-4-1100x650.jpg" type="image/jpeg" length="48267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biz Terörist miyiz? Tövbe Edin Demeye Geldim! AKP İktidarına Bir Annenin Gazze Tepkisi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/biz-terorist-miyiz-tovbe-edin-demeye-geldim-akp-iktidarina-bir-annenin-gazze-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/biz-terorist-miyiz-tovbe-edin-demeye-geldim-akp-iktidarina-bir-annenin-gazze-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılan basın açıklamasının ardından bir kadının AK Parti Konya İl Başkanlığı önüne oturduğu ve tek başına eylem yaptığı ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>İsrail soykırımını protesto etmek için Mazlumlar İçin Vicdan Platformu, AK Parti Konya İl Başkanlığı önünde bir araya geldi.</p>

<p>Yapılan basın açıklamasının ardından bir kadının AK Parti Konya İl Başkanlığı önüne oturduğu ve tek başına eylem yaptığı ortaya çıktı.</p>

<p>Oturarak eylem yapan kadın vatandaşın, <strong>“Ben vatandaşım, size hakkı söylemek için buraya geldim”</strong> dedi.</p>

<p></p>

<h4>BİZ TERÖRİST MİYİZ?</h4>

<p>Kadın vatandaş, ayrıca şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote>“Ben vicdanlı, merhametli bir kardeşiniz olarak kulağınıza hakkı duyurmak için geldim. Ebu Ubeyde sizin için ‘hasımlar’ dedi. Hasımlar olmayın. Ne olur ‘tövbe edin’ demeye geldim. ‘Ne olur halinizi düzeltin’ demeye geldim. Şu hal bana reva mı? Bunu niye yapıyorsunuz bize? Girip de şöyle konuşamaz mıydık? Hadi girmeyelim. Bari bizi kapının önüne yaklaştırsaydınız. Biz, terörist miyiz?”</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/biz-terorist-miyiz-tovbe-edin-demeye-geldim-akp-iktidarina-bir-annenin-gazze-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Jul 2025 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2025/07/ekran-goruntusu-2025-07-26-014833.webp" type="image/jpeg" length="70277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu: Ramazan'da Kul hakkı Yediler]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/ekrem-imamoglu-ramazanda-kul-hakki-yediler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/ekrem-imamoglu-ramazanda-kul-hakki-yediler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<h4><meta charset="UTF-8" /></h4>

<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, diplomasının 31 yıl sonra iptal edilmesine ilişkin yaptığı açıklamada; Türkiye'de kazanılmış tüm hakların tehlike altında olduğunu belirterek "Ramazan sofrasında bize neyi konuşturuyorlar. Kul hakkı yediler ve tabiri caizse bir avuç insan milletin tüm duygularını bertaraf edecek" dedi.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 31 yıl önce aldığı diploması, İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edildi. İmamoğlu, karar sonrası iftar sofrasından millete seslendi.</p>

<h4><strong>'KAZANILMIŞ TÜM HAKLAR TEHLİKE ALTINDA'</strong></h4>

<p>Üniversite'nin diploma iptal etme yetkisi yok. Ama ateşten mal kaçırır gibi, savcılığın aşırı baskıları, yazıları, komedi komedi gelişler, gidişler, Ankara'dan aramalar vesaire. Çok enteresan. Ben açıkcası bugün diplomanın iptali falan umrumda değil. Esas umrumda olan; bu ülkede herkesin kazanılmış tüm hakları tehlike altındadır. Bu akıl, bu milleti gerçekten tehdit eden bir akıla dönüşmüştür. Herkesin elinden her şeyi alabilirler. Malını, mülkünü, mülkiyet hakkını, eğitim hakkını, seçilme hakkı, seçme hakkı, her şeyinizi elinizden alabilirler.</p>

<h4><strong>'ADALET DUYGUMUZU YERLE BİR ETTİLER'</strong></h4>

<p>Unuttukları şu var; bundan sonra milletin gücüyle ortaya çıkacak meşruiyetin dışında bir çözümümüz yok bizim. Tek meşruiyet var, o da milletin gücünün ortaya çıkması. Ve bunun için büyük bir çaba göstereceğiz. Yani değil hukuk kanun devleti bile olmayan bir yerde artık demokratik bir yarış söz konusu değil. Bir Ramazan sofrasında bize neyi konuşturuyorlar... Bir kul hakkı yediler ve kul hakkını bir avuç insan bu milletin bütün duygularını bertaraf edecek. Zaten kamu gücüyle ne yazık ki iktidarın ortaya koyduğu birçok engellerle, meşru zeminde olmayan seçimlerin bundan sonra da olamayacağını milletçe net olarak gördük. Bu gayrimeşru kararı elbette yargıya taşıyacağız, yargıda mücadelemizi vereceğiz ama artık hükümetin baskısı altında öyle bir yapı var ki benim doğru dürüst adil kararların çıkacağına inancım yok. Her hattı o şekilde kurgulayan bir hükümetle karşı karşıyayız. Adalet duygumuzu yerle bir ettiler. İnsanlar adalet için yaşıyor.</p>

<p>Allah’tan sonra inandığım tek duydum milletimizdir. Ben de buradan kendimi milletime emanet ediyorum. Ne yapacaksın diyorlar? Aslanlar gibi koşmaya devam edeceğim, asla geri durmak yok. Bundan sonra milyon koşacağım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cesaretimi, duruşumu, inancımı tahmin edemeyecekler. Bu ülke için nasıl koşacağımı tahmin bile edemeyecekler. Ve bu ülkenin adaletsizliğini hafızasından sileceğimiz bir sistemi bu ülkede inşa edeceğiz. Hak eden hak ettiğini kazanacak. Çalışan kazanacak. Bu yolda ben yılmam, yorulmam, koşmaya devam. Yarın Maltepe'deyim, açılışlar yapacağız. 23 Mart'ta yapacağımız seçim için 22 Mart'ta Haliç Kongre Merkezi'ndeyim. Pazar günü 23 Mart'ta da yüz binlerce insan Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyeleri gidecek oy verecek. Bu yapılanın muhatabı artık Ekrem değildir, muhatap artık milletimizdir. Kazandığınız elde ettiğiniz ne varsa tehlike altındadır. Allah bu milleti korusun. Bu milleti koruyacak muhafaza edecek sistemi kurma konusunda da var gücümüzle çalışacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/ekrem-imamoglu-ramazanda-kul-hakki-yediler</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Mar 2025 22:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2025/03/2072083385.jpg" type="image/jpeg" length="83013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtoğlu’nun En Dikkat Çeken İddiası İse Sinvar’ın Yahudi Kökenli Olduğunu Söylemesi Şok Etti]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/kurtoglunun-en-dikkat-ceken-iddiasi-ise-sinvarin-yahudi-kokenli-oldugunu-soylemesi-sok-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/kurtoglunun-en-dikkat-ceken-iddiasi-ise-sinvarin-yahudi-kokenli-oldugunu-soylemesi-sok-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Akademisyen Ramazan Kurtoğlu, katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamada, Hamas’ın şehit lideri Yahya Sinvar’ın 7 Ekim saldırılarını “tezgahladığını” ve Yahudi kökenli olduğunu öne sürdü. Kaynağı belirsiz ve spekülatif iddialarıyla tepki çeken Kurtoğlu’nun sözleri, akademik etik ve medya sorumluluğu açısından tartışma yarattı.</p>

<p><strong>İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Ramazan Kurtoğlu</strong>, Haber Global’de Sümeyye Yılancı’nın sunduğu Müzakere programında yaptığı açıklamalarla büyük tepki çekti.&nbsp;<strong>Hamas’ın şehit lideri Yahya Sinvar’a</strong>&nbsp;yönelik skandal iddialarda bulunan Kurtoğlu, Sinvar’ın 7 Ekim saldırılarını&nbsp;<strong>"tezgahlayan"</strong>&nbsp;kişi olduğunu ve&nbsp;<strong>İsmail Heniyye’nin ölümüne neden olduğunu</strong>&nbsp;öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurtoğlu’nun en dikkat çeken iddiası ise Sinvar’ın&nbsp;<strong>Yahudi kökenli olduğunu</strong>söylemesi oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/kurtoglunun-en-dikkat-ceken-iddiasi-ise-sinvarin-yahudi-kokenli-oldugunu-soylemesi-sok-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Mar 2025 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2025/03/u-p9-gtiyy-lu-uo-x-i-i-gjpg-large.jpeg" type="image/jpeg" length="33252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet Partisi Kongresinde AKP ve İsrail İle Ticaret Protesto Edilince Salondan Ayrıldılar]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/saadet-partisi-kongresinde-akp-ve-israil-ile-ticaret-protesto-edilince-salondan-ayrildilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/saadet-partisi-kongresinde-akp-ve-israil-ile-ticaret-protesto-edilince-salondan-ayrildilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<h4>'KATİL İSRAİL, İŞBİRLİKÇİ AK PARTİ'</h4>

<p>Kongre sırasında "katil İsrail işbirlikçi AK Parti" sloganları atılınca, salondaki AK Partili Mustafa Elitaş ve Ali İhsan Yavuz, salonu terk etti. O anlar kameralara yansıdı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Ankara'da hareketli dakikalar yaşanıyor. Saadet Partisi’nin bugün yapılan 9. olağan kongresinde Ankara Spor Salonu'nda AKP protestosu yapıldı. Yükselen sloganları duyan AKP'li Mustafa Elitaş ve Ali İhsan Yavuz, salonu terk etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/saadet-partisi-kongresinde-akp-ve-israil-ile-ticaret-protesto-edilince-salondan-ayrildilar</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Nov 2024 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/11/107jpg-yjdk8-zzlz02-y-g-fn8n-b-xt-w.png" type="image/jpeg" length="83089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Herkes Duysun Duyursun: İsrail Şu An Mersin'de]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/herkes-duysun-duyursun-israil-su-an-mersinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/herkes-duysun-duyursun-israil-su-an-mersinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p data-reader-unique-id="7">AK Parti iktidarının 7 Ekim'den sonra Siyonist İsrail ile ticari ilişkilerini sürdürmemesi gerektiğini haykıran ve eylemleriyle bu duruma her fırsatta tepki gösteren Filistin İçin Bin Genç isimli aktivist grup yeni bir video yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4 data-reader-unique-id="8">FİLİSTİN HALKININ TEMİZ KANI, CEPLERİNİZE DOLAN KİRLİ PARALARDAN DAHA UCUZ DEĞİL!</h4>

<p data-reader-unique-id="9">Söz konusu tepki videosunda, Siyonist İsrail şirketi Zim'in gemilerinin Türkiye limanlarında bulunduğu belirtildi. Bu limanların arasında Mersin, İzmir, İzmit, İstanbul ve Gemlik olduğu ve her gün bu limanlardan kalkan gemilerin İsrail'e giderek soykırımı beslediği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/herkes-duysun-duyursun-israil-su-an-mersinde</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Nov 2024 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/11/pq2-c-r-s-q-bjrz-ud-i-cz.png" type="image/jpeg" length="20234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'a İsrail'in Silah Tedarikçisini Sordu Korumalar Müdahale Etti: 'BAE Systems'in Bu Fuarda Ne İşi Var?']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/bakan-fidana-israilin-silah-tedarikcisini-sordu-korumalar-mudahale-etti-bae-systemsin-bu-fuarda-ne-isi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/bakan-fidana-israilin-silah-tedarikcisini-sordu-korumalar-mudahale-etti-bae-systemsin-bu-fuarda-ne-isi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SAHA EXPO 2024 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiği sırada bir vatandaşın tepkisiyle karşılaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SAHA EXPO 2024 Fuarı'nda İsrail ordusunun en büyük silah tedarikçisi İngiliz BAE Systems’in yer almasına tepki gösteren bir vatandaşın sorusunu yanıtsız bıraktı. Fidan’ın korumaları, vatandaşın soru sormasını ve görüntü almasını engelledi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SAHA EXPO 2024 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiği sırada bir vatandaşın tepkisiyle karşılaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><meta charset="UTF-8" />Fuar alanında bulunan bir vatandaş, İsrail'e silah tedarik ettiği bilinen İngiltere merkezli savunma şirketi BAE Systems'in fuarda yer almasına dair soru yöneltti. Vatandaş, Fidan’a “Bu savunma sanayii fuarında BAE Systems'in ne işi var acaba?” diye sordu ancak Bakan Fidan soruya yanıt vermedi.</p>

<p><meta charset="UTF-8" />Olay esnasında Fidan’ın korumaları devreye girerek vatandaşın sorusunu sormasına ve görüntü almasına engel oldu.</p>

<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Bu müdahale sırasında, Fidan’ın yanında bulunan bir yetkilinin, kameranın önüne geçerek "Bana geleceksin, soracaksın, ben sana müsaade edeceğim" şeklinde tepki göstermesi dikkat çekti.</p>

<p>Fuara aynı gün katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir konuşma yaparak savunma sanayiindeki gelişmelere ve Türkiye'nin bu alandaki hedeflerine dair açıklamalarda bulunmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/bakan-fidana-israilin-silah-tedarikcisini-sordu-korumalar-mudahale-etti-bae-systemsin-bu-fuarda-ne-isi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Oct 2024 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/10/istanbul-expo-fuari-nda-israil-e-silah-saglayan-bae-system-protesto-edildi-2-gozalti.png" type="image/jpeg" length="86385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuzu Etini Fazla Yemiş,Mustafa Destici Yeni Vergileri Böyle Savundu:750 Lirayı Vermeyen DEMlidir, Ermeni’dir, Yunan’dır]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/kuzu-etini-fazla-yemismustafa-destici-yeni-vergileri-boyle-savundu750-lirayi-vermeyen-demlidir-ermenidir-yunandir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/kuzu-etini-fazla-yemismustafa-destici-yeni-vergileri-boyle-savundu750-lirayi-vermeyen-demlidir-ermenidir-yunandir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>AKP'nin Savunma Sanayi Fonuna destek amacıyla getirmeyi planladığı ve kamuoyunda tepki çeken vergi kalemlerine Cumhur İttifakı ortaklarından BBP Genel Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Destici</strong>&nbsp;sahip çıkarak 750 lira ödemek istemeyenleri DEM Partiyi, Yunanistan'ı ve Ermenistan'ı savunmakla suçladı.</p>

<h4>“Vermezsen sonun Filistin gibi olur!”</h4>

<p>BBP Genel Başkanı Destici, 12 Ekim Cumartesi günü, İl Başkanları Toplantısı öncesi partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>“100 bin liranın üzerinde kredi kartı kullanan devlete 750 lira savunma sanayiine destek verecek. Ver kardeşim. Vermezsen sonun Suriye gibi olur, vermezsen sonun Irak gibi olur, vermezsen sonun Filistin gibi olur.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/kuzu-etini-fazla-yemismustafa-destici-yeni-vergileri-boyle-savundu750-lirayi-vermeyen-demlidir-ermenidir-yunandir</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Oct 2024 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/10/bbp-lideri-desticiden-idam-cagrisi-bugunun-turkiyesi-icin-bir-mecburiyettir-17287460512483.png" type="image/jpeg" length="23846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet'ten İhbar Skandalı: Türk Hacıların Odaları Basıldı Kapılar Kırıldı]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/diyanetten-ihbar-skandali-turk-hacilarin-odalari-basildi-kapilar-kirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/diyanetten-ihbar-skandali-turk-hacilarin-odalari-basildi-kapilar-kirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyanet'in ihbarıyla Türk hacı adaylarına Suudi polis baskını! Ortaya çıkan görüntülerde, onlarca otel odasının kapılarının Suudi polisi tarafından kırıldığı görüntüler şok etkisi yarattı.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Türk hacı adaylarını Suudi Arabistan makamlarına ihbar etmesiyle başlayan skandal, Mekke'deki otel odalarına yapılan baskınlarla devam ediyor. Sosyal medyada yayılan görüntülerden, Suudi polisinin otel odalarının kapılarını kırarak hacı adaylarını gözaltına aldığı anlaşıldı. Hac farizasını yerine getirmek için Mekke'ye giden on binlerce Türk vatandaşı, Diyanet’in şikayeti üzerine yapılan bu baskınlar sonucunda ciddi mağduriyetler yaşıyor. Görüntüler, kamuoyunda büyük tepki çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/diyanetten-ihbar-skandali-turk-hacilarin-odalari-basildi-kapilar-kirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jun 2024 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/06/1705529.webp" type="image/jpeg" length="33664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan 18 Yıl Sonra CHP Genel Merkezi'nde: Özgür Özel Kapıda Karşıladı]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/video/erdogan-18-yil-sonra-chp-genel-merkezinde-ozgur-ozel-kapida-karsiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/video/erdogan-18-yil-sonra-chp-genel-merkezinde-ozgur-ozel-kapida-karsiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 yıl sonra CHP Genel Merkezi'ne geldi. Erdoğan, CHP lideri Özel ile görüşecek. Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanlığı forsu olan bayrak CHP Genel Merkezi önünde göndere çekildi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Merkezi'nde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e iade-i ziyarette bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan'ı, parti binası önünde Özel karşıladı. Erdoğan ve Özel, Genel Merkez önünde tokalaşarak, basın mensuplarına poz verdiler.</p>

<h4><strong>GÖRÜŞME BAŞLADI</strong></h4>

<p>Erdoğan, Özel ile Genel Merkezdeki başkanlık makamında görüşecek.</p>

<p>Bu ziyaret, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 18 yıl aradan sonra CHP Genel Merkezi'ne yaptığı ilk ziyaret oldu. Erdoğan en son, 2006 yılında CHP’nin yeni genel merkezine taşınması dolayısıyla dönemin Genel Başkanı Deniz Baykal’a “Hayırlı olsun” ziyaretinde bulunmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/video/erdogan-18-yil-sonra-chp-genel-merkezinde-ozgur-ozel-kapida-karsiladi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Jun 2024 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/06/erdogan-18-yil-sonra-chp-genel-merkezi-nde.webp" type="image/jpeg" length="93507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gelecek 6 Yılda Neler Olacak? Doğum Tarihiniz Hangi Yılda Neler Yaşayacağınızı...]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/gelecek-6-yilda-neler-olacak-dogum-tarihiniz-hangi-yilda-neler-yasayacaginizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/gelecek-6-yilda-neler-olacak-dogum-tarihiniz-hangi-yilda-neler-yasayacaginizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çinlilerin kullandığı 12 hayvanlı takvim özellikle Asya ve Türkler tarafından da kullanılıyor. Bu takvime göre her yılın bir hayvan sembolü var. Bu hayvan figürleri de burçlar hakkında baız özellikleri verebiliyor.</p>

<p>2024 yılı için ejderha yılı deniyor. Eğerki 1940, 1952, 1964, 1976, 1988, 2000 veya 2012'de doğduysanız Çin burcunuz Ejderhadır.</p>

<p>Çin takvimine göre 2025 yılı için ise Yılan burcu denk geliyor. Eğer ki 1989, 1977, 1965, 1953, 1941, 1929, 1917, 2013, 2001 doğumluysanız yılan burcusunuzdur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takvime göre, 2026 ise At yıldır. 1918, 1930, 1942, 1954, 1966, 1978, 1990, 2002, 2014, 2026 doğumlular at burcuna sahiptir.</p>

<p><img alt="Gelecek 6 yılda neler olacak? Doğum tarihiniz hangi yılda neler yaşayacağınızı açıklıyor 11" loading="lazy" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/gallery/2024/01/1/WhatsApp%20Image%202024-01-10%20at%2015.27.30%20_14_.jpeg" /></p>

<p><img alt="Gelecek 6 yılda neler olacak? Doğum tarihiniz hangi yılda neler yaşayacağınızı açıklıyor 10" loading="lazy" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/gallery/2024/01/1/WhatsApp%20Image%202024-01-10%20at%2015.27.30%20_15_.jpeg" /></p>

<p><img alt="Gelecek 6 yılda neler olacak? Doğum tarihiniz hangi yılda neler yaşayacağınızı açıklıyor 9" loading="lazy" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/gallery/2024/01/1/WhatsApp%20Image%202024-01-10%20at%2015.27.30%20_16_.jpeg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/gelecek-6-yilda-neler-olacak-dogum-tarihiniz-hangi-yilda-neler-yasayacaginizi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2024/01/whatsapp20image202024-01-1020at2015.webp" type="image/jpeg" length="33830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bildiğiniz Akıllı Telefonları Unutun! Samsung İmkansızı Başardı...]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/bildiginiz-akilli-telefonlari-unutun-samsung-imkansizi-basardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/bildiginiz-akilli-telefonlari-unutun-samsung-imkansizi-basardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsung katlanabilir ekran teknolojisini farklı bir çağa taşıdı!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsung katlanabilir ekran teknolojisini farklı bir çağa taşıdı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsung, CES 2023'te tanıttığı&nbsp;<strong>Samsung Display's Flex Hybrid</strong>&nbsp;ürünü ile ziyaretçilerin aklını başından aldı. Bu cihaz ile Samsung, katlanabilir ve uzunluğu ayarlanabilen bir ekran geliştirdi. Cihaz katlandığı halde bir telefon gibi dururken, ekranlar açıldığı zaman bir tablet halini alıyor. Fakat işin rengini burada iyice değiştiren Samsung, bu ekranın bir köşesinden tutup çekerseniz, ekranınızı fiziksel olarak büyütmenize olanak sağlıyor.</p>

<p><strong>Samsung</strong>&nbsp;tarafından tanıtılan bir diğer farklı ürün ise&nbsp;<strong>Bespoke AI Wall Oven</strong>&nbsp;adlı fırın oldu. Bu fırın, içerisinde yer alan kamera sayesinde canlı yayın yapabiliyor, özellikle son dönemlerde Twitch gibi platformlarda popüler olan yemek yayınlarının kurtarıcısı olmak adına geldi. Öte yandan bu cihaz, yayıncılara yardım etmesinin yanı sıra içerisindeki kamera sayesinde de yemeğinizin pişmesinde daha aktif bir rol oynuyor ve kapağını açıp ısı kaybetmesine sebep olmadan yemeğinizi ve fırınınızı takip etmenize olanak sağlıyor.</p>

<p>Evde yemek yapmayı seviyorsunuz ama yeni tarifler öğrenirken, izlediğiniz videoyu takip etmekte zorlanıyor musunzu? Hiç sorun değil! Blok adlı şirket, CES 2023'te tanıttığı&nbsp;<strong>kesme tahtasını akıllı</strong>&nbsp;hale getirdi ve sizler için bir ekran yerleştirdi.</p>

<p>Yemek yerken veya özellikle hazırlarken bir şeyler izlemeyi sevenler için Blok adlı şirket tarafından geliştirilen 799 dolarlık bu kesme tahtasında, bir kesme tahtası için oldukça büyük bir ekran yer alıyor. Fikir oldukça iyi olsa da şirket burada biraz açgözlülük yapmaya da karar vermiş ve 799 dolarlık kesme tahtasına ekstra olarak aylık da 39 dolar gibi bir ücret talep etmiş ilgili kişilerden. Pratik bir çözüm olsa da bu kesme tahtasını herkes almak ister mi bilemiyoruz.</p>

<p>CES 2023 teknoloji fuarına damgasını vuran teknolojilerden biri de şüphesiz Lenovo'nun Yoga Book 9i modeli oldu.</p>

<p><img alt="Bildiğiniz akıllı telefonları unutun! Samsung imkansızı başardı... 1" data-src="https://cdn.karar.com/gallery/2023/01/1/dunyanin-ilk-cift-ekranli-laptopu.png" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/gallery/2023/01/1/dunyanin-ilk-cift-ekranli-laptopu.png" /></p>

<p><strong>Lenovo Yoga Book 9i</strong>, görünüşte bir laptop gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlası. İlk çift ekranlı laptop olmasa da Yoga Book 9i, benzersiz özellikleri ile dikkat çekiyor. Bu özelliklerinin başında ise cihazın istendiği takdirde bir tablet olarak kullanılabilmesi yer alıyor. Dokunmatik ekranlara sahip olan Yoga Book 9i, hem bir laptop hem de bir tablet.</p>

<p><img alt="Bildiğiniz akıllı telefonları unutun! Samsung imkansızı başardı... 7" data-src="https://cdn.karar.com/gallery/2023/01/1/dokunmatik-kesme-tahtasi.png" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/gallery/2023/01/1/dokunmatik-kesme-tahtasi.png" /></p>

<p>Öte yandan, hem bir laptop hem de bir tablet olan bu cihaz ise çıkarılıp takılan bir klavyeye sahip olsa da kullanıcının isteğine bağlı olarak, ekranlarından bir tanesi klavye işlevi görerek aynı normal bir laptop cihazına da dönüşebiliyor.</p>

<p><img alt="Bildiğiniz akıllı telefonları unutun! Samsung imkansızı başardı... 2" data-src="https://cdn.karar.com/gallery/2023/01/1/samsgundan-cigir-acacak-esnek-ekran-teknolojisi.png" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/gallery/2023/01/1/samsgundan-cigir-acacak-esnek-ekran-teknolojisi.png" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/bildiginiz-akilli-telefonlari-unutun-samsung-imkansizi-basardi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Jan 2023 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2023/01/1513888.jpg" type="image/jpeg" length="58821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Türkiye'nin Para Sayma Makinesi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/istanbul-turkiyenin-para-sayma-makinesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/istanbul-turkiyenin-para-sayma-makinesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/istanbul-turkiyenin-para-sayma-makinesi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Dec 2022 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2022/12/1511183.png" type="image/jpeg" length="13912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 . Yüzyıl Savaşları]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/20-yuzyil-savaslari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/20-yuzyil-savaslari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/20-yuzyil-savaslari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Feb 2019 20:26:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/images/album/1905_-_Rus_Devrimi.jpg" type="image/jpeg" length="43587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Komik Fotolar]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/komik-fotolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/komik-fotolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/komik-fotolar</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Jan 2019 08:34:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/images/album/Komik-ve-ilginc-fotograflar.jpeg" type="image/jpeg" length="74099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ödüllü Fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/odullu-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/odullu-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/odullu-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Jan 2019 17:45:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/images/album/iste-odul-kazanan-fotograflar-national-geographic-yilin-fotograflari-doga-insan-1290250.jpg" type="image/jpeg" length="55856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manzara]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/manzara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/manzara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/manzara</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jan 2019 12:32:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/images/album/manzara.jpg" type="image/jpeg" length="15307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[tren]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/tren</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/tren" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/tren</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Jan 2019 16:22:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/images/album/Bernia_demir_yolu_Lagalb_KYY.jpg" type="image/jpeg" length="41238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[köprüler]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/kopruler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/kopruler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/foto-galeri/kopruler</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Jan 2019 12:18:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/images/album/budapeYte.jpg" type="image/jpeg" length="36012"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
