<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Meridyen Haber | Haberler, Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.meridyenhaber.com</link>
    <description>Meridyen Haber | Haberler, Son Dakika Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.meridyenhaber.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 10 May 2026 14:13:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Siyonist Rejimden Kirli Plan: Hindistan’dan ‘ithal İşgalci’ Taşıyorlar]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’daki Bney Menaşe topluluğunu askeri ve demografik hedefleri için kullanmaya hazırlanan Siyonist yönetim, 6 bin kişilik nakil planının ilk ayağını tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze’de tarihin en büyük soykırımlarından birine imza atan işgalci İsrail, bir yandan Müslümanları topraklarından sürerken diğer yandan "kayıp kabile" masalıyla bölgeye yeni yerleşimciler taşıyor. Hindistan’daki Bney Menaşe topluluğunu askeri ve demografik hedefleri için kullanmaya hazırlanan Siyonist yönetim, 6 bin kişilik nakil planının ilk ayağını tamamladı.</p>

<p><img alt="Siyonist rejimden kirli plan: Hindistan’dan ‘ithal işgalci’ taşıyorlar!" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar.jpg" /></p>

<p>Gazze’de sivil katliamlarını sürdüren ve İslam coğrafyasını kana bulayan <strong>Siyonist İsrail yönetimi</strong>, kirli planlarına bir yenisini daha ekledi.</p>

<p>7 Ekim’den bu yana direnişin karşısında ağır darbeler alan ve ciddi bir <strong>asker açığı</strong>ile karşı karşıya kalan katil ordu, bu krizi <strong>"ithal"</strong> nüfusla aşmaya çalışıyor.</p>

<p>İşgal rejimi, <strong>Hindistan</strong>’ın kuzeydoğusunda yaşayan ve <strong>Yahudi</strong> olduklarını iddia eden <strong>Bney Menaşe</strong> topluluğunu, hem demografik dengeleri Müslümanlar aleyhine değiştirmek hem de cephedeki asker ihtiyacını karşılamak amacıyla işgal altındaki topraklara taşımaya başladı.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaroo.webp" rel="nofollow" title="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!Oo"><img alt="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!Oo" height="853" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaroo.webp" width="1280" /></a></p>

<h4><strong>- İLK KAFİLE BEN GURİON’A İNDİ!</strong></h4>

<p>İsrail’in <strong>6 bin kişiyi kapsayan</strong> büyük nakil planının ilk aşaması hayata geçirildi.</p>

<p><strong>23 Nisan</strong>’da <strong>240 kişilik</strong> bir kafile, Siyonist fanatiklerin ve bakanların gövde gösterisi eşliğinde <strong>Ben Gurion Havalimanı</strong>’na indirildi.</p>

<p>İlk kafileni gelmesi hakkında açıklamalarda bulunan İsrail Göç ve Entegrasyon Bakanı Ofir Sofer,<strong> </strong><strong>“Bney Menaşe topluluğunun tamamını İsrail’e getirirken tarih yazıyoruz. İlk kafileyi büyük bir sevinç ve heyecanla karşıladık. Girişimimi destekleyen Başbakan Netanyahu ve Maliye Bakanı Smotrich’e teşekkür ediyorum” </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde iki ayrı seferle <strong>350 kişinin</strong> daha getirilmesi planlanıyor.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaruu.webp" rel="nofollow" title="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!Uu"><img alt="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!Uu" height="1132" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaruu.webp" width="1200" /></a></p>

<h4><strong>- HEDEF: 2031’E KADAR TAMAMINI TAŞIMAK!</strong></h4>

<p><strong>Bakan Sofer</strong> tarafından hazırlanan ve sözde Başbakan <strong>Netanyahu</strong>’nun tam destek verdiği plan, <strong>Kasım 2025</strong>’te kabinede kabul edilmişti.</p>

<p>Stratejik plana göre:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>2026 sonuna kadar:</strong> 1.200 topluluk üyesi bölgeye getirilecek.</li>
 <li><strong>2031 yılına kadar:</strong> Toplam 6 bin kişilik nüfusun tamamı Hindistan’dan işgal altındaki topraklara nakledilecek.,</li>
</ul>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar-3.jpg" rel="nofollow" title="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!-3"><img alt="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!-3" height="1280" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar-3.jpg" width="2200" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>- BİLİMSEL DAYANAĞI YOK!</strong></h4>

<p>Tarihçiler ve genetik araştırmacıları, <strong>Bney Menaşe</strong> topluluğunun <strong>"kayıp Yahudi kabilesi" </strong>olduğu iddiasının hiçbir bilimsel karşılığı olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Ancak Siyonist rejim, bu asılsız iddiayı Filistin topraklarındaki <strong>Müslüman nüfusun hâkimiyetini kırmak</strong> için ideolojik bir araç olarak kullanıyor.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar-2.webp" rel="nofollow" title="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!-2"><img alt="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!-2" height="720" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar-2.webp" width="1280" /></a></p>

<h4><strong>- AĞIR İŞLERDE VE CEPHEDE KULLANILIYORLAR!</strong></h4>

<p>Daha önceki yıllarda özel izinlerle getirilen yaklaşık 4 bin topluluk üyesinin akıbeti, bu göçün insani değil tamamen sömürgeci amaçlar taşıdığını kanıtlıyor.</p>

<p>İsrail’e getirilen bu kişiler:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>İsrail’in kimsenin çalışmak istemediği <strong>ağır ve tehlikeli iş kollarında</strong> ucuz iş gücü olarak kullanılıyor.</li>
 <li>Hahambaşılık gözetimindeki<strong> "entegrasyon" </strong>adı verilen süreçlerin ardından vatandaşlığa alınarak doğrudan <strong>askerlik sistemine</strong> dahil ediliyor.</li>
</ol>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaru.jpg" rel="nofollow" title="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!U"><img alt="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!U" height="720" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaru.jpg" width="1280" /></a></p>

<h4><strong>- KUZEYDEKİ MÜSLÜMAN NÜFUS HEDEFTE!</strong></h4>

<p>Geçmişte gelen yerleşimciler genellikle <strong>Batı Şeria</strong>’daki yasa dışı konutlara yerleştirilirken, yeni planın adresi <strong>kuzeydeki karışık nüfuslu bölgeler</strong> oldu.</p>

<p>Özellikle Müslüman ve Yahudilerin bir arada yaşadığı <strong>Nof Hagalil</strong> gibi kasabalara yerleştirilecek olan bu gruplarla, bölgedeki İslam mührünün kazınması ve Yahudi hâkimiyetinin perçinlenmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Siyonist Bakan Bezalel Smotrich</strong>’in <strong>"Kuzeydeki hâkimiyetimizi güçlendiriyoruz"</strong> itirafı, bu göç dalgasının aslında planlı bir <strong>nüfus mühendisliği</strong>olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><a href="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlarjjj.webp" rel="nofollow" title="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!Jjj"><img alt="Siyonist Rejimden Kirli Plan Hindistan’dan ‘Ithal Işgalci’ Taşıyorlar!Jjj" height="512" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/milligazete-com-tr/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlarjjj.webp" width="768" /></a></p>

<p><strong>Kaynak:  Milli Gazete </strong>Haber Merkezi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlar</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/siyonist-rejimden-kirli-plan-hindistandan-ithal-isgalci-tasiyorlaroo.webp" type="image/jpeg" length="30624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amerikan Ordusu Çil Yavrusu Gibi Dağıldı: İran 16 ABD Üssünü Böyle Vurdu]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/amerikan-ordusu-cil-yavrusu-gibi-dagildi-iran-16-abd-ussunu-boyle-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/amerikan-ordusu-cil-yavrusu-gibi-dagildi-iran-16-abd-ussunu-boyle-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üslerin vurulduğu anlara ait görüntüler ve oluşan hasar ABD basınında yayınlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın son dönemdeki saldırılarında Orta Doğu'daki tam 16 ABD askeri tesisi hasar gördü. ABD'nin hava gücünün kalbi sayılan Katar'daki El Udeyd Hava Üssü'nün ağır hasar aldığı ortaya çıkarken, binlerce ABD askerinin üsleri terk ederek Arap Yarımadası'ndaki otel ve apartmanlara sığındığı bildirildi. Üslerin vurulduğu anlara ait görüntüler ve oluşan hasar ABD basınında yayınlandı.</p>

<p>Orta Doğu'da tırmanan gerilimde ABD'nin bölgedeki askeri varlığının ne kadar savunmasız kaldığı, CNN International'ın hazırladığı özel bir dosya haberle gün yüzüne çıktı. Yayınlanan görüntülerde, İran'ın askeri kapasitesinin ulaştığı seviye ve ABD üslerinin düştüğü durum çarpıcı detaylarla ortaya çıktı.</p>

<article>
<p>Eskiden "aşılmaz birer kale" olarak görülen ABD askeri tesislerinin artık "açık hedeflere" dönüştüğünü belirten CNN, İran'ın hedef gözetme konusundaki bu şaşırtıcı isabet oranının arkasında yatan büyük bir istihbarat sırrını da ifşa etti.</p>

<h4>ÇİN UYDUSU İLE NOKTA ATIŞI VURDULAR</h4>

<p>Habere göre İran'ın, hedeflerini bu kadar net görebilmesinin arkasında 2024 yılında gizlice edindiği Çin yapımı bir uydu yatıyor.</p>

<p>Financial Times'ın da doğruladığı bilgiye göre Tahran yönetimi, "TEE-01B" adlı devasa kapasiteli Çin uydusunu gizlice satın aldı. Bu gelişme, İran'ın elindeki bulanık uydu görüntülerini bir anda yüksek çözünürlüklü ve detaylı askeri haritalara dönüştürdü. CNN'in yayınladığı görüntülerde, İran'ın bu uydu sayesinde Katar'daki ABD üssünde bulunan bir radar sistemini bile nokta atışıyla tespit edebildiği görüldü. CNN, ABD'nin tarihinde ilk kez kendisine bu kadar yakın kalitede uydu görüntüsü alabilen bir düşmanla savaştığının altını çizdi.</p>

<h4>HAVA GÜCÜNÜN KALBİ KATAR ÜSSÜ AĞIR HASAR ALDI</h4>

<p>İran'ın saldırılarından en çok etkilenen noktalardan biri de ABD'nin bölgedeki 21 ülkeye yönelik hava operasyonlarını yönettiği Katar'daki El Udeyd Hava Üssü (Al Udeid Air Base) oldu.</p>

<p>Amerikalı bir kaynağın CNN'e verdiği bilgiye göre, üs iki kez vuruldu ve "önemli ölçüde hasar" meydana geldi. Saldırılar sırasında üssün büyük oranda tahliye edildiği ve bu sayede can kaybı yaşanmadığı belirtildi. Öte yandan, Bahreyn'deki NSA (Donanma Destek Aktivitesi) üssünde de yangınlar çıktığı uydu görüntülerine yansıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>ABD ASKERLERİ ÜSLERİ TERK EDİP OTELLERE YERLEŞTİ</h4>

<p>CNN'in yayınında en çok dikkat çeken detaylardan biri de ABD personelinin son durumu oldu. Haberin sonunda aktarılan bilgiye göre, artan güvenlik tehditleri nedeniyle ABD birliklerinin büyük bir çoğunluğu bölgedeki pozisyonlarını terk ederek tahliye edildi.</p>

<p>Karar'ın haberine göre, Birçok ABD askeri personelinin şu anda karargahlar yerine, Arap Yarımadası'ndaki sivil otellerin ve apartmanların "göreceli güvenliği" içinden çalışmaya devam ettiği öğrenildi.</p>

<h4>SUUDİ ARABİSTAN'DAN ABD'YE "GÜVENSİZLİK" MESAJI</h4>

<p>Bölgedeki bu zafiyet, ABD'nin müttefiklerinin de güvenini sarsmış durumda. CNN'e konuşan Suudi bir kaynak, yaşanan savaşın Suudi Arabistan'a önemli bir ders verdiğini belirterek; "ABD ile olan ittifakımızın artık özel ve tek seçenek olamayacağını gördük. Bu ittifakın artık yıkılmaz/aşılmaz olmadığını anladık" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gelişmeler üzerine CNN'e açıklama yapan Pentagon yetkilileri, hasar tespitleriyle ilgili yorum yapmayı reddederken, "ABD kuvvetlerinin aynı hazırlık ve savaş etkinliğiyle tamamen operasyonel kalmaya devam ettiğini" savunmakla yetindi. Ancak CNN'in ortaya koyduğu tablo, ABD'nin Orta Doğu'daki "koruyucu kalkanının" artık en büyük "Aşil topuğuna" dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<p></p>
</article>

<section> 
<p></p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/amerikan-ordusu-cil-yavrusu-gibi-dagildi-iran-16-abd-ussunu-boyle-vurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/05/1909542.jpg" type="image/jpeg" length="28435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Körfez Hareketlendi Petrol Uçtu: Gözler Akaryakıt Tabelasında]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/korfez-hareketlendi-petrol-uctu-gozler-akaryakit-tabelasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/korfez-hareketlendi-petrol-uctu-gozler-akaryakit-tabelasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin bölgeye askeri uçak sevkiyatı yapması ve İran’a yönelik deniz ablukasını sıkılaştırması petrol fiyatlarını 111 doların üzerine taşıdı. Petrolden gelen rekor sonrası gözler akaryakıt tabelasına çevrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin bölgeye askeri uçak sevkiyatı yapması ve İran’a yönelik deniz ablukasını sıkılaştırması petrol fiyatlarını 111 doların üzerine taşıdı. Petrolden gelen rekor sonrası gözler akaryakıt tabelasına çevrildi.</p>

<p>Dünya  petrol pazarları, Amerika Birleşik Devletleri’nin ( ABD)  İran’a uyguladığı deniz ablukasını daha da genişleteceği yönündeki haberlerle çalkalanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’ye ait askeri uçakların peş peşe havalanarak Körfez bölgesine doğru sevkiyat yapması, piyasalardaki tansiyonu zirveye taşıdı. Bu askeri hareketlilikle birlikte Brent petrol fiyatları yükseliş eğilimini sekizinci güne taşıyarak 111,78 dolar seviyesine ulaştı. ABD tipi ham petrol (WTI-West Texas Intermediate) de bu küresel tırmanışa katılırken,  enerji piyasalarında <strong>"petrol bulunamayacak"</strong> korkusu baş gösterdi.</p>

<h4><strong>NORMALE DÖNÜŞ AYLAR ALABİLİR</strong></h4>

<p><img alt="2026/04/04/in-irana-sevkiyata-basladi-hurmuzde-tansiyonu-yukseltecek-hamle-4.jpg" height="640" loading="lazy" src="https://cdn.halktv.com.tr/other/2026/04/04/in-irana-sevkiyata-basladi-hurmuzde-tansiyonu-yukseltecek-hamle-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin sağlandığı stratejik Hürmüz Boğazı’nda geçişler neredeyse kesildi. savaş  süreci öncesinde günde ortalama 130 geminin kullandığı bu su yolunda, geçiş sayısının son haftalarda 30’lu rakamlara kadar gerilediği açıklandı.</p>

<p>ABD’nin uyguladığı ambargo nedeniyle İran petrolü yüklü gemilerin geri çevrilmesi ve denizdeki mayın riski gibi güvenlik faktörleri, sevkiyatların eski düzenine dönmesinin aylar alabileceği endişesini doğurdu.</p>

<h4><strong>TARİHİN EN BÜYÜK ARZ ŞOKU KAPIDA</strong></h4>

<p>Enerji piyasası uzmanları, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın modern ekonomi tarihinin en sarsıcı arz şoklarından birine evrilebileceği konusunda uyarılar yayınlıyor.</p>

<p>Halktv'nin haberine göre, Krizin etkileri dünya genelindeki tüketicilere doğrudan yansırken, ABD’de galon başına benzin fiyatları 4,18 dolar seviyesine tırmandı. Petrol fiyatlarının çatışmaların başlangıcından bu yana 100 doların üzerinde kalıcı olması, küresel ölçekteki hayat pahalılığını ve enflasyonist baskıyı daha da körüklüyor.</p>

<h4><strong>DİPLOMASİ ÇIKMAZDA: REKOR BEKLENTİSİ</strong></h4>

<p><img alt="2026/04/04/in-irana-sevkiyata-basladi-hurmuzde-tansiyonu-yukseltecek-hamle-5.jpg" height="640" loading="lazy" src="https://cdn.halktv.com.tr/other/2026/04/04/in-irana-sevkiyata-basladi-hurmuzde-tansiyonu-yukseltecek-hamle-5.jpg" width="1280" /></p>

<p>Siyasi cephede ise belirsiz bekleyiş devam ediyor. Tahran yönetiminin Boğaz'ın tekrar trafiğe açılması amacıyla Washington’a dolaylı yollardan bir öneri sunduğu öne sürülse de, iki taraf arasında henüz elle tutulur bir uzlaşı sağlanamadı. Piyasa analizleri, Washington ve Tahran arasındaki bu diplomatik kördüğümün çözülmemesi durumunda petrol fiyatlarında yeni rekorların kaçınılmaz olduğunu ve küresel enerji dar boğazının daha da derinleşeceğini öngörüyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/korfez-hareketlendi-petrol-uctu-gozler-akaryakit-tabelasinda</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/petrol-hurmuz-bogazi-petrol-435x245.jpg" type="image/jpeg" length="55060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırım'da Rus Zulmü Kadınları Hedef Alıyor: 60 Siyasi Tutsak, 4 Kadına 'Terör' İftirası]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/kirimda-rus-zulmu-kadinlari-hedef-aliyor-60-siyasi-tutsak-4-kadina-teror-iftirasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/kirimda-rus-zulmu-kadinlari-hedef-aliyor-60-siyasi-tutsak-4-kadina-teror-iftirasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Kırım'ı işgalinin 12., Ukrayna'ya yönelik topyekûn savaşının ise 4. yılı geride kalırken, işgalci güçlerin bölgedeki baskı politikası artık doğrudan kadınları hedef alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın Kırım'ı işgalinin 12., Ukrayna'ya yönelik topyekûn savaşının ise 4. yılı geride kalırken, işgalci güçlerin bölgedeki baskı politikası artık doğrudan kadınları hedef alıyor. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, işgal altındaki yarımadada 60 kadının siyasi tutsak olarak zulüm gördüğünü açıkladı. Düzmece "terör" suçlamalarıyla tutuklananların serbest bırakılması için toplanan 6500 imzayı Moskova'ya götüren aileler ise yolda tam 5 kez durdurularak engellenmeye çalışıldı.</p>

<p>Kırım'da 2014 yılında başlayan Rus işgali, özellikle 2022'de Ukrayna'ya yönelik topyekûn savaşın başlamasıyla birlikte Kırım Tatarları üzerindeki asimilasyon ve sindirme politikalarını eşi benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdı. Son dönemde ise işgalci güçlerin baskı mekanizması, doğrudan Kırım Tatarı kadınlara yönelmiş durumda.</p>

<article>
<p>Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov'un Nisan 2026 itibarıyla yaptığı son açıklama, tablonun vahametini gözler önüne serdi. Çubarov, işgal altındaki Kırım'da şu an en az 60 kadının siyasi tutuklu statüsünde cezaevlerinde tutulduğunu ve ağır baskılara maruz kaldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>4 KADINA "TERÖR" İFTİRASI: TUTUKLULUKLARI UZATILDI</h4>

<p>Kadınlara yönelik artan bu baskının en çarpıcı örneklerinden biri, 15 Ekim 2025 tarihinde yaşandı. İşgalci Rus güçleri, yaşları 19 ile 38 arasında değişen dört Kırım Tatarı kadını; Esma Nimetulayeva, Elviza Aliyeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova'yı gözaltına aldı.</p>

<p>Sözde "terör örgütü faaliyeti yürütmek ve ilgili örgütün faaliyetlerine katılmak" gibi asılsız suçlamalarla cezaevine gönderilen dört kadının tutukluluk sürelerinin, alınan son kararla 14 Haziran 2026 tarihine kadar uzatıldığı açıklandı.</p>

<p></p>

<p><img alt="photo-2026-04-27-14-38-50.jpg" height="514" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/27/photo-2026-04-27-14-38-50.jpg" width="512" /></p>

<p>Karar'ın haberine göre, Siyasi birer rehineye dönüştürülen Kırım Tatarı kadınların profilleri ise, yöneltilen "terör" suçlamalarının ne kadar asılsız olduğunu kanıtlar nitelikte:</p>

<p><strong>Esma Nimetulayeva (38):</strong> Beş çocuk annesi. Eşi Remzi Nimetulayeva da 2023 yılında Rus güçleri tarafından benzer suçlamalarla gözaltına alınmıştı. Aile, sistematik bir baskının hedefinde.</p>

<p><strong>Fevziye Osmanova (21):</strong> Akyar’ın (Sivastopol) bir köyünde yaşıyor ve ailesine ait küçük bir mağazada çalışarak geçimini sağlıyordu.</p>

<p><strong>Elviza Aliyeva (20):</strong> Akmescit’te (Simferopol) bir fırında kasiyer olarak çalışırken, aynı zamanda Kırım Federal Üniversitesi Yönetim Bölümü'nde dördüncü sınıf öğrencisi.</p>

<p><strong>Nasiba Saidova (19):</strong> Ünlü Kırım İmamı Sadık Urınbay’ın kızı. Üniversitede pedagojik uzmanlık alanında son sınıf öğrencisi ve bir anaokulu/kreşte çalışıyor.</p>

<h4>6500 İMZALI DİLEKÇEYE "36 SAATTE 5 ENGEL"</h4>

<p>Dört kadının haksız yere alıkonulmasına karşı Kırım halkı ise sessiz kalmadı. Kadınların anneleri, yakınları ve avukat Nazim Şeyhmambetov'dan oluşan bir heyet, Kırım'ın farklı şehir ve köylerinden toplanan tam 6500 imzalı tahliye dilekçesini Rusya Ombudsman Ofisi'ne sunmak üzere Moskova'ya doğru yola çıktı.</p>

<p>Ancak heyetin hak arayışı, Rus güvenlik güçlerinin sistematik engellemeleriyle karşılaştı. Aileler ve avukat Şeyhmambetov, Moskova'ya uzanan yolculuk boyunca 36 saat içinde tam 5 kez durduruldu. Yolda saatlerce bekletilen, sorgulanan ve psikolojik baskıya maruz kalan heyet, çıkarılan tüm bu zorluklara rağmen pes etmeyerek 6500 imzalı dilekçeyi Moskova'daki Ombudsmanlık Ofisi'ne teslim etmeyi başardı.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/kirimda-rus-zulmu-kadinlari-hedef-aliyor-60-siyasi-tutsak-4-kadina-teror-iftirasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/1908583.jpg" type="image/jpeg" length="84026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaşta da Mağlup Barışta da: Ne Sahada Ne de Masada İstediği Sonucu Alamadı]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/savasta-da-maglup-barista-da-ne-sahada-ne-de-masada-istedigi-sonucu-alamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/savasta-da-maglup-barista-da-ne-sahada-ne-de-masada-istedigi-sonucu-alamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in peşine takılıp İran’a saldıran Trump ‘Dört günde bitireceğim’ dediği savaşın 40’ıncı gününde ateşkes ilan etmek zorunda kaldı. Müzakerelerde de Tahran’ı kendi istediği şartlarda bir barışa razı edemedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’in peşine takılıp İran’a saldıran Trump ‘Dört günde bitireceğim’ dediği savaşın 40’ıncı gününde ateşkes ilan etmek zorunda kaldı. Müzakerelerde de Tahran’ı kendi istediği şartlarda bir barışa razı edemedi. Ne sahada ne de masada istediği sonucu alamayınca, ‘Yeniden uzatmayacağım’ dediği ateşkesi mecburen bir kez daha uzattı.</p>

<p>Nükleer müzakereleri devam ederken İran'a saldırarak dini lider Hamaney başta olmak üzere tüm komuta kademesini katleden Trump, ‘dört günde bitireceğim' dediği savaşı bir türlü sonlandıramadı. Küresel piyasaların ve kendi kamuoyunun tepkileri ve 'azil' korkusuyla çelişkili mesajlar vermeyi sürdürdü. Son olarak İslamabad'da yapılması planlanan ikinci tur müzakere öncesi birbiriyle çelişen mesajları ABD Başkanı'nı iyice köşeye sıkıştırdı. 'Anlaşma olacak', 'Bugün imza atacağız', 'Anlaşma olmazsa bombalarım' tehditleri işe yaramadı.</p>

<article>
<h4><strong>TRUMP ÇOK KONUŞARAK KAYBETTİ</strong></h4>

<p>Amerika ile İran arasında İslamabad'da yapılması planlanan barış görüşmelerinin ikinci turu yapılamadı. İran yönetimi, ağır baskı ve tehditlere rağmen İslamabad’a heyet göndermeyi reddetti. Trump, daha önce ilan ettiği 15 günlük ateşkes süresinin dolmasına saaatler kala ateşkesi bu kez süresiz olarak uzattı. Ancak deniz ablukasını sürdüreceğini söyledi. Tahran, buna karşı Hürmüz'de İsrail'e ait üç gemiye el koyduğunu duyurdu. Amerikan medyası ise "Trump konuşarak kaybediyor, Tahran susarak kazanıyor" yorumunu yaptı.</p>

<p><img alt="2304krt01a-tum.jpg" height="2001" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/22/2304krt01a-tum.jpg" width="1200" /></p>

<h4><strong>HEM SAHADA HEM MASADA KAYBETTİ</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Trump, sürekli değişen tehdit ve çelişkili açıklamalarıyla diplomasi ve savaş alanında ciddiyetini yitirirken, İran psikolojik savaşta üstünlüğü ele geçirdi. Askeri hedeflerine ulaşamayan, İran’ın nükleer programını kalıcı olarak yok edemeyen Trump, Tahran’dan talep gelmeden süresi dolan ateşkesi uzatmak zorunda kaldı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaş ve müzakere hattında peş peşe yaptığı çelişkili açıklamalar, Washington’un hem sahada hem masada istediği sonucu alamadığını ortaya koydu. Salı günü “İran’ın bombalanmasını bekliyorum” diyerek askeri tırmanış tehdidini sürdüren Trump, 24 saat bile geçmeden süresi dolan ateşkesi tek taraflı biçimde dün tek taraflı uzattığını ilan etti. Bu karar, Trump’ın iki hafta içinde ikinci kez askeri tırmanış tehdidinden geri adım atması anlamına geliyor. Daha önce CNBC’ye “Ordu sabırsızlanıyor” ve “İran’daki her köprüyü, her elektrik santralini yok edeceğim” diyen Trump, son dönemde “İran mali olarak çöktü, günde 500 milyon dolar kaybediyor” iddialarını da sıkça tekrarlamıştı. Ancak İran’dan ateşkes uzatması talebi gelmediği halde Trump’ın bu adımı atması, analistlere göre Washington’ın baskı stratejisinin işe yaramadığını gösterdi. İran yönetimi, ağır baskı ve tehdit diline rağmen resmi çizgisini korudu; ateşkesin uzatılmasını kendisinin talep etmediğini açıkladı, deniz ablukasını “bombardımandan farksız” saydı ve müzakere için önce ABD’nin ablukayı kaldırması gerektiğini vurguladı.</p>

<h4><strong>‘KAYBEDEN TARAF ŞARTLARI BELİRLEYEMEZ’</strong></h4>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, “Mantıklı ve gerekli zeminin oluştuğu sonucuna vardığımızda adım atacağız” diyerek kararı Washington’un değil Tahran’ın kendi çıkar hesabının belirleyeceği mesajını verdi. Meclis Başkanı danışmanı Mehdi Muhammedi ise daha sert bir tonla “Kaybeden taraf şartları belirleyemez” çıkışı yaptı. İslamabad’da yapılması planlanan ikinci tur görüşmelerin akıbeti de bu belirsizliğin simgesine dönüştü. Günlerdir hazırlık yapılmasına rağmen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance Pakistan’a gitmedi, Beyaz Saray ziyaretin iptal edildiğini doğruladı. İran tarafı da heyet gönderip göndermeme konusunda karar alınmadığını açıkladı. Böylece Washington’un “İran’ı masaya zorlama” stratejisi işlemedi; tersine, ABD’nin kendi takvimi bozuldu. Askeri tablo da Trump’ın iddialarını desteklemiyor. ABD, deniz ablukası ve saldırı tehditleriyle İran’ın direncini kırmayı, Hürmüz’ü açtırmayı ve Tahran’ı birleşik bir müzakere pozisyonuna zorlamayı hedefliyordu. Fakat İran karar mekanizmasının dağılmadığı, aksine baskı karşısında daha kontrollü ve temkinli hareket ettiği görüldü. Pakistan arabulucu rolünü sürdürürken Başbakan Şahbaz Şerif, Trump’a teşekkür etti ancak İslamabad’daki hazırlıklara rağmen bu hafta görüşme umutları büyük ölçüde sönmüş görünüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İslamabad ziyareti iptal edildi.</p>

<h4><strong>TUTARSIZLIĞIYLA DİPLOMASİYİ FELÇ ETTİ:</strong></h4>

<p>Uzmanlar, Trump’ın tutarsızlığının diplomasiyi felç ettiğini vurguluyor. BBC Beyaz Saray Muhabiri Bernd Debusmann Jr, “Trump’ın herhangi bir süre ya da takvim vermemesi kendisine esneklik sağlıyor ama aynı zamanda belirsizliği artırıyor” dedi. BBC Kuzey Amerika Editörü Sarah Smith ise “Trump çatışma boyunca İran’ı sert söylemlerle korkutmaya çalıştı ama şimdi ‘yeniden saldırmak istemiyorum’ izlenimi veriyor” değerlendirmesinde bulundu. BBC Güvenlik Muhabiri Frank Gardner, durumu “1990’dan beri Körfez’in yaşadığı en tehlikeli belirsizlik” olarak nitelendirdi. ABD’nin askeri hedeflerine ulaşamaması da Trump’ın geri adımında kritik rol oynadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>ASKERİ HEDEFLERE DE ULAŞAMADI</strong></h4>

<p>“Gece Yarısı Çekici Operasyonu” ile İran’ın nükleer tesislerini “tamamen yok ettiklerini” iddia eden Trump’a rağmen, bağımsız değerlendirmeler saldırının programın ancak birkaç ay gerilemesine yol açtığını gösteriyor. İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu koruduğu ve nükleer kapasitesini yeniden inşa etme iradesini koruduğu belirtiliyor. Trump’ın “savaşı büyük farkla kazanıyoruz” söylemine rağmen İran donanması ve hava savunma sistemleri direnç göstermeye devam etti.</p>

<h4><strong>CNN VE GUARDIAN ANALİZİ: BİRİ KONUŞTUKÇA BATIYOR DİĞERİ SUSARAK KAZANIYOR</strong></h4>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditler, kibir ve günde birçok kez değişen çelişkili açıklamaları, İran ile barış görüşmelerini en büyük engel haline getirdi. Guardian’da yer alan analize göre, “Bombalamayı bekliyorum, ordu sabırsızlanıyor”, “Savaşı büyük farkla kazanıyoruz”, “Harika bir anlaşma yapacağız” gibi birbiriyle çelişen mesajları diplomasiyi felç ederken, Tahran’ı daha temkinli ve kararlı kıldı. İranlı diplomatlar Trump’ı “tek kişilik WhatsApp grubu” diye nitelendiriyor; Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade ise özetliyor: “O çok konuşuyor.” İran Başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, “Tehdit gölgesi altında müzakere kabul etmiyoruz, son iki haftada sahada yeni kartlarımızı devreye sokmaya hazırlandık” diyerek net bir çizgi çizdi. Trump’ın Hürmüz abluka ve “İran mali olarak çöktü” iddialarına rağmen ateşkes uzatmak zorunda kalması, konuşma stratejisinin başarısızlığını gösterdi. Karşı tarafta ise tam bir tezat var: İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney yaklaşık 6 haftadır ortalıkta görünmüyor. Ne bir görüntüsü ne de doğrudan açıklaması var. CNN International’a göre bu sessizlik, rejim için stratejik bir “koruma kalkanı” işlevi görüyor. Babası Ali Hamaney’in aksine görünmez kalan Mücteba’nın adı, rejimin kararları için paravan olarak kullanılıyor; iç eleştirilerden ve sorumluluktan koruma sağlıyor.</p>

<p>Uluslararası Kriz Grubu İran Direktörü Ali Vaez, “Sistem onu genel kararlar için nihai onay mercii olarak gösteriyor. Bu, rejimin hayatta kalma mücadelesinde esneklik yaratıyor” diyor. Trump “rejim değişimi” ve “farklı insanlarla görüşüyoruz” derken, İran suskun lideriyle birlikte daha güçlü bir pozisyon elde etti. Ateşkes uzatılmasına rağmen kalıcı anlaşma hâlâ uzak görünüyor.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/savasta-da-maglup-barista-da-ne-sahada-ne-de-masada-istedigi-sonucu-alamadi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/11zon-cropped.jpeg" type="image/jpeg" length="74256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Müzakereyi Reddetti Trump Ateşkesi Uzattı: Ateşkes Süresiz Uzadı]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/iran-muzakereyi-reddetti-trump-ateskesi-uzatti-ateskes-suresiz-uzadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/iran-muzakereyi-reddetti-trump-ateskesi-uzatti-ateskes-suresiz-uzadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran’la Çarşamba günü sona ermesi beklenen ateşkesi Pakistan’ın girişimiyle uzattığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, İran’la Çarşamba günü sona ermesi beklenen ateşkesi Pakistan’ın girişimiyle uzattığını açıkladı. Trump’ın açıklamasında, askeri ablukaya devam edileceği ve gözlerin şimdi İran’dan gelecek ortak teklife çevrildiği belirtildi.</p>

<p>ABD ile İran arasında Çarşamba günü sona ermesi beklenen ateşkes süreciyle ilgili ABD Başkanı Donald Trump'tan dünyayı rahatlatan ancak bir o kadar da çarpıcı bir "son dakika" hamlesi geldi. Gün içinde "anlaşma olmazsa bombalamaya hazırız" mesajı veren Trump, gece saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Pakistan'ın devreye girmesi sonucu saldırıyı ertelediklerini ve ateşkesi uzattıklarını duyurdu. Trump, karara gerekçe olarak "İran hükümetinin kendi içinde ciddi şekilde bölünmüş olmasını" gösterdi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald  Trump, ABD- İran müzakerelerine Tahran yönetiminin katılmayacağını bildirmesinin ardından ateşkesi uzatacağını duyurdu.</p>

<p>Görüşmelerden önce Tahran Trump’ın medya önündeki tehditlerinin görüşmeleri baltaladığını kaydetmiş, Trump ise ateşkesi uzatmayacağı vaadinde bulunmuştu.</p>

<h4>ÖNERİLER SUNULANA KADAR UZATILACAK</h4>

<p>Kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden bir paylaşım yapan ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın talebi üzerine aldığını iddia ettiği kararın, İran müzakereye ilişkin önerisini sunana ve bunun üzerine yapılan görüşmeler sonlanana kadar ateşkesin uzatılmasını öngördüğünü kaydetti:</p>

<p></p>

<blockquote>
<p><strong>“İran Hükümeti’nin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan’dan Mareşal Asim Munir ile Başbakan Shehbaz Sharif’in talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran’a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi.</strong></p>

<p><strong>Bu nedenle, ordumuza ablukayı sürdürmesini ve diğer tüm açılardan hazır ve yetkin kalmasını emrettim; dolayısıyla, önerileri sunulana ve tartışmalar bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h4>İRAN KATILMAMA KARARINI İLETMİŞTİ</h4>

<p>İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, İran'ın, müzakereler için Pakistan’a heyet göndermeyeceğini ABD’ye ilettiğini aktardı.</p>

<p>Buna göre, İran’ın müzakerelerin ikinci turu için çarşamba günü Pakistan’da bulunmama kararının kesinleştiği ve söz konusu kararın Pakistan aracılığıyla ABD’ye iletildiği kaydedildi.</p>

<article>
<p>Trump'ın resmi sosyal medya hesabından paylaştığı ve diplomaside yeni bir pencere açan "Başkanlık Açıklaması"nın detayları şu şekilde:</p>

<h4><strong>"İRAN HÜKÜMETİ CİDDİ ŞEKİLDE BÖLÜNMÜŞ DURUMDA"</strong></h4>

<p>Açıklamasına İran'ın iç siyasetinde kaos olduğunu ileri sürerek başlayan Trump, Tahran yönetiminin tek bir ses çıkaramadığını vurguladı. Trump, "İran Hükümeti'nin ciddi şekilde bölünmüş olduğu gerçeğine dayanarak -ki bu beklenmedik bir durum değil- bir karar aldık" ifadelerini kullandı.</p>

<h4><strong>PAKİSTAN'DAN "BİZE ZAMAN VERİN" TALEBİ</strong></h4>

<p>Trump'ın kararında, müzakerelerin yürütüldüğü İslamabad yönetiminin doğrudan müdahalesi etkili oldu. Açıklamaya göre; Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Ordusu lideri Mareşal Asım Munir, ABD Başkanı'na ulaşarak İran'a zaman tanınmasını talep etti.</p>

<p>Trump bu süreci, "Mareşal Asım Munir ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri birleşik bir teklifle gelene kadar İran'a yönelik saldırımızı durdurmamız istendi" sözleriyle aktardı.</p>

<h4><strong>"ABLUKA DEVAM EDECEK, ORDU TETİKTE"</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Ateşkesin uzatılmasının bir "geri adım" olmadığını belirten Trump, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki askeri sıkılaştırmanın süreceğinin altını çizdi. Silahlı kuvvetlere teyakkuz halinin devam etmesi emrini verdiğini duyuran ABD Başkanı, açıklamasını şu net mesajla noktaladı:</p>

<p>"Bu nedenle Ordumuza Ablukaya devam etmesi ve diğer tüm hususlarda hazır ve muktedir kalması talimatını verdim. Dolayısıyla, teklifleri sunulana ve görüşmeler öyle ya da böyle sonuçlanana kadar Ateşkesi uzatacağım."</p>

<h4><strong>SAVAŞIN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ</strong></h4>

<p>Günün erken saatlerinde The Washington Post'a yansıyan haberlerde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki heyetin Pakistan'a yapacağı uçuşun son anda ertelendiği ve Trump'ın "bombardımana yeniden başlamayı bekliyorum" diyerek açık bir tehdit savurduğu gündeme gelmişti.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/iran-muzakereyi-reddetti-trump-ateskesi-uzatti-ateskes-suresiz-uzadi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/1907510.jpg" type="image/jpeg" length="56302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Fırsatı İşgale Çevirdi:Lübnan'ın Güneyini Fiilen Üçe Böldü. Gazze'de Kalıcı Askeri Üsler Kurdu, Mülklere El Koydu]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/israil-firsati-isgale-cevirdilubnanin-guneyini-fiilen-uce-boldu-gazzede-kalici-askeri-usler-kurdu-mulklere-el-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/israil-firsati-isgale-cevirdilubnanin-guneyini-fiilen-uce-boldu-gazzede-kalici-askeri-usler-kurdu-mulklere-el-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın İran'daki savaşa odaklanmasını fırsat bilen İsrail, yayılmacı hamlelerini sinsice sürdürüyor. Bölgedeki krizden yararlanan Tel Aviv, üç ayrı noktada eş zamanlı kalıcı kontrol alanları oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın İran'daki savaşa odaklanmasını fırsat bilen İsrail, yayılmacı hamlelerini sinsice sürdürüyor. Bölgedeki krizden yararlanan Tel Aviv, üç ayrı noktada eş zamanlı kalıcı kontrol alanları oluşturdu. Lübnan'ın güneyini fiilen üçe böldü. Gazze'de kalıcı askeri üsler kurdu. Batı Şeria'daki toprak gasbını mülklere el koyarak yasallaştırdı.</p>

<p>İsrail, Gazze Şeridi'ndeki yıkımın aynısını Lübnan'ın güneyinde ateşkese rağmen uyguluyor. Soykırımcı kontrolü altında tuttuğu güney Lübnan'ı üç ayrı güvenlik bölgesine ayırdı. Gazze'deki "sarı hattın" bir benzerini burada da oluşturduğunu ilan etti. İran ile 10 günlük geçici ateşkesi fiili bir tampon bölge inşası için değerlendirdiği kaydedildi. Dışişleri Bakanı Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda, “İsrail, Lübnan’da emrivaki yaratıyor, bu yayılmacılıktır. Lübnan'ın işgaline izin verilmemeli” dedi.</p>

<article>
<h4><strong>BATI ŞERİA’DA TOPRAK GASBI</strong></h4>

<p>oykırımcı Batı Şeria’daki işgalini ise askeri, hukuki ve idari araçlarla yapıyor. İsrail hükümeti, işgal altındaki Batı Şeria’da tapu kayıt sürecine yönelik düzenlemeyle, Filistin topraklarının gasbını “resmi hale getirme” hamlesi yaptı. Karar, özel mülkiyet olduğu kanıtlanamayan arazilerin “devlete” geçmesinin önünü açarken, özellikle Batı Şeria’nın yüzde 61’ini kapsayan C bölgesinde İsrail egemenliğini tahkim etmeyi amaçlıyor. Katliamların sürdüğü Gazze’nin uydu görüntüleri ise sayıları artan kalıcı askeri üsleri gözler önüne serdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="2104krt01a-tum.jpg" height="1999" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/20/2104krt01a-tum.jpg" width="1200" /></p>

<h4><strong>İRAN KRİZİ SAYESİNDE KALICI İŞGAL HAMLESİ</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, İsrail, ABD-İran savaşının yarattığı küresel dikkat dağınıklığını fırsata çevirerek Lübnan’ın güneyini fiilen üçe böldü, Batı Şeria’da toprak gasbını yasallaştırıp, mülklere el koyuyor, Gazze’de ise kalıcı askeri üsler kuruyor. Ateşkes ilanlarına rağmen genişleme politikası aralıksız sürüyor.</p>

<p>İsrail’in İran’la savaş nedeniyle bölgeye kilitlenen uluslararası gündemi, yalnızca Tahran cephesinde değil, Lübnan, Batı Şeria ve Gazze’de de yeni bir stratejik fırsata çevirmeye çalıştığı yönündeki işaretler güçleniyor. Son günlerde ortaya çıkan gelişmeler, Tel Aviv yönetiminin eş zamanlı olarak üç ayrı sahada kalıcı kontrol alanları oluşturmaya yöneldiğine işaret ediyor. Bu tablonun en çarpıcı ayağını güney Lübnan oluşturuyor. İsrail basınında yer alan planlara göre, ateşkese rağmen İsrail ordusunun kontrolü altında tuttuğu güney Lübnan üç ayrı güvenlik bölgesine ayrılmış durumda. Sınır hattındaki ilk kuşak “kırmızı hat” olarak tanımlanırken, burada köylerin büyük bölümünün yıkıldığı ve İsrail kara kuvvetlerinin bazı noktalarda sabit mevziler kurduğu belirtiliyor. İkinci aşama olan “sarı hat”, sınırdan 6 ila 10 kilometre derinliğe uzanıyor. İsrail’in bu bölgede, kuzey İsrail’e yönelik roket saldırılarını engelleme gerekçesiyle askeri varlığını sürdürdüğü aktarılıyor. Üçüncü hat ise Litani Nehri’ne kadar uzanıyor. Bu alanda kontrolün doğrudan işgal yerine ateş gücü, gözlem noktaları ve hava üstünlüğüyle sağlanması planlanıyor. Böylece İsrail, geçici ateşkesi fiili bir tampon bölge inşasının zeminine dönüştürüyor. Lübnan’da büyüyen kaygı da tam burada başlıyor. İsrailli bakanların son haftalarda Litani’nin güneyinde kalıcı işgalden söz etmesi, köprülerin yıkılmasıyla Lübnan ordusunun güneye erişiminin fiilen kesilmesi ve sivillerin dönüşüne yönelik uyarılar, 1982 sonrası kurulan ve 2000’e kadar süren “güvenlik bölgesi” modelinin geri döndüğü endişesini artırıyor. Ankara’nın “emrivaki” ve “yayılmacılık” suçlamaları da bu nedenle dikkat çekiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda, “İsrail ateşkese rağmen Lübnan’da emrivaki yaratıyor, bu yayılmacılıktır. Lübnan halkıyla dayanışmadayız; parçalanmış bir ülkede bir de işgale izin verilmemeli.” açıklamasını yaptı. Batı Şeria’da ise askeri işgal, hukuki ve idari araçlarla derinleştiriliyor. İsrail hükümetinin, işgal altındaki Batı Şeria’da tapu kayıt sürecini tek taraflı biçimde başlatacak kararı onaylaması, Filistin topraklarının gasbını “resmi hale getirme” hamlesi olarak görülüyor. Karar, özel mülkiyet olduğu kanıtlanamayan arazilerin “devlet arazisi” sayılmasının önünü açarken, özellikle Batı Şeria’nın yüzde 61’ini kapsayan C bölgesinde İsrail egemenliğini tahkim etmeyi amaçlıyor. Buna sahadaki baskınlar, toplu gözaltılar, yol kapatmaları ve yerleşimci şiddeti eşlik ediyor. Böylece Batı Şeria’da yalnızca askeri kontrol değil, mülkiyet rejimi de Filistinliler aleyhine kalıcı biçimde dönüştürülüyor. Gazze ise savaşın en yıkıcı cephesi olmasına rağmen giderek görünmezleşiyor. Ancak uydu görüntüleri ve saha analizleri, İsrail’in burada da geçici askeri varlıktan öteye geçtiğini gösteriyor. Refah, Han Yunus, Şucaiyye ve orta Gazze hattında yeni tahkimatlar, kalıcı üsler, hendekler, toprak setler ve askeri bağlantı yolları dikkat çekiyor. “Sarı hat” olarak bilinen ateşkes sınırının fiili bir kalıcı sınıra dönüştürüldüğü, sivil yeniden inşa söylemine karşın askeri inşanın hızlandığı görülüyor. İsrail iç siyasetinden gelen “Gazze’den asla çekilmeyeceğiz” ve yeniden yerleşim kurulması çağrıları da bu tabloyu tamamlıyor. Ortaya çıkan geniş resim, İsrail’in İran savaşıyla oluşan dikkat dağınıklığını yalnızca güvenlik gerekçeleriyle değil, bölgesel haritayı fiilen yeniden şekillendirmek için kullandığını gösteriyor. Üç cephede aynı anda ilerleyen bu süreç, geçici savaş önlemlerinden çok daha fazlasına; kalıcı işgal mimarisine işaret ediyor.</p>

<h4><strong>SOYKIRIMCIYI KIZDIRAN KAPAK: ‘İSTİSMARIN RESMİ’</strong></h4>

<p>Gİtalyan haftalık dergisi L’Espresso’nun Batı Şeria’ya ayırdığı son sayısının kapağı, İsrail ile İtalya arasında gerilime yol açtı. “İstismar” başlığıyla yayımlanan kapakta, silahlı olduğu görülen bir İsrailli yerleşimcinin Filistinli bir kadını cep telefonuyla kaydettiği an yer aldı. Fotoğrafın, İtalyan fotoğrafçı Pietro Masturzo’nun belgesel çalışmasından alındığı belirtildi. Dergideki analizde Batı Şeria’daki yerleşim politikaları, Filistinlilerin gündelik hayatta karşılaştığı baskılar ve artan gerilim ele alındı. Haberde, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da 27 bin, Doğu Kudüs’te ise 37 bin yeni yerleşim birimine onay verdiği vurgulandı. Kapak İsrail tarafında sert tepki çekti. İsrail’in Roma Büyükelçisi Jonathan Peled, görselin “manipülatif” olduğunu savunarak bunun gerçeği çarpıttığını ve nefreti körüklediğini öne sürdü. Ancak dergi yönetimi eleştirilere rağmen geri adım atmadı. L’Espresso, söz konusu fotoğrafın Batı Şeria’da Filistinlilerin maruz kaldığı günlük gerçekliği belgelediğini savundu.</p>

<h4><strong>HZ. İSA HEYKELİNİ BİLE PARÇALADILAR</strong></h4>

<p>İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Deyr Seryan beldesinde bir askerin Hazreti İsa heykeline zarar verdiğini doğruladı. Sosyal medyada paylaşılan ve bir İsrail askerinin heykeli baltayla ya da ağır bir cisimle kırdığını gösteren görüntülerin ardından yapılan ilk incelemede, fotoğraftaki kişinin gerçekten İsrail askeri olduğu tespit edildi. Ordu, olaya karışanlar hakkında işlem başlatılacağını açıkladı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, olayı “ciddi ve utanç verici” diye niteleyerek Hristiyanlardan özür diledi. Başbakan Binyamin Netanyahu da hadiseyi “en güçlü şekilde” kınadığını belirtti; askeri makamların cezai soruşturma yürüttüğünü ve sorumlunun sert biçimde cezalandırılacağını söyledi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de olay için “hızlı, sert ve kamuoyu önünde sonuç” çağrısı yaptı. Olay, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana yoğun saldırılar düzenlediği ve bazı bölgelerini işgal altında tuttuğu Güney Lübnan’da yaşandı. Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girse de, İsrail işgal ettiği bölgelerde kalmayı sürdüreceğini açıklamıştı.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/israil-firsati-isgale-cevirdilubnanin-guneyini-fiilen-uce-boldu-gazzede-kalici-askeri-usler-kurdu-mulklere-el-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/a882223b-434e-4ecc-a5b2-5532ab22d0af.jpg" type="image/jpeg" length="37361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan 'Asrın Vurgunu': "Savaşı Kendini ve Yakın Çevresini Zengin Etmek İçin Kullanıyor"]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/trumptan-asrin-vurgunu-savasi-kendini-ve-yakin-cevresini-zengin-etmek-icin-kullaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/trumptan-asrin-vurgunu-savasi-kendini-ve-yakin-cevresini-zengin-etmek-icin-kullaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BBC’nin analizine göre, Donald Trump’ın piyasaları etkileyen kritik açıklamalarından hemen önce bazı yatırımcılar milyonlarca dolarlık şüpheli işlemler yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BBC’nin analizine göre, Donald Trump’ın piyasaları etkileyen kritik açıklamalarından hemen önce bazı yatırımcılar milyonlarca dolarlık şüpheli işlemler yaptı. Petrol fiyatlarındaki sert hareketler ve PolyMarket’teki dikkat çekici bahisler, Trump çevresine “içeriden bilgiyle kazanç” sağlandığı iddialarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin hazırladığı çarpıcı bir analiz, ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası krizlerdeki kritik açıklamalarından hemen önce piyasalarda şüpheli ve devasa işlemler yapıldığını ortaya koydu. BBC Ekonomi Muhabiri Nick Marsh'ın mercek altına aldığı veriler, Trump'ın kendine yakın çevrelere haksız kazanç sağladığı yönündeki "yasadışı bilgi suistimali" (insider trading) iddialarını güçlendiriyor.</p>

<article>
<p>İran ile yaşanan gerilimde sahada umduğunu bulamayan Trump'ın, piyasalarda adeta kendi dalgasını yarattığı iddia ediliyor. BBC'nin araştırmasına göre, Başkan Trump'ın piyasaları derinden etkileyen açıklamalarından dakikalar veya saatler önce bazı gizemli yatırımcılar milyonlarca dolarlık nokta atışı işlemler gerçekleştiriyor. Uzmanlar, bu durumu açıkça bir suç olan "yasadışı gizli bilgilere dayalı ticaret" olarak tanımlıyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="whatsapp-image-2026-04-21-at-10-28-31-1.jpeg" height="1600" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/21/whatsapp-image-2026-04-21-at-10-28-31-1.jpeg" width="1052" /></p>

<h4>AÇIKLAMADAN 47 DAKİKA ÖNCE GELEN GİZEMLİ ALIMLAR</h4>

<p>BBC'nin ortaya koyduğu en çarpıcı örneklerden biri İran savaşı sırasında yaşandı. Savaşın 9. gününde Donald Trump, verdiği bir röportajda savaşın "büyük ölçüde tamamlandığını" duyurdu. Bu açıklama küresel petrol fiyatlarında anında sert bir düşüşe neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak kamuoyu bu kritik bilgiyi ABD Doğu Saati ile 15:16'da öğrenirken, piyasa verileri bu açıklamadan tam 47 dakika önce devasa bir işlem hacmi (spike) yaşandığını gösteriyor. Belli kişi veya grupların, Trump'ın açıklamasını önceden haber alarak petrol piyasasında milyonlarca dolarlık açığa satış yaptığı tahmin ediliyor.</p>

<h4>OĞUL TRUMP'IN ŞİRKETİ VE ŞÜPHELİ MADURO BAHSİ</h4>

<p>Skandalın bir diğer ayağı ise online tahmin platformu Poly Market'e uzanıyor. Başkan'ın oğlu Donald Trump Jr.'ın da yatırımcıları arasında bulunduğu platformda, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun görevden alınacağına dair açılan bir bahis dikkatleri çekti.</p>

<p>Karar'ın haberine göre, Maduro'nun yakalanmasından sadece bir gün önce, gizemli bir hesap bu olayı doğru tahmin ederek platform üzerinden yaklaşık 500 bin dolar (yarım milyon dolar) kazanç sağladı. İşlemin hemen ardından hesabın kullanıcı adını değiştirmesi ve platformda bir daha hiçbir işlem yapmaması, "içeriden sızdırılan bilgiyle nokta atışı vurgun" iddialarını ayyuka çıkardı.</p>

<p></p>

<p><img alt="whatsapp-image-2026-04-21-at-10-28-31.jpeg" height="1600" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/21/whatsapp-image-2026-04-21-at-10-28-31.jpeg" width="1239" /></p>

<h4>BEYAZ SARAY SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ</h4>

<p>Düzenleyici kurumlar ve uzmanlar, kamuoyuna henüz açıklanmamış devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin ticari kazanç amacıyla kullanılmasının ağır bir suç olduğunu belirtiyor. Olayların ardından Poly Market yetkilileri BBC'ye verdikleri demeçte piyasa bütünlüğünü sağlamak için kanun koyucularla iş birliği yaptıklarını savundu. Bazı çevreler ise bu durumu "sadece çok iyi tahmin yürüten tüccarların şansı" olarak niteleyerek iddiaları hafifletmeye çalışıyor.</p>

<p>İddiaların odağındaki Donald Trump Jr. ve Beyaz Saray yönetimi ise BBC'nin yorum taleplerine yanıt vermeyerek sessizliğe büründü. Ancak Beyaz Saray, geçmişte de gündeme gelen benzer piyasa manipülasyonu ve bilgi sızdırma iddialarını kesin bir dille reddetmişti.</p>

<p>Görünen o ki; jeopolitik arenada atılan her adım, perde arkasında birilerinin milyonlarca dolar kazanmasını sağlayan önceden yazılmış bir finansal senaryonun parçası olarak işliyor.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/trumptan-asrin-vurgunu-savasi-kendini-ve-yakin-cevresini-zengin-etmek-icin-kullaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/1907343.jpg" type="image/jpeg" length="91086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD El Attığı Her Dalı Kurutuyor! ABD'den kimseye Bir Hayır Gelmez, Bunun Son Örneği Macaristan'da Yaşandı...]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/abd-el-attigi-her-dali-kurutuyor-abdden-kimseye-bir-hayir-gelmez-bunun-son-ornegi-macaristanda-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/abd-el-attigi-her-dali-kurutuyor-abdden-kimseye-bir-hayir-gelmez-bunun-son-ornegi-macaristanda-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malum, Macaristan'ı uzun yılladır yöneten ve adeta ülkede "tek adam" olan lanse edilen Orban, son seçimlerde mağlup oldu, tasını tarağını topladı ve gitti...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>* ABD El Attığı Her Dalı Kurutuyor! * Bunun Son Örneği Nerede Görüldü! * ABD'den Kimseye Bir Hayır Gelmez! Neden bu cümleleri kuruyoruz?</p>

<p><strong>İngiliz devletinin de ortak olduğu ve İngiltere'nin resmi sesi konumunda bulunan yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre Orban’ın sandığa gömülmesinin bir nedeni de seçimlerden bir hafta kadar önce ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in başkent Budapeşte’ye gelerek Macaristan’ın “tek adamı” için seçim kampanyası yapması.</strong></p>

<p><img alt="ABD el attığı her dalı kurutuyor! Bunun son örneği nerede görüldü! ABD'den kimseye bir hayır gelmez!" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/milligazete-com-tr/uploads/2026/02/aykiri-basbakan-orban-acikca-ilan-etti-yine-siradisi-bir-aciklamayla-gundemde-bakin-ne-dedi5-1.jpg" /></p>

<p>Zira, somut örnekleri var!</p>

<p>Zira, görünen yaşanmışlıklar var!</p>

<p>Tecrübeler var, deneyimler var...</p>

<p>Bunun son örneği Macaristan'da yaşandı...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, ne oldu Macaristan'da ve bunun ABD ile ne ilgisi var? Anlatalım;</p>

<p>Malum, Macaristan'ı uzun yılladır yöneten ve adeta ülkede "tek adam" olan lanse edilen Orban, son seçimlerde mağlup oldu, tasını tarağını topladı ve gitti...</p>

<p>Orban yönetimindeki Macaristan AB’ye tam üye olmuştu.</p>

<p>İlginçtir; Yıllardır ülkesini tek adam rejimiyle yöneten Orban’a Brüksel’den herhangi bir sert uyarı gelmemişti...</p>

<p>Orban AB tam üyeliğinin en önemli koşulu olan Kopenhag Kriterleri’ni hiçe saymıştı.</p>

<p>Kendine adeta Budapeşte Kriterleri’ni ortaya koymuştu.</p>

<p><strong>İngiliz devletinin de ortak olduğu ve İngiltere'nin resmi sesi konumunda bulunan yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre Orban’ın sandığa gömülmesinin bir nedeni de seçimlerden bir hafta kadar önce ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in başkent Budapeşte’ye gelerek Macaristan’ın “tek adamı” için seçim kampanyası yapması. </strong></p>

<p><strong>Vance’in düzenlediği Orban mitinginin bardağı taşıran son damla olduğu söyleniyor.</strong></p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, çekişmeli geçen parlamento seçimleri öncesinde Başkan Donald Trump'ın müttefiki olan milliyetçi Başbakan Viktor Orban'a desteğini iletmek üzere Macaristan'a gitmiş düzenlenen mitingte konuşma yapmıştı.</p>

<p><strong>ABD DESTEĞİ TAMAMEN TERS BİR ETKİ YAPTI VE ORBAN SEÇİMİ KAYBETTİ...</strong></p>

<p>Viktor Orban'ın seçim kampanyası ağırlıklı olarak dış politika başlıklarına odaklanıyordu.</p>

<p>Orban bu alanda hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile iyi ilişkileri sürdürmede önemli bir rol oynuyordu.</p>

<p>Buna karşın bağımsız araştırma kuruluşlarının anketleri, Avrupa yanlısı muhafazakâr Péter Magyar'ın liderliğindeki Tisza partisinin ezici bir zafer kazanacağını öngörüyordu.</p>

<p>Hükümete yakın kurumlar ise Orban'ın Fidesz-KDNP koalisyonunun seçimi kazanacağını öngörüyordu.</p>

<p>Trump, yeniden göreve dönmesinden bu yana, kendisinden önceki ABD yönetimlerinin yabancı seçimler konusunda benimsediği geleneksel temkinli tutumdan ayrıldı.</p>

<p>Bunun yerine yönetimi, kendi ideolojisi ve diplomatik öncelikleriyle uyumlu gördüğü liderlere güçlü ve açık destek veriyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da şubat ayının ortasında Budapeşte'ye giderek Macar müttefikine "başarı" dileğinde bulunmuştu.</p>

<p>Rubio, Orban ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, "Başkan Trump'ın sizin başarınıza derinden bağlı olduğunu size güvenle söyleyebilirim, çünkü sizin başarınız bizim başarımızdır," demişti.</p>

<p>Orban, özellikle göçmen karşıtı politikalar konusunda Trump yönetimiyle yakın çizgide duruyordu. Bu politikalar, 10 yıl önceki mülteci krizi sırasında Macaristan'da ön plana çıkmıştı. Orban ayrıca Florida'daki Trump'a ait Mar-a-Lago tesisini birkaç kez ziyaret etmişti.</p>

<p>Fakat görüldü ki ABD'nin desteği Macar halkı üzerinde tamamen ters bir etki yaptı ve Orban seçimi kaybetti...</p>

<p><strong>Kaynak: Milli Gazete  / Muhabir: </strong>Rıza Yayladangel</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/abd-el-attigi-her-dali-kurutuyor-abdden-kimseye-bir-hayir-gelmez-bunun-son-ornegi-macaristanda-yasandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/07-jd-vance-mit-viktor-orban-links-bei-einer-wahlkampfveranstaltung-43e180e70efeb436-2.jpg" type="image/jpeg" length="67297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD Senatosu'nda İsrail'e Tarihi Şok: Demokrat Senatörlerden Silah Satışına 'Hayır']]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/abd-senatosunda-israile-tarihi-sok-demokrat-senatorlerden-silah-satisina-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/abd-senatosunda-israile-tarihi-sok-demokrat-senatorlerden-silah-satisina-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Senatosu'nda İsrail'e silah ve askeri ekipman tedarikine ilişkin yapılan kritik oylamanın sonuçları Netanyahu yönetimi üzerinde şok etkisi yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Senatosu'nda İsrail'e silah ve askeri ekipman tedarikine ilişkin yapılan kritik oylamanın sonuçları Netanyahu yönetimi üzerinde şok etkisi yarattı. Demokrat senatörlerin büyük çoğunluğunun İsrail'e bomba ve buldozer satışına karşı oy kullanmasını "İsrail'in ABD'deki statüsünde eşi görülmemiş bir çöküş" olarak nitelendirildi.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu'nda, İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) yönelik silah ve askeri teçhizat satışını içeren kritik oylamada tarihi bir kırılma yaşandı. Washington-Tel Aviv hattındaki ilişkilerin Amerikan iç siyasetindeki yansımasını gözler önüne seren oylamada, Demokrat Parti kanadından gelen yoğun <strong>"hayır"</strong> oyları dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<article>
<p>ABD'nin önde gelen haber platformlarından Axios'un kıdemli muhabiri Barak Ravid, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla oylamanın çarpıcı detaylarını kamuoyuna duyurdu. Oylama tablosunu değerlendiren Ravid, mevcut durumu <em>"İsrail'in ABD'deki statüsünde/konumunda eşi benzeri görülmemiş bir düşüş"</em>sözleriyle özetledi.</p>

<h4>DEMOKRATLARDAN BULDOZER VE BOMBA SATIŞINA VETO</h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Barak Ravid'in paylaştığı resmi verilere göre, İsrail ordusuna askeri buldozer (D9 vb.) tedarik edilmesini öngören oylamada 47 Demokrat senatörün 40'ı satışa karşı oy kullandı.</p>

<p>İsrail'e askeri mühimmat ve bomba tedarikini içeren bir diğer kritik oylamada da benzer bir tablo ortaya çıktı. 47 Demokrat senatörden 36'sı IDF'ye bomba gönderilmesini reddeden yönde oy kullandı. Bu oranlar, ABD Kongresi'nde uzun yıllardır süregelen ve her iki partinin de desteklediği (bipartisan) geleneksel İsrail yanlısı tutumun, Demokratlar cephesinde ciddi bir erozyona uğradığını kanıtladı.</p>

<h4>BAŞKAN ADAYLARINDAN İSRAİL'E SİLAH DESTEĞİNE RET</h4>

<p>Oylamanın ABD iç siyaseti ve geleceği açısından en çok tartışılacak detayı ise Demokrat Parti'nin potansiyel liderleriyle ilgili oldu. Ravid, ilerleyen dönemde ABD Başkanlığı için aday olmayı düşünen hiçbir Demokrat senatörün, İsrail'e silah sağlanması lehinde oy kullanmadığını vurguladı.</p>

<p>Bu siyasi hamle, Demokrat Parti tabanında Filistin meselesine ve silah satışlarına yönelik artan hassasiyetin ve tepkinin, potansiyel başkan adayları tarafından siyasi bir risk olarak görüldüğünün ve dikkate alındığının en güçlü göstergesi olarak yorumlandı.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/abd-senatosunda-israile-tarihi-sok-demokrat-senatorlerden-silah-satisina-hayir</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/1906440.jpg" type="image/jpeg" length="78060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Entrikalar Ağı Küresel Siyonist Çete:Çok Kutuplu Yeni Bir Düzen Dayatması mı Planlıyor?]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/entrikalar-agi-kuresel-siyonist-cetecok-kutuplu-yeni-bir-duzen-dayatmasi-mi-planliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/entrikalar-agi-kuresel-siyonist-cetecok-kutuplu-yeni-bir-duzen-dayatmasi-mi-planliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Anlaşılan, bir taşla kuş katliamı yapmayı seven küresel çete, ABD’nin başına Trump gibi birini getirerek bu ülkeyi bitirip dünyaya çok kutuplu yeni bir düzen dayatma planını adım adım uygulamaya devam ediyor."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Anlaşılan, bir taşla kuş katliamı yapmayı seven küresel çete, ABD’nin başına Trump gibi birini getirerek bu ülkeyi bitirip dünyaya çok kutuplu yeni bir düzen dayatma planını adım adım uygulamaya devam ediyor."</p>

<p>Süper güç olarak bilinen ABD...</p>

<p>Esasen terörist ve dünya üzerinde nerede darbeler ve gayri meşru hareketler varsa neredeyse tümünde yer alan bir yapı ABD!</p>

<p>Ve bu devlet denen terörist yapının başında her gün ayak üstü sayısız yalanlara imza atan bir Sarı Kovboy var...</p>

<p>Çok farklı bir kişilik Donald Trump...</p>

<p><img alt="İnanılmaz bir sorumsuzlukla yere attı! Entrikalar ağı küresel siyonist çete! 'Trump’ın Şemsiyesi' neyi anlattı?" src="https://milligazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/milligazete-com-tr/uploads/2026/04/trumptan-irana-abluka-emri-hurmuz-bogazinda-neler-olacak-1.webp" /></p>

<p>Süper güç olarak bilinen ABD...</p>

<p>Esasen terörist ve dünya üzerinde nerede darbeler ve gayri meşru hareketler varsa neredeyse tümünde yer alan bir yapı ABD!</p>

<p>Ve bu devlet denen terörist yapının başında her gün ayak üstü sayısız yalanlara imza atan bir Sarı Kovboy var...</p>

<p>Çok farklı bir kişilik Donald Trump...</p>

<p>Akit Gazetesi yazarı, deneyimli gazeteci Muhammet Kutlu, Trump'ın işte bu birbirinden çelişkili hallerini kaleme aldı.</p>

<p>Kutlu, Trump'la alakalı, "İşte son demlerini yaşayan süper güç ABD ve dünya, böyle bir liderlikle karşı karşıya bulunuyor. ABD ve dünyayı entrika ve savaşlarla yönlendiren küresel Siyonist çete, böyle gamsız ve narsist, insani hisleri uyuşmuş kişilikleri bulup bu tür ülkelerin başına geçiriyorlar. Netanyahu’nun şantaj yapıp İran’a saldırttığı ABD’nin başkanı işte böyle biri." görüşlerine yer verdi.</p>

<p>Kutlu, 'Trump'ın şemsiyesi' başlıklı yazısında, Sarı Kovboy'un bir hareketinden yola çıkarak, dünyayı nasıl ateşe verdiğini farklı bir üslupla dile getirdi.</p>

<p>İşte o satırlar;</p>

<p>"ABD Başkanı Donald Trump’ın Air Force One başkanlık uçağının merdivenlerinden elinde şemsiye ile çıktığı bir görüntü, ABD’nin ve dünyanın nasıl bir liderle karşı karşıya bırakıldığını ortaya koyması açısından son derece çarpıcıydı.</p>

<p>Görüntüde, ABD Başkanı Donald Trump, elinde kocaman siyah bir şemsiye ile uçağın merdivenlerini çıkıyor.</p>

<p>Kapıya gelip içeri gireceği sırada ise basit bir hareketle şemsiyeyi kapatmak yerine açık şekilde yere atıyor.</p>

<p>O sırada ise merdivenlerde kimse bulunmuyor.</p>

<p>Şemsiye, çalışır vaziyette motorlarını ısıtan uçağın merdivenlerinde hava akımının da etkisiyle birkaç kez havalanma teşebbüsünde bulunuyor.</p>

<p>Şemsiye uçağın merdiveninin başında havalanıp havalanmamak arasında kararsız hareketlerle salınırken, neredeyse 20 saniye sonra başkanın danışmanlarından biri de merdivenleri tırmanıp, yerde açık duran şemsiyeye bakmadan, kenarından dolaşarak uçağa biniyor.</p>

<p>Ancak onun ardından gelen bir Beyaz Saray görevlisi açık şemsiyeyi yerden alıp kapatarak uçaktaki görevlilerden birine veriyor.</p>

<p>O ana kadar açık vaziyetteki şemsiye 45 saniye kadar merdivenin başında başıboş bir şekilde duruyor.</p>

<p>ABD Başkanı Trump’ın inanılmaz bir sorumsuzlukla yere attığı açık şemsiye, 10 metre kadar geride dönen motor fan kanatları tarafından çekilip motora girse koca motoru devre dışı bırakır.</p>

<p>Uçuş iptal edilir. Dev uçak motor değişimi için hangara çekilir. Bir sürü olumsuzluk peş peşe gelir.</p>

<p>Ama ne Trump, ne kendisinden sonra gelen ve görevi başkanı doğru yönlendirmek olan danışmanı bunu aklından bile geçirmiyor.</p>

<p>İşte son demlerini yaşayan süper güç ABD ve dünya, böyle bir liderlikle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>ABD ve dünyayı entrika ve savaşlarla yönlendiren küresel siyonist çete, böyle gamsız ve narsist, insani hisleri uyuşmuş kişilikleri bulup bu tür ülkelerin başına geçiriyorlar.</p>

<p>Netanyahu’nun şantaj yapıp İran’a saldırttığı ABD’nin başkanı işte böyle biri.</p>

<p>“Dünya yansa umurunda olmaz” denen cinsten…</p>

<p>Dünyayı kendisine yaktırıyorlar, umurunda olmuyor zaten.</p>

<p>İşte o Trump, tıpkı Irak’a, Libya’ya yaptıkları gibi yalanlar ve türlü iftiralarla İran’da nükleer silah üretme kapasitesi bulunduğunu ileri sürerek İsrail ile birlikte bu ülkenin üzerine çullandı.</p>

<p>Daha 28 Şubat’ta başlattıkları savaşın ilk gününde, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’nu bombalayıp, çoğu çocuk 185 günahsız sivili katlederek ne kadar acımasız ve insanlıktan uzak olduklarını gösterdiler.</p>

<p>40 gün boyunca binlerce sivil hedefi bombaladılar, binlerce masum sivili hayattan kopardılar. Sonuç alamayınca Pakistan’da barış görüşmesi yapmaya mecbur kaldılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü İran, Körfez’deki bütün Amerikan üslerini yerle bir ettiği gibi Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ABD’yi ve oradan petrol ve gaz tedarik eden dünyanın yüzde 20’sini nefessiz bıraktı.</p>

<p>Hürmüz’ün kapatılıp dünya ekonomisinin ağır darbe yiyeceğini bile hesaplayamayan bir yönetim var ABD’nin başında.</p>

<p>Tıpkı uçak merdivenine atılan açık şemsiyenin nelere yol açabileceğini düşünemedikleri gibi…</p>

<p>Hürmüz yüzünden, İran’a pek çok ödün vererek barış masasına oturmak zorunda kalan Trump, NATO müttefiklerini Hürmüz’ü açmak için yardıma çağırdı ama yüz bulamadı. Avrupa’daki müttefiklerini tek tek yokladı, hiçbiri yardıma gelmedi.</p>

<p>O da adeta Harlem ağzıyla her birine hakaretler yağdırarak kendisinden daha da uzaklaşmalarına neden oldu.</p>

<p>Sonra Hürmüz üzerinden akaryakıt ithal eden Uzakdoğu ülkelerine sardı, onlardan da beklediği desteği bulamadı.</p>

<p>Hatta, “Japonya ve Çin gibi ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı açma cesareti veya iradesi olmadığını hissediyorum” diyen Trump’a Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü; “Hürmüz Boğazı savaştan önce zaten açıktı. Siz hiçbir şeyden savaş yarattınız ve onu dünyanın geri kalanı için kapattınız” cevabını yapıştırdı.</p>

<p>Anlaşılan, bir taşla kuş katliamı yapmayı seven küresel çete, ABD’nin başına Trump gibi birini getirerek bu ülkeyi bitirip dünyaya çok kutuplu yeni bir düzen dayatma planını adım adım uygulamaya devam ediyor."</p>

<p><strong>Kaynak: Milli Gazete </strong>Haber Merkezi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/entrikalar-agi-kuresel-siyonist-cetecok-kutuplu-yeni-bir-duzen-dayatmasi-mi-planliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-3-1200x675.webp" type="image/jpeg" length="81893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaşın Günlük Bedeli 10 Milyar Dolara Dayandı! Barış Masası Çöktü Fatura Dünyaya Kesildi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/savasin-gunluk-bedeli-10-milyar-dolara-dayandi-baris-masasi-coktu-fatura-dunyaya-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/savasin-gunluk-bedeli-10-milyar-dolara-dayandi-baris-masasi-coktu-fatura-dunyaya-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savaşı bitirecek barış görüşmeleri çöktü, uzayan çatışmalar zayıf ekonomileri ve dar gelirliyi vurdu. Taraflar silaha her gün 3 milyar dolar harcarken; tıkanan enerji hatları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savaşı bitirecek barış görüşmeleri çöktü, uzayan çatışmalar zayıf ekonomileri ve dar gelirliyi vurdu. Taraflar silaha her gün 3 milyar dolar harcarken; tıkanan enerji hatları, artan gıda ve nakliye maliyetleriyle küresel yük 10 milyar dolara dayandı.</p>

<p>Pakistan'daki barış görüşmelerinin çökmesiyle uzayan İran Savaşı, küresel ekonomiyi derin bir çıkmaza sürüklüyor. Çatışan tarafların milyarlarca dolarlık silah harcamaları ve enerji  piyasasında yaşanan darboğaz, tüm dünyada yükselen enflasyon, gıda krizi ve artan lojistik maliyetleri olarak doğrudan vatandaşın sırtına yükleniyor. Hürriyet gazetesi yazarı Sefer Levent'in bugün yayımlanan "<strong>İşte masadan kalkmanın faturası"</strong> başlıklı yazısında derlediği veriler, barışın sağlanamamasının faturasını küresel çapta dar gelirlinin ve zayıf ekonomilerin ödeyeceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p><meta charset="UTF-8" /><img alt="Savaşın günlük bedeli 10 milyar dolara dayandı! Barış masası çöktü fatura dünyaya kesildi" fetchpriority="high" src="https://cdn.halktv.com.tr/news/541732.jpg" /></p>

<h4><strong>SAVAŞAN TARAFLARA VE DÜNYAYA GÜNLÜK MİLYARLARCA DOLARLIK FATURA</strong></h4>

<p>Hürriyet yazarı Sefer Levent'in köşesine taşıdığı verilere göre savaşan tarafların doğrudan günlük maliyetinin 1.5 ila 3 milyar  dolar bandında seyrettiği hesaplanıyor. Bu miktar;  ABD ve  İsrail tarafının operasyon ile hava savunma harcamalarını, İran'ın askeri giderlerini, doğrudan enerji ve altyapı kayıplarını kapsıyor. Kamuya yansıyan verilere göre ABD, bu savaşta tek başına günde 1 milyar doların üzerinde kaynak harcıyor. Reuters haber ajansı, savaşın ilk dört haftasında 850'den fazla Tomahawk füzesi kullanıldığını raporladı.</p>

<p></p>

<p><img alt="thumbs-b-c-c85166b1a1531d9be6ace.jpg" height="486" loading="lazy" src="https://cdn.halktv.com.tr/other/2026/04/13/thumbs-b-c-c85166b1a1531d9be6ace.jpg" width="864" /></p>

<p>Savaşın Hürmüz Boğazı'na kilitlenmesi ve yoğun gemi trafiğinin olduğu boğazın kapanması, dünya geneline günlük 3 ila 6 milyar dolarlık ek bir fatura çıkarıyor. Boğazın kapalı kalmaya devam etmesi halinde bu rakamın günlük 6 ila 10 milyar dolar bandına çıkması öngörülüyor. Bu meblağ; artan petrol fiyatlarını, LNG şokunu, tanker, navlun ve sigorta yükünü, hava kargo maliyetlerini, gübre ve gıda etkisini kapsıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, savaşın uzaması senaryosunda küresel büyümenin 1 puana kadar kayıp yaşayabileceği uyarısında bulundu. Dünya Bankası verilerine göre 2024 yılında 110.98 trilyon dolar olan dünya ekonomisi büyüklüğü üzerinden hesaplandığında, 1 puanlık kayıp yılda yaklaşık 1.11 trilyon dolar, günde ise 3 milyar dolar üretim kaybı anlamına geliyor. Daha ılımlı bir senaryo olan 0.3-0.4 puanlık küçülme ise enerji ve taşımacılık şokları hariç tutulduğunda bile günde 0.9-1.2 milyar dolarlık kayba denk düşüyor.</p>

<h4><strong>PETROL VE DOĞALGAZDA TARİHİ ARZ ŞOKU</strong></h4>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, savaşın küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz şokunu yarattığını açıkladı. Birol'un paylaştığı verilere göre, Hürmüz'den geçen ve savaş öncesi günlük yaklaşık 20 milyon varil olan ham petrol akışı durma noktasına geldi. Körfez üreticileri toplam üretimi günde en az 10 milyon varil kısarken, Brent petrolün varil fiyatı ay içinde yaklaşık 20 dolar yükseldi.</p>

<p>Dünya genelinde günde 100 milyon varil petrol tüketiliyor. Savaş nedeniyle petrol fiyatında kalıcı hale gelen 20 dolarlık ek prim, küresel ekonomi için günde yaklaşık 2 milyar dolar ek enerji faturası yaratıyor. Fiyat farkının 30 dolara çıkması durumunda bu yük günlük 3 milyar dolara ulaşacak. Bu tablo, tüketici ülkelerden üretici ülkelere yönelik büyük bir servet transferini ifade ediyor.</p>

<p>Doğalgaz ve LNG tarafında ise kriz daha da derinleşiyor. Reuters verilerine göre, bazı fiziki kargolarda fiyatlar varil başına 150 dolara yaklaştı; Avrupa jet yakıtı 226.40 dolar, dizel ise 203.59 dolar seviyelerini gördü. Savaşın başlamasından geçen haftaya kadar LNG fiyatları yüzde 80'den fazla arttı. Normal şartlarda küresel LNG akışının yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın yanı sıra, İran saldırıları nedeniyle Katar başta olmak üzere bazı ülkelerin kaybettiği rafinerilerin yeniden devreye girmesinin yıllar alacağı belirtiliyor.</p>

<h4><strong>TAŞIMACILIK VE GIDA MALİYETLERİ KATLANIYOR</strong></h4>

<p>Halktv'nin haberine göre, Körfez taşımacılığı için savaş riski primleri yüzde 1000'e kadar artış gösterdi. Orta Doğu-Çin VLCC (Çok Büyük Ham Petrol Taşıyıcısı) navlunu günlük 423 bin 736 dolar ile rekor fiyata ulaştı. Hava kargo hatlarında da fiyatlar yüzde 70 oranında artarken, jet yakıtı savaşın başından bu yana yaklaşık iki katına çıktı. Maliyet artışları nedeniyle Cathay Pacific hava yolları uçuş kesintilerine başladı. Lojistik maliyetlerindeki bu sıçrama sadece petrol taşımacılığını değil; yolcu biletlerini, e-ticaret teslimatlarını ve ilaç lojistiğini de doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gıda ve gübre sektöründe ise savaşın etkileri üretici maliyetlerine yansıyor. Üre gübre fiyatları ton başına yaklaşık 80 dolar, DAP fiyatları ise yüzde 20 artış kaydetti. Gübre ve yakıttaki bu artışlar nedeniyle tarım üreticileri maliyetlerinde yüzde 20 ila 30 artış, üretim rekoltesinde ise yüzde 5 ila 10 düşüş bekliyor.</p>

<h4><strong>ZAYIF EKONOMİLERDE İSTİKRAR KRİZİ</strong></h4>

<p>Artan petrol fiyatları; Mısır'dan Pakistan'a kadar birçok ülkede para birimleri, Merkez Bankası rezervleri ve borç dinamikleri üzerinde baskı yaratmaya başladı. Uluslararası Para Fonu (IMF), 20 ila 50 milyar dolar arasında ek acil destek ihtiyacı beklediğini duyurdu. Savaşın uzamasının yarattığı maliyet, özellikle kırılgan ekonomilerde borç ve kur krizlerini tetikleyerek sosyal istikrar krizlerine dönüşme riski taşıyor.</p>

<p>Finansal piyasalarda ise belirsizlik artarken risk iştahı daralıyor. Paranın yönü değişirken bazı varlıklar <strong>"güvenli liman"</strong> olarak yükselişe geçiyor; buna karşılık faizlerin artması ve borsaların düşmesiyle birçok yatırım aracı baskı altında kalmaya devam ediyor. Dünyanın uzayan savaşın bedelini her gün katlanarak ödediği bu süreçte, yatırım piyasaları da sarsılmayı sürdürüyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/savasin-gunluk-bedeli-10-milyar-dolara-dayandi-baris-masasi-coktu-fatura-dunyaya-kesildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/4474-abd-iran-savasi-gida-enflasyonunu-nasil-etkileyecekjpg.webp" type="image/jpeg" length="20697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan Skandal Paylaşım: Hristiyan Dünyası  Ayağa Kalktı, Trump Önce Papa'yı Hedef Aldı, Sonra Hz. İsa Oldu]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/trumptan-skandal-paylasim-hristiyan-dunyasi-ayaga-kalkti-trump-once-papayi-hedef-aldi-sonra-hz-isa-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/trumptan-skandal-paylasim-hristiyan-dunyasi-ayaga-kalkti-trump-once-papayi-hedef-aldi-sonra-hz-isa-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından kendisini Hz. İsa gibi hastaları iyileştirirken gösteren bir görsel paylaşarak Hristiyan dünyasında büyük bir infiale neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından kendisini Hz. İsa gibi hastaları iyileştirirken gösteren bir görsel paylaşarak Hristiyan dünyasında büyük bir infiale neden oldu. Görselde savaş uçakları ve Özgürlük Heykeli gibi figürlerin yer alması dikkat çekerken, kendi partisinden isimler Trump'ı "Deccal ruhlu" ve "megaloman" olmakla suçladı. Trump ise artan eleştirilerin gölgesinde Papa'yı hedef alarak "Sanırım suçu seviyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Donald Trump, önce Papa'yı hedef aldı sonra Hz. İsa oldu. Papa 14. Leo'nun savaş karşıtı söylemleri konusunda çılgına dönen Trump, "ABD Başkanına karşı gelen bir Papa istemiyorum. Papa kendine çeki düzen versin" dedi. Ardından sosyal medya paylaşımı yapan Trump, kendini adeta Hz. İsa ilan etti.</p>

<p>Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’yu savaş karşıtı söylemlerinin ardından sert sözlerle eleştiren Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını sorun etmeyen bir Papa istemiyorum. Leo, bir Papa olarak kendine çeki düzen vermeli, sağduyusunu kullanmalı, radikal sola yaranmaya çalışmaktan vazgeçmeli ve bir politikacı olmaya değil, harika bir Papa olmaya odaklanmalı" dedi. Trump, Papa 14. Leo’nun kendisine karşı olduğu için göreve getirildiğini belirterek, "Ben Beyaz Saray'da olmasaydım, Leo da Vatikan'da olmazdı" dedi.</p>

<h2><img alt="Trump önce Papa'yı hedef aldı, sonra Hz. İsa oldu(!) - Resim : 1" height="763" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw455h763q95gm/storage/files/images/2026/04/13/ekran-goruntusu-2026-04-13-095437-ip6t.png" width="455" /></h2>

<h4>TRUMP HZ. İSA OLDU</h4>

<p>Trump'ın, Truth Social hesabından paylaşılan Hz. İsa'ya benzediği görselinde, hasta bir insana şifa verdiği görüldü. ABD Başkanı, paylaşımından önce Papa 14. Leo'ya yönelik sert ifadeler kullanmıştı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’yu savaş karşıtı söylemlerinin ardından sert sözlerle eleştirdi. Truth sosyal medya platformundan bir paylaşım yapan Trump, "Papa Leo suç konusunda zayıf ve dış politika konusunda berbat" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Papa 14. Leo’nun "Trump yönetiminden duyulan korkudan" bahsettiğini öne süren Trump, "Covid-19 salgını döneminde kilisede ayin düzenledikleri için tutuklanan rahiplerin, papazların, Katolik kilisesinin ve diğer tüm Hristiyan örgütlerinin yaşadığı korkudan bahsetmiyor" diye ekledi.</p>

<p>Ortadoğu'da patlak veren İran krizinin ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı son paylaşımlar ve açıklamalar, ülkeyi ve dini otoriteleri ayağa kaldırdı. Siyasi söylemlerini giderek daha "dini ve mesihvari" bir temele oturtmaya çalışan Trump, son paylaşımıyla bardağı taşırdı. Başkan Trump, kişisel hesabından paylaştığı provokatif görselde kendisini adeta bir kurtarıcı ve Hz. İsa figürü olarak tasvir etti. Resimde Trump, tıpkı Hz. İsa'nın İncil'de anlatılan mucizelerindeki gibi hastaları iyileştirirken görülüyor.</p>

<p>Karar'ın haberine göre, Görselin arka planında ise dini motiflerle Amerikan milliyetçiliğinin sembolleri harmanlanmış durumda: Trump'ın hemen yanında Amerikan kel kartalları, gökyüzünde uçan savaş uçakları ve arka planda Özgürlük Heykeli yer alıyor. Bu sürreal ve bir o kadar da iddialı tasvir, özellikle muhafazakar Hristiyan seçmen tabanında ve kilise çevrelerinde "kutsala saygısızlık" olarak yorumlandı ve büyük tepki çekti.</p>

<p><img alt="photo-2026-04-13-09-26-51.jpg" height="1531" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/13/photo-2026-04-13-09-26-51.jpg" width="1000" /></p>

<h4>KENDİ PARTİSİNDEN AĞIR SÖZLER: "BU BİR DECCAL RUHU"</h4>

<p>Görsele en sert tepkiler, Demokratlardan ziyade Trump'ın kendi partisi olan Cumhuriyetçilerin içinden geldi. İsmi açıklanmayan bir Cumhuriyetçi Kongre üyesi, tasviri görünce dehşete düştüğünü belirterek, "Bu sadece küfürden öte. Bu tam anlamıyla bir Deccal ruhu" şeklindeki sert yorumuyla Amerikan basınının manşetlerine çıktı.</p>

<p>Parti içinden bir başka önemli isim ise Trump'ın akıl sağlığına ve narsistik eğilimlerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Başkanın hasta ruhlu, megaloman manyak biri olduğu gerçeğinin henüz geniş kitleler tarafından tam olarak fark edilip edilmediğinden emin değilim. Umarım bu tür paylaşımlar, halkın onun bu durumunu anlamasına yardımcı olur."</p>

<h4>TRUMP ELEŞTİRİLERE PAPA'YA SALDIRARAK CEVAP VERDİ</h4>

<p>Görselin yarattığı sarsıntı devam ederken, Trump Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, Papa'nın patlak veren İran savaşına karşı sergilediği barışçıl tutumu sorması üzerine Trump, hedefine doğrudan Katolik dünyasının ruhani liderini koydu.</p>

<p>Papa'nın İran krizindeki duruşunu sert bir dille eleştiren Trump, diplomatik teamülleri yerle bir eden şu sözleri sarf etti:</p>

<p>"Bence işini pek iyi yapmıyor. Sanırım suçu seviyor. Nükleer silaha sahip olmanın sorun olmadığını söyleyen bir Papa istemiyoruz. Suçun kabul edilebilir olduğunu söyleyen bir Papa istemiyoruz... Açıkçası, Papa Leo’nun hayranı değilim."</p>

<p>Trump'ın hem kendisini "ilahi bir kurtarıcı" olarak konumlandırması hem de dünya çapında milyarlarca inananı olan Papa'yı "suçu sevmekle" itham etmesi, yaklaşan seçimler öncesinde ABD kutuplaşmasını daha da derinleştirecek gibi görünüyor. Uzmanlar, Başkan'ın bu "kutsal" imaj çalışmasının muhafazakar tabanını konsolide etmek yerine, partisi içindeki kırılmaları hızlandırabileceğine dikkat çekiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/trumptan-skandal-paylasim-hristiyan-dunyasi-ayaga-kalkti-trump-once-papayi-hedef-aldi-sonra-hz-isa-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/trumpope-558653.jpg" type="image/jpeg" length="23521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tahran Trump'a Kapıyı Kapattı: ABD Masadan Kaçtı Yeni Görüşme Yok]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/tahran-trumpa-kapiyi-kapatti-abd-masadan-kacti-yeni-gorusme-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/tahran-trumpa-kapiyi-kapatti-abd-masadan-kacti-yeni-gorusme-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ekonomiyi ve Orta Doğu'yu sarsan savaşı sonlandırmak amacıyla Pakistan'ın arabuluculuğunda başlatılan görüşmeler, derin görüş ayrılıklarına sahne olarak çöktü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan'ın ev sahipliğinde büyük umutlarla başlayan tarihi ABD-İran barış müzakereleri hüsranla sonuçlandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Amerikan heyetinin anlaşmazlıklar üzerine İslamabad'dan ayrılma kararı almasının ardından, Tahran yönetimi diplomatik kapıları tamamen kapattığını duyurdu.</p>

<p>Küresel ekonomiyi ve Orta Doğu'yu sarsan savaşı sonlandırmak amacıyla Pakistan'ın arabuluculuğunda başlatılan görüşmeler, derin görüş ayrılıklarına sahne olarak çöktü. Aylardır süren arka kapı diplomasisinin en kritik noktasında masanın devrilmesi, bölgede yeni bir tırmanışın habercisi olarak yorumlanıyor. Görüşmelerde beklenen esnekliğin sağlanamaması ve somut bir netice elde edilememesi üzerine, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Amerikan heyeti masadan kalkarak İslamabad'dan ayrılma kararı aldı.</p>

<article>
<p>ABD heyetinin bu hamlesine İran cephesinden yanıt gecikmedi. Ülkenin yarı resmi haber ajansı Fars üzerinden servis edilen analizlerde, müzakerelerin çöküşünden tamamen Washington yönetimi sorumlu tutuldu. Fars ajansı, <strong>"ABD heyeti müzakere masasından kaçmak için bir bahane arıyordu. Washington yönetimi beklentilerini düşürmeye ve esneklik göstermeye istekli değil"</strong> ifadelerini kullanarak ABD'yi uzlaşmazlıkla suçladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>"HÜRMÜZ'ÜN ANAHTARI BİZİM ELLERİMİZDE"</strong></h4>

<p>Müzakerelerin tıkanmasındaki en büyük kriz başlığı olan Hürmüz Boğazı konusunda ise Tahran'dan çok sert bir mesaj geldi.</p>

<p>İran Dini Lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin ağır toplarından Ali Ekber Velayeti, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada doğrudan boğazın statüsüne değindi. İran diplomasisinin tarih boyunca temel ilkesinin ülkeyi korumak olduğunu vurgulayan Velayeti, <strong>"Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir"</strong> diyerek ABD'ye ve uluslararası topluma net bir gözdağı verdi.</p>

<h4><strong>KALİBAF: "ABD GÜVENİMİZİ KAZANAMADI"</strong></h4>

<p>İran heyetine başkanlık eden Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da X hesabı üzerinden zirvenin bir nevi kapanış bildirisini yayımladı. Görüşmeler öncesinde iyi niyetlerini ortaya koyduklarını belirten Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p></p>

<blockquote>
<p><em><strong>"Daha önceki iki savaş nedeniyle karşı tarafa güvenimiz yok. ABD bizim mantığımızı ve ilkelerimizi anladı. Ancak karşı taraf, bu müzakere turunda İranlı heyetin güvenini kazanamadı. Güvenimizi kazanıp kazanamayacaklarına karar verme zamanı artık onlarındır."</strong></em></p>
</blockquote>

<p>Karar'ın haberine göre, Kalibaf mesajında, diplomasiyi hiçbir zaman askeri mücadelenin alternatifi değil, onun <strong>"yanında"</strong> bir yöntem olarak gördüklerinin altını çizerek; İran halkının çıkarlarını hem diplomatik hem de askeri yollarla korumaya devam edeceklerini vurguladı. Kalibaf ayrıca ev sahibi Pakistan'a çabalarından dolayı teşekkür etti.</p>

<h4><strong>DİPLOMATİK KAPILAR KAPANDI: GÖZLER YENİDEN SAHADA</strong></h4>

<p>Zirvenin dağılmasının ardından Tahran yönetiminden gelen son dakika resmi açıklaması ise barış umutlarına son darbeyi vurdu. İran, mevcut şartlar altında ABD ile yeni bir görüşme turunun planlanmadığını kesin bir dille duyurdu.</p>

<p>Uluslararası gözlemciler ve güvenlik analistleri, JD Vance’in dönüşü ve İran'ın kapıları kapatmasıyla birlikte Ortadoğu'da oldukça tehlikeli bir faza geçildiği uyarısında bulunuyor. Kulislerde, tarafların önümüzdeki günlerde yeniden askeri saldırılara ve ağır ekonomik baskı mekanizmalarına yönelebileceği, özellikle Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak askeri hareketliliklerin küresel bir enerji krizini tetikleyebileceği endişesi haki</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/tahran-trumpa-kapiyi-kapatti-abd-masadan-kacti-yeni-gorusme-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/bae46808-kikb7tub7aa8k3kvs8zzhy.webp" type="image/jpeg" length="21919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Müzakerelere Kapıyı Kapattı! Müzakere Masası Çöktü! ABD Geri Dönüyor, Savaş Sesleri Yeninden Yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/iran-muzakerelere-kapiyi-kapatti-muzakere-masasi-coktu-abd-geri-donuyor-savas-sesleri-yeninden-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/iran-muzakerelere-kapiyi-kapatti-muzakere-masasi-coktu-abd-geri-donuyor-savas-sesleri-yeninden-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında Pakistan'da yürütülen doğrudan görüşmelerin ardından Tahran yönetimi yeni bir müzakere masası kurmayacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında Pakistan'da yürütülen doğrudan görüşmelerin ardından Tahran yönetimi yeni bir müzakere masası kurmayacağını duyurdu. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 21 saatlik görüşme trafiğinin ardından anlaşmaya varılamadığını açıklarken, İran tarafı ABD'yi "askeri yollarla kazanamadığını masada istemekle" suçladı.</p>

<p>İran basınında yer alan bilgilere göre Tahran yönetimi, ABD ile yeni bir müzakere turu planlamıyor. Fars Haber Ajansı'nın müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberde, İran'ın Washington ile yeni bir görüşme süreci düzenleme niyetinde olmadığı bildirildi. Söz konusu kaynak, ABD heyetinin müzakere masasından ayrılmak için bir bahane aradığını ve bu durumun Washington'un beklentilerini düşürme konusundaki isteksizliğini yansıttığını öne sürdü.</p>

<h4><strong>"ASKERİ YOLLARLA ELDE EDİLEMEYEN KAZANIMLAR TALEP EDİLDİ"</strong></h4>

<p>Müzakere sürecine dair Tahran kanadından gelen iddialar, görüşmelerin tıkanma noktasını işaret etti. İranlı kaynak, ABD'nin müzakereler sırasında savaş sürecinde askeri yollarla elde edemediği kazanımları masada talep ettiğini savundu. İran medyasında yer alan haberlerde, İslamabad'daki görüşmelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının temel nedeni olarak <strong>"ABD'nin aşırı talepleri"</strong>gösterildi.</p>

<h4><strong>JD VANCE: ANLAŞAMADAN ABD'YE GERİ DÖNÜYORUZ</strong></h4>

<p>Diplomatik temasların diğer tarafında yer alan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılan doğrudan müzakerelerin <strong>"bir anlaşmaya varılamadan"</strong> sona erdiğini açıkladı. Sürecin 21 saat sürdüğünü belirten Vance, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz."</strong></p>

<h4><strong>ANLAŞMAZLIĞIN GEREKÇESİ: AŞIRI TALEPLER İDDİASI</strong></h4>

<p>İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin, ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü. Tarafların karşılıklı açıklamaları, bölgedeki diplomatik sürecin yeni bir belirsizliğe girdiğini gösterdi.</p>

<p>ABD ve İran arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütülen 21 saatlik müzakere, herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona erdi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmelerin tıkanma nedeni olarak İran'ın nükleer silah üretmeyeceğine dair kesin bir taahhüt vermemesini gösterdi. ABD heyetinin, masada "nihai ve en iyi" tekliflerini bırakarak Washington'a döneceği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran  ile yürütülen doğrudan müzakerelerin herhangi bir anlaşmaya varılamadan sonuçlandığını duyurdu.</p>

<p>Toplam 21 saat süren doğrudan görüşmelerin ardından basın mensuplarının karşısına geçen Vance, sürece ve anlaşmazlığın nedenlerine ilişkin detayları paylaştı.</p>

<h4><strong>"İRAN İÇİN DAHA KÖTÜ BİR HABER"</strong></h4>

<p>Görüşmelerin uzunluğuna ve içeriğine dikkat çeken Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız," ifadelerini kullandı. Bu sonucun ABD'den ziyade İran için daha olumsuz bir durum yarattığını belirten Vance, heyet olarak ABD'ye anlaşmasız bir şekilde döneceklerini açıkladı</p>

<p><strong>TEMEL SORUN: NÜKLEER SİLAH TAAHHÜDÜ</strong></p>

<p>Halktv'nin haberine göre, Müzakerelerdeki kilit noktanın İran'ın nükleer programı olduğunu vurgulayan ABD Başkan Yardımcısı, İran tarafının nükleer silah konusunda beklenen taahhüdü vermediğini belirtti. Vance, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Gerçek şu ki, İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha ulaşmasını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. İranlıların uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir taahhüdü görüyor muyuz? Henüz bunu görmedik."</p>

<h4><strong>"NİHAİ VE EN İYİ TEKLİFİMİZİ SUNDUK"</strong></h4>

<p>ABD'nin masadaki temel taleplerini en net şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Vance, İran'ın sunulan şartları kabul etmemeyi tercih ettiğini ifade etti. 21 saatlik görüşme trafiği boyunca ABD Başkanı Donald Trump ile de defalarca telefonda görüştüklerini kaydeden Vance, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Buradan ayrılıyoruz ve çok basit bir teklifle, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir mutabakat metniyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmeyeceğini göreceğiz." (AA)</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/iran-muzakerelere-kapiyi-kapatti-muzakere-masasi-coktu-abd-geri-donuyor-savas-sesleri-yeninden-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/541471jpg.webp" type="image/jpeg" length="15835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi Hedef Aldı: Yanıtlar Gecikmedi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/netanyahu-ve-katz-turkiyeyi-hedef-aldi-yanitlar-gecikmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/netanyahu-ve-katz-turkiyeyi-hedef-aldi-yanitlar-gecikmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı.Katz, Mansur Yavaş'ı Kılıçdaroğlu'nu da etiketledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı.Katz, Mansur Yavaş'ı Kılıçdaroğlu'nu da etiketledi.Türkiye'den ise yanıtlar gecikmedi.İşte dışişleri, İletişim Başkanlığı, Yavaş ve Kılıçdaroğlu'nun İsrail'e verdiği yanıtlar...</p>

<p>Binyamin Netanyahu ve Yisrael Katz’ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamaları tartışma yaratırken, Katz’ın Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve Mansur Yavaş’ı da sosyal medyadaki paylaşımında etiketlemesi dikkat çekti. Söz konusu ifadelerin ardından Ankara’dan peş peşe tepkiler geldi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı’nın açıklamalarını Mansur Yavaş ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanıtları izledi. Sürece daha sonra Adalet Bakanı Akın Gürlek de dahil oldu.</p>

<h4>'KÜRT VATANDAŞLARINI KATLEDİYOR'</h4>

<p>Netanyahu, HAMAS'ı hedef aldığı açıklamasında Türkiye’nin İran ve bağlantılı gruplarla ilişkilerine değinerek, Ankara’nın bu yapıları desteklediğini öne sürdü.</p>

<p>Netanyahu şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Liderliğim altında İsrail, İran'ın terör rejimi ve vekilleri ile savaşmaya devam edecek; Erdoğan'ın aksine, ki o onları barındırıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti."</p>

<p><img alt="Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi hedef aldı: Yanıtlar gecikmedi - Resim : 1" height="328" loading="lazy" src="https://img.aydinlik.com.tr/rcman/Cw774h328q95gm/storage/files/images/2026/04/11/ekran-resmi-2026-04-11-23-s419.png" width="774" /></p>

<h4>'HAMAS'IN ORTAKLARI'</h4>

<p>Netanyahu'nun ardından  İsrail Savunma Bakanı Katz da benzer küstah ifadeleri kullandı. Katz'ın mesajında Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu etiketlediği görüldü.</p>

<p>İşte Katz'ın o mesajı:</p>

<p>"Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'dan Türkiye topraklarına atılan füzelere yanıt vermeyen ve kâğıt kaplan olduğu ortaya çıkan, antisemitizm diyarlarına kaçıp Türkiye'de İsrail'in siyasi ve askeri liderliğine karşı saha mahkemeleri ilan ediyor. Ne absürtlük. Kürtleri katleden Müslüman Kardeşler adamı, Hamas'taki ortaklarından soykırımla suçlayarak İsrail'i kendini savunmakla itham ediyor. İsrail kendini güçlü ve kararlı bir şekilde savunmaya devam edecek - ve o da en iyisi sessizce oturup sussun."</p>

<p><img alt="Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi hedef aldı: Yanıtlar gecikmedi - Resim : 2" height="705" loading="lazy" src="https://img.aydinlik.com.tr/rcman/Cw774h705q95gm/storage/files/images/2026/04/11/ekran-resmi-2026-04-11-22-xthx.png" width="774" /></p>

<h4>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN İSRAİL'E YANIT</h4>

<p>Dışişleri Bakanlığı, Netanyahu ve Katz'ın açıklamalarına yanıt verdi:</p>

<p>"İşlediği suçlar nedeniyle yaşadığımız çağın Hitler'i olarak nitelenen (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun kim olduğu ve sicili bellidir. Adı geçen hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan ötürü tutuklama kararı çıkarılmıştır. Netanyahu yönetimi altındaki İsrail, soykırım iddialarıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanmaktadır.</p>

<p>Netanyahu'nun şu anki hedefinin devam eden barış görüşmelerini baltalamak ve bölgedeki yayılmacı politikalarını sürdürmek olduğu aksi takdirde ülkesinde yargılanacağı ve muhtemelen hapis cezasına çarptırılacaktır.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın İsrailli yetkililer tarafından düzeysiz, küstahça ve yalan dolu iddialarla hedef alınması, her platformda dile getirdiğimiz gerçeklerin yarattığı rahatsızlığın bir sonucudur. Türkiye, masum sivillerin yanında olmaya devam edecek ve Netanyahu'nun işlediği suçlardan dolayı hesap vermesi için çaba harcamayı sürdürecektir."</p>

<p><img alt="Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi hedef aldı: Yanıtlar gecikmedi - Resim : 3" height="1095" loading="lazy" src="https://img.aydinlik.com.tr/rcman/Cw774h1095q95gm/storage/files/images/2026/04/11/hfpgsgrwcaad44s-jnlb.jpg" width="774" /></p>

<h4>'ZALİMLERE KARŞI MÜCADELE'</h4>

<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran da konuya ilişkin bir açıklamada bulundu:</p>

<p>Duran'ın açıklaması şöyle:</p>

<p>"Gazze'de bir soykırım sahneleyen ve bölgedeki yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlikten dolayı Başkanımızı hedef almaya cüret ediyor. Onun adına tutuklama emirleri bulunan bir suçlu; artık arkadaşı kalmadı. Siyasi hayatta kalma stratejisi olarak bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürüklüyor. Kimsenin ahlaki değerleri ve meşruiyeti olmadığını herkes biliyor; kimseden ders verme hakkına sahip değil. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan dolayı er ya da geç hesap verecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, daha adil, barışçıl ve güvenli bir dünya için zalimlere karşı mücadelesine devam edecek."</p>

<p><img alt="Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi hedef aldı: Yanıtlar gecikmedi - Resim : 4" height="586" loading="lazy" src="https://img.aydinlik.com.tr/rcman/Cw774h586q95gm/storage/files/images/2026/04/11/ekran-resmi-2026-04-11-23-7wpv.png" width="774" /></p>

<h4>YAVAŞ'TAN KATZ'A YANIT</h4>

<p>Aydınlık'tan Doğukan Şahin'in haberine göre,  Mansur Yavaş, açıklamasında kendisini etiketleyen Katz'ın paylaşımını alıntılayarak şöyle konuştu:</p>

<p>"Soykırımın gölgesinde konuşanların nutuk atmaya hakkı yoktur. Gazze’de çocukları, kadınları, sivilleri öldüren bir yönetimin mensubu olarak siz, en son konuşacak kişisiniz. Türkiye’ye, Türk milletine parmak sallamak sizin haddinize değildir. Önce işlediğiniz savaş suçlarının hesabını verin. Tarih de vicdan da sizi soykırımcı olarak anacaktır."</p>

<p><img alt="Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi hedef aldı: Yanıtlar gecikmedi - Resim : 5" height="586" loading="lazy" src="https://img.aydinlik.com.tr/rcman/Cw774h586q95gm/storage/files/images/2026/04/11/ekran-resmi-2026-04-11-23-e8e2.png" width="774" /></p>

<h4>'HADSİZ VE MESNETSİZ İFADELER'</h4>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.</p>

<p>Gürlek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İsrail’de soykırımcı katliam şebekesinin elebaşı Netanyahu’nun; bölge ve dünya barışı için yürütülen diplomasinin öncüsü, küresel vicdanın sesi Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri asla kabul edilemez. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı bulunan bir kişinin Türkiye’yi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, içinde bulunduğu hukuki ve ahlaki çıkmazın derinliğini açıkça ortaya koymaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye; uluslararası hukuk temelinde barış için diplomasinin öncüsü olmaya devam edecek, Türk adaleti ise hakkın ve mazlumların yanında durmayı ve işlenen suçların takipçisi olmayı kararlılıkla sürdürecektir."</p>

<p><img alt="Netanyahu ve Katz, Türkiye'yi hedef aldı: Yanıtlar gecikmedi - Resim : 6" height="532" loading="lazy" src="https://img.aydinlik.com.tr/rcman/Cw774h532q95gm/storage/files/images/2026/04/11/ekran-resmi-2026-04-11-23-9jzk.png" width="774" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>'NOTA ALAN DEĞİL, NOTA VEREN DEVLET'</h4>

<p>CHP'nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, paylaşımında kendisini etiketleyen Yisrael Katz'a yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, "Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti; nota alan değil, not veren bir devlettir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tamamı şöyle:</p>

<p>"Türkiye Cumhuriyeti’nin iç siyasetine, milli iradesine ve devlet kurumlarına yönelik yabancı bir ülke yetkilisinin yön verme teşebbüsü kabul edilemez bir hadsizliktir. Bölgede hukuk tanımaz uygulamaları ve saldırgan politikalarıyla istikrarsızlığın başlıca kaynaklarından biri hâline gelen İsrail hükümetinin, Türkiye’nin iç siyasi hayatına dair açıklamalarını en güçlü şekilde reddediyoruz. Katliamcı İsrail hükümetinin siyasi temsilcilerinin; Gazze’de, Lübnan’da, İran’da ve bölgenin çeşitli noktalarında çocukların, kadınların ve sivillerin hedef alındığı saldırıların üzerini örtmeye çalışırken Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve siyaset dersi vermeye kalkması ibret verici bir çelişkidir. Mevcut İsrail yönetimine ilişkin beklentimiz; günü geldiğinde uluslararası hukuk önünde hesap vermeleri ve işledikleri fiillerin karşılığını hukuk zemininde görmeleridir. Türkiye’yi komşularıyla karşı karşıya getirmeye, özellikle İran başta olmak üzere bölgesel gerilimleri tırmandırarak savaş senaryolarına çekmeye yönelik her türlü provokasyonun farkındayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, içerisinde birçok kültür, inanç ve kimlik barındırır, her kimliğe saygı duyar ve korur. Bölme, kışkırtma ve yıkma projelerinize karşı karşınızda 86 milyonluk Türk milletini bulursunuz. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti; nota alan değil, not veren bir devlettir."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/netanyahu-ve-katz-turkiyeyi-hedef-aldi-yanitlar-gecikmedi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/netanyahu-ve-katz-turkiyeyi-hedef-aldi-yanitlar-gecikmedi-0mqq.jpg" type="image/jpeg" length="68102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tam Güvensizlikle Barış Müzakeresi: İran Heyeti ‘Tam Güvensizlikle Masaya Oturuyoruz’]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/tam-guvensizlikle-baris-muzakeresi-iran-heyeti-tam-guvensizlikle-masaya-oturuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/tam-guvensizlikle-baris-muzakeresi-iran-heyeti-tam-guvensizlikle-masaya-oturuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump’ın ‘öngörülemezliği’ ve İsrail’in ateşkesi bozmak için elinden geleni yapması 40 günlük çatışmaların ardından kurulan masaya ‘güvensizlik’ gölgesi düşürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran savaşının ateşkes müzakereleri İslamabad’da başladı. Ancak Trump’ın ‘öngörülemezliği’ ve İsrail’in ateşkesi bozmak için elinden geleni yapması 40 günlük çatışmaların ardından kurulan masaya ‘güvensizlik’ gölgesi düşürdü. Saldırıların nükleer müzakeresi sırasında başladığını hatırlatan İran heyeti ‘Tam güvensizlikle masaya oturuyoruz’ açıklaması yaptı.</p>

<p>ABD 28 Şubat’ta taraflar arasında nükleer müzakereleri devam ederken İsrail’in çağrısı üzerine İran’a saldırdı. Dünyayı krize sokan çatışmalar Pakistan’ın arabuluculuğuyla 8 Mart’ta ilan edilen ateşkesle durdu, müzakereler de dün İslamabad’da başladı. Ancak Trump’ın güvenilmezliği ve İsrail’in diplomatik çözümü baltalama çabaları süreci kırılgan hale getirdi. Buna karşılık, ABD kamuoyu dahil ‘bütün dünya’ barışın sağlanmasına destek verirken, uluslararası camia ile Avrupa Birliği ve Çin gibi küresel aktörler barışı sağlamak için seferber oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<article>
<h4><strong>ABD DAHA ÖNCE SÖZÜNDE DURMADI</strong></h4>

<p>Almanya ve İngiltere’den Rusya’ya ve Avustralya’ya neredeyse bütün dünya masanın devrilme tehlikesine karşı Tel Aviv’in Lübnan’a yaptığı saldırıların son bulması için çağrı yaptı. Müzakerelerin pamuk ipliğine bağlı olduğuna İran heyetine liderlik eden Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Arakçi de dikkat çekti. Kalibaf ‘ABD’yle görüşme deneyimimiz her zaman sözlerinde durmamalarıyla bitti. İyi niyetimiz var ama güvenimiz yok’ dedi. Arakçi de ‘ABD’ye tam güvensizlikle müzakereye giriyoruz’ diye konuştu.</p>

<h4><strong>YÜZ YÜZE GÖRÜŞME YOK</strong></h4>

<p>İslamabad’da başlayan ABD-İran müzakerelerinden kamuoyuna yansıyan ilk görüntü ‘Umman modeli’nin uygulandığını gösterdi. İran heyetinin talebiyle tarafların henüz aynı odada yüz yüze gelmediği, temasların arabulucular üzerinden yürütüldüğü belirtildi. Ev sahibi Pakistanlı yetkililer ile diğer arabulucular iki oda arasında gidip gelerek teklifleri, şartları ve yanıtları taraflara iletiyor. Reuters ajansı ise Hürmüz’den güvenli geçiş şartına karşılık ABD’nin İran’a ait 6 milyar dolarlık fonu serbest bıraktığını duyurdu.</p>

<p><img alt="1204krt01a-tumyeni.jpg" height="1991" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/11/1204krt01a-tumyeni.jpg" width="1200" /></p>

<h4><strong>BİR ORADAN DİĞER ODAYA MEKİK DİPLOMASİSİ: BARIŞ MASASINDA GÜVENSİZLİK DUVARI</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, ABD ve İran heyetleri, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ateşkes görüşmelerine başladı. Ancak ABD’nin geçmişte müzakereleri bozup savaş başlatması ve İsrail’in Lübnan’daki saldırıları nedeniyle derin güvensizlik hâkim. Buna rağmen Kanada’dan Avustralya’ya dünya liderleri barış için seferber oldu.</p>

<p>Pakistan’ın başkenti İslamabad, dün küresel diplomasinin merkezine dönüştü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, özel elçi Steve Witkoff ve Jared Kushner’den oluşan Amerikan heyeti ile İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi başkanlığındaki İran heyeti, altı haftalık savaşı sona erdirecek kritik ateşkes görüşmelerine başladı. Görüşmeler, Serena Oteli’nde Pakistan arabuluculuğunda yapılırken; bazı oturumlar Pakistanlı yetkililerin oda oda mekik diplomasisiyle ilerliyor. 7 Nisan’da Trump’ın duyurduğu iki haftalık şartlı ateşkese göre ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları duracak, İran da Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlayacaktı. Ancak ateşkesin en kırılgan noktası Lübnan oldu. İran, İsrail’in güney Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarını “ateşkesin ağır ihlali” olarak nitelendiriyor. Güvensizlik her iki tarafın da açıklamalarına damga vuruyor. İran heyeti, Ghalibaf’ın paylaştığı çarpıcı görüntülerde uçağın koltuklarını Minab ilkokulundaki saldırıda ölen kız çocuklarının fotoğrafları, yanık çantaları ve beyaz güllerle doldurarak “Bu uçuştaki yol arkadaşlarım” mesajı verdi. Ghalibaf, “İyi niyetimiz var ama Amerikalılara güvenmiyoruz” dedi. İran devlet televizyonu IRINN, görüşmelerin “ön şartlar” karşılanmazsa iptal edilebileceğini, bunun bile “iddialı diplomasi” açısından bir başarı sayılacağını vurguladı. ABD tarafı da temkinli. Vance, “Eğer İran bizi oyalamaya çalışırsa hoşgörümüz sınırlı olur” uyarısını yaptı. Trump ise Washington’dan yaptığı açıklamada olası anlaşmanın “yüzde 99’unun nükleer silah yasağı” olduğunu, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti alınmasına izin verilmeyeceğini ve “rejim değişikliği zaten gerçekleşti” dediğini belirtti. Washington Post’a göre Amerikalı müzakereciler, İran’daki ABD’li tutukluların serbest bırakılmasını da masaya getirdi. İran’ın ABD’ye ilettiği 10 maddelik plan ise tam ateşkes, yaptırımların tamamen kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve yeniden imar için tazminat talep ediyor. Trump bu planı “müzakereye uygun bir temel” olarak nitelendirmişti. Reuters ajansı ise Hürmüz’den güvenli geçiş şartına karşılık ABD’nin İran’a ait 6 milyar dolarlık fonu serbest bıraktığını duyurdu. Ancak ABD’li bir yetkili, haberi yalanladı. Küresel ekonomi alarm verirken, dünya da barış için seferber oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron İsrail’e Lübnan saldırılarını durdurması için baskı yaptı. İngiltere Başbakanı Körfez turunu tamamladı. Suudi Arabistan Çin’den İran üzerinde baskı istedi. Çin, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışına bağımlı olduğu için ateşkesi desteklediğini açıkladı ve “sorumlu büyük güç” olarak yapıcı rol oynayacağını belirtti. BM Genel Sekreteri António Guterres “barışçıl çözümün alternatifi yok” derken, İngiltere’den Avustralya’ya, Katar’dan Almanya’ya pek çok ülke lideri telefon trafiği ve görüşmelerle devrede.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/tam-guvensizlikle-baris-muzakeresi-iran-heyeti-tam-guvensizlikle-masaya-oturuyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/495f4aca-f154-4e12-af13-d415e3d8bb73.jpg" type="image/jpeg" length="85277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Macaristan'da Tarihi Seçime Saatler Kala Meydanlar "Özgür Filistin" Diye İnledi: Orban-Netanyahu İttifakına Büyük Öfke]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/macaristanda-tarihi-secime-saatler-kala-meydanlar-ozgur-filistin-diye-inledi-orban-netanyahu-ittifakina-buyuk-ofke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/macaristanda-tarihi-secime-saatler-kala-meydanlar-ozgur-filistin-diye-inledi-orban-netanyahu-ittifakina-buyuk-ofke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[16 yıllık Orban iktidarını yıkmaya hazırlanan Macar muhalefeti, yarınki tarihi seçim öncesi son mitinginde sadece iç politikaya değil, küresel krizlere de damga vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>16 yıllık Orban iktidarını yıkmaya hazırlanan Macar muhalefeti, yarınki tarihi seçim öncesi son mitinginde sadece iç politikaya değil, küresel krizlere de damga vurdu. Anketlerde açık ara önde giden Peter Magyar liderliğindeki muhalefet cephesinin dev mitinginde, Orban'ın Rusya ve İsrail politikalarına isyan bayrağı açıldı. Yüz binlerce kişi hep bir ağızdan "Rusya Defol" ve "Özgür Filistin" sloganları atarak Orban-Trump-Netanyahu-Putin dostluğuna en sert tepkiyi gösterdi.</p>

<p>Avrupa'nın ve dünyanın gözü kulağı yarın sandık başına gidecek olan Macaristan'da. 2010 yılından bu yana ülkeyi demir yumrukla yöneten Başbakan Viktor Orban, 16 yıllık iktidarının en büyük sınavını verirken; muhalefet lideri Peter Magyar'ın yarattığı rüzgar fırtınaya dönüşmüş durumda.</p>

<article>
<p>Seçimlere saatler kala başkent Budapeşte'de düzenlenen ve yüz binlerce kişinin katıldığı son muhalefet mitingi, sadece Macaristan'ın geleceğinin değil, ülkenin dış politikasının da baştan aşağı değişeceğinin sinyallerini verdi.</p>

<h4>MEYDANDA "SZABAD, SZABAD PALESZTİNA" SESLERİ</h4>

<p>Mitingin en çarpıcı anları, sahnedeki sanatçıların ve aktivistlerin kitleyi yönlendirmesiyle yaşandı. Avrupa Birliği içinde İsrail'in ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun en sarsılmaz destekçisi olarak bilinen Viktor Orban'ın politikalarına karşı meydanda büyük bir öfke hakimdi.</p>

<p>Sahneden yükselen "Szabad, Szabad Palesztina!" (Özgür, Özgür Filistin) sloganına, meydanı hınca hınç dolduran yüz binlerce Macar vatandaşı aynı coşkuyla eşlik etti. Filistin'e destek sloganlarının hemen ardından atılan "Rusya Defol" nidaları, Macar halkının Orban'ın kurduğu küresel ittifak eksenini (Putin-Netanyahu) tamamen reddettiğinin en net göstergesi oldu.</p>

<p></p>

<p><img alt="1.jpeg" height="509" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/11/1.jpeg" width="970" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>ORBAN'I KURTARMAK İÇİN KÜRESEL SEFERBERLİK İŞE YARAMADI MI?</h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Geçtiğimiz haftalarda uluslararası basına yansıyan haberlerde, koltuğu sallanan Viktor Orban'ı kurtarmak için en yakın müttefikleri olan ABD Başkan Adayı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun diplomatik ve siyasi bir seferberlik ilan ettiği gündeme gelmişti.</p>

<p>Orban, özellikle Gazze'deki savaş boyunca Avrupa Birliği'nin İsrail'e yönelik olası yaptırım kararlarını tek başına veto etmesiyle Netanyahu'nun Avrupa'daki kalkanı konumundaydı. Ancak meydanlardaki "Özgür Filistin" sesleri, Macar seçmeninin bu ittifaktan duyduğu rahatsızlığı gözler önüne serdi.<br />
<br />
PETER MAGYAR ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEK ÇOĞUNLUĞA KOŞUYOR</p>

<p>Seçim öncesi yayımlanan son anketler, muhalefet lideri Péter Magyar ve partisinin Orban'ın Fidesz partisine karşı uzak ara önde olduğunu gösteriyor. Rüzgarı tamamen arkasına alan muhalefet bloğunun yarınki seçimlerde sadece iktidarı değiştirmekle kalmayıp, parlamentoda üçte iki (2/3) çoğunluğa ulaşarak anayasayı değiştirecek gücü elde etmesi bekleniyor.</p>

<p>Eğer anketler sandığa yansırsa; yarın gece hem 16 yıllık Viktor Orban dönemi kapanacak hem de İsrail ve Rusya, Avrupa'nın göbeğindeki en büyük müttefiklerini kaybetmiş olacak.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/macaristanda-tarihi-secime-saatler-kala-meydanlar-ozgur-filistin-diye-inledi-orban-netanyahu-ittifakina-buyuk-ofke</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/1905399.jpg" type="image/jpeg" length="64517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Az Öldür' Ricası | Lübnan’da Ateşkesi Baltalayan Netanyahu’ya Trump ‘Saldırıları Bitir’ Diyemedi, ‘Azalt’ Dedi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/az-oldur-ricasi-lubnanda-ateskesi-baltalayan-netanyahuya-trump-saldirilari-bitir-diyemedi-azalt-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/az-oldur-ricasi-lubnanda-ateskesi-baltalayan-netanyahuya-trump-saldirilari-bitir-diyemedi-azalt-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Lübnan’a yönelik hava bombardımanını ve füze saldırılarını sürdürmekten vazgeçmemesi ABD-İran ateşkesinin önündeki en büyük tehdit haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’in Lübnan’a yönelik hava bombardımanını ve füze saldırılarını sürdürmekten vazgeçmemesi ABD-İran ateşkesinin önündeki en büyük tehdit haline geldi. Tahran’ın müzakerelerden çekilme resti karşısında köşeye sıkışan Trump ise Netanyahu’ya yine ‘dur’ diyemedi, yalnızca saldırıların şiddetini azaltmasını rica etti.</p>

<p>Dünyaya rahat bir nefes aldırtan geçici anlaşmanın ‘ateşkes alerjisi’ olan İsrail tarafından provoke edilmesi hem kendi kamuoyu hem de küresel piyasaların baskısı altındaki Trump’ı endişelendirdi. İran’ın, Lübnan saldırılarının sonlandırılmaması halinde ateşkesten çekilme resti karşısında ABD yönetimi diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı. ABD medyası Trump’ın Netanyahu’yu aradığını ve Lübnan’a yönelik saldırıların şiddetini azaltmasını istediğini yazdı. Bu durum ateşkeste bile katliam yapan İsrail’in Gazze’deki uygulamasını hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<article>
<h4><strong>İSRAİL’İN ATEŞKES ALERJİSİ</strong></h4>

<p>Habere göre Trump, Netanyahu’ya kendini savunma hakkını anladığını ancak ateşkesin korunması için saldırıların azaltılması gerektiğini vurguladı. ABD yönetiminin, İsrail’in Lübnan saldırıları nedeniyle İran ile yapılacak görüşmelerin zora girmesi ve Hürmüz Boğazı’nın açılma sürecinin sekteye uğratılmasından endişelendiği belirtildi. İsrail’in Trump’ın talebi doğrultusunda saldırıların yoğunluğunu düşürebileceği ifade edildi. Ancak Netanyahu “Lübnan’da ateşkes yok. Tam güçle saldırmaya devam ediyoruz” açıklaması yaptı.</p>

<p></p>

<p><img alt="1104krt01a-tum.jpg" height="1971" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/10/1104krt01a-tum.jpg" width="1200" /></p>

<h4><strong>SUÇ ORTAĞINA ‘DAHA AZ ÖLDÜR’ TELEFONU</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, İran-ABD İslamabad’da kalıcı ateşkesi görüşmeyi planlarken İsrail’in Lübnan’a saldırıları süreci zorluyor. Netanyahu ile telefonda görüşen Trump “Lübnan’a yönelik saldırıları azaltması gerektiğini söyledim” dedi. ‘Gazze kasabı’nın cevabı “Doğrudan müzakere yürüteceğiz ama ateşkes olmayacak” oldu.</p>

<p>ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan’da sağlanan geçici ateşkesin ardından Lübnan’da devam eden katliamlar, barış umutlarını ciddi şekilde zora sokuyor.<br />
Çarşamba günü “ateşkes başladı” diye evlerine geri dönmeye başlayan Lübnanlıları hedef alan siyonist ordu, 10 dakika içinde başta Beyrut olmak üzere 100 hedefe ölüm yağdırdı. 300’den fazla insan yaşamını yitirdi. Üstelik katledilenlerin en az 110’u çocuk... Saldırılarına ara vermeksizin devam eden İsrail, çağrılara aldırış etmedi. ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta ateşkesin bölge geneline yayılması için Lübnan’ın da kapsama dahil edilmesine onay verdi ancak bu tutum, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesi sonrası değişti.</p>

<h4><strong>HİZBULLAH ŞARTI</strong></h4>

<p>Amerikan NBC News kanalına kısa bir röportaj veren Trump “Bibi ile konuştum. O da bu konuyu biraz daha sakinleştirecek. Bence biraz daha sakin davranmamız gerekiyor” ifadesini kullandı; İsrail’in saldırılarını azalttığını savundu. İran ile anlaşmanın uygulanacağına inandığını belirtti. Washington’dan cesaret alan Netanyahu da, Lübnan ile doğrudan müzakere yürüteceklerini duyurdu fakat “Ateşkes yok” resti çekti. Görüşme talebinin Beyrut yönetiminden geldiğini iddia eden Netanyahu “Doğrudan müzakerelere başlama talimatını, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve Lübnan ile tarihi, sürdürülebilir bir barış anlaşması için verdim” diye konuştu.</p>

<h4><strong>BİRAZ DAHA ÖLDÜRELİM</strong></h4>

<p>İsrail basını ise Netanyahu’nun Trump’tan olası bir ateşkes öncesi Lübnan’a güçlü bir saldırı düzenlemek amacıyla mühlet istediğini yazdı. İsmi verilmeyen İsrailli bir yetkili, Maariv gazetesine “Hedefimiz, birkaç gün içinde özellikle Hizbullah’ın füze sistemlerine yönelik geniş çaplı saldırılar gerçekleştirip ardından siyasi baskıyla ateşkes sürecine geçmek. Hizbullah ile hesaplaşmamız henüz tamamlanmadı” açıklamasında bulundu.</p>

<h4><strong>HAFTAYA GÖRÜŞÜRÜZ</strong></h4>

<p>Bu arada ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan heyetleri arasındaki doğrudan görüşmelerin gelecek hafta Washington’da yapılacağını teyit etti. ABD heyetine Lübnan Büyükelçisi Michel Issa başkanlık edecek. İsrail adına Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Lübnan adına Büyükelçi Nada Hamadeh-Moawad masaya oturacak. Üst düzey bir Lübnanlı yetkili, görüşmelere dair “Müzakere değil hazırlık niteliğinde olacak” dedi.</p>

<h4><strong>KERRY: NETANYAHU HER BAŞKANI SAVAŞA ZORLADI</strong></h4>

<p>Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Dışişleri Bakanlığı yapan John Kerry, MS Now kanalında katıldığı programda gelişmeleri değerlendirdi. “Dürüst olmak gerekirse, yaşanan tartışmalarda eksik olan şey, savaşın mutlak surette meydana gelmemiş olması gerektiği” diyen Kerry “İsrail Başbakanı Netanyahu ile bazı görüşmelere katıldım. Evet, saldırmamızı istiyordu. Başkan Obama’ya geldi ve saldırıları isteyerek sunum yaptı. Başkan Obama reddetti. (Eski) Başkan (Joe) Biden, (Eski) Başkan (George W.) Bush da kabul etmedi. ‘Olumlu’ yanıt veren tek başkan açıkça Trump oldu” ifadelerini kullandı. Kerry, Trump’ın ilk başkanlık döneminde İran’ın nükleer programını kısıtlaması karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngören 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) çekilmesinin de Tahran’ın ABD’ye güvenini zedelediğini sözlerine ekledi.</p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/az-oldur-ricasi-lubnanda-ateskesi-baltalayan-netanyahuya-trump-saldirilari-bitir-diyemedi-azalt-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/a23043a0-661a-4db1-9659-74f179b3d0cb.jpg" type="image/jpeg" length="35740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘İran Medeniyetini 4 Günde Yok Etmek’ İsteyen Trump Yenildi]]></title>
      <link>https://www.meridyenhaber.com/iran-medeniyetini-4-gunde-yok-etmek-isteyen-trump-yenildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.meridyenhaber.com/iran-medeniyetini-4-gunde-yok-etmek-isteyen-trump-yenildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nükleer müzakereleri devam ederken İsrail’in peşine takılıp İran'a saldıran Trump, ‘4 günde biteceğini’ düşündüğü savaşın 40. gününde havlu attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer müzakereleri devam ederken İsrail’in peşine takılıp İran'a saldıran Trump, ‘4 günde biteceğini’ düşündüğü savaşın 40. gününde havlu attı. Seçmen tepkilerine 'azil' korkusu eklenince ‘İran medeniyetini yok etmek’ için verdiği süre dolmadan pes etti. Ateşkes ilanı ardından, savaştan önce zaten açık olan Hürmüz'ü açtırdığı için zafer kazandığını öne sürdü.</p>

<p>İran'dan çıkışın yolunu bulamayınca iyice dengesizleşen Trump'ın, Tahran'a yönelik "Hürmüz Boğazı'nı açmazlarsa bütün bir medeniyet yok olacak” tehdidi dünyayı ayağa kaldırdı. Papa'dan AB ülkelerine ve ABD kamuoyuna kadar çığ gibi tepki yükseldi. 24 Demokrat milletvekili, Anayasa'nın 25. maddesini gerekçe gösterip Trump'ın görevden alınması için harekete geçti. Karara Cumhuriyetçi kanattan da destek gelebileceği ileri sürülürken Trump, müzakereleri durdurduğunu açıklayan İran'ı ikna etmesi için Pakistan'ı harekete geçirdi.</p>

<article>
<h4><strong>HÜRMÜZ 40 GÜN SONRA YENİDEN AÇIK</strong></h4>

<p>akistan’dan ‘saldırının iki hafta ertelenmesi’ çağrısı geldi. Trump da ‘İran medeniyetini yok etmek’ için tanıdığı sürenin dolmasına 88 dakika kala geri adım attı. ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkes ilan edildi. İran'ın 'Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, kalıcı ateşkes ve tazminat' gibi taleplerin yer aldığı 10 maddelik planında kısmen mutabık kalındı. Hürmüz Boğazı'nın yeniden geçişlere açılmasıyla ateşkes resmen yürürlüğe girdi. Trump 'kesin zafer' ilan ederken, İran'dan da 'zafer' bildirisi geldi. "ABD boyun eğdi, savaş henüz bitmedi" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>İSRAİL’DEN PROVOKASYON: 10 DAKİKADA 100 SALDIRI</strong></h4>

<p>ABD ile İran arasında sağlanan uzlaşma Tel Aviv’de tepki yarattı. Geçici ateşkesi bozmak için harekete geçen İsrail ordusu Lübnan’a karşı tarihinin en büyük saldırısını gerçekleştirdi. 10 dakika içinde düzenlenen 100 ayrı saldırıda yüz sivil ölürken, yüzlerce kişi de enkaz altında kaldı. İran katliama Hürmüz Boğazı’nı yeniden tanker trafiğine kapatarak tepki gösterdi. Tahran, ateşkesin Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını belirterek, İsrail’in ihlallerinin devam etmesi halinde ateşkesten çekileceğini bildirdi. Trump ise ‘Onu da hallederiz’ diye konuştu.</p>

<p><img alt="0904krt01a-tumyeni.jpg" height="1980" loading="lazy" src="https://cdn.karar.com/other/2026/04/08/0904krt01a-tumyeni.jpg" width="1200" /></p>

<h4><strong>ŞIMARIKLIK KAYBETTİ SAĞDUYU GALİP GELDİ</strong></h4>

<p>Karar'ın haberine göre, Venezuela’daki kolay zafer sonrası, ‘3-4 günde biter’ diyerek İran’a saldıran Trump, 40. günde havlu attı. ABD halkından, müttefiklerinden hatta kendi generallerinden bile destek alamayınca, iki haftalık ateşkesi kabul etti. ‘Taş devrine dönecekler’ ve ‘Bir medeniyet yok olacak’ sözleri ise tarihe utanç vesikası olarak geçti.</p>

<p>İsrail’in baskısıyla ve herhangi bir somut gerekçe olmadan, İran’a birkaç günde diz çöktüreceği iddiasıyla savaş başlatan Donald Trump yönetimi, 40 günlük şiddetli çatışmaların ardından sert duvara çarptı. ‘Ayaklanırlar’ diye beklediği İran halkının tam tersine saldırganlığa direnmesi, Tahran yönetiminin de yıllardır böyle bir saldırıya askeri olarak hazırlıklı olmasıyla hesap hatası yapan ABD Başkanı, 15 günlük ateşkese razı oldu. Trump, ateşkesi ilan ederken bunu yine “tam ve kesin zafer” sözleriyle pazarlamaya çalıştı. Daha birkaç gün öncesine kadar İran’ı “taş devrine döndürmekten”, “bütün bir medeniyetin bir gecede yok olacağından” söz eden Trump, TSİ çarşamba 03.00’da sürenin dolmasına bir saat kala geri adım attı.</p>

<h4><strong>İRAN’A SİLAH SATANA YÜZDE 50 VERGİ</strong></h4>

<p>Dün Truth Social’da yaptığı yeni paylaşımda, İran’a silah sağlayan herhangi bir ülkeye ABD’ye sattığı tüm ürünlerde derhal yüzde 50 gümrük tarifesi uygulanacağını duyurdu. Trump ayrıca Washington’un Tahran’la “yakın çalıştığını”, uranyum zenginleştirmesine izin verilmeyeceğini, yaptırım ve tarife indirimi başlıklarının da masada olduğunu belirterek 15 maddelik planın büyük bölümünde uzlaşı sağlandığını öne sürdü. Tahran yönetimi, ateşkese sadece kendi şartlarının kabul edilmesi halinde “evet” dedi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bu süreci “Rejimin bekası ve halkın direnişinin zaferi” olarak nitelerken, Devrim Muhafızları “Elimiz hala tetikte” diyerek teyakkuz halini koruduklarını duyurdu. Trump’ın alışılan ‘U’ dönüşünün arkasında sadece askeri başarısızlık değil, aynı zamanda ciddi bir kamuoyu baskısı yatıyor. ABD’de yapılan son anketler, Amerikan halkının yüzde 60’ının İsrail’in politikalarına olumsuz baktığını ve Netanyahu’ya olan güvenin yerle bir olduğunu gösteriyor. Kendi generallerinden ve müttefiklerinden bile destek bulamayan Trump, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının yarattığı ekonomik buhranla da köşeye sıkıştı.</p>

<h4><strong>İSRAİL’DE ŞOK: SON ANDA BİLDİRDİLER</strong></h4>

<p>İsrail tarafında ise tam bir şok hakim. Üst düzey İsrailli yetkililer, Trump’ın bu kararı kendilerine son anda bildirdiğini ve adeta “ortada bırakıldıklarını” ifade ediyor. İran devlet medyası tarafından yayımlanan 10 maddelik teklif; saldırmazlık garantisi, Hürmüz geçişinin İran’la koordineli biçimde yürütülmesi, uranyum zenginleştirmenin kabulü, yaptırımların kaldırılması, tazminat ödenmesi, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona ermesini içeriyor. Daha düne kadar İran’a hiçbir koşul tanımadan teslimiyet dayatan Washington’un bu başlıkları müzakere zemini olarak kabul etmesi bile, sahadaki sert söylemle masadaki gerçek arasındaki farkı gösteriyor.</p>

<p></p>
</article>

<section></section></p>]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.meridyenhaber.com/iran-medeniyetini-4-gunde-yok-etmek-isteyen-trump-yenildi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://meridyenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/meridyenhaber-com/uploads/2026/04/h-fd-fh-v-e-w-e-a-au-xfe.jpeg" type="image/jpeg" length="75220"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
