28.02.2021, 11:11

Özgürlük Namlunun Ucunda Değildir!

Özgürlük kavramının “Sümer’in çivi yazılı tabletlerinde ‘amargi ‘(anaya dönüş) sözcüğünden başladığı” iddia edilmektedir.

Latince’de ‘libertas’, Türkçe’de ‘özgürlük’, Arapça’da ‘hürriyet’, Farsça ve Kürtçe’de ‘serbesti’ ve ‘âzâdi’ kelimeleriyle ifade edilmektedir.

Fârâbî’ye göre “ahlâkî açıdan hürriyet insanın, eylemlerinin kendisine sağlayacağı peşin hazlara kapılmadan iyi ile kötü arasında fark gözeterek iyi olanı seçip yapma yeteneğidir. .. ..” (T.D.V.)

“insanı tanımak için özgürlüğü iyi anlamak gerektiğini, özgürlük aradığı için insanın, hayvandan ayrıldığını, özgürlüğün temellerinden birinin bilgi olduğunu, tutsaklıklardan kurtuldukça insanın özgürlüğünün arttığını, işbirliği ve toplumsallık eğiliminin, insan olmanın zemini olduğu, insanın özünün özgürlük aramak olduğu” gibi yaklaşımların tamamı değerlidir.

(26 ağustos 1789) Fransız devriminde yazılan ve neredeyse bütün demokratik ülkelerin Anayasasında yer almış ‘İnsan ve yurttaş hakları’ bildirgesinin 4. Maddesi; İnsanın özgürlüğünü: “Başkasına zarar vermeden her şeyi yapabilmektir’’ diye tanımlamıştır.

Esas itibariyle özgürlük, adalet içinde kalmaktır ve adaletten ayrılmamayı yaşamın ilkesi olarak bilmektir. Adalete dayanmayan bir özgürlük insanlığı kuşatmaz, diye düşünüyorum.

Anastasius Grün’ün ifadesiyle “Kendisi için olduğu kadar, hasımları için de ‘hürriyet’ hakkını istemeyen ve kabul etmeyen bir kimse hür olmaya layık değildir.”

Resul-ü Ekrem’in (s.a.s.) “Kendiniz için istediğinizi başkası için de istemedikçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız” yani “mü’min olmayı hak etmezsiniz” buyruğunun ne kadar anlamlı olduğunu hatırlatmak isterim.

Resul-ü Ekrem’in söz konusu ifadelerinin gereğinin yapıldığını Bernard Lewis şöyle itiraf eder: “Ortaçağ İslam dünyası… kendisinden öncekilerden, çağdaşlarından ve kendisinden sonra gelenlerin çoğundan daha fazla özgürlük sunmuştur.”

Özgürlük herkes ve her kesim için vazgeçilmez bir hak olduğuna göre, bu hakkın gaspı durumunda mücadelesini vermek de herkese ve her kesime düşmektedir.

Louis Brandeis: “Tecrübe göstermiştir ki, özgürlüğümüzü en çok korumamız gereken zaman tam da devlet politikalarının yararlı olduğunu düşündüğümüz vakitlerdir. Özgürlük için doğan insanoğlu, kötü niyetli yöneticilerin “özgürlük”e saldırılarını geri püskürtmek için doğal olarak tetiktedir. Özgürlüğe karşı esas büyük tehlike ise iyi niyetli olduğunu düşündüğümüz ama aslında özgürlüğümüze sinsice bir tecavüzü içeren hükümetlerin yaptıklarındadır.”

Ne yazık ki hükümetler/yöneticiler tarafından özgürlüğümüze sinsice ve açıktan tecavüz edildiği ortadadır. Baskı ve şiddetin yaşandığı ülkelerde adalet ve özgürlük ancak hamasetten ibaret kalır.

Özellikle coğrafyamızda sadece örgütler değil, devletler de özgürlükleri baskılamak için şiddeti meşru bir politika ve resmi bir ideoloji olarak benimsemişlerdir.

Savaş da, şiddet ve terör de medeniyetin meşru araçları değildir. Peter Ustinov’un ‘‘Terör yoksulların savaşıdır, savaş ise zenginlerin terörüdür’’ tespitine katılmamak mümkün müdür?

Filistin ve Rojava örneğinde olduğu gibi meşru şiddetin dahi özgürleşmek yerine ölüm, yıkım, göç, yoksulluk, cehalet ve sefalete neden olduğu açıkça görülmektedir. Halkın değil, silahlı unsurların ve işgalcilerin bu yıkımdan güç elde ettikleri ortadadır.

Bu bağlamda denilebilir ki Türkiye'de, PKK ve diğer silahlı unsurların çok yönlü yürüttükleri şiddet ve terör;  iktidarların/hükümetlerin “Terörizm” tezgâhına katkı sunmaktadır. Bu nedenle halkımız daha çok zarar görmekte, geleceğimiz olan gençlerimiz bilinçli ve planlı olarak sinsice tüketilmektedir.

Biliyoruz ki, Kürtlerin ve diğer farklı unsurların hak-adalet-hürriyet-eşitlik gibi taleplerini yok saymak, görmezden gelmek, şiddet gerekçesiyle terörize etmek ‘farklılık’ gerçeğini ortadan kaldırmaz. Önemli olan Türk-Kürt veya başka unsurlar arasında ayırım yapmadan hepimizin ihtiyacı olan adalet ve eşitlik üzerinden herkesin hakkını savunmak, hep birlikte ‘özgürleşmeyi’ başarabilmektir.!

Kanaatime göre ‘özgürlük’ mücadelesi için bize düşen; halklarımız ve insanlarımız için öncelikle ceberut yönetime ve tekli sisteme karşı ortak bir sivil-siyasal tavır-duruş geliştirmektir.

Her türlü baskı ve zorbalığa rağmen fikri ve fiili şiddeti reddederek eğitim-spor-sanat-medya-akademik-bilimsel-kültürel-sivil-sosyal ve siyasal alanlara yönelmeliyiz. Bu alanlarda elde edilecek başarılar bizi zamanın ruhuna uygun olarak özgürleştirecek ve bir arada tutacaktır.!

İnanıyorum ki, zorba olan değil, haklı olan kazanacaktır. Cehalet değil bilgi, savaş değil barış, kurşun değil kalem kazanacaktır. Çünkü güçlü olan değil, doğru ve haklı olan saygındır.

“Özgürlüğünden vazgeçen kimse, insanlıktan, hak ve görevlerinden vazgeçmiş” olacağının bilincinde olarak bilmeliyiz ki mücadelemiz; her kesimi kuşatmak ve herkesin özgürlüğünü kendi özgürlüğümüz olarak görmekle ancak başarıya ulaşacaktır!

Bu bağlamda Efsane lider Nelson Mandela’nın mücadele yöntemi hepimiz için örnek alınmaya değerdir, diye düşünüyorum:

“Yaşadığım sürece hayatımı Afrikalılar'ın mücadelesine adadım, beyaz egemenliğine karşı savaştım, siyah egemenliğine de karşı savaştım. İnsanların eşit fırsatları paylaşarak uyum içinde yaşayacakları özgür bir toplum hayalini kurdum hep.”

Aynı hayali kurmaları için genelde bütün gençlerimize, özelde de Kürt gençlerimize mütevazi bir çağrım olacaktır:

Kürtler bu coğrafyanın kadim ve etkin bir unsurudur, yüzlerce yıldır kendi yurtlarında kuşatılmışlık içinde yaşam mücadelesi verdikleri için birlik, ittifak ve özgürlükten mahrum kalmışlardır.

Hiç şüphesiz özgürlük/âzâdi herkes kadar Kürtlerin de hakkıdır. Bu hakkın talebi ve mücadelesi de kutsaldır ancak sizi temin ederim ki,

Özgürlük namlunun ucunda değildir, bilgisayar tuşlarındadır..!

Özgürlük ve mücadelesi dağlarda Kaleşnikofla dolaşmak değil, dijital teknoloji ile dünyalı olmaktır, teknolojinin sağladığı özgür alanda bilgi toplumu ile buluşmaktır.

Çağımızda silah, şiddet ve terörün özgürleştirdiği ve özgürleştireceği bir toplum/halk yoktur ve olmayacaktır da.

Namluya dizilenler; insanı özgürleştiren kalemler değildir, insanı öldüren kurşunlardır!

Kalemden mürekkep, namludan kan akar. Biri yaşatır, diğeri öldürür. Peki, özgürlük ve özgürleşmek için hangisine ihtiyaç vardır?

Unutmayın, şiddet özgürleştirmez, belki Efendi değiştirir! Özgür bir toplum hayalimizi birlikte gerçekleştirmek için tetiğe değil, hep birlikte bilgisayar tuşlarına basalım!

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (0)
9
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 11 Nisan 2021
İmsak 04:54
Güneş 06:24
Öğle 13:10
İkindi 16:50
Akşam 19:46
Yatsı 21:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Göztepe 33 46
10. Sivasspor 31 44
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 32 36
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 29 39
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. Chelsea 31 54
5. Liverpool 31 52
6. West Ham 30 52
7. Tottenham 30 49
8. Everton 29 47
9. Leeds United 31 45
10. Aston Villa 30 44
11. Arsenal 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 30 66
2. Atletico Madrid 29 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Levante 30 38
9. Celta de Vigo 29 37
10. Athletic Bilbao 30 37
11. Granada 29 36
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 29 33
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü