Kardeş doğu Türkistan'da neler oluyor?

Kardeş doğu Türkistan'da neler oluyor?
01 Ocak 2019 Salı 15:12





Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, doğu Türkistan'da yaşananlara dair dikkat çeken ifadeler kullandı




Türkiye'de doğmuş büyümüş bir uygur Türkü olan Seyit Tümtürk, aynı zamamda doğu Türkistan Milli Meclis Bakanı sıfatını taşıyan Tümtürk, Doğu Türkistan'da yaşananlara dair dikkat çeken önemli ifadeler kullandı.




Ahmet Serin, Dünya Bizim Kültür Portalı'ında Seyit Tamtürk'ün Birlik Vakfı Bursa şubesinde yapmış olduğu konuşmayı aktardı. Söz konusu edilen yazıya göre Seyit Tümtürk, Doğu Türkistan'da yaşanan insanlık dışı acı dıramları dile getirdi.




Dünya Bizim Portalı'nda yer alan yazıya göre konuşmasına şöyle başlamış Tümtürk, “Doğu Türkistan’ı anlatmaya güzel cümlelerle başlamak isterdim ama yazık ki bunu yapamıyorum. Çünkü Doğu Türkistan kıyameti yaşıyor. Doğu Türkistan o halde ki, cenazesinin kaldırılmasını bekleyen bir ölüden farksız”  diye uygur Türklerinin akıl almaz uygulama ve zulümlere marauz kaldıklarını dile getirdi.




Doğu Türkistan Milli Mücadele Başkanı Seyit Tümtürk'ün doğu Türkistan'daki dramatik olayları anlatan konuşmasındaki ilgili bölümler şunlar:




  • İla-yı Kelimetullah olarak adlandırdığımız düşüncenin formüle edildiği yer, Doğu Türkistan’dır. Anadolu’ya, Türkiye’ye gönülden bağlı olan Doğu Türkistan, birçok devletin kurulduğu yerdir. Türklerin İslamiyet’le tanışmasını sağlayan da Türklerin kitle halinde Müslüman olmasını sağlayan da yine Kaşgarlı olan biridir, Abdulkerim Satuk Buğra Han’dır. Türk dilinin ilk sözlüğünü yazan da Kutadgu Bilig’i yazan da yine bir Doğu Türkistanlıdır.”
  • “Doğu Türkistan, Ulu Türkistan olarak da bilinen ata yurdumuzun bir parçasıdır. Yazık ki şimdi Türkistan’ın doğusu Çin’in, Batı’sı ise Rusya’nın zulmü altında inlemektedir. Zaman zaman birbirlerine öldüresiye düşman olan Rusya ve Çin, Müslüman Uygurlar söz konusu olduğunda anlaşıyor ve zulmü ortaklaşa icra ediyorlar. Doğu Türkistan’ı bu kadar önemli yapan nedir, bunu bilmek gerek. Doğu Türkistan hem yer altı hem de yer üstü zenginlik merkezlerinden biridir. Koskoca Çin’in enerji ihtiyacının üçte birini bu bölgenin karşıladığını söylesek bu zenginliğin boyutları anlaşılır herhalde.”
  • “Tarih boyunca Çin, bu bölge üzerindeki emperyal iştahını sürdürmüştür. Tarihe baktığımızda, Çin, Doğu Türkistan’a hükmettiği her dönemde zenginleşip güçlenmiş, hükmedemediği zamanlarda güçsüzleşip zayıflamıştır. Çin, bunu bildiği için Doğu Türkistan üzerindeki emellerinden hiçbir zaman vazgeçmez. Günümüzde de vazgeçmedi. Hala çeşitli yıldırma politikalarıyla bunu yapmaya uğraşıyorlar. Müslüman Uygurları asimile etmek için çok uğraştılar ama bunu başaramadılar. Bunu başaramayınca da Doğu Türkistan’ın demografik yapısını değiştirmeye başladılar. Bölgedeki Türkler için şartları zorlaştırdılar. Çinliler için ise cazip hale getirdiler. Böylelikle Uygurlar bölgeden uzaklaşırken Çinliler bölgeye yerleşmeye başladı. Bu şekilde bölgenin demografik yapısını değiştirdiler. Şu an Doğu Türkistan’da Müslüman kardeşlerimiz azınlık durumundalar. İnce ve zalim politikalarla Mümin kardeşlerimizi bölgeden uzaklaştırıp Çinlileri bölgeye getirdikleri için ileride gerçekleşecek bir referandumda bölge Çin bölgesi olarak bilinecek.”
  • “Çinliler, mümin kardeşlerimizi taciz etmek için her şeyi yapıyor. Bunlar zalimce şeyler. Mesela bir tanesi “Kardeş Aile Projesi”dir. Bu projeye göre, iki aile bir arada yaşamaya başlıyor. İşin aslı, Çinliler zorla mümin kardeşlerimizin evine girerek orada yaşıyor. Ama bu, öyle basit bir yaşama değil. Uzun süreli ve her şeyi paylaşmaya dayalı bir yaşama. Paylaşılan şeyler arasında yatak odası ve yatak da var. Kardeşlerimizin buna itiraz hakları da yok. Buna itiraz eden kişi anında radikal dinci, terörist, ajan ilan edilip daha beter cezalara çarptırılmaktadır.”
  • “Kardeşlerimiz bu hale zaman zaman isyan etmektedir. 1933 yılında kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti, 1934 yılında Çinliler tarafından yıkılmıştır. 1944 yılında Doğu Türkistan Cumhuriyeti yine bir devlet olarak kuruldu. Ama bu devlet de beş yıl sonra yıkıldı. Daha bunun gibi birçok devlet kurma, isyan girişimleri oldu. Ama her girişime dünya sessiz kaldı. Bu da yetmezmiş gibi, Çin’i kendisine rakip gören Rusya, Uygurlar söz konusu olduğunda Çin’i destekledi. 1990, 1995 ve 1999 yıllarında haklarını korumak için harekete geçen kardeşlerimiz acımasızca katledildi. Çin, bu katliamları gözlerden gizledi. Biz bile bu katliamları yıllar geçtikten sonra duyabildik. Çin, Müslüman öldürmek için hiçbir bahaneyi ihmal etmiyor. Kaşgar’da bir mescid inşası için harekete geçen kardeşlerimiz, ayaklanma bahanesiyle bir katliama maruz kalabilmiştir.”
  • “Çin, uzun yıllar boyunca nükleer denemelerini Doğu Türkistan’da yaptı. Bu denemeler sonucunda kardeşlerimizde kanser başta olmak üzere birçok hastalık ortaya çıktı. Çinliler, sadece kendi denemelerini burada yapmadı. İsteyen herkese denemelerini burada yapma izni vererek bu zulmü sürdürdü. Son iki yılda yapılanlar ise kimsenin aklına gelecek şeyler değil: Yüz tanıma sistemi ve her yere yerleştirilen kameralar aracılığıyla artık mümin kardeşlerimiz bir mahalleden bir mahalleye bile neredeyse pasaportla gider hale geldiler. Barkodlarla takip edilen Müslüman kardeşlerimiz, kendileri için belirlenen sınırlar içinde hareket etmeye mecburlar. Bunun aksine bir davranış halinde ise neyle karşılaşacakları belli değil. Bu sistem oturtulduğundan beri kardeşlerimizin dış dünyayla bağları tam olarak kesildi. Bizler iki yıldan beri oradan haber alamıyoruz.”


İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.