Bu kadar deşifre olmasına rağmen ABD nasıl sahipleniyor hala?

Bu kadar deşifre olmasına rağmen ABD nasıl sahipleniyor hala?
19 Aralık 2017 Salı 18:19









 ‘FETÖ yazılır ABD/AB okunur’






  Tunca BENGİN










 FETÖ odaklı iddiaların başında örgütün ABD, İsrail ve AB ile derin ilişkileri var. Ki bunlar ‘FETÖ Çatı İddianamesi’nde ülke ve istihbarat örgütlerinin isimleri verilerek açıkça ifade edilmiş durumda. O nedenle İstanbul’daki ABD Başkonsolosluk görevlisinin ya da Zarrab davasında savcılık lehine tanıklık yapan eski polisin firari FETÖ’cü olması sürpriz değil. Tabii Fetullah Gülen’in iadesi taleplerine yanıt verilmemesi ya da ABD, İngiliz, Alman gizli servisleri yetkililerinden peş peşe gelen FETÖ’ye arka çıkan açıklamalar da... Yani artık gizli değil “aleni” bir ilişki söz konusu. Örneğin ‘FETÖ yazılır ABD/AB okunur” diyen Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski Başsavcısı emekli albay Ahmet Zeki Üçok bu ilişkiyi şöyle tanımlıyor:


“FETÖ, ABD ve AB ülkeleri istihbarat örgütlerinin kontrolünde gelişip büyütülen bir örgüt. Dünyanın her yerinden topladığı bilgileri CIA, MOSSAD ile Alman ve İngiliz istihbaratına aktaran bir yapı bu. Ve artık gizli de değil, çok rahatlıkla görünüyor. Gülen ve örgütünün ABD’nin emrinde olduğu, CIA tarafından kullanıldığı çok açık. Mesela CIA ajanları, öğretmen gibi değişik ülkelerdeki Gülen okulları üzerinden devletlere sızmakta ve istihbari bilgi toplamaktadır.”


Bu kadar deşifre olmasına rağmen ABD nasıl sahipleniyor hala?


“Yine kullanacak da onun için. 169 ülkede örgütlenmiş her tarafa yayılmış bir örgütü kim bir kalemde silip atabilir. Tanzanya’da, Kenya’da, Moritanya’da, dünyanın her yerinde bu örgütün okulları, öğrencileri var. O ülkelerle ilgili bir bilgi istediğinizde onlar size hazır toplayıp veriyorlar. Ajanlarınız gittiğinde onları karşılıyor, alıp yatırıyorlar. Bunların hepsi anlatıldı. Özellikle Azerbaycan’daki okullardaki İngilizce öğretmenlerinin birçoğunun CIA’nın haber toplayıcıları olduğu polisin tespitiyle ortaya çıkarıldı. Yani böyle bir örgütü niye kaybetsin ki. Ben olsam sonuna kadar bu örgütü kullanırım, bunun bir terör örgütü olmadığını her yerde söylerim ki onlar da aynısını yapıyorlar. Bunlardan yararlanmaya devam edecekler o yüzden de arkasında duruyorlar.”


Fetullah Gülen ölse ya da çok zor olmasına rağmen iade edilse de durumun değişmeyeceğini belirten Üçok, devam ediyor:


“Değişmez çünkü bu çok müthiş bir yapı. Bir tane Ahmet, Hasan ya da Fetullah öldü diye hiçbir şekilde dağıtılamayacak kadar bu ülkelerin nezdinde değerli bir örgüt bu. Ayrıca iade edilmeyeceğine de çok eminim ama iade edilse de yerine birini koyup devam edeceklerdir. Dünyanın her yerine yayılmışsın, bulunduğun her ülkenin ileri gelenleriyle organik ilişkiler, bağlar kurmuşsun, bir kişi gitti ya da öldü diye dağıtalım öyle bir şey olur mu? O gidecek yerine başka biri gelecek ve aynı şekilde devam edecek. Zaten şu anda da CIA’nın kontrolünde...”


Bu durumda nasıl temizlenecek?


“Zaman alacak ama şunu maalesef üzülerek söylüyorum Cumhurbaşkanı’nın, Ankara, İstanbul, İzmir’de bir avuç kahraman savcının ve bunlarla beraber çalışan bir avuç polisin dışında elini taşın altına koyarak Fetullah’la mücadele eden hiç kimseyi görmüyorum. Özellikle bazı kişiler mücadele etmekten çekiniyor olabilir, gerçek olan bu...”

Milliyet
19 Aralık 2017

İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.