Usta Gazeteci Fehmi Koru, İstiklal Caddesi Saldırısını Yazdı: Ne Olacak Şimdi?

Gazeteci Fehmi Koru, bugünkü yazısında "Terör eylemi sonrasında her şey bir noktaya kadar mükemmel çalıştı, öyleyse kafalar niye karışık?" ifadelerini kullandı.

GÜNCEL 17.11.2022, 14:32
Usta Gazeteci Fehmi Koru, İstiklal Caddesi Saldırısını Yazdı: Ne Olacak Şimdi?

Gazeteci Fehmi Koru, kendisine ait sitede kaleme aldığı yazıda İstiklal Caddesi saldırısını kaleme aldı. "Canlar alan eylem  var, faili ve onun işbirlikçileri de belli, ancak eylemciye atfedilen itiraflar dışında örgütsel bağ tam kurulamıyor. Ne olacak şimdi?" sorusunu yönelten Fehmi Koru, "Bu soruya son 10 yıl öncesinin herhangi bir diliminde sağlıklı bir cevap bulmak mümkündü; şimdi ise bilgi alma ve bilgiyi yayma kanalları olması gereken açıklıkta çalışmadığı için kafa karışıklığından kurtulmak çok zor. Göreceksiniz, bunun zararı en fazla siyasi ortamı etkileyecek." yazdı.

İşte, Fehmi Koru'nun dikkat çeken o yazısı:

Türkiye’nin gözbebeği İstanbul’un kalbi mesabesindeki İstiklal Caddesi’nde meydana gelen ve altı insanın ölümüne, çok sayıda insanın yaralanmasına yol açan patlamadan sonra, hem eylemci kadının yakalanması hem de onunla irtibatlı olduğuna inanılan 50’den fazla kişinin gözaltına alınması bana eski bir sloganı hatırlattı:

“Olur böyle vakalar, Türk polisi yakalar” sloganını…

Güvenlik güçlerinin kendilerinden beklenen cevvaliyeti göstermesi ülke açısından sevinilecek bir durum.

Eylemin hemen ardından devletin başka birimlerinin de hiç vakit kaybetmeden devreye girdikleri fark ediliyor.

Mesela bir mahkeme olayın üzerinden dakikalar geçmeden yayın yasağı koyabildi.

O yasağın konulmasını bir bakanlığın talep ettiği öğrenildi.

Gazeteleri, TV kanallarını görevlerini yerine getiremez hale getiren yayın yasağıyla birlikte, devletin bir başka biriminin de interneti erişilmez kılan bir uygulamayı devreye soktuğu anlaşıldı. Sosyal medya kullanıcıları bu durumdan etkilendi.

Herkes, ne olup bittiğini, o sırada bir yurtdışı geziye gitmek üzere olan Cumhurbaşkanı ile aynı sıralarda sınır ötesi bir ziyaretten dönen konunun ilk elden sorumlusu bir bakanın yaptığı açıklamalardan öğrenmeye çalıştı.

Verdiğim kronoloji, devletin bu tür olağandışı bir gelişme sonrasında yapılacaklarla ilgili bir ‘tedbirler akışı’ bulunduğuna işaret ediyor.

Her birinin karşısında bir ‘tık’ kutusu bulunan bir tedbirler akışı…

İstiklal Caddesi’ndeki patlama olayında o kutucukların her birine hiç vakit kaybetmeden birer ‘tık’ konulabildi.

Devlet çarkı olağandışılık durumlarına hazırlıklıymış…

Çark olay sonrasında çalıştı.

Peki ya öncesinde?

Ülkemizde beş milyon kadar yabancı -bir bölümü ‘mülteci’ statüsünde- insan yaşadığını biliyoruz. Bunların çoğu Suriye’de patlak veren savaştan kaçan insanlar. Onlar için inşa edilmiş özel bölgelerde yaşayanlar yanında ülkenin dört bir köşesine yayılmış Suriyeliler de var.

Yalnız Suriyeliler mi aramızda?

Ankara’da önce ilaçla uyutulmuş sonra da bıçakla öldürülmüş beş Afgan’la ilgili haber bu hafta medyaya yansıdı. Katil yine bir Afgan’mış ve ülkesine kaçarak izini kaybettirmiş…

Bu haberden Suriyeli -ve bir dereceye kadar Iraklı- Arap yanında, sayıları tam bilinmeyen bir de Afgan nüfusun ülkemizde yaşadığı anlaşılıyor.

İstanbul’da kırmızı bültenle aranan bir Sırp uyuşturucu baronunun yakalandığı haberini de okumuş olmalısınız. Adamın İstanbul’da yaşadığı villanın bahçesinde cesetler arandı. Aynı ülkeden başkaları da İstanbul’u mesken tutmuş.

Listeyi uzatmayayım. Anlatmaya çalıştığım, ülkemizde ‘vatandaş’ statüsü bulunmayan yabancıların önemli bir yekuna ulaştığıdır.

Beş milyondan fazla yabancı.

İstanbul’daki patlama sonrasında bilgimiz dahiline giren bir yeni gerçek daha var: Ülkemiz sınırlarından içeriye girdiklerinde kayıt altına alınan ‘mülteci’ statüsündekiler ile turistik veya başka amaçla Türkiye’ye gelmiş ve burayı mesken tutmuş insanlara ek olarak, bir de hiçbir yerde kaydı bulunmayan yabancılar da aramızda yaşıyorlar.

Eylemci kadın öyle biri.

Bir rivayete göre dört ay önce, bir başka rivayete göre de bir yılı aşkın bir süre önce Suriye’den gelip İstanbul’a yerleşmiş o eylemci kadın.

Üstelik, kalacağı bir yer bulma imkanına kavuşması yanında bir tekstil atölyesinde çalışmaya da başlayabilmiş…

Hiçbir yerde kaydı bulunmadığı halde…

Patlatıldığında canlar alacak bomba malzemesine de sahip olabilmiş kadın eylemci.

Oturduğu semtten İstiklal Caddesi’ne, oradan da evine gidip gelecek kadar yaşadığı kenti de tanıyabilmiş…

Kendisiyle irtibatlı oldukları için gözaltına alınan kişilerin bayağı fazla sayısı -50’den fazla oldukları haberleşti- eylemcinin hayli sosyalleşmiş olduğuna da işaret ediyor.

Eylemini gerçekleştirene kadar böyle bir potansiyel eylemci kadının varlığının ve niyetinin farkına varılmamış olmasını nasıl izah edebiliriz?

Ciddi bir soru bu.

Olan olduktan sonra devletin önceden belirlediği ‘tedbirler akışı’ mükemmel çalıştı, alınması gereken tedbirler -hatta fazlasıyla- alındı. Yayın yasağı, internetin felç hale getirilmesi, bakanlığın, yargının, BTK’nın devreye girmesi, normal yoldan insanlara ulaşması engellenmiş bilgilerin Cumhurbaşkanı ve bir bakan tarafından yapılan tek taraflı açıklamalarla aktarılması… Bunların hepsi birbiri ardına uygulamaya konuldu.

Ancak öncesi büyük bir boşluk.

O boşluk yüzünden de zihinler karışık.

PKK/PYD/YPG ile irtibatlı görülen eylemin, bir Arap kadın ve sayıları 50’yi bulan ve hemen hepsinin Arap kökenli olduğu anlaşılan işbirlikçileri tarafından gerçekleştirilmiş olması şablona tam uymuyor.

Kendisinin suçlandığı eylemleri kabulde hiç nazlanmadığı bilinen PKK’nın bu eylemi üstlenmediği de görüldü.

PYD/YPG örgütleriyle bağları sebebiyle eylemle ilgili olarak ABD de suçlanmaktaydı; ABD büyükelçiliği o ithamları iddiayı yalanlayarak kabul etmedi.

Canlar alan eylem var, faili ve onun işbirlikçileri de belli, ancak eylemciye atfedilen itiraflar dışında örgütsel bağ tam kurulamıyor.        

Ne olacak şimdi?

Bu soruya son 10 yıl öncesinin herhangi bir diliminde sağlıklı bir cevap bulmak mümkündü; şimdi ise bilgi alma ve bilgiyi yayma kanalları olması gereken açıklıkta çalışmadığı için kafa karışıklığından kurtulmak çok zor.

Göreceksiniz, bunun zararı en fazla siyasi ortamı etkileyecek.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 30 Kasım 2022
İmsak 06:31
Güneş 08:01
Öğle 12:58
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü