Meral Akşener Kürsüden Haykırdı: ''Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet, Bay Kriz...''

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gezi davasında Osman Kavala ve 7 kişiye verilen karara çok sert tepki gösterdi. Akşener bağırarak, "Kahrolsun istibdat, kahrolsun zulüm! Yaşasın hürriyet" dedi.

GÜNCEL 27.04.2022, 15:06
Meral Akşener Kürsüden Haykırdı: ''Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet, Bay Kriz...''

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Gezi Parkı davasında Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet ve 7 sanığa 18 yıl hapis cezası kararına tepki gösteren İYİ Parti lideri Meral Akşener “Gezi, bir duruş, bir direniştir. Türk gençlerinin bu direnişi, AK Parti'nin FETÖ ile el ele verip, milli egemenliğimize kastetmesine karşı yapılmıştır. Gezi, milli şuurun ayağa kalkmasıdır. Parola vatan, işareti namus! Kahrolsun istibdat, kahrolsun zulüm! Yaşasın hürriyet, adalet, müsavat ve meşveret. ” dedi. Akşener'in gezi davasıyla ilgili sözleri milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. 

İYİ Parti lideri Akşener, “Siyasette durduğumuz yerler farklı, vaatlerimiz farklı, gündem karşısında aldığımız tavırlar farklı hatta çoğu zaman söylemlerimiz de farklı ama tüm farklılıklarımıza rağmen Türkiye için ortak görüşlerimiz var.” dedi.

Meral Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

Bugün bu yüce Meclis’in çatısı altında buluşabiliyorsak bunu 102 yıl önce bir araya gelen o kutlu iradeye borçluyuz. Bugün saraylarda oturup milletin gerçeklerinde bihaber gezenlere, milletin hakkına girenlere karşı çıkıyorsak bunu 102 yıl önce Ankara Ulus’ta yeryüzündeki tüm saraylardan daha görkemli olan o mütevazi binada yeniden alevlenen demokrasi öykümüze borçluyuz. 23 Nisan’ı içimizdeki tüm burukluklara rağmen yine kutladık. Neşemizi çalanlar, Cumhuriyet coşkumuza yine dokunamadı. Atatürk’ü kıskananlar, ona duyduğumuz sevgi karşısında yine orta yerinden çatladı.

GÖZÜMÜZÜN İÇİNE BAKA BAKA YAPIYORLAR

Millet, vatan ve egemenlik bir araya gelmezse ortada devlet yoktur. Bugün milli birliğimiz AK Parti iktidarı eliyle gün be gün zayıflatılıyor. İnsanlarınız gün be gün ayrıştırılıyor. Milletimizin kendi vatanında yabancı hissetmesi isteniyor. Tüm bunlar bir tek adamın iktidarı sürebilsin diye gözümüzün içine baka baka yapılıyor. Bugün vatan topraklarımız türlü yağmanın ve peşkeşin içinde parsel parsel satılıyor. İktidar, iktidarda kalabileceği her bir gün adına kapalı kapılar ardında Anadolu’yu rehin ediyor.

Kimi zaman da müflis tüccarın evini, barkını satması gibi nereden üç kuruş alacaklarsa ona satıyorlar. Büyük Türk Milleti bugün kronikleşmiş derin bir devlet krizinin içindeyiz. Öfkemizi de umutlarımızı da kırgınlıklarımızı da yeniden tesis etmek, hukuk ve adaleti tek parola yapmak için kullanmak mecburiyetindeyiz. Dün 1920’lerin tarihsel eşiğinde önümüzdeki imtihan buydu.

TÜRKİYE İÇİN ORTAK GÖRÜŞLERİMİZ VAR

Siyasette durduğumuz yerler farklı, vaatlerimiz farklı, gündem karşısında aldığımız tavırlar farklı hatta çoğu zaman söylemlerimiz de farklı ama tüm farklılıklarımıza rağmen Türkiye için ortak görüşlerimiz var. Bu ucube sistemin Türkiye’yi taşıyamayacağı konusunda fikir birliğine sahibiz. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in esasları konusunda fikir birliğine sahibiz. Rantı, yolsuzlukları, hırsızlıkları engellemek için Siyasi Ahlak Yasası çıkarılması konusunda fikir birliğine sahibiz. Mesela Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda fikir birliğine sahibiz. Demokrasinin işletilmesi, Türkiye’nin bir hukuk devleti olması konularından fikir birliğine sahibiz. Biz İYİ Parti olarak ant olsun ki egemenliğimize yeniden sahip çıkacağız. Millet ile devlet arasındaki bağı yeniden güçlendireceğiz.

1920’LERDE ORTAYA KONAN VİZYONUN BUGÜN NERESİNDEYİZ?

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olarak kutlanması Atatürk’ün çocuklara verdiği değerden kaynaklanır. Çünkü Ulusal Egemenlik hedefi ancak milli şuurun nesilden nesile aktarılmasıyla mümkündür. Milletçe çocuklarımıza değer vermemizle mümkündür. Atatürk daha o yıllarda çocuklarımızın ne kadar önemli ve değerli olduğunu gördüğünden tarihte ilk kez yalnızca çocuklara özel bir günü Meclis’imizin kuruluş günüyle özdeşleştirmiş, bayram olarak kutlanılmasını istemiştir. Gazi’nin daha 1920’lerde ortaya koyduğu vizyonun bugün neresindeyiz?

Bugün Cumhuriyetimizi kuran iradenin, çocuklarımıza dair koyduğu o vizyonun, işte bu kadar uzağındayız. 1921 yılında, Çocuk Esirgeme Kurumu’nu kurarak, savaşta babasını, ailesini kaybetmiş, yetim çocuklarımıza, kol kanat geren, o kapsayıcı devlet anlayışının, işte bu kadar uzağındayız. Bugün maalesef, Atatürk’ümüzün çocuklarımıza verdiği değerin, işte bu kadar uzağındayız! Tam da bu nedenle, bugün aramızda, Çocuk Esirgeme Kurumu’nu ortaya çıkaran o anlayışın, günümüzdeki temsilcilerinden biri var.

BAY KRİZ VE ARKADAŞLARI SAÇMALAMADA BİRBİRİYLE YARIŞIYOR

Bay Kriz ve arkadaşlarının ülkemizi içine düşürdüğü ve her geçen gün daha da derinleşen ekonomik kriz milletimizi 100 liralık bakkal çekine mecbur ediyor. Liyakatsiz kadroların elinde milletimiz her gün çile çekiyor. Geometri kitabı yazmış hatta geometri terimlerini Türkçeleştirmiş bir başöğretmenin kurduğu ülkemiz, dört işlemi bile bilmeden ekonomi yöneten bir çapsızlığın vesayetinde perişan oluyor. Bay Kriz ve arkadaşları saçmalama konusunda birbirleriyle yarışır hale geldi. Mesela memleketin okumuş gençleri her fırsatta iteklenip akın akın yurt dışına gitmek zorunda bırakırken Ulaştırma Bakanı çıkıp ‘Bugün yurt dışına mühendis ihraç eden bir konuma geldik’ diye övünüyor. Ulaştırma Bakanı’nın patronu da ihracatı çoğaltmak için doktorlara ‘defolun gidin’ diyor. Meğer ihracat rakamlarını çoğaltmak istiyormuş adam.

ACINASI BİR ŞEKİLDE DURUMU İDARE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Üstelik bu sözüm ona ihracat patlamasıyla övünürken bir yandan da ithalatta rekora koşuyorlar. Sığınmacı ithal ediyorlar. Mühendis ihraç edip çoban ithal ediyorlar. Doktor ihraç edip, maraba ithal ediyorlar. Kendi ülkelerini mülteci kampına çeviriyorlar. Bugün her 10 evden 1’inin elektriği kesik. Ortada böylesine acı bir tablo varken Enerji Bakanı çıkıp ‘Nisan sonu itibariyle yaklaşık 278 bin abonenin elektriğinin kesik olduğunu’ söylüyor.

Görevi memlekette elektriksiz, doğalgazsız ev bırakmamak olan bakan zerre utanmadan 2022 yılı Türkiye’sinde yaklaşık 1 milyon vatandaşımız elektrik gibi temel ihtiyaçtan yoksun olduğunu savunuyor. Siftahsız kepenk kapatan esnafımız ay sonunu getiremiyor. Asgari ücretliler, emekliler, açlık sınırının altında hayatta kalmaya çalışıyor ama ışıltılı gözleri, abuk subuk açıklamaları, bir türlü tutmayan planlarıyla Türk siyaset tarihine şimdiden kara bir leke olarak geçen Nebati Bakanı ‘Gerekirse gemileri karadan yürütür, hedefimize ulaşırız’ diyor. Artık yürütmeyeceğiz, yürüttürmeyeceğiz diyemiyor. Bu söz ne yaptığına dair en küçük fikri bile olmayan liyakatsiz bir bakanın Fatih Sultan Mehmet Han üzerinden hamaset yaparak acınası bir şekilde durumu idare etmeye çalışmasıdır.

IŞIKLAR MÜŞTERİ GELİNCE AÇILIR OLMUŞ

Geçtiğimiz hafta Kırşehir’deydik. Girdiğim birçok dükkanda ışıklar açık değildi. Artık ışıklar müşteri gelince açılan bir adet olmuş. Üretici bir kardeşim, ‘Bu bölgede yaklaşık 50 bin civarında büyükbaş hayvan vardı. Şu anda 17-18 binlerde. İşletmelerin yüzde 75 yakını kapandı. Kalan arkadaşlarımız da yüzde 50 kapasitede çalışıyorlar’ dedi.

Çiftçi bir kardeşim, ‘1980’de 200 dönüm arazim vardı. Sattım sattım çocukları okuttum. 2700 lira emekli maaşı alıyorum. Şimdi ben yeğenime bayram harçlığı göndereceğim nasıl göndereceğim’ diyor.

HER ŞEYE O CAMIN ARKASINDAN BAKMAK DEMEK

Bay Kriz’in sözüm ona ustalık döneminin başyapıtı olan bu ibretlik tablo gençlerimizi nasıl etkiliyor biliyor musunuz? Bir cam düşünün berrak, tertemiz bir cam. İşte gençlerimiz yurt dışındaki yaşıtlarının hayatlarını, yabancı ülkelerde olanları bu camın arkasından tüm çıplaklığıyla görüyorlar. Gördüklerine erişmeye çalıştıklarında o cama çarpıyorlar, canları yanıyor, ruhları sıkılıyor. Onlar o camın arkasındaki hayata ulaşmak için çabalamaktan asla vazgeçmiyorlar. Bugün ne yazık ki gençler için AK Parti’nin Türkiyesi’nde yaşamak demek hayattaki her şeye o camın arkasından bakmak demek. Biliyorsunuz uzun bir süredir gençlerimizi dinliyorum.

GEZİ, MİLLİ ŞUURUN AYAĞA KALKMASIDIR

Millet iradesinin önünde hiçbir güç duramaz. AK Parti’nin insanlarımızı ayrıştırıp, bir millet yerine iki düşman topluluk oluşturma siyasetinin bir parçası olarak 27 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul’da ağaçların sökülmesiyle başlayan olaylardan bugüne 9 yıl geçti. Ağaçların sökülmesi bardağı taşıran son damlaydı. Hatırlayın bu yıla gelinceye kadar iktidarı yönetenlerin ağzından Atatürk’ün ailesine, Cumhuriyet’in değerlerine ve en tepeden Atatürk ve İsmet İnönü’ye iki ayyaş denildiği bir süreçti. En son iki ayyaşla o bardak doldu, ağaçların sökülmesiyle de bardak taştı. İşte bu 9 yıllık sürecin her bir anı müstakbele valisi gibi ülke yöneten bir zihniyetin kararları ve sömürge şirketi gibi ülke yağmalayan bir rantiye oligarşisinin uygulamaları ile geçti. Gezi başlangıcından Bay Kriz’in türlü provokasyon ve müdahalelerle rayından çıkarmasına kadar geçen süreçte ülkücüsünden solcusuna, dindarından sekülerine, kadınından erkeğine, gençlerimizin o dönem ki rejime karşı bir duruş, bir direniştir. Türk gençlerinin bu direnişi, AK Parti’nin FETÖ ile el ele verip, milli egemenliğimize kastetmesine karşı yapılmıştır. Bu direniş çaresizlere ümit olmuştur. Cumhuriyet’imizi tek bir adama mahkum etmek isteyenlere karşı adeta bir duvar olmuştur ve o duvar sayın Erdoğan ve avareleri eliyle rayından çıkarılana kadar da dimdik durmuştur. Gençlerimiz uğruna ölecekleri vatanları, sayın Erdoğan’ın inşaat baronlarına peşkeş çekilmesinin diye gurur duydukları devletleri bir grup meczubun elinde parçalanmasın diye, çok sevdikleri Türk milletinin geleceği tehlikeye düşmesin diye bu direnişi gerçekleştirmiştir. Bu yönüyle Gezi, Türk gençliği için yalnızca bir protesto değildir aynı zamanda milli şuurun da ayağa kalkmasıdır.

YAŞASIN HÜRRİYET KAHROLSUN İSTİBDAT

Sayın Erdoğan’ın Gezi Direnişi’ne iyi gözle bakmasına imkan yoktur. Bu sebeple ‘Gezi’ kelimesinden hep korkmuştur, bu sebeple rayından çıkarmak için elinden geleni yapmış ve başarmıştır. Bu sebeple bugün bile adeta yemin etmiş gibi şahsi bir intikam kovalamaktadır. Aradan geçen 9 yılın sonunda geldiğimiz noktada bugün milletimizin her bir ferdinin çeşitli bahanelerle ve keyfi kararlarla düşman, hain edildiği siyasetin, farklılıklarını ve her türlü düşüncenin bir fare tuzağına hapsedildiği, millet ve memleket soyulurken garibanın kuru ekmeğe mahkum edildiği adına da Partili Cumhurbaşkanı Sistemi denilen bir istibdatın içindeyiz. Bilinmelidir ki hiçbir gayrimeşruluktan yasallık üretilemez. Akıl ve vicdan sahibi hiçbir Türk evladı istibdata boyun eğmez. Şanlı tarihimiz her dönemi ‘Yaşasın Hürriyet kahrolsun İstibdat’ diye haykıran cesur vatan evlatlarıyla doludur.

BUGÜN MESELEMİZ TEMEL HAKLARIN ELİMİZDEN ALINMASIDIR

Nitekim dün saray tiyatroları ile galası yapılan Osman Kavala davası toplum vicdanına ve millet varlığına hançer vuran binlerce yargı trajedisinden yalnızca bir tanesidir. Yargı yetkisinin de saraydaki şımarıkların nargile masalarına çerez edildiğinin bir başka önemli kanıtıdır. Sayın Erdoğan aklınca aylarca üst perdeden beylik laflar ettiği Rahip Bronson davası ile neredeyse kendisini, savcı ilan ettiği, Kaşıkçı davasında, milletin yargı egemenliğini, alenen ve utanmadan satmasının, sadakasını vermiştir. İşte o nedenle bugün, meselemiz, Osman Kavala değildir. Çünkü Osman Kavala, mevcut yasalarla, zaten aklanmış, mahkeme bile bunu kabul etmiştir. Bugün meselemiz; milletimizin her bir ferdinin, kısıtlanamaz, devredilemez, engellenemez temel haklarının, hürriyetlerinin, insanca yaşama arayışının, ve buna dair umut ve hayallerinin elinden alınmasıdır.

MESELEMİZ; İSTİBDAT KARŞISINDA DİK DURABİLME MESELESİDİR

Bugün meselemiz; iktidar araçları ve devlet organları eliyle, paramparça edilen, yabancılaştırılan, mayası ve özü değiştirilen, 1920 yılında, bu çatı altında birleşmiş bir millet ile, onun vatanını ve devletini, bu ucube zihniyetten kurtarma meselesidir. Bugün meselemiz; istibdat karşısında, hürriyet için dik durabilme meselesidir. Çünkü, 1908’de istibdata karşı koyan ruh neyse, Gezi de odur. 31 Mart’ta, meşrutiyeti yıkmaya kalkışan darbecilerin, karşısında duran irade neyse, Gezi de odur. Demokrasi için seferber olan, o günün Türk Gençleri neyse, ağacına, parkına ve heykeline sahip çıkan, Gezi’deki Türk Gençleri de odur.

YAŞASIN HÜRRİYET, ADALET, MÜSAVAT VE MEŞVERET

Türk modernleşmesinin önünde, her zaman engeller olacak. Her devirde, mutlaka yeni Derviş Vahdeti’ler çıkacak. Her devirde, bizi bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahlarımız olacak. Varsın olsun. Çünkü her devirde, bu vatanın Bekçiliğini yapacak gençleri de olacak. Vahdeti’lerin karşısına dikilecek, Mustafa Kemal’leri de olacak. Topçu Kışlası hayallerine kapılanların karşısında, dimdik duran çapulcuları da olacak. İşte o nedenle buradan, bir kez daha ilan ediyorum. Parola vatan, işareti namus! Kahrolsun istibdat, kahrolsun zulüm! Yaşasın hürriyet, adalet, müsavat ve meşveret!

Yorumlar (0)
29
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 27 Haziran 2022
İmsak 03:26
Güneş 05:27
Öğle 13:12
İkindi 17:12
Akşam 20:47
Yatsı 22:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü