İktidara Yakın Yusuf Kaplan'dan İğneli Mesajlar:''Yerli Sömürgeciler, Özü Gür Değil. Sözü Gür Sadece..."

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, "Türkiye’de özgün ve özgür bir hukuk sistemi yok. Yok; çünkü, Türkiye’deki hukuk sisteminin özü gür değil. Sözü gür sadece." dedi.

GÜNCEL 08.03.2021, 14:37 08.03.2021, 14:46
İktidara Yakın Yusuf Kaplan'dan İğneli Mesajlar:''Yerli Sömürgeciler, Özü Gür Değil. Sözü Gür Sadece..."

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan Türkiyede hukukun özünün uygulanmadığını ifade etti.

Kaplan, "Batılıların Türkiye’yi fiilen işgal etmelerine gerek kalmadı: Batılıların işgal ettiklerinde yapacaklarını içimizdeki yerli sömürgeciler hukuk ve eğitim sistemi aracılığıyla yaptılar." diye yazdı.

Yusuf Kaplan'ın "Hukuk diktası” sona erdirilemediği sürece..." başlıklı yazısı şöyle:

"Yazının sonunda söyleyeceğim şeyi başında söyleyeyim: Bu ülke, tavan’dan hukuk üzerinden laik kurumlar yoluyla, sosyolojik olarak da taban’dan laik eğitim sistemi vasıtasıyla kendi kendini sömürgeleştirdi.
Böylelikle bütün medeniyet iddialarını terk etti.
Böylelikle Müslüman kimliği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi.
Böylelikle Batılıların Türkiye’yi fiilen işgal etmelerine gerek kalmadı: Batılıların işgal ettiklerinde yapacaklarını içimizdeki yerli sömürgeciler hukuk ve eğitim sistemi aracılığıyla yaptılar.
Hukukta reform ve yeni anayasa tartışmalarına ışık tutabileceği düşüncesiyle bu sütunda beş yıl önce yayımlanan bir yazımı tozunu alarak paylaşıyorum sizlerle.
MODERN HUKUK: HÜKMETME’NİN DAYANAĞI
Hukukun fazla geliştiği yerde de, hukukun hiç gelişmediği yerde de, insan da yoktur hukuk da aslında.
Hukukun gelişmediği yerde, yalnızca açık zulüm vardır; hukukun fazla geliştiği yerde ise örtük zulüm hükümfermâdır. Dolayısıyla her iki yerde de hukuksuzluk hükümrandır yalnızca.
Modern hukuk, aşırı gelişmiş bir hukuktur. Modern hukukun aşırı gelişmiş olması, hukuk düşüncesinin değil, siyaset düşüncesinin gelişmiş olmasının sonucudur.
Başka bir deyişle, modern Batı hukuku antroposantrik’tir / insan-merkezci’dir: İnsanı her şeyin merkezine alır. Tanrılaştırır. Hükümran kılar. Ama sonuçta, bütün hakları izafileştirir, çatışmaları keskinleştirir ve insanın, sistemin hükümranlığına kurban gitmesine yol açar.
O yüzden modern Batı hukuku, siyasetin ve siyaset düşüncesinin yedeğinde gelişmiştir: Siyasetin temel hedefi hükmetmektir; siyaset düşüncesinin temel meselesi ise, hükümranlık problemi.
İşte bu nedenle, modern Batı hukuku, kaçınılmaz olarak, insanı, “potansiyel suçlu” ve “potansiyel kötü” olarak görür. Modern siyaset felsefesinin, hukuk düşüncesinin ve liberal fikriyatın kurucu babalarından Thomas Hobbes’un “insan, insanın kurdudur” demesinin gerisinde yatan temel sâik burada gizlidir.
Hak ve hakikat fikrinden yoksun bir hukuk nosyonu, ne kadar insan-merkezci olursa olsun insanı ve hayatı eksene almaz; sistemi ve sistemin bekasını eksene alır. Ve insanı, sistemin önünde “takoz” olarak görür. Tanrı’ya, tabiata ve insanlara HÜKMETMEK, yegâne varlık ve varoluş nedenine dönüşür.
Özetle, modern Batı hukukunda, geliştirilen onca “hümanist” ve “liberal” söyleme rağmen, aslolan hikmet ve adalet, hakikat ve hakkaniyet değil, hükmetmek ve hâkimiyet kurmak, sistemin bekasını teminat altına almaktır.
Bu da kimi zaman açık, çoğu zaman da örtük zulümle sonuçlan/mışt/ır. 400 yıllık Batı hâkimiyeti tarihi, bu iki zulüm türünün geçit resmi gibidir o yüzden.
İSLÂM HUKUKU: HİKMET VE ADALETİN KAYNAĞI
Oysa İslâm hukuku, hükmetmeyi değil, hikmeti ve izzeti; hâkimiyet kurmayı değil, hakikati ve adaleti esas alır.
O yüzden İslâm’ın, insanı, insanın kurdu değil, yurdu, umudu ve ufku olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Çünkü İslâm, “liteârefû” sırrı gereğince, tanıma’yı, tanışma’yı ve tanış olma’yı eksene alır her alanda ve her düzlemde.
Hikmeti yitirenler, izzetlerini ve iffetlerini yitirmekten; hakikati yitirenlerse, adaleti ve hakkaniyeti bitirmekten kurtulamazlar. Ve sonuçta, kendi bitişlerinin tohumlarını ekmiş olurlar.
Hikmet, her şeyin gâyesidir. Hakikatse, hikmetin yegâne kaynağı ve adaletin tek dayanağı.
Bir yerde hukuk, hikmete dayanır ve hakikate yaslanırsa, orada adalet ve hakkaniyet tecellî eder. Ama bir yerde hukuk, hükmetmeye dayanır ve hâkimiyet kurmaya yaslanırsa, orada adalet biter ve hakkaniyet de, merhamet de çekilir aradan ve sürgün yer, başka yere gider oradan.
TÜRKİYE’DEKİ HUKUKUN ÖZÜ DEĞİL, SÖZÜ GÜR SADECE!
Türkiye’de özgün ve özgür bir hukuk sistemi yok. Yok; çünkü, Türkiye’deki hukuk sisteminin özü gür değil. Sözü gür sadece. Toplumu silbaştan sekülerleştirmek için Batı’dan ithal edilen ve tepeden dayatılan, o yüzden de zorba nitelikler arzeden bir makina, toplumu adam etmek için sopa işlevi görür.
Modernleşme sürecinde, aslında biz hukukumuzu yitirdik, hakikati yitirdiğimiz için… Adaleti bitirdik, hakikati terk ettiğimiz için… Merhameti ve vicdanı kaybettik, Hakk’ın rahmet sesine kulaklarımızı tıkadığımız için…
Hak ve hukuk fikrini yitirdik, “el çabukluğu marifet” diyerek medeniyetimizin köklü hukukunu yok saydığımız için… Batı’dan hukuk devşirerek nevzuhûr hükümranlar icat ettiğimiz ve milletin hukukunu gasp ettiğimiz için… Ve nihayet milleti “karambole getirerek” Hakk’ın hakikat çağrısını, hukuk, hayat ve anlam haritasını “çarmıha gerdiğimiz” için…
“DİKTA”YA DÖNÜŞEN HUKUK!
Sonuçta, deyim yerindeyse, bir “hukuk diktası” kurduk, topluma tepeden laik bir kimlik dayattık. Hukukla toplumun önünü kestik: Bunun en somut iki göstergesi, 30 yıl hukuk yoluyla dayatılan başörtüsü yasağı ve Türkiye’nin kapatılan partiler mezarlığına dönüşmesidir.
Türkiye, Batılılar tarafından fiilen sömürgeleştirilemedi ama kurumları hukuk diktasıyla İslâm’dan temizleyerek, toplumu da eğitim sistemiyle İslâmî duyarlıklardan, ruhtan ve kimlikten uzaklaştırarak içeriden sömürgeleştirildi bu ülke!
Böylelikle bu ülkenin Batılılar tarafından işgal edilmesine gerek kalmadı; zihnimiz işgal edildi ve toplum bütün kurumlarıyla İslâm’dan arındırıldı!
Bu toplum, bundan büyük bir cinayet yaşamadı. Hukuk diktasının, dolayısıyla Batılıların içimizdeki “beyinsizleri” kullanarak elde ettikleri zafer bu!
Bu “hukuk diktası” tartışılmadığı ve aşılamadığı sürece hem yeni ve güçlü bir anayasa yapılamaz hem de bu toplum belini doğrulatamaz. Vesselâm.
Yorumlar (0)
25
az bulutlu
Namaz Vakti 26 Temmuz 2021
İmsak 03:58
Güneş 05:46
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:35
Yatsı 22:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü