Gençler Neden Yuva Kuramıyor ve Neden Evlilikten Kaçıyor? İşte Nedenleri....?

Türkiye gençlerin neden evlenemediğini konuşuyor. Peki gençler neden evlenemiyor? Milligazete.com.tr olarak gençlerin sorunlarını ortaya koyduk. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu durumdan haberi var mı?

Gençler Neden Yuva Kuramıyor ve Neden Evlilikten Kaçıyor? İşte Nedenleri....?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan’ın 'Maalesef gençlerimiz genç yaşta evlenmiyor' ifadelerinden sonra Türkiye'de gençlerin neden evelenemediğini konuşuyor. Toplumun temel yapı taşı aile, günden güne yok oluyor. Yuva kuramayan birçok genç evlilik dışı çarpık ilişkilere yöneliyor. Uzmanlar ise sonuçlarının toplumun yapısını bozacağını düşünüyor. MilliGazete.com.tr olarak gençlerin neden evlenemediğini istatistiklerle ortaya koyduk.

ÜNİVERSİTEDEN SONRA 3 YIL İÇİNDE İŞ BULMA İHTİMALİ YÜZDE 64! 

Gençlerin yuva kuramamasının en büyük sebepleri arasında işsizlik geliyor. Türkiye’de 12 yıl zorunlu eğitim ve öğretim yılını tamamlayan bir genç ortalama olarak 18 yaşında oluyor. Üniversite ile birlikte bu yaş oranı ortalama 22. Eğer üniversiteden önce bir hazırlık süreci yaşandıysa ve okulun uzaması söz konusu ise bu ortalama 24-25 yaş ortalamasına çıkıyor. Mesleki olarak hiçbir tecrübesi olmayan gençler üniversite bittikten sonra 3 yıl içinde iş bulma ihtimali ise yüzde 64,2 oranla gerçekleşebiliyor. 

İŞSİZLİK EN BÜYÜK ETKEN! 

Türkiye’de genç işsiz oranı giderek artış gösteriyor. TÜİK verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı son 15 yılda 10 kat arttı. 2019’da 4 kayıtlı işsizden biri üniversite mezunuydu. 2019 Ekim ayı işgücü istatistiklerine göre 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 puan artışla, %25,3, istihdam oranı ise 1,9 puan azalarak %32,8 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 0,8 puanlık azalışla %43,8 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık artışla %26,0 seviyesinde gerçekleşti.

EVLİLİK YAŞI GİDEREK YÜKSELİYOR! 

TÜİK verilerine bakıldığında 2001 yılından bu yana Türkiye'de evlilik yaşında önemli bir artış gözlemleniyor. 2001 yılında kadınlarda ortalama ilk evlilik yaşı 22,7 iken, 2018 yılında bu sayı 2,1 artarak 24,8'e ulaşıyor. Erkeklerde ise 2001 yılında 26 olan ortalama ilk evlilik yaşı 2018 yılında 1,8 artarak 27,8 oluyor. Ancak eğilimler bu yönde devam ederse, erkeklerde ortalama ilk evlilik yaşı 2040 yılında 30'u aşması bekleniyor.

EVLİLİK AZALIYOR BOŞANMALAR ARTIYOR

İstatistiklere bakıldığında toplumun temel yapı taşı aile, günden güne yok oluyor. Türkiye’de evlenmeler giderek azalırken boşanmalar ise tam tersine artmakta. Türkiye'de 2018 yılında evlenen çift sayısı 553 bin 202, boşanan çift sayısı ise 142 bin 448'di. Evlenen çiftlerin sayısı 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 2,9 azalması, boşanan çiftlerin sayısı ise yüzde 10,9 artması aile kavramının giderek yok olduğunu gösteriyor. Evlilik çağına gelmesine rağmen güvensizlik, maddi durum sorunları ve çevrenin etkisi gibi etkenlerle yuva kuramayan birçok genç evlilik dışı çarpık ilişkilere yöneliyor. 

MADDİYAT ÖN PLANDA

Milli Gazete.com’a konuşan Sosyolog Arzu Günalay, Gençlerin evlenememesinin sebeplerini ortaya koydu. Günalay, “Toplumumuzda evlilik zorlaştırıldı. Ailelerin maddi talepleri insanları nikahsız bir şekilde hayat sürmeye götürüyor. Kişilerin birbirine güveni neredeyse kalmadı diyebileceğimiz bu zamanda istediği zaman zarar etmeden ayrılmak daha kolayına geliyor. Evlenmek maddi açıdan ömür boyu borç ödeme haline geldi. İnsanları sevmek yerine eşyaları sevmeye gönül verdiğimiz şu dönemde maddiyat büyüt etkili. Her şeyin iyisinin olması gerektiği aşılanıyor. Bu bir algı yanılmasıdır. Peygamberimizin de sav dediği gibi ‘’ nikahın hayırlısı külfeti az olandır’’ hadisine uyarak çocuklarına maddiyatın değil de güzel ahlakın geçim sebebi olduğunu bilerek yönlendirmeleridir” diye konuştu. 

“TOPLUMUN YAPISI GİDEREK BOZULACAKTIR” 

Gençlerin evlenememesinin toplum açısından büyük zararlarının olduğunu dile getiren Arzu Günalay, “Nikahsız beraberliklerin serbest olması, ailelerin de bu konuda hassas davranmaması, herkes özgür düşüncesinden çıkıp da biz bir bütünüz, bir kişiye zarar bir aileye zarar mantığıyla bakılmadığı sürece; babası başında olmayan çocuklar, annesi babası tarafından öldürülmüş çocuklar, utançtan dışarıya çıkamayacak hale gelen aileler olmaya devam edecektir. Bu çocukların ilerde büyüdüklerinde merhametsiz, saldırgan, duygusuz birer birey olacakları da kaçınılmazıdır. Toplumu toplum yapan vaktiyle geçirdiğimiz çocukluk çağıdır” şeklinde konuştu. 

Kaynak:Milli Gazete / Baki Sancak

Ahmet Kacir

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER