Gazeteci Fehmi Koru'dan Çok Konuşulacak Tespit: Bana 12 Yıl Öncesini Hatırlattı

Gazeteci Fehmi Koru gündem dair fikirlerini paylaştığı fehmikoru.com web sitesinde Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği karşısında takındığı tavrı değerlendirdi.

GÜNCEL 19.05.2022, 15:56
Gazeteci Fehmi Koru'dan Çok Konuşulacak Tespit: Bana 12 Yıl Öncesini Hatırlattı

Gazeteci Fehmi Koru, bugün kendi web sitesinde kaleme aldığı yazısında, '' İsveç ve Finlandiya’ya itiraz 12 yıl önce NATO’da yine Türkiye’nin yaşattığı olayı bana hatırlattı'' başlığını kullandı.

Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği karşısında takındığı tavrı, bundan 12 yıl önce Danimarka eski başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliği için adı geçtiğindeki sergilediği tavırla karşılaştıran Koru, yaşanılan süreci ve meydana gelen gelişmeleri çok detaylı bir şekilde yorumladı.

Fehmi Koru'nun yazısının tamamı şu şekilde:

Ukrayna’ya Rusya’nın saldırısının daha ilk günden beklediğim sonucu, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşmuş ve bazen bozulma emareleri gösterse bile bugüne kadar etkisini sürdürmüş ‘yeni dünya düzeni’ne son vermesidir.

Yeni bir ‘yeni dünya düzeni’ beklentisi bu.

Fazla beklemem gerekmedi, artık eskimeye yüz tutmuş düzenin en belirgin özelliklerinden ‘tarafsız’ olmakla övünen Avrupa ülkelerinden ikisi, İsveç ile Finlandiya, bu statülerinden vazgeçmeye ve NATO’ya üye olmaya karar verdi.

Her iki ülke konuyu karar alma mekanizmalarından geçirdi; bugün “Bizi üye kaydedin” talebiyle NATO’nun kapısını çalacaklar.

Napoleon’un Avrupa’yı  Fransa boyunduruğu altına sokma girişimi olarak başlattığı savaşlar (1803-1815) sonrasında, İsveç, kendisini çıkabilecek ihtilaflarda ‘tarafsız’ kalmaya adamış, o dönemden sonra herhangi bir savaşa katılmamıştı.

Finlandiya da öyle.

İkinci Dünya Savaşı’nı takiben kurulan iki bloklu yeni düzende de bu tercihlerini sürdürmüştü iki ülke ve davet edilmelerine rağmen NATO’ya üye olmamışlardı.  

Türkiye kendine özgü sebeplerle İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı çıkacağı izlenimini veriyor, bu konuda en yetkili ağızlardan da açıklamalar yapılıyor; NATO’da kararların ittifakla alınması gerektiği için, itiraz konu oylanana kadar sürerse onları aralarında görmek isteyen üye ülkelerin hevesleri kursaklarında kalabilir.

Ancak yine de böyle bir sonuçla karşılaşmayı kimse beklemiyor.

Konuyla ilgili pazarlıkları sürdürme görevi dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na bırakılmış gibi.

Çavuşoğlu  ABD’de. New York’a Birleşmiş Milletler’de yapılacak ‘göç’ konulu toplantıya katılmak üzere geldi ama programında ABD dışişleri bakanı Anthony Blinken’le görüşme de var. İkili Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine itirazlarını da görüşecek.

İsveç ve Finlandiya’yı ilgilendiren bir konunun ABD ile görüşülecek olması tuhaf gelebilir. Gelmesin. Konu NATO ile ilgili ve NATO’nun patronu da ABD. 

Rusya’nın başlattığı savaş, ABD’nin Baltık bölgesindeki ‘tarafsız’ ülkeleri NATO’da üye görme arzusunu depreştirdi; Putin’in komşularına saldığı dehşet, İsveç ve Finlandiya politikacılarının kimyalarını bozdu.

Muhalefetleri de büyük çapta iktidar partilerini destekledi ve iki ülkeden NATO üyeliği kararı öyle çıktı.

Türkiye’nin Avrupa’nın kuzeyindeki ülkelerle NATO zemininde yaşadığı ilk sorun değil bu. 

ABD’nin o zamanki başkanı Barack Obama, NATO’ya genel sekreter aranırken, Danimarka başbakanı (2001-2009) olarak tanıdığı Anders Fogh Rasmussen’in o göreve getirilmesini istemişti. Türkiye o zaman bu isteğe karşı çıktı.

Danimarka’yı İslam dünyasında ‘en İslam karşıtı ülke’ durumuna getiren karikatür krizi (2005) yüzünden…

Bir Danimarka gazetesi İslam Peygamberi’ni karikatürize eden bir yayın yapmış, uluslararası bir krize yol açan bu yayın, Rasmussen’in başında bulunduğu hükümet tarafından ‘basın özgürlüğü’ kapsamında değerlendirilmişti.  

Danimarkalı politikacının NATO genel sekreterliği Türkiye’nin itirazı yüzünden çıkmaza girdi.

ABD –Obama– yine de isteğine erişti, Rasmussen NATO genel sekreteri oldu (2009-2014).

Obama başkanlıktan ayrıldıktan sonra kaleme aldığı ‘A Promised Land’ (Bir Vaat Edilmiş Toprak) adıyla yayımlanan anılarında (14. Bölüm) o günlerde yaşananları etraflıca anlatıyor. 

Bir zihin kaymasıyla…

Rasmussen’in genel sekreterlik oylamasının yapıldığı NATO zirvesinde o zaman başbakan olan Tayyip Erdoğan ile görüşerek sonuç aldığını yazıyor. Oysa, o NATO zirvesinde Türkiye’yi o zaman cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül temsil etmişti. 

Obama, Türkiye’nin genel sekreter yardımcılarından birinin bir Türk diplomatı olması ile ittifakın komuta kademesinde Türk generallerin de yer alması taleplerini kabul ederek konunun tatlıya bağlanmasını getiren pazarlığı, zirveden önce yaptıkları özel görüşmede Gül’le yürütmüştü.

Nedense görüştüğü kişinin Cumhurbaşkanı Gül değil Başbakan Erdoğan olduğunu sanıyor Obama.

Zihin kayması besbelli.

Sanıyorum, Obama’yı yanıltan, anılarını yazarken göz attığı gazete kupürleri olmuş. İki liderin ülkeleri adına yürüttükleri görüşmede vardıkları mutabakatı dünyayla paylaşan o sırada Türkiye’de bulunan Tayyip Erdoğan olmuştu çünkü. 

Ajanslar ve onlardan da medya, varılan mutabakatı Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sözleriyle duyurmuşlardı.

Obama, anılarında, Türk tarafına “Engellemede ısrarcı olunursa Türkiye’ye yapacağım gezi de etkilenir” dediğini de aktarıyor.

Kitaptan, tanıdığı ve bir ara ‘en beğendiği beş dünya liderinden biri’ olduğunu duyurduğu Tayyip Erdoğan ile ilgili görüşlerini de öğreniyoruz ABD başkanının. 

Okuyalım: 

“Başbakanı samimi ve ricalarım konusunda genellikle olumlu buldum. Yine de o konuşur ve değişik konulardaki rahatsızlıklar ile dikkat çekmek istediği kaymalardan söz ederken uzun boyunun öne doğru eğildiği, sesinin bir oktav yükseldiği oluyordu ve ben ondan demokrasi ile hukuk devleti ilkelerine ancak kendi gücünü korumaya yaradıkları müddetçe bağlılık göstereceği yolunda güçlü bir izlenim alıyordum.”

Türkiye adına şimdi ABD ile yürütülecek müzakere masasında bu kez, ‘terörist’ tanımına açıklık getirilmesi ve NATO’ya üye ülkelerin -bunu ABD diye anlamalıyız- uyguladıkları yaptırım kararlarının kaldırılması konuları gündemde. 

Gerçi pazarlığı Çavuşoğlu mevkidaşı Blinken ile yapacak ama herkes esas müzakerecilerin Tayyip Erdoğan ile  Jeo Biden olduğunu biliyor.

Joe Biden sekiz yıl boyunca (2009-2017) Obama’nın başkan yardımcısıydı.

Müzakereden çıkacak sonucu bu kez kim duyurur?

Türkiye yeni ‘yeni dünya düzeni’ni engelleyen ülke olur mu?

Ne karar çıkarsa çıksın, o karar yeni ‘yeni dünya düzeni’nin ilk yapı taşı olacak.

Yorumlar (0)
28
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 27 Haziran 2022
İmsak 03:26
Güneş 05:27
Öğle 13:12
İkindi 17:12
Akşam 20:47
Yatsı 22:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü