Fehmi Koru'dan Erdoğan'a Saray Uyarısı: Gerçekleri Hatırlatması Gerek

Gazeteci Fehmi Koru, kendisine ait sitede kaleme aldığı bugünkü yazıda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'a ekonomi üzerinden yüklendi.

GÜNCEL 29.05.2022, 15:42
Fehmi Koru'dan Erdoğan'a Saray Uyarısı: Gerçekleri Hatırlatması Gerek

Gazeteci Fehmi Koru, kendisine ait sitede kaleme aldığı yazıda pazara gittiğini ifade ederek yaşadığı izlenimleri paylaştı. "Dün -Cumartesi- eşimle birlikte bizim mahallenin pazaryerine gittim. Son zamanlarda edindiğim bir alışkanlık bu; eşim haftalık alış-verişini yaparken ben de hem tezgahları ve satıcıları gözlüyor, hem de alıcıların yüzlerini ve varsa tepkilerini izlemeye çalışıyorum. İki olayla karşılaştım dün." diyen Gazeteci Fehmi Koru, "Tezgahlar arasında dolaşırken, bayağı yaşlıca bir adamın, gözleriyle yere bakarken ağzından ancak yanından geçenlerin işitebileceği hafif bir sesle, adeta mırıldanırcasına, “Poşetlerinizi taşırım, bir-iki liraya” dediği kulağıma geldi. Araçla seyahat edenlerin trafiğin yavaşladığı yerlerde önlerine çıkan birilerinin, ellerindeki kağıt mendilleri veya kalemleri uzattıkları ve doğrudan dilenmek yerine bu yolla para toplamaya çalıştıkları oluyor ya, işte o türden görüntüler şimdilerde çoğaldı.  Yollar daha çok kesiliyor ve daha çok kişi araç sahiplerinden bu yolla medet umuyor. Bir-iki liraya poşet taşımak isteyen yaşlı adamın kağıt mendil veya kalem alacak kadar da parası olmadığını düşündüm. Kafam ona takılmış talebini işiten var mı diye etrafa bakınırken, bu defa öğrenci olduğu her halinden -ve bu arada sırt çantasından da- belli olan bir gencin, doğrudan, “Otobüsle memlekete gidebilmem için bana 5 lira verebilir misiniz?” talebiyle karşılaştım. Evet, sadece 5 TL istiyordu o genç." yazdı.

"GERÇEKLERİ HATIRLAMALI"

Cumhurbaşkanı ve  AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'a saray uyarısında bulunan Gazeteci Fehmi Koru, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hayatın içerisinde pişmiş biri olduğu için bu görüş bana ters geliyordu. İstanbul’un kendine özgü bir semti olan Kasımpaşa’da doğmuş biri o; hayatının en uzun bölümü doğduğu muhitte geçmiş. Ankara’ya geldiğinde de başbakanlık konutuna taşınmak yerine Keçiören’de bir apartman dairesinde oturmayı seçtiğini biliyoruz. Şimdi bazılarının ‘saray’ da diyebildiği bir mekanda yaşıyor diye hayat tarzı değişmiş olabilir mi? Gerçekleri birilerinin kendisine hatırlatması gerekecek kadar?" ifadelerini kullandı.

İşte, Gazeteci Fehmi Koru'nun o yazısı:

Pazaryeri gözlemlerimle ülkemiz ekonomisinin durumu

Direndim, direndim, sonunda ben de “Cumhurbaşkanı’na yanındakiler gerçekleri söylemiyorlar” diyenlerin safına katılmaya karar verdim.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hayatın içerisinde pişmiş biri olduğu için bu görüş bana ters geliyordu. İstanbul’un kendine özgü bir semti olan Kasımpaşa’da doğmuş biri o; hayatının en uzun bölümü doğduğu muhitte geçmiş. Ankara’ya geldiğinde de başbakanlık konutuna taşınmak yerine Keçiören’de bir apartman dairesinde oturmayı seçtiğini biliyoruz. Şimdi bazılarının ‘saray’ da diyebildiği bir mekanda yaşıyor diye hayat tarzı değişmiş olabilir mi?

Gerçekleri birilerinin kendisine hatırlatması gerekecek kadar?

Sanmıyordum.

En son, “Ülkemizde aç insan yok” anlamına gelen bir cümle kurduğunu öğrenince ben de “Olabilir” diyenler safına katıldım.

Ülkemiz ekonomisi hayli zamandır kötü durumda. Hayat herkes için pahalı ama özellikle dar gelirli vatandaşların işi çok daha zor. Onların yine de bir gelirleri var, ya işsizler? Tarihin en yüksek işsizler ordusu günümüzün sorunu. Üniversite mezunları arasında iş bulamayanlar çok, bazıları çoktandır iş bulmaktan umut kesmiş durumda. İş bulabilen azınlık da mezun oldukları dallarla hiç ilgisi bulunmayan işlerde çalışmak zorunda.

Dün -Cumartesi- eşimle birlikte bizim mahallenin pazaryerine gittim.

Son zamanlarda edindiğim bir alışkanlık bu; eşim haftalık alış-verişini yaparken ben de hem tezgahları ve satıcıları gözlüyor, hem de alıcıların yüzlerini ve varsa tepkilerini izlemeye çalışıyorum.

İki olayla karşılaştım dün.

Tezgahlar arasında dolaşırken, bayağı yaşlıca bir adamın, gözleriyle yere bakarken ağzından ancak yanından geçenlerin işitebileceği hafif bir sesle, adeta mırıldanırcasına, “Poşetlerinizi taşırım, bir-iki liraya” dediği kulağıma geldi.

Araçla seyahat edenlerin trafiğin yavaşladığı yerlerde önlerine çıkan birilerinin, ellerindeki kağıt mendilleri veya kalemleri uzattıkları ve doğrudan dilenmek yerine bu yolla para toplamaya çalıştıkları oluyor ya, işte o türden görüntüler şimdilerde çoğaldı. 

Yollar daha çok kesiliyor ve daha çok kişi araç sahiplerinden bu yolla medet umuyor.

Bir-iki liraya poşet taşımak isteyen yaşlı adamın kağıt mendil veya kalem alacak kadar da parası olmadığını düşündüm.

Kafam ona takılmış talebini işiten var mı diye etrafa bakınırken, bu defa öğrenci olduğu her halinden -ve bu arada sırt çantasından da- belli olan bir gencin, doğrudan, “Otobüsle memlekete gidebilmem için bana 5 lira verebilir misiniz?” talebiyle karşılaştım.

Evet, sadece 5 TL istiyordu o genç.

Utandım. 

Pazaryerinde her hafta belli yerde açılan tezgahlardan bazılarının yeri bu hafta boştu.

Bu hafta sebze fiyatları geçen haftalara göre hafifçe ucuzlamış gibiydi.

Önceleri kilosu 20 TL’nin altında domates bulunmazken bu hafta 16 TL yazan etiketler de gördüm.

“Salatalık 10 TL” etiketleri ağırlıktaydı. Herhalde vakit akşam üzeri olduğu için, “Salatalık 8 lira” diye bağıran satıcılar da vardı.

Kısa süre içerisinde yapabildiğim gözlem özetle şu oldu: Eşim gibi haftalık sebze-meyve ihtiyacını karşılamaya gelmişlerden daha çok benim gibi gözleriyle etiket kontrolü yapanlar ağırlıktaydı pazarda.

Birkaç gün önce yine semtimize yakın bir yerdeki markette dolanırken, bir-iki hafta öncekinden daha yüksek fiyatlı bir etikete biraz da şaşkınlıkla durup bakınırken, yanıma yaklaşan biri, “Son zamanlarda fiyat artışlarını fark etmeyelim diye malların raflardaki yerleri değiştiriliyor” diye kulağıma fısıldamıştı.

Ne kadar değiştirirlerse değiştirsinler, artışı fark etmemek imkansız…

Önceleri “Aa, 100 TL’ye çıkmış” hayret nidalarımıza sebep olan 1 kg tereyağının fiyatı, aynı markette bu hafta 150 TL.

Aynı marka tereyağı iki haftada %50 fiyat artışına uğramış durumda.

Yazın sebze-meyve bolluğu sebebiyle fiyatlarda ucuzlama olacağı ve turizmden dolar girdisi artacağı için enflasyonda ve kurda gerileme beklentisinde olanlar var. 

Boşuna bir beklenti her ikisi de…

Fiyatlar mevsim dinlemeden artıyor, kur da kendine özel sebeplerle dur durak dinlemiyor.   

Millet marketlerden daha ucuz diye pazara gidiyor, ancak fiyatları görünce çoğu evine eli boş dönüyor.

Alış-veriş yapanlar yok mu, var; ancak onlar da pazarcıları sevindirecek sayıda olmadıkları gibi başkalarına taşıtacak kadar da alış yapmıyorlar.

Marketler eskiden tezgahta uzun süre kalan sebze ve meyveleri çöpe atarlardı; şimdilerde çürük-çarık mallar bile ayrı bir yerde sergilenerek ucuz fiyatlarıyla müşteri bekliyorlar.

Ülkede aç olup olmadığını anlamak için illa insanların “Açız” naralarıyla sokaklara akması mı gerek?

Başka ülkelerde o da oluyor, ama bizim insanlarımız bunu yapmaktan kaçınıyor.

İngiltere’de fakir fukara için aşevleri devrede. Onlar buna ‘food-bank’ adını vermişler. Çeşitli vakıflar, hamiyetli insanlardan topladıkları yardımlarla fakir mahallelerde üç öğün yemek bulunduruyor, yanlarına gelecek durumda olmadıklarını öğrendikleri insanların evlerine de servis yapıyorlar.

José Andrés..
ABD’de benim de yüksek lisans yaptığım Harvard Üniversitesi‘nin bu yıl sadece yedi kişiye sunacağı onur doktora unvanlarından birinin sahibi ünlü bir şef ve restoran sahibi olan José Andrés. Adamın iyi yemek yapma dışındaki özelliği fakir fukara için çaba göstermesi. Şimdilerde  Ukrayna’da savaştan zarar gören kentlerde aş ocakları hizmetinde José Andrés.

Aç insan her yerde var ve günümüzde sayıları her ülkede artıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, “Birileri aç kaldık diyor; vicdansızlık yapmayın, aç kalan falan yok” görüşünü içlerinde aç olan insanların da bulunduğu kamuoyuyla paylaşabildi.

Yakınında yer alan birileri lütfen kendisine “Bizde de açlık sınırının altında çok az gelirli veya işsiz bir kitle var” desinler.

Lütfen hiç değilse bu kadarını söylesinler.

Yorumlar (0)
22
açık
Namaz Vakti 01 Temmuz 2022
İmsak 03:29
Güneş 05:29
Öğle 13:13
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü