Endişe Zirvede... ‘'Sosyal Kriz Kapıda, İşten Çıkarmalar Yasaklansın, Bireysel Kredi Borçları Taksitlendirilsin’'

İktidarın her sorunu daha fazla kredi vererek atlatmaya çalıştığını ifade eden ekonomist Doç. Dr. Ümit Akçay işten çıkarmaların yasaklanması gerektiğini savundu.

Endişe Zirvede...  ‘'Sosyal Kriz Kapıda, İşten Çıkarmalar Yasaklansın, Bireysel Kredi Borçları Taksitlendirilsin’'

Dünyayı saran koronavirüs salgını ve beraberinde getirdiği ekonomik darboğazın ne kadar derinleşeceği belirsiz. İktidarın ‘Evde kal’ çağrısını her gün yinelediği Türkiye’de araştırmalar iş kaybetme endişesinin virüs korkusunu geçtiğini gösteriyor.

İktidarın her sorunu daha fazla kredi vererek atlatmaya çalıştığını ifade eden ekonomist Doç. Dr. Ümit Akçay işten çıkarmaların yasaklanması gerektiğini savundu.

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre, Türkiye’de ilk olarak yapılması gerekenin işten çıkarmaların yasaklanması olduğunu savunan Berlin School of Economics and Law Ekonomi Bölümü’nde ders veren Doç. Dr. Akçay, her sorunu daha fazla kredi vererek atlatabileceğini düşünen iktidarın ekonomi politikalarını, “İnsanın elinde çekiç olunca her sorunu çivi gibi görürmüş” sözüyle yorumladı.

Krizdeki derinleşmenin seyri ve sonuçları ile ilgili öngörüleriniz nedir?

Yakın tarihte eşi benzeri olmayan bir krizin içinden geçiyoruz. Farklı ülkelerin Corona virüsü salgını ile mücadele için uygulamaya koydukları önlemleri görünce, yaşanan sorunun ne denli büyük olduğunu görüyoruz. İkinci çeyrekte başlayacak büyük ekonomik daralmanın ne kadar süreceği belirsiz. Krizin derinleşmesi, salgına karşı uygulanan önlemlerin ne kadar süreceğine ve kısa sürede bir aşının bulunup bulunamamasına bağlı. Tahmin etmenin mümkün olmadığı bir aşamadayız.

Açıklanan tedbir paketi ülkenin ekonomik ve sosyal geleceği için ne anlama geliyor?

Bu denli büyük ekonomik sorunlara, sıradan bir teşvik paketinde yer alabilecek vergi ertelemeleri ya da indirimleri gibi önlemlerle müdahale etmek gerçekçi değil. Ekonomi yönetiminin açıkladığı tedbir paketinin sınırlı olmasının nedeni kaynak olmaması değil, iktidarın çalışanları değil sermaye sınıfını korumaya çabalaması. İnsanın elinde çekiç olunca her sorunu çivi gibi görürmüş diye bir söz var, iktidarın ekonomi politikası da böyle: Yaşanan her sorunu daha fazla kredi vererek atlatabileceklerini düşünüyorlar. Burası çıkmaz yoldur.

“İşten çıkarmalar yasaklansın, bireysel kredi borçları taksitlendirilsin”

Hükûmetin acilen alması gereken önlemler neler olmalıydı?

İlk yapılması gereken, işten çıkarmaların yasaklanması, bireysel kredi borçlarının taksitlerinin ertelenmesi ve hanelere doğrudan gelir desteğinin başlamasıdır.

Resmi işsizlik rakamları rekor düzeyde yüksek. Buna önümüzdeki dönemde yaşanacak yeni bir resesyon dönemini eklediğimizde, bir sosyal krizle karşı karşıya kalabiliriz.

KRİZİN ARDINDA ÖZELLEŞTİRME VAR

Ünlü sosyolog Slovaj Zizek Korona’nın kapitalizmin sonuna yol açabileceğini ifade etti, ne dersiniz?

Yaşanan bu kriz, başta eğitim ve sağlık olmak üzere, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin insan hayatını riske atacak düzeyde olduğunu gösterdi. Ancak bunlar, geleceğin daha fazla adalet ve özgürlük getirmesi, kapitalizmin ortadan kalkması için yeterli değil. Zizek’in işaret ettiği yönde bir gelişmenin olması için, bunu talep eden güçlü siyasal hareketlerin olması gerekiyor. Aksi takdirde ekonomik kriz, otoriter iktidarların daha da güçlenmesine yol açabilir.

Ahmet Kacir

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER