Elif Çakır'ın Hedefinde O İsim Var: Bu AKP'li Dinden Soğutur

Karar gazetesi yazarı Elif Çakır, Malatya AKP Battalgazi Belediye Meclis Üyesi Leyla Keleş’in sözlerini eleştirdi.

GÜNCEL 04.05.2021, 10:53
Elif Çakır'ın Hedefinde O İsim Var: Bu AKP'li Dinden Soğutur

Karar gazetesi yazarı Elif Çakır, Malatya AKP Battalgazi Belediye Meclis Üyesi Leyla Keleş’in sözlerini eleştirdi.

Elif Çakır, bugünkü yazısında, “Hafta sonu ülkemizde geçim sorunları nedeniyle 7 vatandaşımız intihar etti. Bunun vahim olmadığını kim söyleyebilir?” diye sordu.

AKP’li Leyla Keleş’in sözlerini hatırlatan Çakır şunları yazdı:

“Hele ki ‘19 yıldır yönettiğimiz bir ülkede açım diyen bir vatandaşımızın canına kıyması bizim adımıza utanç vericidir’ demesi gereken AK Parti Meclis Üyesi Leyla Keleş ‘İntiharların sorumlusu iktidardır’ tepkisi gösterenlerin ‘havladıklarını’ söylüyor! Bunu söyleyen bir kadın, üstelik dindar birisi!”

“Belediyede meclis üyesi ama kendisini sorumlu hissetmiyor? Vicdanı sızlamıyor? Yüreği yanmıyor? Eve ekmek götürememek ne demektir, diyerek gereğini yapmıyor? Mahcup da hissetmiyor kendini!” diyen Çakır şöyle devam etti:

“Gayet özgüvenli bir şekilde çıkıyor ve ‘havlıyorlar’ diyor!. Diyebiliyor bunu.

Bunları gören kim dindar olmak ister? Dinden diyanetten, dindarlıktan soğumaz mı?

Sahi bugün AK Parti denildiğinde akla neler geliyor?”

Kim dindar olmak ister? Başlıklı yazının Tamamı

16. yüzyılda Avrupa’da gelişen reform hareketinin önemli önderlerinden ve Kalvinizm mezhebinin kurucusu olan Jean Calvin bir din toplumu oluşturmak istiyordu.

24 yaşında Katolik Fransa’dan İsviçre Basel’e kaçan Protestan Calvin yüce arzusunu, öğretisini bu şehirde gerçekleştirebileceğini, Cenevre’yi ise bir Tanrı Şehri’ne dönüştürebileceğini düşünüyordu.

Cenevre’de kalmaya karar verir. Hristiyan Dininin Bağlayıcı İlkeleri isimli yeni İncil öğretisinin temel çizgilerini kapsayan, yol gösterici niteliğe sahip, Protestanlığın örnek eserini yazdığında 26 yaşındadır. Dinleyen herkesi büyüleyen bir hitabete sahiptir.

Cenevre yönetimi genç Calvin’e kilisede vaiz olması için teklifte bulunur. Calvin kabul eder ama istediği yetkilerin verilmesi ve bu yetkilerin yasalaştırılması şartıyla. Cenevre yöneticileri çok da önemsemezler ve Calvin’in kanunlaştırılmasını istediği yetki onay belgesinin altına imzalarını atarlar. Ve kiliselerine atadıkları Fransız göçmenin baştan itibaren şehrin ve devletin efendisi olmaya azmettiğinden habersiz bir şekilde, onu mevki ve itibarla donatırlar. Oysa okusalar Kilise vaizleri adına cemaat içinde ne kadar büyük yetkiler, güçler talep ettiğini görüp irkilirlerdi.

Şehir Meclisi Üyeleri, Calvin’i, inananlara Tanrı’nın sözlerini açıklasın, vaaz versin, böylece kilise cemaatini doğru bir Tanrı yolunda uyarsın diye atamışlardı.

Ancak okumadıkları o Calvin’in “Vaizler en üsttekilerden en alttakilere, herkese emir verebilir” maddesi Cenevre’nin kaderini değiştirecektir.

Stefan Zweig, Calvin’i anlattığı Vicdan Zorbalığa Karşı kitabında çünkü diyor, “Hiçbir diktatörlük, güç olmaksızın düşünülemez ve ayakta kalamaz. Gücü elinde tutmak isteyen, gücün aygıtlarını da eline geçirmelidir: Emir vermek isteyen, cezalandırma yetkisine de sahip olmalıdır.” (Sh.36)

***

Calvin’in en önemli özelliklerinden biri, uzlaşı nedir bilmemesidir. Hayatı boyunca uzlaşı kadar kendisine yabancı bir şey olmamıştır. Orta yol nedir bilmez. Onun için sadece bir yol vardır, o da kendi yoludur.

Calvin’e göre idareciler bütün gücünü Tanrı’dan alan kişilerdir, onlar Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcileri ve yargıçlarıdır. İdarecilerin zalimliği insanları doğru yola getirmek içinse meşrudur ve gereklidir. Ahlaklı yaşamı ve sağlam inancı uygulamaya koymak için baskı yapmak, güç kullanmak devletin görevidir.

Vaaz olarak güzel olan bu öğretileri uygulamaya koymak için zaman içerisinde Cenevre halkından yetki ister. Referandum yapılmasını teklif eder.

Calvin Cenevre’nin idaresini ele alır. Başlarda her şey güzeldir.

Ama güzel hava çabuk değişir. Şehirde insanlar Calvin’in öğretilerine, iddialarına, fikirlerine karşı kendi fikrini söylemeye cesaret edecek olduğunda, öfkelenir. Her itiraz Calvin’de bir tür sinir krizi yaratır, midesi kalkar. İtiraz eden, fikrini söyleyen herkesi hasmı olarak görür. Diyelim ki herhangi bir kimse Calvin’e yaptığı itirazını istediği kadar objektif ve bilgece dile getirsin, o şahıs Calvin’e göre sonuçta “Öğretilerini Tanrı’dan alan”, Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisinden farklı düşünerek dini incitmiştir, İsa’yı üzmüştür.

Calvin’e akademik düzeyde bile olsa karşı gelinecek olsa Tanrı’nın onuru incinmiş, Hz. İsa’nın kilisesi tehdit edilmiş olur.

***

Calvin, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş muazzam bir sistematikle Cenevre’de yeryüzündeki ilk ‘Tanrı şehrini’ yaratmak için planını uygulamaya koyar. Dünyevi basitliklerden, rüşvetten, düzensizlikten, kötü alışkanlıklardan ve günahlardan arınmış dindar bir toplumdur onun ideali.

Calvin’e göre insanlara asla özgürlük tanınmamalıdır, çünkü insanlar bunu daima kötülük için, günah işlemek için kullanacaktır.

Bu düşünceyle, dini yaşamın gerçekleşmesi için ahlak müfettişleri oluşturur. Ahlak müfettişleri şehrin insanlarının ibadetlerini yapıp yapmadıklarını, Calvin’in vaazlarını dinleyip dinlemediklerini, evlerde sansür mührünün basılı olduğu kitapların olup olmadığını, caiz yemekler dışında evde yemek bulunup bulunmadığını 24 saat kontrol eder.

Calvin’e göre ahlaklı bir toplum yalnızca sürekli cezalandırmayla oluşur. Yakar, yıkar, sürekli cezalandırır Calvin. Ve bütün bunları din adına, İsa adına yapar.

***

Bu dramlar içinde tarihe geçen en acı hadise ise Calvin gibi bir din adamı olan Sebastian Castello’nun yaşadıklarıdır.

Din adına zülüm yapan Calvin’e Castello’nun oturtulduğu sanık sandalyesinden söylediği şu sözleri paylaşmak istiyorum. Daha önce de yazmıştım ama bir kez daha yazmak istedim:

“İsa’ya inananlar ateş ve suyla katledilirken, canilerden ve haydutlardan daha kötü muamele görürken kim bugün Hristiyan olmak ister? İktidarı ve gücü eline almış kimselerden küçücük bir ayrıntıda farklı düşünenlerin, İsa adına, üstelik de alevlerin arasından ona inanmakta olduğunu yüksek sesle haykırırken, (sapkın olduğu ilan edilip) diri diri yakıldığını gören kim hâlâ İsa’ya ibadet etmek ister?” (Sh. 157)

Calvin bu hayalini gerçekleştirebildi mi?

Zweig şöyle yazıyor: “Bir ideolojiye, bir inanca zorla taraftar toplamak, sahte inançlılar yaratır. Baskı propagandalarının parmak mengeli işkence yöntemleri, bir tarafa bağlı olanlar sadece dışsal ve sayısal olarak çoğaltır. Bir dini zorla dayattığınız kimselerin gerçekten de yürekten inandıklarını asla iddia edemezsiniz.

***

Ayasofya eski Baş İmamı Prof. Mehmet Boynukalın’ın alkol yasakları üzerine attığı “kaliteli pamuk” paylaşımlarının ardından Ateizm Derneği’nin Boynukalın’a teşekkür açıklamasını görünce Calvin’in dindar toplum yaratmak için din adına yaptığı zulümler, haksızlıklar, adaletsizlikler, işlediği cinayetler ve Castello’nun Calvin’e sözlerini bir kez daha hatırladım.

Ateizm Derneği’nin açıklaması şöyle:

Ateizmin yaygınlaşmasında ve araştırılmasında gösterdiğiniz üstün gayret için dernek olarak size büyük bir teşekkür borçluyuz. Böyle devam etmenizi diliyoruz.”

Bu sözler aynı zamanda acı bir gerçeği de ortaya koyuyor.

Şöyle ki:

19 yıldır aralıksız olarak ülkemizi dindar insanlardan oluşan kadrolar yönetiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta “dindar gençler yetiştirmeliyiz” diye konuşuyor. İktidar siyasetçileri ne zaman konuşsalar ahlakın, erdemli olmanın, adaletli davranmanın öneminden, faziletinden bahsediyorlar.

Ama ortada başka bir gerçek var, deizm ülkemizde tarihimizde hiç olmadığı kadar artmış durumda.

***

Deizmin artmasının bütün sorumluluğunu iktidara yıkmak elbette hakkaniyetli olmaz. Deizme, ateizme kayışta özel sebeplerde vardır. Ancak 19 yıllık AK Parti iktidarında tam tersi olması gerekirken deizmin bu kadar artmasının sebepleri üzerine düşünülmesi gerekiyor.

Bir örnek vereyim. Hafta sonu ülkemizde geçim sorunları nedeniyle 7 vatandaşımız intihar etti. Bunun vahim olmadığını kim söyleyebilir? Hele ki “19 yıldır yönettiğimiz bir ülkede açım diyen bir vatandaşımızın canına kıyması bizim adımıza utanç vericidir” demesi gereken AK Parti Meclis Üyesi Leyla Keleş “İntiharların sorumlusu iktidardır” tepkisi gösterenlerin “havladıklarını” söylüyor! Bunu söyleyen bir kadın, üstelik dindar birisi!

Belediyede meclis üyesi ama kendisini sorumlu hissetmiyor? Vicdanı sızlamıyor? Yüreği yanmıyor? Eve ekmek götürememek ne demektir, diyerek gereğini yapmıyor? Mahcup da hissetmiyor kendini! Gayet özgüvenli bir şekilde çıkıyor ve “havlıyorlar” diyor!. Diyebiliyor bunu.

Bunları gören kim dindar olmak ister? Dinden diyanetten, dindarlıktan soğumaz mı?

Sahi bugün AK Parti denildiğinde akla neler geliyor

Yorumlar (0)
26
az bulutlu
Namaz Vakti 14 Mayıs 2021
İmsak 03:54
Güneş 05:40
Öğle 13:05
İkindi 17:00
Akşam 20:21
Yatsı 21:59
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü