Dilipak: "Erdoğan'ı Yakın Çevresi Kötü Şekilde Harcadı"

"Partisinin yönetici kadrolarının, bakanların, grubunun, yerel yönetimlerin, bürokrasinin ve birlikte hareket eden STK ve iş adamlarının da bu söylemin eyleme

Dilipak: "Erdoğan'ı Yakın Çevresi Kötü Şekilde Harcadı"
13 Mayıs 2019 Pazartesi 06:59

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında AKP'nin siyasi duruşuna dair dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Dilipak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın parti ve devlet işleyişinde değişim yapması gerektiğini ifade etti.

Konuya dair önemli tespitlerde bulunan Dilipak, "Partisinin yönetici kadrolarının, bakanların, grubunun, yerel yönetimlerin, bürokrasinin ve birlikte hareket eden STK ve iş adamlarının da bu söylemin eyleme dönüşmesi konusunda bir adım atması gerek. Ve bu alanda yenilenme kaçınılmaz. Bu alanda bir değişiklik olmazsa, seçim sonuçlarından kimse emin olmasın." diye ifade de bulundu.

BİNALİ YILDIRIM ÖZÜR DİLEMELİ

Dilipak yazısında AKP ve MHP'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım'ın internette dolaşan videosuyla ilgili özür dilemesi gerektiğini söyledi.

Binali Yıldırım'ın “Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir. Siyasetle hakikat her zaman birbiri ile örtüşmez” şeklindeki sözlerinin İslami olmadığını söyleyen Dilipak, "Allah 'söz verdiğinizde sözünüzde durun' der" diye yazdı.

Konuya dair yazısında söz vermenin önemini Hz. Peygamberimizin, "Münafığın belirtisi üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman hıyanet eder" şeklindeki Hadisi Şerifiyle anlatan Dilipak, sözünde durmamanın münafıklık alameti olduğunu ifade etti.

'REİSİ YANINDAKİLER HARCADI'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yanında bulunanların harcadığını ifade eden Dilipak, Erdoğan'ın yanında dost görünenlerin dost olmadığını söyledi.

Konuya ilişkin yazısında dikkat çeken Abdurrahman Dilipak, şunları gündeme getirdi:

"Reisin yakınındakiler reisi kötü şekilde harcadı. Menfaatleri olan bir işi kendi aralarında hallettiler, menfaatleri olmayan sıradan bir işi bile Beştepe’ye havale ettiler. Beştepe’yi dost görünerek boğmaya çalıştılar. Sonuç bu."

'Beni bana bırakma Rabbim' diye dua eden siyaset erbabından, eleştirilere tahammül edemeyen siyaset bezirgânlığına gelindiğini söyleyen Dilipak, bu noktaya gelinmesinde STK ve cemaatlerin payı olduğunu belirtti.

Dilipak, konuya dair yazısında şu ifadeleri kullandı:

Beni bana bırakma Rabbim” diye dua eden siyaset erbabından, eleştirenin ağzını kapatmaya çalışan siyaset bezirgânlarının eline nasıl düştük bir bakalım. Şimdikiler “biad” topluyor. “Bana güven gerisini merak etme sen, günahı varsa boynuma” diyor. Cemaat, STK, sermaye, sözde âlim geçinen birileri nasıl bu işe böylesine alet oldular."

'ASIL DEĞİŞMESİ GEREKEN SANDIK DEĞİL BİZİZ'

İstanbul seçimlerinin değişmesinden önce AKP'nin değişmesi gerektiğini ifade eden Dilipak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sarf ettiği 'öze dönüş' sözünün yerine getirmesi lazım geldiğini belirtti.

Konuya ilişkin yazısında Dilipak, "Erdoğan’ın Birlik Vakfı konuşması “öze dönüş” için önemli. Bakın affetmeyenler affedilmeyecek. Hepimiz birçok yanlış yaptık ve birilerimiz hâlâ yapmaya devam ediyoruz. Bundan dönmemiz gerek. Allah’ın bizim hakkımızdaki hükmü, bizim kendi hakkımızdaki hükmümüze bağlıdır. Asıl değişmesi gereken, sandık sonuçlarından önce biziz biz! Yoksa tencere yuvarlanacak kapağını bulacak." dedi.

'AKP DÖNEMİNDE GENÇLİK SEKÜLERLEŞTİ'

Eski dostlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ulaşmakta zorluk yaşadığını aktaran Dilipak, yakın çevresinin Erdoğan'ı aldattığını söyledi. 

Bazı süreçlerde yakın çevresinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aldattığını belirten Dilipak, şu ifadelere yere verdi:

"Erdoğan’ın birçok eski dostu ona ulaşamamaktan şikâyetçi. Erdoğan’ın yakın çevresinin ise onu yanılttığı görüşü hakim bu eski dostlarda. Mesela, o aday belirlemede kullanılan temayül yoklamaları ve kamuoyu araştırmalarında sonuçların değiştirildiği yaygın bir kanaat. O zaman, o hilekârlardan hesap sorulması ve onların destekledikleri adayların yakın takibe alınması gerek. “Bizi aldatan bizden değildir”. Onlar bizdense ben o “bizden” değilim! İnsanımız böyle diyor! “O zaman sizin ötekilerinden farkınız ne” diyor."

Diğer taraftan AKP döneminde gençliğin sekülerleştiğini de ifade eden Dilipak, "ABD’nin Komünizmle korkutup ülkeleri kendi kucağına almasından ne farkı var CHP korkutması ile siyaset yapmanın. CHP bizi Laikleştiremedi, ama AK Parti döneminde aile, gençlik, eğitim yolu ile sekülerleştirildik endişesi hakim toplumda." dedi

İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.