Abdurrahman Dilipak Trollere Çıkıştı:''İktidar ve Servet Üretmek İçin Aşağılık Bir Plan Yapıyorlar''

Abdurrahman Dilipak, toplumsal cinsiyet söylemleri üzerinden eleştirilerde bulunarak trollere sert tepki gösterdi. Dilipak, “İktidar ve servet üretmek için aşağılık bir plan yapıyorlar.” dedi.

GÜNCEL 04.12.2021, 14:15
Abdurrahman Dilipak Trollere Çıkıştı:''İktidar ve Servet Üretmek İçin Aşağılık Bir Plan Yapıyorlar''

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, bugün kaleme aldığı yazısında “Toplumsal cinsiyet” kavramını ele aldı. Dilipak, “Artık bugün İstanbul sözleşmesinden çekildiğimize göre, Lanzarotte ile diğer yasa ve mevzuatta “Toplumsal cinsiyet” diye bir şeyden nasıl söz ediliyor konuşmamız lazım. Kimi Toplumsal cinsiyet adaletinden söz ediyor, kimi; din, ahlak, gelenekten bağımsız olarak BİREY’lerin, 14 yaşından itibaren yönelimlerinin ardından deneyimlerinden sonra tercihte bulunabileceklerinden söz ediyor. Bugünleri de gördük.” diye yazdı.

Aktrollere de tepki gösteren Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, “O trol denen birileri AK Parti’ye yanlış yaptığı hususlarda eleştiri getiriyorum diye saldırıyor. Birileri Akit’de yazıyorum diye saldırıyor. Yangına körükle giden birileri, fitne çıkarmak, birilerini birilerine kırdırmak, birilerinin acıları üzerinden kendilerine iktidar ve servet üretmek için aşağılık bir plan yapıyorlar.” dedi.

Abdurrahman Dilipak'ın “Mikro faşizm” başlıklı yazısı şöyle:

“Allah bizi kabileler halinde yarattı ki, tearüf edelim diye.. Doğduğumuz anne- baba, toprak, zamanı biz seçmedik. Derimizin rengini de biz seçmedik; cinsiyetimizi de.

Artık bugün İstanbul sözleşmesinden çekildiğimize göre, Lanzarotte ile diğer yasa ve mevzuatta “Toplumsal cinsiyet” diye bir şeyden nasıl söz ediliyor konuşmamız lazım.

Kimi Toplumsal cinsiyet adaletinden söz ediyor, kimi; din, ahlak, gelenekten bağımsız olarak BİREY’lerin, 14 yaşından itibaren yönelimlerinin ardından deneyimlerinden sonra tercihte bulunabileceklerinden söz ediyor.

Bugünleri de gördük.

Biz, kişi, şahıs ve ferd olarak aslında bir kişiliğimiz, şahsiyetimiz ve ferdi bir duruşumuz var. Çünkü bizler parmak uçlarımız gibi farklı yaratıldık. Bizi biz yapan alamet-i farikalarımız, yani ayırt edici özelliklerimizdir. Yoksa sürü olurduk.

Toplum bir “mikro faşizm” hastalığı ile malul. Atomize olduk. Oysa millet olmak, farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşamak için adalet temelli bir toplum kurgulamak zorundaydık. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı. Zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da olsa.

Hani “fikri kavmiyyeti tel’in ediyor Peygamber” diyorduk. Biz milliyetçi, ulusçu, kabileci, dinci, mezhepçi, tarikatçı, partizan/partici, örgütçü, meslekçi bir topluluk olduk. İşçici, patroncu, kadıncı, erkekçi garip hepsi ötekinin yokluğunda kendine varlık arayan, ötekine düşman grublar. Futbol takımı taraftarları bile “ölümüne” akıyor sokaklara, meydanlara. Taraf olmazsan bertaraf olurmuşsun! İyi ben HAK’dan, HAKLI’dan yanayım, ama böyle olunca, ben Müslümancı, mezhepçi, tarikatçı, partici, insancı olamam ki! Ayet de öyle diyor zaten, “onlar sözü dinler, doğrusuna tabi olur yanlışına karşı çıkar, onlar işe bakar doğrusuna destek, yanlışına köstek olur”. Bir kavme / topluluğa olan düşmanlığımızın bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemesi gerek. Allah bizden Adil Şahidler olmamızı istiyor!

O trol denen birileri AK Parti’ye yanlış yaptığı hususlarda eleştiri getiriyorum diye saldırıyor. Birileri Akit’de yazıyorum diye saldırıyor. Yangına körükle giden birileri, fitne çıkarmak, birilerini birilerine kırdırmak, birilerinin acıları üzerinden kendilerine iktidar ve servet üretmek için aşağılık bir plan yapıyorlar. AK Parti üzerinden bana, benim üzerimden AK Parti’ye vurmaya çalışıyorlar. Kendilerini eleştirince, “Gerici Akit’in gerici yazarı” oluyorum.

Akit’te yazan bazı arkadaşlarla bazı konularda fikirlerin örtüşmeyebilir. Benim gibi birine tahammül etmek kolay değil. Hangi gazete, Tv benim fikirlerime gazetesini, kanalını açabilir ki! Benim fikirlerimle uyuşmamış olsa da, memleket genelinde de bizim farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşamanın bir yolunu bulmamız gerek. Onun için yıllardır bir mücadele veriyorum. Toktamış Ateş, Şanar Yurdatapan, daha başkaları ile birlikteliğim hep bu anlayış içinde oldu. Benim birilerinin fikirlerine uzaklığım, onun benim fikirlerime uzaklığına eşittir. Bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatinin bize gösterileceği bir gün var. O gün bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde hayır olduğu da anlaşılabilir.

Sevgimiz nefretimizden, merhametimiz gazabımızdan büyük olmalı. Marka / kurum milliyetçiliği gibi şeyler doğru değil. Avukatlar, hakimler, öğretmenler, muhtarlara yönelik genel bir eleştiride bulunsanız, hepsi birden üstünüze gelir.. Bu gibi durumlarda haklı olmak, bazan “haksızlık yapma hakkı” gibi de anlaşılır. Unutmamak gerekir ki, haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder. Biz her şart altında “el emin” olanlardan olalım.

Biz, 99 yanlışı olan birinin 1 doğrusunu reddetmememiz gerek. 99 doğrusu olan birinin 1 yanlışını da kabul etmememiz gerek. Ahval-i şahsiyeye müteallik meseleler sahibine aittir, ama topluma yönelik tehditler, toplum önünde düzeltilmelidir.

Hz. İsa’nın, “babalar koruk yediğinde oğullarının dişleri kamaşmaz” dediği rivayet edilir. Suçun şahsiliği prensibi esastır. Benim yüzümden niye gazeteyi suçlarsınız ya da gazetede çıkan bir haber ya da başka bir yazarın yazdıkları yüzünden neden beni suçlarsınız. Evet ben Müslümanlardanım (elhamdülillah) ama ben Müslümanım diyen herkesin hatasından mes’ul değilim, oturduğum mahalle, doğduğum şehrin şöhreti de beni mutlak anlamda bağlamaz. Firavun’un karısı Hz. Asiye benim annem, ama Hz. Lut’un karısı benim annem değil. Hz. Yakub’un evinde 13 kardeşten 11’i birlik olup Hz. Yusuf’u kuyuya attılar.

Hz. Yakub’un evinde de, Firavun’un evinde de bizim kimden yana olduğumuz belli: HAK’dan yana. Bu anlamda biz “Müslümancı” da olamayız, “İnsancı” da olamayız, “insan merkezli” de düşünemeyiz. Biz Haktan yana, Hak merkezli düşünmeliyiz. Bunu insanlara anlatmak o kadar zor ki? İlla “BİZ” denilen mahiyeti çok belli olmayan bir Mevhum’dan yana olmaya zorlanıyoruz adeta. İşte bu noktada Rachel Corrie gibi düşünmemiz gerek: “Bunlar bizdense ben bizden değilim. “Dilipak’ı okuyorum” demek başka “Dilipak’çı” olmak başka. “Akit’te yazıyorum, Akit okuruyum” demek başka. Biz insanız ve insanlar topluluğuyuz. Hata da yaparız, doğru şeyler de. İlkemiz belli, istikametimiz belli. Hz. Ömer’in dediği gibi, hata yaptığımız halde bizi uyarmayanlar bize dost değildir. Hata yaptığımızda, uyarıyı dikkate alıp işin aslını araştırmazsak o zaman siz haksızlık karşısında susanlardan olursanız, bundan da mes’ulsünüz. “Müslüman şunu yapmaz, bunu yapmaz” demiyelim, muamelat olarak. Zaten inandım dediğinde inanmamışsa münafık. İnandım dedikten sonra harama sapıyorsa, orada bir sorun var demektir. Ama biz şöyle demeliyiz, Müslüman böyle bir şey yapmamalı! Yoksa “bana şunlar şunları yapıyor dedirtemezsiniz” diyorsanız “adil şahidlerden” değilsiniz demektir. Kendi nefsinize bile güvenmeyin bu konuda. Peygamberin evinde olabilenleri, Firavun’un sarayında olabilenleri de söyledim. Kimsenin evi Firavun’un evinden daha tehlikeli, kimsenin evi Peygamberin evinden daha güvenli değildir herhalde. Unutmayalım Şeytan, Hz. İbrahim’den de, Hz. Haacer’den de, Hz. İsmail’den de vazgeçmek istemedi.

Ben bunları yazıyorum da bu troller ne böyle derseniz, onlar Allah’ın belasıdır. Onlar müfsit ve müfteriler topluluğudur. Onlar kendilerini “ıslah ediciler” olarak gören, bozguncular topluluğudur. Halid b. Velid kaç sahabeyi katletti, ama sonra da döndü “İslam’ın kılıcı” oldu. İnsan bu, iyiyken kötü, kötüyken iyi de olabilir.

Akif der ya “Tefrika girmeden bir millete, düşman giremez, toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” Bu övünme ve dövünmeler, sonunda insanlığın en büyük baş belası olan tefrika bu mikro milliyetçiliğin sonucudur. Bu işin sonu yok, bir başladı mı, tek kişi kalana kadar, kardeş katline kadar gider. “Kolektif nefs”in kibiri, BİREY’sel kibirden daha tehlikelidir. Bu KİBİR sınır tanımaz, İLAH’lık ve RAB’lik iddiasına kadar gider. Onun için özel ve tüzel NEFS kibrinden Allah hepimizi muhafaza buyursun. Selâm ve dua ile.” 

Yorumlar (0)
7
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 28 Ocak 2022
İmsak 06:44
Güneş 08:12
Öğle 13:22
İkindi 15:58
Akşam 18:22
Yatsı 19:45
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Günün Karikatürü Tümü