ALİ ERBAŞ

Bugüne kadar birçok defa buna benzer çıkışlar yapan, yani kalbinde barındırdığı imanın verdiği haklı gururdan dolayı bu ve benzeri çıkışlarda bulunan müftülerin, müftü yardımcılarının, imamların ve benzeri görevlerde bulunan birçok yetkilinin görevlerine diyanet'in veya perde gerisinden olmak kaydıyla Erdoğan'ın son verdiğine bizzat şahit olduk. Evet bu durum Müslüman toplumu ne kadar da rahatsız etse ne yazık ki şahit olduk.

Ancak kanaatimce Erdoğan'ın bu kadar ağır bir karar verme durumu ile karşı karşıya kaldığına şahsen ben bugüne kadar rastlamadım.
Şöyle ki; Ali erbaş'ı LGBTİ lı sapıkların ve destekçilerinin önüne atacak mı? yoksa müslüman bir lidere yakışan bir duruş örneği göstererek kanatları altına alıp onu koruyacak mı?

Ali Erbaş ne demişti?

Ramazan ayının ilk cuma hutbesini internet üzerinden veren Ali Erbaş eşcinsellikle ilgili şunları söyledi:
-"Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim"

Ali erbaş adına bu hutbenin ayrı bir özelliği var ki, göreve geldiği günden bu yana İslam'ın hükümleri ve Allah'ın ahkamını savunmak gibi konularda hükümetin politikaları doğrultusunda suskun bir tavır takınan ve adeta iktidarın kuklası gibi bir görüntü veren Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) Kurumu ve Ali Erbaş'ın İslami camiada hiçbir ağırlığı ve kıymeti harbiyesi kalmamıştı.
Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İslam'ın hükümleri 1400 yıl önce gelmiş hükümlerdir, bugün uygulanabilme şansı yoktur, İslam güncellenmelidir" gibi İslam'ın asla kabul etmeyeceği söylemleri karşısında suskunluğa bürünen Ali Erbaş'ın, İslami camiada hiçbir kıymeti kalmamış, tabiri caizse notu sıfıra düşmüştü.
Ancak Cuma hutbesinde sarfettiği, daha doğrusu İslam'ın LGBTİ ve ZİNA konusundaki hükmünü dile getirmesinden sonra, bu sapkın zihniyet ve destekçilerinin oklarına hedef olurken, İslami camiada kaybolan itibarını görünen o ki bu çıkıştan sonra tam anlamı ile yeniden kazanmış durumda.

Bu konunun Erdoğan tarafını ilgilendiren yönü ise, hükümetin 2011'de imzaladığı ve bu müslüman toplumun genleri ile asla uyuşmayan İstanbul sözleşmesinden güç alarak ortaya çıkan ve Diyanet İşleri başkanı Ali erbaş a saldıran ve bu sapıklığa sahip çıkan sözde İnsan Hakları Derneği (İHD), Ankara Barosu ve benzeri bazı kokuşmuş! kurumların bu saldırıları karşısında, birçok zaman imamları ve müftüleri görevden olma konusunda gayet Mahir davranan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, konu Diyanet İşleri başkanı ve gündem LGBTİ ve ZİNA hakkındaki kur'anın hükmünün açıklanması olunca, nasıl bir tavır takınacağı ve bu konuda nasıl bir duruş sergileyeceği merak konusu.

Işte Erdoğan'ın ağır imtihanı.

- Sapkın zihniyeti ve destekçilerini karşısına alıp "Kur'an'ın hükümleri başımızın üzerindedir" diyerek  yüceltecek mi?
- Yoksa biz müslümanları yine hayal kırıklığına uğratıp, Lut Kavmi'nin devamı ve bir kavmin helak sebebi olan bu ahlaksız güruhun saldırılarını, insan hakları kapsamında değerlendirerek Ali erbaş'ı, ağızlarından salyalar akan bu sapkın topluluğun önüne mi atacak?

Ben hiç umutlu değilim. Neden mi?
Çünkü bu ve benzeri hassas konularda iki tarafı da üzmemek adına birçok kere başvurduğu gibi belkide susmayı deneyebilir, hiçbir şey olmamış gibi. Ne dersiniz?