Cezalar Caydırıcılıktan Uzak, Ne Yediğimizi Bilmiyoruz, Gıdada Hile...

Gıdada hile korkunç boyutlara ulaştı. Cezalar caydırıcılıktan uzak. 21 kez yakalanıp yine aynı suçu işleyenler dahi var. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı gıda kontrol faaliyetleri sonrası sıvı yağlarda, et ve et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde hileli ürün üretimlerinde korkunç artışlar görülüyor.

Cezalar Caydırıcılıktan Uzak, Ne Yediğimizi Bilmiyoruz, Gıdada Hile...

Gıdada hile korkunç boyutlara ulaştı. Cezalar caydırıcılıktan uzak. 21 kez yakalanıp yine aynı suçu işleyenler dahi var.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı gıda kontrol faaliyetleri sonrası sıvı yağlarda, et ve et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde hileli ürün üretimlerinde korkunç artışlar görülüyor. Gıdada hile ve tağşiş yapan firmaların açıklanması ve para cezaları verilmesi de caydırıcı olmayabiliyor. Uzmanlar, bu ürünleri üreten ve satanlara mutlaka hapis cezası verilmesi gerektiğini belirtiyor.

“21 kez yakalanıp yine aynı suçu işleyen kişilere bile rastlayabiliyoruz”

Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Gıda Komisyonu Başkanı Sinan Vargı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın firmaları açıklamasına rağmen bu firmaların, zaman zaman isim değişikliği yaparak aynı usulsüzlüğü işlemeye devam ettiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Bu firmalardan bazılarının sahtekârlığı ileri boyutlara ulaşmış ve bir o kadar da yüzsüzler... 21 kez yakalanıp yine aynı suçu işleyen kişilere bile rastlayabiliyoruz. Bu ürünleri üreten ve satanlara mutlaka hapis cezası verilmeli.” Vargı, sıvı yağlarda, et ve et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde hileli ürün üretimlerinde korkunç artışlar gördüklerini belirterek, “Gıdada hile ve tağşiş yapan firmaların açıklanması ve ağır para cezaları verilmesi caydırıcı olmayabiliyor. Bu ürünleri üreten ve satanlara mutlaka hapis cezası verilmeli.” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen, aralarında et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, bitkisel yağ, bal, takviye edici gıdalar, çikolata ve enerji içeceğinin yer aldığı 618 firmaya ait bin 211 parti ürünle ilgili bilgileri önceki gün kamuoyuna açıklamıştı.

 

Vargı, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığın, gıda güvenilirliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önlenmesi, kişilerin sağlığının ve tüketici menfaatlerinin korunması ile sektörde haksız rekabetin engellenmesi amacıyla yapılan kontrol faaliyetlerinin sonucunu açıkladığını anımsattı. Yapılan açıklamanın ardından piyasada tüketicinin ne kadar büyük tehlike altında olduğunun ortaya çıktığını belirten Vargı, konuyla ilgili son açıklamanın yapıldığı Mart 2018’den bu yana gıdada hile yapan firmaların ve hile yapılan ürünlerin sayısında büyük artışlar yaşandığını kaydetti.

Sıvı yağda 300, et ürünlerinde 414 üründe hile

Sinan Vargı, zeytinyağı ve ayçiçek yağına daha ucuz yağlar karıştırıp satan firmaların sayısında da büyük artış bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Tam 300 firma zeytinyağı ve ayçiçek yağına daha ucuz fiyatlı yağları karıştırıp satmış. Et ve et ürünlerinde 414 firma, kırmızı ete, tavuk gibi başka hayvanların etini karıştırırken, sucuk ve kavurma gibi ürünlerde 44 firma at ve eşek eti kullanmış. 6 firmanın da et döner ve köfte diyerek tüketicilere domuz eti yedirdiği ortaya çıktı. 6 firma da daha ucuz olan soya kıyması kullanmış.”

Vargı, denetimler kapsamında, 28 firmanın bala glikoz şurubu kattığını, 6 firmanın gıda boyalı baharat sattığını, 2 şirketin de gıda boyalı biber salçası yaptığını söyledi.

 “Süt ve süt ürünlerinde hile ve tağşiş korkunç boyutlarda”

TÜDEF Genel Başkan Vekili ve Gıda Komisyonu Başkanı Vargı, süt ve süt ürünlerindeki hile ve tağşişin 272 firmayla “korkunç” boyutlara ulaştığını belirterek, şöyle devam etti:

“Peynir, adeta plastik bir ürün gibi yeniden eritilip kullanılmaktadır. Eritme peynirinin ne olduğu mutlaka ambalaj üzerinde tüketiciye açıklanmalıdır. Tereyağına bitkisel yağ, yoğurda jelatin, tulum peynirine nişasta, eritme peynirine bitkisel yağ katılmasının dışında birkaç yıldır süt ve süt ürünlerinde küflenmeyi önleyici natamisin adlı bir kimyasal katılıyor. E-235 kodlu koruyucu bir gıda katkı maddesi olan natamisin antibiyotiği, raf ömrünün artırılmasını sağlamaktadır.”

Vargı, natamisin antibiyotiğinin günlük vücuda alım miktarının kişinin vücut ağırlığına göre kilogram başına 0,3 miligram olması gerektiği uyarısında bulundu. Fazla miktarda kullanıldığında toksik etkisi olmamasına rağmen insan sağlına zararları olabildiğine işaret eden Vargı, Bakanlığın, 3 firmada bu ürünün aşırı şekilde kullanıldığını tespit ettiğini söyledi.

Kaynak: Milli Gazete

Ahmet Kacir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER