10.01.2021, 18:19

Demokrasi için Sorumluluk Alma Zamanı!

Demokrasi için Sorumluluk Alma Zamanı!

Türkiye, ekonomiden daha çok derin bir siyasal sistem krizi yaşamaktadır. Yüz yıldır sürdürülen ‘demokrasi’ ve ‘hukuk devleti’ iddiası artık tamamıyla çökmüştür. 

Daha kötüsü; hukuku, demokratik değerleri, barış, hak ve özgürlükleri, bilim ve teknolojiyi, çağdaş eğitimi, özerk üniversiteleri savunmak dahi “vatana ihanet” olarak tanımlanmak için yeterli bir gerekçe kabul edilmektedir.

Bir ülke düşününüz ki, parası devalüe olmuş, enflasyon % 50’ye dayanmış, küçük-orta ve büyük ölçekli ticari kuruluşlar gerilemiş veya iflas etmiş, iktidar yanlısı bir kaç sanayici, iş adamı ve müteahhit dışında neredeyse tamamı batmaya yüz tutmuş olmasına rağmen pembe tablo çizilmeye devam ediliyor!

Bu tabloya rağmen Kuzey Kore halkı gibi ülkenin hep “yükselişte” olduğunu zanneden, iktidarın 7 düvel ile savaştığını, süper güçlerle yarıştığını düşünen ve onlara meydan okuyacak güce ulaştığına inananlar var!

Biz çöküşten söz ederken toplumun önemli bir kısmı, Hükümetin yerli otomobil, milli tank, uçak ve teknoloji ürettiğini düşünüyor ve bütün bunlardan milli gurur duyuyor!

Kurumları dağılmış, eğitim sistemi çürümüş, hak-hukuk ihlalleri nedeniyle AİHM tarafından yaptırım uygulamalarına maruz kalmış, müttefikleri nezdinde güven kaybına uğramış bir ülke konumuna düşmüştür TÜRKİYE!

Toplum ise adeta bir akıl tutulması ve basiret körlüğü yaşıyor gibi..! Akli ve ahlaki meleklerini kaybetmiş, düzenbaz, dinbaz bir atmosferde kendinden geçmiş, kafası dumanlanmış gibi…! 

Akil insanlar, devlet ve siyaset adamları, umur görmüş zevat sorumluluk almak yerine gelişmeleri izlemeyi tercih ediyor. Oysa ihtiyacımız olan sağduyu ve tecrübedir!

Ülkenin itibar kaybına uğraması, Anayasanın ve hukukun işlevsiz kalması, yolsuzluk ve yağmanın, hırsızlık ve talanın olması, siyasal sitemin çökmesi, bütün değerlerin dumura uğraması çoğunluğun umurunda bile değildir..!

Bu durumda cehalet ve hamasetle büyülenmiş birsiyaseti, bir ülke halkını hakikatle uyarmak ve hakikate uyandırmak mümkün müdür?

İtiraf etmeliyim ki ben de mümkün görmüyorum ancak Fransız düşünür Alain Badiou’nun ”Siyaset üzerine düşünmek zorundayız. Eğer bunu yapmazsak bir gün zalimce cezalandırılırız” dediği gibi, bu coğrafyanın bir insanı ve bu toplumun bir üyesi olarak pratik yarar sağlamasak da siyaset üzerinde düşünmeyi toplumsal bir sorumluluk olarak görüyorum.

Büyük vebal iktidarın olsa da, ülkenin mevcut tablosundan toplum olarak hepimiz sorumluyuz ancak daha çok siyasetçilerin, yöneticilerin, aydınların, entelektüellerin, örgütlü kesimlerin, partilerin sorumlu olduklarını unutmamak gerekir!

Sorumluluğun tamamını mevcut iktidara yüklemek, geçmişin olumsuzluklarını örtbas etmek anlamına gelir. Bugün yaşananlar, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne direnen vesayet sisteminin ürünüdür. 

Kendimizle yüzleşmekten kaçmaya devam ediyoruz. 

Demokratik siyaset ve demokrat partilerimiz hiç olmadı ki anti demokratik siyasal yönetime karşı demokratik duruş sergileyecek siyaset insanlarımız olsun!

Kelepçelenmiş beyinler tarafından üniversite kapısına kelepçe vurulması, sadece bugünün sorunu değildir. Özerk ve özgür üniversitelerimiz hiç olmadı ki kelepçeleri, prangaları kıracak kitlesel bir kültürümüz olsun!

Bir hukuk devletimiz, bağımsız, tarafsız ve adil bir yargımız hiç olmadı ki bugün hukuksuzluğa, hak ihlallerine, adaletsizliğe, KHK-OHAL ve KAYYIM zulmüne karşı cesur çıkışlar yapacak yargıçlar, hukuk insanları, Hukuk Fakülteleri dekanları, Öğretim Üyeleri veya emekli yargıçlar olsun!

Türkiye, kuruluşundan beri hiçbir zaman demokratik-hukuk devleti olmadı, çok iyi yönetilmedi ve vesayetten hiç kurtulmadı ancak 12 Eylül Cunta dönemi dışında hiçbir dönemde de bu kadar adaletsiz yönetilmedi, haktan, hukuktan bu kadar uzaklaşmadı ve varlıkları böyle fütursuzca yağmalanmadı..!

Kuşkusuz Cumhur İttifakı, Türkiye’yi tahrip etmesinin siyasi bedelini seçimi ve iktidarı kaybederek ödemelidir. Bunun yükümlülüğü ve sorumluluğu da muhalefetin, yani Millet İttifakı’nındır.

Millet İttifakı, bu sorumluluğunu bilgi birikimi ve deneyim sahibi, demokrasiyi içselleştirmiş, hukukun üstünlüğüne inanan, Öteki’yi haklarıyla kabul eden ve her kesimi kucaklayan ehil ve emin bir Cumhurbaşkanı adayını halkın tercihine sunarak yerine getirebilir.

Ancak Türkiye’nin temel sorunlarının çözümü sadece “nöbet değişimi” ile değil, “sistem değişimi” ile mümkün olabileceğine inanıyorum. 

Türkiye; demokratikleşmeyi, gelişmeyi ve küreselleşmeyi başaramadığı için siyasi, hukuki, ekonomik ve toplumsal krizlere açık hale gelmiştir. Bu nedenle otoriter bir sistem ve ceberut bir yönetim anlayışı çoğunluğun da rızasıyla hayata geçirilmiştir.

Mahfi Eğilmez’in: "Sistemi yanlış kurduktan sonra doğru bir şey çıkartmak mümkün olmuyor. Doğru insanlar çıkıyor ama azınlıkta kalıyorlar“ ifadesi bu konuda bir gerçeği anlatmaktadır.

Siyasal sistem için demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet, eşitlik, barış gibi ilkler bir araç değil amaç olmalıdır. Bunları içselleştirmek için de bir zihniyet değişimine ihtiyaç vardır.

Yeni bir dünya şekillenirken Türkiye’nin bir eksen değişikliği veya bir cephe arayışı yerine  makuliyeti aramalıdır.!

Bu nedenle demokrasi bir siyasal kültür olarak toplumda hayat bulmalı, siyasi partiler tarafından vazgeçilmez bir ilke olarak uygulanmalı, kurumsallaşmalı ve hukukun güvencesi altına alınmalıdır.

Bunun için de demokrasi ve hukukun üstünlüğü ortak paydasında bir araya gelinmeli ve demokratik siyaset için çaba gösterilmelidir. 

Daha fazla gecikmeden DEMOKRASİ için sorumluluk alma zamanı geldi! 

Abdulbaki Erdoğmuş

Yorumlar (1)
Ömer Nuri ÇAĞLAR 2 hafta önce
Akıbetler Hayrola Şerler Def Ola Akıl Bilim Hukuk Demokrasi Başka yolu yok ülke Karanlığın Dibine Doğru Sağlanıyor İran ırak suriye Mısır Afganistan Pakistan Ortadoğu Bataklığına Götürülüyoruz Allah insanımıza Akıl firaset versin Zalimleri Kahretsin
10°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:14
Öğle 13:21
İkindi 15:55
Akşam 18:19
Yatsı 19:42
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü