01.10.2022, 21:22

Bizim ecdadımız Osmanlı, peşkeş çekmenin ecdadı da pişkeş 

Baskın Oran

Günde yaklaşık iki buçuk saatimi elli kadar klasöre sınıflandıracak biçimde arşiv yapmaya ayırıyorum. Son zamanlarda bu klasörlerden 3 tanesi iyice şişmeye başladı: “Yargı”, “Yasaklar-Baskılar”, “Yolsuzluk-Rüşvet”.  

Sonuncu konunun iktidarımızın sürekli öykündüğü Osmanlı’yla bire-bir ilgili olduğu, yani bu ecdadımızda yolsuzluğun ve onun siyamlı ikizi rüşvetin ne derece yaygın olduğu malum. Ama bu durum asıl, İslam Ansiklopedisi’nin Mansıb ve Pişkeş maddeleri okununca çarpıcı biçimde ortaya çıkıyor. Mansıb’dan başlayalım.  

***

Önce tanımlıyor. “Mansıb: Osmanlı devlet teşkilâtında vakıf görevleri dışındaki memuriyetler için kullanılan terim.” 

Yani bugünkü tabirle, memuriyete tayin’den bahsediyor. Hemen ardından da, “mansıb” ile “pişkeş” arasındaki güçlü (ve resmî) ilişkiye geçiyor:

“Mansıb tevcihlerinden sonra padişah başta olmak üzere bazı yetkililere pîşkeşler sunulması kanunnâmelerde yerini almış bir usuldü. Ancak bu uygulama daha ilerilere götürülerek iyi bir göreve tayin için pîşkeşe ilâveten ayrıca hediyeler takdim edilmesi veya göreve başladıktan sonra kısa sürede azledilmemesi için yetkililere hediyeler gönderilmesi âdet olmuştu.”

Ardından, bugün niye sürekli cami inşa ettiğimizi ve dinî vakıf kurduğumuzu izah edebilecek bir konunun, yani İmam-Hatiplerden seri biçimde mezun edilenlere iş bulma sorununun o zamanki versiyonunu dile getiriyor:  

“Kuruluş dönemlerinde yetişmiş eleman ihtiyacı dolayısıyla değişik mansıblara tayin edilenler görevlerinde uzun süre kalmışlarsa da, XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren medrese ve Enderun’dan yetişenler çoğalınca devlet bu kişileri sınırlı sayıdaki görevlere tayinde zorluklarla karşılaşmıştır. Buna çözüm olarak pâye usulünün uygulamaya konulması, mansıbda kalma sürelerinin bir veya iki yıl ile sınırlandırılması, yeni görevler ihdas edilmesi gibi tedbirler alınmıştır.”

***

İslam Ansiklopedisi’nin “pişkeş” maddesine gelelim. Bu madde de aynen “mansıb” gibi tanımla başlıyor: 

“Sözlükte ‘hediye, armağan’ anlamına gelen Farsça pîşkeş kelimesi terim olarak Osmanlı Devleti’nde padişah başta olmak üzere sadrazam ve diğer devlet adamlarına, şehzadelere alt makamlardan takdim edilen hediyeleri ifade eder.” 

Ardından, pişkeş’in mansıb’la ilişkisine geçiyor:

“XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ıslahat risâlelerinde görevlerin pîşkeş ve câize adı altında alınan rüşvetlerle satıldığından yakınıldığı, hatta başta padişahla sadrazam olmak üzere başdefterdar ve yeniçeri ağası gibi görevlilerin rüşvet almakla suçlandığı görülür.”

Bakın, çok ilginç bir durum: Bilmem bugün yadırgar mısınız ama, padişahın huzuruna çıkabilmek için “ilgililere” pişkeş vermek lazım: “Bilhassa padişahı görme, huzura çıkma gibi durumlarda hediye takdim etme usulü yaygındı.”

Son zamanlarda toplu görevden alma ve toplu tayin uygulamaları okuyoruz. Demek ki o zaman da yapılırmış:

“XVI. yüzyılda rüşvet diye nitelenen ve görev tevcihlerinde alınan pîşkeş ve câizelerin çoğunlukla merkezden istendiği, hatta pîşkeş elde etmek için bir göreve yılda üç dört defa tayin yapıldığı, bazan da pîşkeşi alınarak tayin edilen bir şahsın görevine başlamadan yerine başkasının görevlendirildiği görülmektedir.”

Padişaha kadar yürüyen bu rüşvetler o denli kurumsallaşmış ki, yabancı büyükelçilerden bile isteniyor. Onun da yöntemi dikkatle saptanmış: 

“Hediye ile gelen elçilerin (…) hediyeleri Dîvân-ı Hümâyun’un ardından elçinin arza girişi sırasında sunulurdu. Hediyeler, divan toplantısı devam ederken pîşkeşçi ağa kontrolünde (…) özel olarak hazırlanmış bir yere dizilir ve teşrifatçı tarafından listesi yapılarak pîşkeşçi ağaya verilirdi. Pîşkeşçi ağa vasıtasıyla (…) ulaştırılan bu liste divan toplantısından sonra elçinin arza girişi sırasında padişaha teslim edilirdi.”

Her şey gibi rüşvet yani pişkeş de zamanla evrilmiş: “II. Mahmud’un saltanatında önce III. Selim zamanında belirlenen miktarlara bazı ilâveler yapılmış, daha sonra maaş sistemine geçiş dolayısıyla yapılan yenilikler sırasında birçoğu kaldırılmıştır.”

Madde, bu “birçoğu kaldırılmıştır”la bitiyor. 

Bütün bunlarda, “pişkeşçi ağa” terimine de dikkatinizi çekerim! 

***

Şu anki Türkiyemiz ile ecdadımız Osmanlı arasındaki benzerlikten bahsederken, son zamanlarda Osmanlı simgeleri kullanmanın iktidar çevrelerinde moda oluşu da takılıyor insanın aklına. 

Bunun son örneği, derinsu sondaj gemisi Cobalt Explorer’ın 2021’de G. Kore’den satın alınıp “Sultan Abdülhamid” adıyla yeniden vaftiz edilmesi. 

Neden, çünkü “Ulu Sultan Abdülhamid Han” bugünkü iktidarımıza çok çeşitli açılardan pek “yakın” bir padişah. İç politikadaki başlıca eyleminin yandaş basını, pardon, jurnalciliği icat etmek oluşundan değil sadece. Başlangıcı da çok benziyor: 

Tahta çıkabilmek için AB Uyum Paketleri’nin en önemlilerini yürürlüğe sokmuştu, aman yine mil pardon, 1876’da ilk (ve son) Osmanlı anayasası olan Kanun-ı Esasi’yi yürürlüğü sokmuştu. Ertesi yıl da Meclis-i Umumi’yi kurarak Birinci Meşrutiyet’i ilan etmişti. Böylece ülkeyi demokratikleştireceği yolunda (günümüzün moda terimiyle) çok güçlü bir “algı” yaratmıştı. 

Tahta çıktıktan sonra da 1878’de Kanun-ı Esasi’yi askıya alarak Meclis’i kapatmıştı. Muhalifleri sürgüne yollamıştı. Mesela Grup Yorum’un Dersim’e girmesini, Gülşen’in ise sahneye çıkmasını yasaklamıştı. Ay, ben yine iki dönemi karıştırdım! Mesela Vatan Yahut Silistre’yi yazıp oynatan Namık Kemal’i Taif zindanına sürmüştü! 

***

Aslında, II. Abdülhamid’in bugün rol modeli seçilmesi çok normal. Ne olacaktı yani, hangi padişahların ismini sondaj gemisine verecektik ki? 

Avrupa’da “Muhteşem”, Osmanlı’da ise adaleti elden bırakmadığı için ve ayrıca şeriata her zaman kulak asmayan kanunlar yaptığı için “Kanuni” diye anılan Sultan I. Süleyman’ı mı? 

Yeniçeri belasından kurtulmak için Nizam-ı Cedid’i kuran reformcu III. Selim’i mi? 

Ölümünden hemen önce Tanzimat Fermanı’nı hazırlatan II. Mahmud’u mu? 

İmparatorluk’u batmaktan kurtarmak için otuz sekiz yıllık kısa ömrüne Tanzimat (1839) ve Islahat (1856) gibi iki Batıcı reformu sığdıran Sultan Abdülmecid’i mi?  

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 28 Kasım 2022
İmsak 06:29
Güneş 07:59
Öğle 12:57
İkindi 15:23
Akşam 17:45
Yatsı 19:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bandırmaspor 14 21
9. Bodrumspor 14 22
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü